Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1282 E. 2026/1658 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1282
Karar No
2026/1658
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1282

KARAR NO:2026/1658

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:18/02/2026

NUMARASI:2025/333 Esas - 2026/111 Karar

DAVA: Alacak

DAVA TARİHİ:05/05/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/10/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket hesapları üzerinden müşterisi olduğu banka tarafından yapılan kesintilerin artması sebebiyle söz konusu geriye yönelik 10 yıllık hesap dökümlerinin bankadan istenildiğini, bu doğrultuda davalı banka tarafından ekte sunulan hesap dökümleri taraflarına iletildiğini,hesap dökümlerinin incelenmesinin ardından davalı tarafça haksız kesintiler yapıldığı tespit yapıldığını, genel kredi sözleşmesi kapsamında farklı adlar altında haksız yere tahsil edilen masraf komisyon ve ücretlerin iadesi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullandığını, davalı bankaca davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını aşar nitelikte kesinti yapıldığını, müvekkilinin, davalı bankanın müvekkilden tahsil ettiği masrafın ne kadarının zorunlu ve makul giderler olduğunu bilememekte ve bilmesi kendisinden beklenilemeyeceğinden; kredi verilirken davalı bankanın belgelendirebildiği zorunlu ve makul harcamalar dışında haksız kesintilerin tespiti gerektiğini, "Hesap işletim ücreti, gelen fon transferi, pos ücreti, verimsiz pos ücreti, inaktif pos ücreti, kredili hesap faiz tahsilatı, kredi faiz tahsilatı, BCH Faiz işletimi ekstre masrafı, hesap ekstre masrafları komisyon tahsilatı, ithalat komisyon sorgulama tahsilatı, tek hesap ekstre masrafları komisyon tahsilatı, kredili hesap tahsilatı, kredili hesap faiz tahsilatı, kredi komisyon tahsilatı, ticari kredi tahsis ücretleri komisyon tahsilatı, ... veriliş komisyon tahsilatı, ... veriliş ... tahsilatı, teminat mektubu açılış ücreti komisyon tahsilatı, tek hesap ekstre masrafları komisyon tahsilatı, teminat mektubu komisyon tahsilatı, kredili hesap faiz tahsilatı, kredi faizi ... tahsilatı, kredi tahsis ücreti, ticari kredi tahsis ücretleri komisyon tahsilatı, senet muamelesiz iade komisyonu, ticari kredi tahsis ücretleri komisyon tahsilatı, G.Nakdi Krd. Dönem Ücreti Tahsilatı, ... Veriliş ... Tahsilatı, giden fon transferi ücreti, teminat mektubu komisyon tahsilatı, ödeme planı ana para tahsilatı, kredi tahsis ücreti komisyon tahsilatı, işlem ücreti, Teminat mektubundan kaynaklı faiz tahsilatı, Teminat mektubundan kaynaklı komisyon tahsilatı,Teminat mektubu temdit ücreti tahsilatı, Günsonu gider ödeme işlemi tahsilatı, Kredili hesap faiz tahsilatı, KGF Kullandırım komisyonu ve benzeri isim altında alınan tahsilatlar, Bankacılık hizmet bedeli (...) tahsilatı" v.b. isimler adı altında tahsil edilen geriye yönelik 10 yıllık ücretlendirmelerden kaynaklı dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık yapılan ödemelere ilişkin müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından tahsil edilen ve haksız olduğu tespit edilen ödemelerin fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL olmak üzere bedellerin ayrı ayrı tahsil tarihinden itibaren ticari faiziyle iadesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacı taraf somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı şekilde vergiler dahil olmak üzere müvekkili banka'ya ödenen tüm ücretlerin iadesini haksız şekilde talep ettiğini, hukuki dayanaktan yoksun somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının davasını somutlaştırma yükümlüğüne aykırı şekilde ikame etmiş olması, iddialarını afaki beyanlar dışında herhangi bir delille ispat edememiş olması, talebin dürüstlük kuralına aykırı olması ve basiretli tacir gibi davranma yükümlüğüne aykırı hareket edilmesi nedeniyle, davacının delil sunması halinde beyan hakları saklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, cevapları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında 21.04.2007 tarih ... sözleşme nolu 2.000.000-TL, ... sözleşme nolu 18.08.2022 tarihli 10.000.000-TL genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan sözleşmelerin komisyon, vergi ve masraflar bölüm başlıklı 1. maddesinde ve taraflar arasında 15.12.2016 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin ücret, komisyon, masraf ve vergiler bölüm başlıklı 5. Maddesinde bankanın yapacağı kesintilere ilişkin düzenlemelerin bulunduğunu, hükme esasa alınan 06.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda; 29.05.2018 tarihli 300.000-TL, 29.05.2018 tarihli 300.000-TL, 04.08.2023 tarihli 2.150.000-TL, 03.08.2023 tarihli 300.000-TL, 09.03.2022 tarihli 1.000.000-TL kredi kullandırımlarından kaynaklanan, kredi faizleri, kredi faizleri üzerinden hesaplanan ... tahsilatları, sözleşme hükümleri ve VUKnun, 246 ve 243 sıra nolu tebliğlerine aykırılık teşkil etmediği tespit edildiği 06.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda davalı banka tarafından 29.05.2018 tarihli, 29.05.2018 tarihli, 04.08.2023 tarihli, 03.08.2023 tarihli, 09.03.2022 tarihli kredilerde davalı bankanın sözleşmeye ve TCMB tebliğlerine uygun kesinti yaptığından davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; dava konusu; dosya masrafı, komisyon, POS ücreti, ekstre masrafı, hesap işletim ücreti ve benzeri farklı hukuki ve fiili nitelikteki çok sayıda kesintiden oluşmakta olup, bu kalemlerin tamamının herhangi bir ayrım yapılmaksızın topluca “sözleşmeye ve mevzuata uygun” kabul edilmesi yeterli olmadığını, her bir kesintinin hangi sözleşme hükmüne dayandığını, sözleşmede miktar veya oranının belirlenip belirlenmediğini, gerçekten bir hizmet veya zorunlu gider karşılığı olup olmadığı, zorunlu ve makul nitelik taşıyıp taşımadığı, banka tarafından belgelendirilip belgelendirilmediğini ve sözleşmede açık bir oran bulunmaması hâlinde emsal banka uygulamalarına göre makul sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı ayrı ayrı ortaya konulması gerektiğini,emsal içtihatlarda da, banka tarafından tahsil edilen masraf ve komisyonların kalem bazında incelenmesi ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğinin kabul edildiğini,dava konusu onlarca farklı kesinti kalemi bakımından hangi kesintinin hangi somut gerekçeyle hukuka uygun bulunduğu ortaya konulmaksızın, genel ve toplu bir değerlendirmeyle davanın reddedilmesi; eksik incelemeye, denetime elverişsiz değerlendirmeye ve gerekçeli karar yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmekte olup her bir kesinti kalemi yönünden ayrı ayrı inceleme ve hesaplama yapılmasını zorunlu kıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava; davalı bankanın genel kredi sözleşmesi sözleşmesi sebebiyle davacıdan yaptığı kesintilerin haksız olduğu gerekçesiyle iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece ;hükme esas alınan 06/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda “Davacı... Şti hesabından, 2017/2024 tarihleri arasında davalı bankaca tahsil edilen masraf ve komisyonların, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin belirlenen ilgili maddeleri ve TCMB (SAYI: 2020/4) tebliğ kapsamında Bankaca güncel internet sitesinde ilan edilen bildirimlere aykırılık oluşturmadığı, Ayrıca, kayıtlarını oluştururken zorunlu olarak bankadan aldıkları hesap ekstreleri ve dekontlardaki masraf ve komisyonlara uzun bir süre sonra itirazda bulunulmaması, talep edilen masraf ve komisyonlara icazeti olduğu yönünde kanaat oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.HMK'nın "Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi" başlıklı 194/1 maddesinde; tarafların dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerektiği düzenlenmiştir.Aynı kanunun 119/1 e ve f bentlerinde ise, vakıaların ve delillerin gösterilmesi aslında dilekçenin iki unsuru olarak belirtilmiştir. Dava dilekçesinde hiç vakıa gösterilmemesi ile belirli vakıaları gösterip bunların somut ve açık olmaması hallerini birbirinden ayırt etmek gerekir. Zira birincisi iddia yükünün yerine getirilmemesi iken diğeri somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi olup, her ikisinin sonucu ve yaptırımı ayrı düşünülmelidir.Davacının vakıaları hiç belirtmemesi veya hiçbir delile dayanmaması ile bunları yeterli açıklıkta ve bağlantılı şekilde göstermemesi arasında bir ayırım yapılmalıdır.Zira davacının göstermediği bir vakıanın veya delilin araştırılması ya da dikkate alınması ancak re'sen araştırma ilkesinin uygulanması durumunda olduğu gibi, kanunda öngörülen istisnalar söz konusuysa mümkündür. .... Görüldüğü üzere, dilekçeler teatisi aşamasında eksik bırakılmışsa, hem ön incelemenin hem de davayı aydınlatma ödevinin gereği olarak hâkimin somutlaştırma yükünün yerine getirilmesi için taraflara soru sorması, onların dikkatini çekmesi, hatta tartışması gerekli ve zorunludur. Bu sebeple, uygulamada zaman zaman yapıldığı üzere,ya belirli vakıalar iddia edilmeden veya çok genel ifadelerle vakıa iddialarından sonra (iddia yokken veya iddia somut değilken), bu eksiklik giderilmeden, somutlaştırma gerçekleşmeden bilirkişiye başvurulması, bilirkişinin de aslında tarafların ortaya koymadıkları bir takım tespitleri yapıp deyim yerindeyse taraflar yerine somutlaştırma yapmasından sonra buna istinaden karar verilmesi kanunun düzenlemesine tamamen aykırıdır... Bu sebeple, bilirkişi raporlarına dayanılarak somutlaştırma yükünün yerine getirilmesi söz konusu değildir. ((Prof. Dr. Muhammed Özekes: Dava Dilekçelerinde Eksiklikler Halinde Yapılması Gereken İşler).Eldeki davada davacı tarafça ilk genel kredi sözleşmesinin imzalandığı 2007 yılından itibaren yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu dönemde davacı tarafından 10 yılık süre boyunca pek çok kredi kullanıldığı ,banka tarafından kanun veya genel kredi sözleşmesi gereği bir kısım kesintilerin yapıldığı anlaşılmakla birlikte davacı vekili de hesap ekstrelerini bankadan temin ettiklerini pek çok kesintinin yapıldığını, bu kesintilerin fahiş olup olmadığı kanuna ve sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığının mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenmesini talep etmektedir.Davacı taraf iddia ve somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup, davacının bilgisinde bulunan hesap ekstrelerine göre yapılan kesintilere göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1282, K. 2026/1658, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1282-e-2026-1658-k-9bf463ff527d