Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1247 E. 2026/1411 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1247
Karar No
2026/1411
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1247 Esas

KARAR NO : 2026/1411

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/06/2024

NUMARASI : 2021/628 E. - 2024/367 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhine davalı ...tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas (yeni Esas İst. 5. İcra Müdürlüğü ...) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takip ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine dayanak kambiyo senet bilgilerinin; " Alacaklısı ... olan 20.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli senet, Alacaklısı ... olan 30.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli senet" olduğunu, açık bilgileri verilen iki adet senet üzerindeki imzaların, müvekkili ...'a ait olmadığını, işbu icra takibinin yanı sıra müvekkili hakkında başkaca birçok icra takipleri de başlatıldığını, müvekkilinin tehdit edilerek bu takiplere itiraz etmesinin engellendiğini, müvekkilinin ismi ve takliden imzası kullanılarak bir çok senedin piyasaya sürüldüğünü, senetleri kendi içlerinde birbirlerine ciro ettiklerine, tehditten kaynaklı korkusunu yenen müvekkilinin sahte imza ile aleyhine icra takipleri başlatıp tehdit eden ve içlerinde davaya konu takibi başlatan davalı ...'in ve işbu davaya konu senet üzerinde alacaklı görünen ...'ın ve diğer davalı ...'ın da bulunduğu kişiler aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2014/18293 Soruşturma numaralı dosyasında iddianame düzenlenerek İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/368 Esas Sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını, yargılamanın halen devam ettiğini, davaya konu senetler üzerindeki imzanın müvekkili ...'a ait olmadığını, müvekkilinin eli ürünü olmadığını, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı (yeni esas: İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas) takip dosyasına konu senetlerdeki imzaların müvekkili eli ürünü olmadığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile Alacaklısı ... olan 20.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli senet ve Alacaklısı ... olan 30.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmaması sebebi ile müvekkilinin işbu senetlerden borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilimiz açısından İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibin iptaline, davalıların %20’de aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... vekilinin 12/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından müvekkili ... ile diğer davalılar ...ve ... aleyhine ikame edilen davada; müvekkili ...'ın alacaklı olduğu ve bilahare ciro etmek suretiyle ...'a verdiği, onun da cirolayarak ...'e verdiği 20-09-2009 ve 30-09-2009 ödeme tarihli her biri 250.000,00-TL bedelli 2 adet senede dayanılarak İst. 5.İcra Müdürlüğü ... Esas (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... Esas) sayılı icra dosyası ile hiçbir alacağı olmamasına rağmen icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi için davacı ...'u tehdit etmek suretiyle sindirdiğini ve takibe itiraz etmesini engel olduğunu, davacının tüm bu iddialarının doğru olmadığını, dava dilekçesinin müvekkiline usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, davanın süre, husumet, ehliyet ve zamanaşımı yönünden tetkik edilerek, yasaya aykırılık ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığının tespit edilmesi halinde esasa girilmeden davanın reddini, davacının davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının eksik harç yatırdığını, harcın ikmali hususunda davacıya süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, bu nedenlerle; davaya konu İst. 5.İcra Müdürlüğü ... E. (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... E.) Sayılı icra takip açılış tarihi 09-10-2009 olduğunu, görüldüğü üzere icra takip dosyasının açılış tarihinin üzerinden 12 yıl 22 gün geçtiğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğu ve takibe itiraz etmesine engel olduğumuz yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, davanın reddine, dava konusu senetlerdeki imzalarıN ...'un el ürünü olması ve davacı tarafından ikrar edilmesi nedeniyle davanın esastan reddine, soyut iddialar dışında yazılı belgeyle ispatlanamayan davanın reddine, haksız şekilde inkar edilen borca dair asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin 12/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından ciranta olan müvekkili ... ile diğer davalılar ...ve A. ... aleyhine ikame edilen davada; ...'ın alacaklı olduğu ve bilahare ciro etmek suretiyle müvekkili ...'a verdiği, onun da cirolayarak ...'e verdiği 20-09-2009 ve 30-09-2009 ödeme tarihli her biri 250.000,00-TL bedelli 2 adet senede dayanılarak İst. 5.İcra Müdürlüğü ... E. (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... E.) sayılı icra dosyası ile hiçbir alacağı olmamasına rağmen icra takibi başlattığını ve takibin kesinleşmesi için davacı ...'u tehdit etmek suretiyle sindirdiğini ve takibe itiraz etmesini engel olduğunu iddia ettiğini, davacının tüm bu iddialarının doğru olmadığını, davanın süre, husumet, ehliyet ve zamanaşımı yönünden tetkik edilerek, yasaya aykırılık ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığının tespit edilmesi halinde esasa girilmeden davanın reddini, yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini, davacının davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının eksik harç yatırdığını, harcın ikmali hususunda davacıya süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, davacının müvekkilim ... tarafından tehdit altında olduğuna dair hiçbir somut delil gösteremediği, profesyonel imza inkarcılığı ile borçlarından kurtulmayı amaçladığı açık olup işbu davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden ve senetteki imzaların ...'un el ürünü olması nedeniyle esastan reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle; harcın ikmalini yapması hususunda davacıya süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, davaya konu İst. 5.İcra Müdürlüğü ... E. (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... E.) Sayılı icra takip açılış tarihi 09-10-2009 olduğunu, görüldüğü üzere icra takip dosyasının açılış tarihinin üzerinden 12 yıl 22 gün geçtiğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğu ve takibe itiraz etmesine engel olduğumuz yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, davanın reddine, dava konusu senetlerdeki imzaların ...'un el ürünü olması ve davacı tarafından ikrar edilmesi nedeniyle davanın esastan reddine, soyut iddialar dışında yazılı belgeyle ispatlanamayan davanın reddine, haksız şekilde inkar edilen borca dair asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekilinin 11/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından müvekkili ...ile diğer davalılar ... ve ... aleyhine ikame edilen davada; ...'ın alacaklı olduğu ve bilahare ciro silsilesiyle müvekkilim ...'e verdiği 20-09-2009 ve 30-09-2009 ödeme tarihli her biri 250.000,00-TL bedelli 2 adet senede dayanılarak İst. 5.İcra Müdürlüğü ... E. (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... E.) sayılı icra dosyası ile hiçbir alacağı olmamasına rağmen icra takibi başlattığını ve takibin kesinleşmesi için davacı ...'u tehdit etmek suretiyle sindirdiğini ve takibe itiraz etmesini engel olduğunu iddia ettiğini, davacının tüm bu iddiaları doğru olmadığını, davacının, müvekkilinin yurtiçi ikametgah adresini yanlış bildirdiğini ve usulsüz tebligat yapıldığını, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, Türkiye'de bulunan yurtiçi ikametgah adresi dava dilekçesinde belirtilen ... Köy/Mah. No:.../... değil; ''... Mah. ... Cad. No:... .../ İstanbul' olduğunu, davanın süre, husumet, ehliyet ve zamanaşımı yönünden tetkik edilerek, yasaya aykırılık ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığının tespit edilmesi halinde esasa girilmeden davanın reddini, yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini, davacının davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının eksik harç yatırdığını, harcın ikmali hususunda davacıya süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, davacının müvekkilim ...tarafından tehdit altında olduğuna dair hiçbir somut delil gösteremediği, profesyonel imza inkarcılığı ile borçlarından kurtulmayı amaçladığı açık olup işbu davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden ve senetteki imzaların ...'un el ürünü olması nedeniyle esastan reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle; harcın ikmalini yapması hususunda davacıya süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, davacının müvekkili ...tarafından tehdit altında olduğuna dair hiçbir somut delil gösteremediği, profesyonel imza inkarcılığı ile borçlarından kurtulmayı amaçladığı açık olup işbu davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden ve senetteki imzaların ...'un el ürünü olması nedeniyle esastan reddini talep ettiklerini, davaya konu İst. 5.İcra Müdürlüğü ... E. (yeni esas: İst. 5. İcra Müd. ... E.) Sayılı icra takip açılış tarihi 09-10-2009 olduğunu, görüldüğü üzere icra takip dosyasının açılış tarihinin üzerinden 12 yıl 22 gün geçtiğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğu ve takibe itiraz etmesine engel olduğumuz yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, davanın reddine, dava konusu senetlerdeki imzalarıN ...'un el ürünü olması ve davacı tarafından ikrar edilmesi nedeniyle davanın esastan reddine, soyut iddialar dışında yazılı belgeyle ispatlanamayan davanın reddine, haksız şekilde inkar edilen borca dair asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alındığından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takibe konu 20.09.2009 ödeme tarihli 250.000,00 TL bedelli ve 30.09.2009 ödeme tarihli 250.000,00 TL bedelli senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmaması nedeniyle açılan menfi tespit davasında, mahkemenin davalı tarafı hatalı belirlediğini, yargılama sürecinde gerçekleşen temlik işlemleri neticesinde davanın ..., ..., ... ve ...'a karşı devam etmesi gerekirken sadece temlik alanlar yönünden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan 10.01.2024 tarihli kök bilirkişi raporunun imza incelemesine esas alınan belgelerin müvekkiline ait olmaması ve fotokopi üzerinden inceleme yapılması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, davalı tarafın sunduğu 26.09.2022 tarihli dilekçedeki senetlerin müvekkiline ait olmadığını ve bu senetler hakkında başka menfi tespit davaları açıldığını, 18.03.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun ise yeterli teknik donanıma sahip laboratuvar ortamında optik aletler kullanılmadan ve yerinde inceleme yetkisiyle mahkeme kasasındaki evrakların taranması suretiyle hazırlandığını, basit tersimli imzaların aidiyetinin tespiti için gerekli grafolojik ve grafometrik incelemelerin yapılmadığını, bilirkişilerin sadece benzerlikten yola çıkarak kanaat oluşturmasının bilimsel olmadığını, bu nedenlerle İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/628 Esas esas, 2024/367 Karar karar ve 03.06.2024 tarihli kararının kaldırılarak davanın kabulüne, müvekkilinin senetlerden borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve davalıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin asılsız olduğunu belirterek davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, alacaklı davalı ...tarafından davacı ..., davalı ... ve davalı ... aleyhine, Alacaklısı ... olan 20.02.2009 keşide tarihli, 20.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli senet, Alacaklısı ... olan 26/03/2009 keşide tarihli, 30.09.2009 ödeme tarihli, 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) bedelli 2 adet bonoya istinaden toplam 505.250,00TL alacağın tahsili amacı ile,09/10/2009 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.

Dava dilekçesinde davalılar ..., ... ve ... olarak gösterilmiştir.

İcra dosyasında ... vekili ibraz ettiği dilekçede; ... tarafından İstanbul 28. Noterliği'nin 21/09/2022 tarih ... yevmiye nolu temlikname ile alacağın yarısının tüm ferileri ile birlikte müvekkilinedevredildiğini bildirdiği görülmüştür.

İcra dosyasında alacaklı olarak ... ve ... olarak görünmektedir.

Somut olayda davacı tarafından, dava dilekçesinde davalılar ..., ... ve ... olarak gösterildiği dava tarihinden sonra ...tarafından takip konusu alacağın ...'a temlik edildiğine ilişkin 28.12.2021 tarihli temlik sözleşmesi sunulduğu, davacı tarafından davayı temlik alan ...'a karşı davayı sürdürdüklerine dair dilekçe ibraz edildiği, daha sonrasında dosyaya 26.12.2023 tarihinde beyan dilekçesi sunan ... vekili dava konusu olan İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki hak ve alacakların 1/2'sinin icra dosyası alacaklısı ve davanın davalısı ...'dan temlik alındığını beyan ettiği buna karşı davacı tarafından 21.02.2024 tarihinde sundukları beyan dilekçesi ile HMK 125/1. Maddesi uyarınca davayı dosya alacaklısı ...'a ve alacağın 1/2'sini temlik alan ...'a karşı devam ettirdiklerinin mahkemeye bildirildiği ve işbu temlikler neticesinde dosyada, davalıların ..., ..., ... ve ... olmasına rağmen mahkemenin gerekçeli kararda, davalı olarak sadece ... ve ...'ın gösterildiği, diğer davalılar yönünden hüküm kurulmadığı, davacının bu istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca davalılardan ...'ın vefat ettiği anlaşılmakla mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmak sureti ile karar verilmesi gerekmektedir.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2024 tarih, 2021/628 E. 2024/367 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1247, K. 2026/1411, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1247-e-2026-1411-k-0eb021fbcb08