Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1237 E. 2026/1413 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1237
Karar No
2026/1413
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1237

KARAR NO : 2026/1413

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/09/2023

NUMARASI : 2022/853 E. - 2023/626 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile davalının yurt dışı vize işlemlerinin takibi için anlaştığını, bu kapsamda davalının müvekkiline 07/10/2022 ile 13/10/2022 tarihleri arasında müvekkiline toplam 33.395,00 TL gönderdiğini, davalının söz konusu meblağları gönderdikten sonra müvekkilinin işlemlere başladığını, ancak davalının sonrasında işten vazgeçtiğini bildirerek müvekkilinden kendisine göndermiş olduğu paraların iadesini talep ettiğini, müvekkilinin de kendisine gönderilen paraları kullandığını, ancak birkaç gün içinde söz konusu meblağları kendisine iade edebileceğini söylediğini, bunun üzerine davalının müvekkilinin bir cafeye davet ettiğini ve konuşmak istediğini söylediğini, 16/10/2022 günü davalı ile bir cafede buluştuklarını, davalının söz konusu buluşmaya kimlikleri müvekkili tarafından bilinmeyen 3-4 kişi ile geldiğini, bu görüşmede davalı ile bu kişilerin söz konusu parayı müvekkilinden hemen iade etmesini istediklerini, müvekkilinin hesabında o kadar para olmadığını söylediğini, buna inanmayan bu kişilerden birisinin müvekkilinden zorla hesap kartını ve şifresini aldığını ve bankaya gittiklerini, bu sırada davalı ve yanındaki kişiler de müvekkilini zorla alıkoyduklarını, bankaya giden kişinin müvekkilinin hesabında para olmadığını teyit ettikten sonra cafeye geri döndüklerini, bunun üzerine davalı ile yanındakilerin müvekkiline ancak senet imzalaması halinde gidebileceğini, aksi takdirde müvekkilini bırakmayacaklarını söyleyerek müvekkilini tehdit ettiklerini, müvekkilinin de paniğe kapılarak kendisine verilen boş senedi imzaladığını ve senedin arkasına da senedin davalıya olan borcuna karşılık verildiğini yazdığını, ancak senet imzalanırken senedin meblağı kısmının boş bırakıldığını, müvekkilinin zorla senet imzalatılmasından sonra hemen ... Polis Karakoluna giderek şikayetçi olduğunu, müvekkiline boş olarak imzalatılan senedin davalı tarafından doldurulduğunu ve ödenecek bedel olarak da 98.000,00 TL yazıldığını, senet üzerinde bedelin nakden ahzolunduğu belirtilmekle davalı tarafından müvekkiline verilmiş olan miktarın dilekçe ekinde sunulan dekontlardan anlaşılacağı üzere 33.395,00 TL olduğunu, davalı tarafından bu bedel dışında ödenmiş bir miktar söz konusu olmadığını belirterek, müvekkilinin İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında icraya konulan 98.000,00 TL bedelli senet kapsamında dava konusu senedin müvekkiline davalı ve kimliği belirsiz kişiler tarafından tehdit ve baskı altında zorla imzalatılması, senedin boş olarak imzalatılıp ödenecek bedel kısmının davalı tarafından sonradan doldurulması, davalı tarafından müvekkiline ödenen bedelin 07/10/2022-13/10/2022 tarihleri arasında banka aracılığıyla yapılan 12 adet ödeme ile toplam 33.395,00 TL atmasına rağmen senet kapsamında ödencek bedel olarak 98.000,00 TL yazılmış olması göz önüne alınarak müvekkilinin davalıya söz konusu senet kapsamında 64.605,00 TL borçlu olmadığının tespitine, söz konusu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

müvekkilinin Şırnak ili - ... ilçe ... köyünden ailesine ekonomik destek ve evlilik için para biriktirmek amacı ile işçi olarak çalışmak maksadı ile İstanbul iline geldiğini, babası vefat eden müvekkilinin 9 çocuklu ailenin en küçüğü olup aile bireyleri ihtiyaçlarına ancak yetecek çapta tarım ve hayvancılık yapan maaş geliri olmayan dar gelirli olduklarını, ...Sokak No : ... ... / ... sayılı adreste bulunan Fırında işçi olarak asgari ücretle çalıştığını, yeme içme - temizlik - konaklama tüm ihtiyaçlarını anılan işyerinde zorlu şartlarda aynı iş yerinde hayatını idame ettirdiğini, davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülerek açılan bu menfi tespit davasında davacı ile alacaklı olan davalı müvekkilinin arasındaki alacağın hizmet sözleşmesinden kaynaklanmadığını, senet ilişkisine dayandığını, davacının beyanı dışında alacağın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığına ilişkin iddialarını destekleyecek hiçbir belge ibrazında bulunmadığını, davacının yurt dışına işçi göndermeye ilişkin aracılık işlemlerini yapma sebebi ile hizmet ilişkisi sunduğu iddialarının asılsız olduğunu, savcılık ifadesinde kendisini tekniker olarak tanıtan ve vergi mükellefi olmadığı anlaşılan davacının tacir sıfatı taşımadığı gibi hizmet sözleşmesini simsar, acenta, komisyoncu vb.hangi sıfatıyla yaptığına ilişkin izahatı da bulunmadığını, Uluslararası vize işlemlerinde aracılık faaliyeti davalı müvekkili adına resmi evrak düzenleme kurumlara ibrazı hukuk sistemimizce mümkün olmadığını, davacı tarafından senedin öldürülme korkusu ile tehdit edilerek zorla imzalattırıldığı iddia edilmiş ise de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/147106 soruşturma sayılı doyasında bu hususta kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının itirazının Bakırköy 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/3619 D.İş sayılı kararı ile KYOK kararındaki gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan reddine karar verildiğini, davacı vekilinin 20/09/2023 tarihli 2.celsedeki davacı ile davalı arasında ... 8.ASCM de davalarının olduğuna ilişkin edilen Uzlaşma kapsamında davalı müvekkilinin 55.000,00 TL bedel kabul ederek bahse konu bedel üzerinden uzlaştığına ilişkin iddiaların senede ilişkin asıl alacağın 98.000,00 TL olmadığı anlamına gelmediğini, 5271 sayılı Ceza Hukukuna has Savcılık makamınca takdir edilen suçun şikayete bağlı uzlaşma kapsamında görülmesinden müvekkilin hür iradesine dayanan hiç bir bedel talep edilmese dahi uzlaşılması mümkün ve hukuka ayrılık teşkil etmeyen bir durum olduğunu, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/349 numaralı dosya da müvekkilimiz dolandırıldığı iddiasıyla savcılık makamına müracaatı neticesinde davacı ...'nun sanık olarak yargılandığını, her ne kardar 26/05/2023 tarihli tensip zaptında güveni kötüye kullanma ise de ilgili mahkemeye ibraz edilecek ... konuşmalarının tanık ifadeleri vb.deliller ile yargılama neticesinde dolandırıcılık suçu ile değişmesinin kuvvetli ihtimal olduğuna kanaat getirdiklerini, ... konuşmalarından anlaşılacağı üzere davacının kendisini Atakan olarak tanıtarak kimlik bilgilerini dahi gerçek dışı kullanarak iyi niyetli olmadığını gösterdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile % 20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminat talebinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; Dava dilekçesi içeriğinden taraflar arasında para karşılığı vize işlemleri yapılması şeklinde bir anlaşmanın olduğu ve bunun karşılığı davalıdan para alındığı, davalının işlemden vazgeçmesi üzerine paranın davalıya iadesinin davacı tarafından kabul edildiği hususları açıkça belirtilmesi hususları göz önüne alındığında davacı davalıya borçlu olduğunu ikrar etmekte olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davacı tarafça bu ikrara rağmen dava konusu senedin tehditle ve alıkonularak zorla imzalatıldığı ileri sürülmüştür.

Davacı taraf senedin tehditle ve alıkonularak zorla imzalatıldığı ileri sürülmüşse de, dava konusu senede ilişkin davacının şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada Bakırköy CBS'nin 2022/147106 soruşturma sayılı dosyasında davalının şüpheli olduğu ve davalı şüpheli hakkında 11/04/2023 tarihinde 2023/20782 karar sayılı kararıyla takipsizlik kararı verilmiş ve müşteki olan davacının vekili aracılığıyla takipsizlik kararına itiraz edilmiş, itiraz üzerine Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nce 19/06/2023 tarihinde 2023/3619 D.iş sayılı kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Davacı vekilinin 20/09/2023 tarihli celse beyanında bildirdiği ... CBS'nin 2023/1491 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, anılan dosyada şüpheli-Mahkememiz dosyasında davacı olan ...'nun savunmasında durumu tevil yoluyla ikrar ettiği parayı geri iade etmek için müşteki olan davalıdan süre istediğini beyan ettiğinin ve müştekinin sunduğu dekontlarla yazışma çıktılarından şüphelinin parayı müştekiye iade etmediğinin anlaşıldığı ve uzlaştırma raporundaki taahhüdün de yerine getirilmediği belirtilerek kamu davası açıldığı görülmüştür.

Bakırköy CBS'nin 2022/147106 soruşturma sayılı soruşturma dosyası, Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı ve ... CBS'nin 2023/1491 soruşturma sayılı dosyası da dikkate alındığında, eldeki dosya kapsamından da senedin tehditle ve alıkonularak zorla imzalatıldığı iddiası ispatlanamadığı, ayrıca davacının davalıya borçlu olduğu ve yine ... CBS dosyasında belirlendiği üzere davalı olan müştekiye de ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.

Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetler olduğundan soyutluk prensibi gereğince bir kambiyo senediyle borç altına giren kimsenin, borçlu olmadığını iddia etmesi halinde bu hususu ispat etmekle yükümlü olup, dava konusu senette nakden bedel kaydı olduğundan, kambiyo senedine konu borcun bulunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Ancak takipsizlik kararı ve bu karara itirazın reddine dair kesin karar nedeniyle senedin tehditle ve alıkonularak zorla imzalatıldığı ve bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı iddiası ispatlanamadığından," davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalının yurt dışına çıkarılması hususunda para alışverişi yapıldığını, bu kapsamda davalıdan 33.395 TL alındığını, buna rağmen davalı tarafından müvekkiline zorla 98.000,00 TL. bedelli senet imzalatıldığını, müvekkilinin davalıya söz konusu senet kapsamında 64.605,00 TL. borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, mahkeme tarafından verilen kararın gerekçesinde davalı hakkında yapılan şikayet neticesinde takipsizlik kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilerek zorla senet imzalatıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, iddialarının temelinde senedin zorla imzalatılmasının yanı sıra senet bedelinin taraflar arasındaki gerçek para alışverişi miktarından çok daha fazla olduğu hususunun bulunduğunu, bu durumun dosyaya celp edilen belgelerle ortaya çıktığını, 20.09.2023 tarihli duruşmada ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/1491 Soruşturma numaralı dosyasının celbinin talep edildiğini, söz konusu soruşturma dosyasında tarafların uzlaşma yoluna gittiğini, davalının müvekkilinden 55.000,00 TL. talep ettiğini ve müvekkilinin bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini, davalının ise alacağın aslında 98.000 TL olduğunu beyan ettiğini, davalının müvekkili ... hakkındaki 05.01.2023 tarihli şikayet dilekçesinde 07.10.2022-13.10.2022 tarihleri arasında banka aracılığıyla toplam 32.148,00 TL. gönderdiğini, ... aracılığıyla 08.10.2022 tarihinde 3.250.00 TL. gönderildiğini ve elden verilen paralarla birlikte toplamda 60.000,00 TL. para verdiğini beyan ettiğini, davalının banka aracılığıyla gönderdiğini belirttiği meblağların dava dilekçesiyle örtüştüğünü, elden verildiği iddia edilen meblağların ise müvekkili tarafından reddedildiğini, davalının kendi şikayet dilekçesinde ikrar ettiği 60.000,00 TL. tutarındaki meblağın mahkeme tarafından göz ardı edildiğini, dava konusu senedin müvekkiline boş olarak imzalatıldığını, davalı tarafından sonradan doldurularak 98.000,00 TL. yazıldığını, dosya kapsamındaki belgeler ve davalının ikrarı ile müvekkiline ödenen bedelin 07.10.2022-13.10.2022 tarihleri arasında toplam 33.395,00 TL. olduğunun sabit olduğunu, mahkemenin davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/853 Esas esas ve 2023/626 Karar sayılı kararın, müvekkilin İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icraya konulan 98.000,00 TL. bedelli senet yönünden, tehdit ve baskı altında zorla imzalatılması, senedin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulması ve gerçek alacak miktarının 33.395,00 TL. olması hususları göz önüne alınarak müvekkilinin davalıya 64.605,00 TL. borçlu olmadığının tespiti gerekmekte iken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ..., takibin 98.000,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 98.000,00 TL. bedelli 20/10/2022 ödeme tarihli bono olduğu görülmüştür.

Davacı tarafından dava dilekçesi ile müvekkilinin borcunun 33,395 TL olmasına rağmen, boş ve zorla 98.000 TL'., bedelli senedin imzalattırıldığını, senedin İstanbul 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini belirterek 64.605 TL borçlu olmadığının tespiti ve zorla imzalatılan senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bakırköy C.Başsavcılığı'nın 2022/14706 esas, 2023/20782 karar sayılı soruşturma dosyasında şüpheliler ..., ... hakkında birden fazla kişiyi tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve itiraz üzerine,Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği nin 2023/3619 D.İş dosyasında itirazın reddine 19/06/2023 tarihinde kesin olarak karar verildiği görülmüştür.

Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından, davalı ile, davalının yurt dışı vize işlemlerinin takibi için anlaştığını, bu kapsamda davalıdan 33.395,00 TL. alındığını, buna rağmen davalı tarafından zorla 98.000,00 TL. bedelli senet imzalatıldığını, davalıya söz konusu senet kapsamında 64.605,00 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davacı taraf senedin tehditle ve alıkonularak zorla imzalatıldığı ileri sürülmüşse de, dava konusu senede ilişkin davacının şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada Bakırköy CBS'nin 2022/147106 soruşturma sayılı dosyasında davalının şüpheli olduğu ve davalı şüpheli hakkında 11/04/2023 tarihinde 2023/20782 karar sayılı kararıyla Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine, Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nce 19/06/2023 tarihinde 2023/3619 D.iş sayılı kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, senedin zorla imzalattırıldığına dair iddiasının ispat edilemediği, senedin bedelsiz olduğuna yönelik iddiası bakımından davacı tarafından iddiasının yazılı olarak ispat edilmesi gerektiği davacının iddiasını yazılı olarak ispat edemediği, anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/853 E., 2023/626 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1237, K. 2026/1413, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1237-e-2026-1413-k-b3489110f92e