İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/146 E. 2026/717 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/146
- Karar No
- 2026/717
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/146 Esas - 2026/717 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/146 KARAR NO: 2026/717
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR: VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVALI :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27.03.2024 tarihinde sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklet ile 8. cadde üzerine .... Okulu istikametinden .... Sitesi istikametine seyir halindeyken 5. Cadde kesişimine geldiğinde motosikletinin ön kısmı ile, sürücü ..... yönetimindeki ..... plakalı çekicinin sol ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada, motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkili Fikret ....'in ağır şekilde yaralandığını,... Devlet Hastanesine kaldırıldığını daha sonra .... Şehir Hastanesine sevk edildiğini, yaygın beyin hasarından dolayı bu hastanenin yoğun bakım ünitesinde 32 gün tedavi gördüğünü, yaklaşık 75 gün sonra bilincinin açıldığını, çenesinden ve kollarından başta olmak üzere çok sayıda ciddi ameliyat geçirdiğini, yaklaşık 120 gün boyunca yatarak tedavi edildiğini, müvekkilinin hala fizik tedavi gördüğünü, bakıcı yardımı olmadan hayatını idame ettiremediğini, kazanın oluşumunda yolcusu olduğu ...... plakalı motosiklet sürücüsü ....'ın asli kusurlu bulunduğunu, kaza tarihinde 11. sınıf öğrencisi olan müvekkilinin kaza sebebiyle geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, kalıcı bedensel engeller oluştuğunu, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, SGK'nın karşıladığı belgeli sağlık hizmeti giderleri dışında belgesiz giderlerinin de bulunduğunu, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, manevi olarak da çöküntüye uğradığını, uğranılan maddi zararların tazmini için 12.08.2024 tarihinde davalardan ..... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, 25.08.2024 tarihinde ise eksik evrakların tamamlandığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik için 500,00 TL, sürekli iş göremezlik için 500,00 TL, tedavi giderleri için 500,00 TL, bakıcı giderleri için 500,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı 500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 1.200.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Karayolları Trafik Kanunu m 97 uyarınca zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasının gerektiğini, usule uygun olmayan başvurulara binaen ikmal edilen davaların dava ön şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru ile sunulması gerekli belgelerin ise genel şartlarda belirtildiğini, davacının müvekkili sigorta şirketinin başvurusunu değerlendirmesi için gereken evrakları ulaştırmadığından temerrüdünün söz konusu olmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı yönünden kaskın bulunmaması sebebiyle müterafik kusur indiriminin ve arkadaşının aracında bulunması sebebiyle de hatır taşıması indiriminin uygulanması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle sürekli sakatlığının oluşmadığını, maluliyete ilişkin bir rapor alınacak ise davacının bir yıllık iyileşme süresinin beklenilmesi ve Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan yahut Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş bu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığını tespitinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ...., ..... ve ...... vekili cevap dilekçesinde; kazada belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, .... plakalı çekici sürücüsü ......'ın kural ihlali yapmadığı belirtilmiş ise de 2918 sayılı KTK 47/1-d maddesini ihlal ettiğinin, yoldan geçen öğrenciler ve araçlara rağmen fren sistemini kullanmadığının, yola kontrolsüz olarak çıktığının ve bu nedenle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/d maddesini ihlal ettiğinin açık olduğunu, ....'in de gidilecek yolu değiştirmesi için sürüş esnasında müvekkiline yaptığı telkinlerin müvekkilin dikkatin dağılmasına neden olduğunu ve bu kazanın oluşumuna doğrudan etki ettiğini, belirtilen nedenlerle müvekkilin kazada asli ve tam kusurlu olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, kazada müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indiriminin de ayrı ayrı yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kaza nedeniyle oluşmuşsa bedensel zararlarının müvekkili ......'e ait ..... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından karşılanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı ...... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Ankara Beypaza CBS'nin ..... soruşturma sayılı dosyası, Beypazarı.... Asliye Ceza Mahkemesinin ...... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, tramer kayıtları, tedavi belgeleri, mahkememizce alınan 30/10/2025 tarihli kusur raporu, ...... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 16.12.2025 tarih 1949 sayılı maluliyet raporu, 07/05/2026 tarihli hesap raporu, sulh protokolü ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 19/03/2025 tarihli ara kararı ile davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kusura ilişkin olarak mahkememizce alınan 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "........ plakalı Motosiklet sürücüsü davalı .......'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a ve 57/c-2 maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ..... plakalı Çekici sürücüsü ....'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, Davalı sürücü Pusat ..... idaresindeki ..... plakalı Motosiklette kasksız olarak seyreden davacı yolcu ....'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmayacağı ancak Kasksız olmakla yaralanması ile kasksız olması arasında illiyet bağı kurulduğunda tazminattan indirim anlamındaki müterafık kusurlu olacağı ve bunun da sayın mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, her ne kadar iş bu rapora davalılarca itiraz edilmiş ise de, mahkememizce alınan raporun, davaya konu trafik kazası nedeniyle yürütülen ceza yargılaması kapsamında Beypazarı .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/08/2025 Tarih .... sayılı raporla çelişki içermediği anlaşılmakla itirazların reddine karar verilerek rapor hükme esas alınmıştır. Davacı .....'ın maluliyetinin tespiti amacıyla .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 16.12.2025 tarih ... sayılı raporda özetle; 21.05.2007 doğumlu .....'in 27.03.2024 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %50 (yüzdeelli) olduğu, erişkin olması halinde 18 (onsekiz) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 3 (üç) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Talep edilen maddi tazminatların hesaplanması bakımından doktor ve aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 07/05/2026 tarihli raporda özetle; "...27.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 50 oranında malul olan 2007 doğumlu davacı .... için alternatifli değerlendirme yapılmış; - Hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun bulunmadığının kabulü halinde; 92.839,61 TL geçici iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 9.254.641,03 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 60.007,50 TL geçici bakıcı gideri ile 24.990,20 TL tedavi gideri, -Hatır taşıması yada müterafik kusur durumundan birinin varlığının kabulü halinde; 74.271,68 TL geçici iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 7.403.712,82 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 48.006,00 TL geçici bakıcı gideri ile 19.992,16 TL tedavi gideri, -Hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun her ikisinin de varlığının kabulü halinde; 59.417,34 TL geçici iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 5.922.970,25 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 38.404,80 TL geçici bakıcı gideri ile 15.993,72 TL tedavi gideri hesaplanmıştır. Raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda, ekonomik geleceğinin sarsılması yönünden maddi tazminat talebine ilişkin değerlendirme Mahkemeye aittir.
Davalılardan .... kazaya sebep olan .... plakalı hususi motosikletin sürücüsü, ...... maliki / işletenidir. Araç davalılardan .... Sigorta A.Ş’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde kişi başına azami 1.800.000,00 TL, tedavi gideri olarak da azami 1.800.000,00 TL teminat sağlamaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ...... ile ..... bakımından kaza tarihi itibariyle, Davalılardan....... Sigorta A.Ş’ye ise 12.08.2024 tarihinde poliçe teminatlarının ödenmesi konusunda başvuruda bulunulduğu, hasar dosyası açıldığı, 25.08.2024 tarihinde de eksik evrakların tamamlandığı ancak ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece gerekli belgelerle usule uygun başvuruda bulunulduğunun kabulü halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 06.09.2024 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacılar vekili 04/06/2026 tarihli celsede alınan sözlü beyanında; sigorta şirketinin poliçe limitini ödediğini, diğer davalılar ile de sulh görüşmelerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize sunduğu 21/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; Müvekkili şirket tarafından davacılar vekiline poliçe teminat limitleri dahilinde feriler dahil olmak üzere toplam 2.578.500,00 TL'nin 15/04/2026 tarihinde ödendiğini beyan ederek, ödeme dekontunun bir suretini dosyaya ibraz etmiş, yapılan ödemeler doğrultusunda sorumlulukları kalmadığından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24/09/2026 tarihli celsede alınan sözlü beyanında; Sulh görüşmelerinin tamamlandığını ve taraflar arasında 01/06/2026 tarihli sulh sözleşmesi imzalandığını beyan ederek, 2 sayfadan ibaret "sulh sözleşmesi" başlıklı evrak aslını mahkememize ibraz etmiş, sulh sözleşmesi gereğince tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden vekalet ücreti talepleri bulunmadığını ancak yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılarak, tüm davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. HMK 31/1. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın yargılama sırasında haricen tahsil nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulması gerektiği, davalılarca yapılan ödemenin vekalet ücretini de kapsadığı, davacı vekilince de tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmesi karşısında, bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına, harç, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin ise haklılık durumu gözetilerek davalılara yüklenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi ve manevi tazminat talepli dava konusuz kaldığından tüm davalılar yönünden davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL başvurma harcı ile 732,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek takdiren davalı ..... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 23.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.435,00 TL AÜTF ATK rapor ücreti, 2.099,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 28.034,00 TL yargılama giderinin, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Sulh protokolü uyarınca tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ...... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek davalı lehine HMK'nın 331.maddesi gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2026
Katip .....e- imza Hakim...... e- imza