İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/985 E. 2026/766 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/985
- Karar No
- 2026/766
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/985 Esas KARAR NO : 2026/766
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketten ürünler alan ve bedelini ödemediği davalının icra takibine itiraz ettiğini, müvekkil taraf arasında zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davalının gerekli ödemelerin yapıldığını savunduğu ancak herhangi bir belge sunmadığını ve ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davanın kabulüyle birlikte davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin faiziyle birlikte devamını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve dava miktarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermediğinden münkir sayılmıştır. Dosya safahati: Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; ..., İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, ... ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, " ilişkin karar ve İstanbul ... Başkanlığının 03/07/2026 tarih 2026/2153 Karar 2026/11051 Muhabere sayılı kararı ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiş olması nedeni ile; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin...Esasına kaydedilip yargılamaya devam edildi. Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 996.956,65-TL asıl alacak 74.075,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.071.031,89-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 10/14/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/10/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi Tülay Sezgin'in düzenlediği 04.05.2026 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı şirkete ait 2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin davacının ticari defterlerine göre takip tarihi 09.10.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 996.956,65 TL Alacağı olduğu, davalının ticari defter incelemesi için ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023, 2024 yılında detayı rapor içerisinde sunulu 19 adet Toplam 1.496.956,65 TL Tutarlı faturaların davacı ile davalının birbirleriyle olan 2024 yılı BA BS kayıtlarının detayı rapor içerisinde sunulduğu üzere karşılaştırılamadığı, davalı şirket tarafından davacı adına, 2024 yılında 10 adet Toplam 701.062,67 ,00TL(KDVSİZ) BA kaydı bulunduğu, davacının davalı adına düzenlediği dava konusu takibe konu rapor de detayı sunulan davacının davalı adına 2023, 2024 yılında düzenlediği faturalara dosya münderecatında davalı tarafın iptali/itirazının görülmediği, aynı zamanda davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023, 2024 yılında düzenlendiği görülen detayı rapor içerisinde sunulu 19 adet faturanın e-fatura sitemi üzerinden yasal süresi içerisinde davalıya ulaştırıldığını, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023, 2024 yılında düzenlendiği görülen dava konusu detayı rapor içinde sunulu 19 adet faturanın vasal süresi içerisinde davalıya ulaştırıldığı anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023, 2024 yılında düzenlendiği görülen dava konusu detayı rapor içerisinde sunulu 19 adet faturaya ait olduğu beyan edilen davalı imzalı irsaliye suretlerininin incelendiğinde irsaliye üzerinde teslim alan kısmında isimler ve imzalar olduğu görüldüğü, ilgili isimlerin davalı çalışana olup olmadığının teyidi dosya münderecatındaki evraklardan anlaşılamadığıın, Davacının dosya kapsamında incelenen 2023,2024,2025 yılı ticari defterleri ve dosya münderecatında sunulu evraklara göre ilişkisinde davacı ile davalı arasındaki dava konusu açık hesap itibariyle davacının davalıdan 996.956,65 TL Alacak bakiye davacı ile davalı Aleyhine .... İcra Dairesi, 2024/... Esas No ile 09.10.2024 tarih başlatılan icra takibi ile, Takip tarihi 09.10.2024 tarihli 996.956,65 TL Asıl Alacağı olacağı, 74.075,24 TL , Takip Öncesi İşlemiş Faiz 1.071.031,89 TL toplam alacağı" olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davaya konu faturalar irsaliyeli olup teslim alan isim ve imzalarının bulunduğu, davalı tarafça teslim alan isim ve imzalarına itirazın bulunmadığı, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığından HMK 222/3 gereğince davacının ticari defter ve kayıtları hükme esas alınarak davanın asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, nitekim Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultu da olduğu, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 996.956,65 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki oranı aşmamak kaydıyla avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 199.391,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 68.102,11-TL harçtan, peşin alınan 12.939,39-TL harç mahsup edilerek kalan 55.166,71-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 12.939,39-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 13.554,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 155.543,50-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.780,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 8.172,75-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; geri kalan 607,25-TL'lik kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 4.281,85-TL'nin davalıdan, 318,15-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır