Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10103 E. 2026/815 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10103
- Karar No
- 2026/815
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/558 E., 2023/3342 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/460 E., 2021/1146 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2024 tarihli ek kararı ile davacının temyiz dilekçesi kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi; temyiz konusu miktarın kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, belirsiz alacak olarak şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL ticari itibarın zedelenmesinden kaynaklanan tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olmasına göre, dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmamakta olup, karar kesin değildir. Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl karar, davacı vekiline 29.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz süresinin son günü 13.12.2023 olmasına karşın, temyiz dilekçesi yasal süre geçirildikten sonra 15.06.2024 tarihinde verilmiştir. Buna göre, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.06.2024 tarihli ek kararda, kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olması hatalı olsa da, davacı vekilinin asıl karara ilişkin temyiz dilekçesi süresinde olmadığından, sonuç itibariyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin karar doğru olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.06.2024 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.06.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.