Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1287 E. 2026/1652 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1287
- Karar No
- 2026/1652
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1287
KARAR NO:2026/1652
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/06/2026
NUMARASI:2025/1122 Esas - 2026/502 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:22/12/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti ifasından sonra,ticari fatura düzenlendiğini ve ilgili faturanın davalı şirket yetkililerine gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından faturanın içeriğine veya şekline yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine kendilerince davalı şirket aleyhine Bakırköy 2. İcra Dairesinin .... Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine karşı davalının itiraz ettiğini, sunulan CMR belgesi ve icra dosyasının dayanak belgeleri dikkate alındığında müvekkilinin taşıma hizmetini tamamladığını ve bu hizmetin karşılığını alamadığını, davalı şirketin faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, davalı şirketin, faturanın tanzim edildiği tarihten sonra borcu ikrar ettiğini, davalının itirazının iptaline, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ; davacı tarafın iddia ettiği taşıma hizmetinin gerçekleşmediğini, kesinleşen faturanın sehven gözden kaçtığını, davacıya borçları olmadığını, davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporuna göre İcra takibine konu faturanın e-fatura olduğu, işbu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, faturanın karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalı taraftan 111.750,08-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davacı tarafa 111.750,08-TL borçlu olduğunun" belirlendiğini, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen asıl alacak bakımından iptaline, %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili; davacının ticari defterlerinde müvekkile atfedilen alacak bakiyesinin mevcudiyeti, tek başına faturaya konu taşıma hizmetinin ifa edildiğini ispat etmediği,defterlerdeki kayıtlar, birbirini doğrular nitelikte olsa dahi, bunlar hizmetin fiilen yapıldığını değil yalnızca kayıt altına alındığını göstereceği,HMKnın 222/2 maddesi uyarınca ticari defterlerin delil değeri kazanabilmesi için belirli usul koşullarının sağlanması gerektiğini;defterlerin delil değeri, her durumda hizmetin gerçek anlamda ifa edildiğini ispat etmeye yetmediğini ,Davacı, yargılama aşamasında CMR belgesi sunmuş; ancak söz konusu belge müvekkili tarafından imzalanmamış ve teslim-tesellüm onayı içermediği, müvekkil şirketin faturaya itiraz süresini kaçırmasının mal tesliminin yapıldığını ve davacının taşımacılık edimini ifa ederek faturaya dayalı alacağının haklı olduğunu kesinlikle göstermediğini, davacının hukuki işlem niteliğinde olan teslimi ancak yazılı delil ile ispat edebileceğini, sunduğu CMR belgesinin bu ispatı sağlamadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ,faiz başlangıcının hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasına arar verilmesini talep etmiştir.Dava, bir adet taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Kural olarak fatura konusu hizmetin verildiğini ispat külfeti davacı taşıyıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Davacı, fatura konusu hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 1 adet 111.750,08-TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödeme yapmadığı, takibe konu faturanın ...-... araç plakalarıyla yapılan İstanbul-Tiflis nakliye bedeli açıklamalı olduğu ,sunulan CMR belgesinin de aynı araç plakalarına ve güzergah bilgileri bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı vekili ;davacı tarafından teslimin kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMKnınn 222. maddesine bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Ancak ilave olarak sunulan HMK nın 199 maddesi uyarınca belge niteliğinde olan whatsapp yazışmalarında taşıma sürecinin mutabakat içinde yürütüldüğü, akabinde ödeme vaadinde bulunulduğu görülmektedir.Bu halde davacının taşımayı ifa ettiği yönünde bir karine oluşmuştur. Davalı ise; faturaya itiraz etmemiş,iade faturası düzenlememiştir. Davacı taşıyıcının taşınan emtiayı teslim etmediği,geç teslim ettiği ,yahut taşınan emtiaya zarar verdiği hususunda taşıma bedeli isteninceye kadar bir bildirimde bulunduğunu veya kendisine bir talep yöneltildiğini iddia ve ispat etmemiştir. Bu halde taşıma evraklarına uygun düzenlenen fatura itirazsız teslim alınıp ticari defterlere kayıt edildiğinden davacının talebinin geçerli bir akdi ilişkiye dayandığının kabulü gerekir. Taşıma sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması gerekmez.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise navlun talep hakkının düştüğüne ilişkin delil göstermemiş soyut olarak davacı tarafça teslimin kanıtlanamadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Davalı vekili faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini ileri sürmüş ise de ;işlemiş faiz istemi mahkemece red edilmiş ,davacı tarafça istinaf edilmemiştir.Faiz başlangıcına ilişkin istinaf nedeninin konusu bulunmamaktadır.Navlun alacağı likit olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; davalı tarafın istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda alacağa dayanak faturan her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya takibe konu asıl alacak miktarı kadar borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.633,64-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.908,41-TL harcın mahsubu ile kalan 5.725,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2026