Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/983 E. 2026/1205 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/983
- Karar No
- 2026/1205
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/983
KARAR NO: 2026/1205
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2021
NUMARASI: 2020/424 Esas, 2021/812 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, davacı ... ile davalı ... arasında 19.06.2019 tarihinde üretim sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye binaen davalı adına faturalar kesildiğini, cari hesap dökümüne göre davacı şirketin davalıdan 15.841,83 TL alacaklı olduğunu, borçlu ile yapılan şifahi görüşmelerden sonuç alınamadığını ve borcun ödenmediğini, 15.841,83 TL alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalının borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve 29.07.2020 tarihinde arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, davalının sözleşme gereği teslim edilen malların bedelini ödemediğini, davalının itirazının davacının alacağını tahsil etmesine engel olma amacı taşıdığını, alacağın likit, belirli ve hesap edilebilir olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.06.2019 tarihli Üretim Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Ek Üretim Tablosunda üretimine karar verilen ürünlerin renk, ebat, sayı ve teslimat tarihlerinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin müşterilerine verdiği taahhütler nedeniyle ürünleri belirlenen teslimat tarihlerinde teslim almayı planladığını, davacı şirketin sipariş edilen ürünler arasında bulunan 400 adet gri renkli antrenman ve maç formasını Üretim Tablosunda kararlaştırılan teslim tarihinden yaklaşık bir buçuk ay geç teslim ettiğini, davacı şirketin hem teslimde gecikme yaşattığını hem de geç teslim ettiği ürünlerin bedelinin derhal ödenmesini istediğini, geç teslimin kabul edilemeyeceğinin davacıya şifahen ve elektronik posta yazışmaları ile bildirildiğini, taraflar arasındaki 19.06.2019 tarihli Üretim Sözleşmesinin 16 ncı maddesinde teslimat tarih ve koşuluna uyulmaması halinde işi yapanın iş sahibine her bir ihlal için ayrı ayrı 300.000,00 TL tutarında ifaya eklenen nitelikte cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin geç teslim nedeniyle uğradığı zararların yanında cezai şart alacağını dahi davacıdan talep etmediğini, teslimat tarihleri açıkça belirlenen ürünlerin geç tesliminden kaynaklanan cezai şart nedeniyle davacıya karşı borçlu değil alacaklı konumunda bulunduğunu, mevcut ekonomik koşullar sebebiyle cezai şart tutarlarını talep etmediğini ancak geç teslim edilen ürünlerin bedelini ödeyemeyeceğini ve bu ürünlerden gelir sağlayamadığını, davacının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlattığı takibin haksız olduğunu savunarak, davanın esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davacının taraflar arasında 19.06.2019 tarihinde üretim sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği kesilen faturalar nedeniyle 15.841,83 TL alacaklı olduğunu ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, davalının ise 400 adet gri renkli antrenman ve maç formasının geç teslim edildiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesindeki ifaya eklenen cezai şart nedeniyle davacıya borçlu değil alacaklı olduğunu savunduğunu, uyuşmazlığın sözleşmedeki edimlerin yerine getirilip getirilmediği, malların teslim edilip edilmediği, geç teslim savunmasının yerinde olup olmadığı ve takip dosyasındaki alacağın varlığı ile miktarında toplandığını, takip dosyasında 15.841,83 TL cari hesap alacağı için ilamsız takip başlatıldığını, 12.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının kendi ticari defterlerinde 15.841,80 TL, davalı ticari defterlerinde 51.905,83 TL alacaklı olduğunun, davalının ön muhasebe kayıtlarında ise davacının 15.841,83 TL alacaklı göründüğünün ve davalının ürün teslimi nedeniyle davacıya 15.841,80 TL borçlu bulunduğunun bildirildiğini, 23.08.2021 tarihli ek raporda kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediğini, mahkemece bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli kabul edildiğini, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve takip konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı bulunduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ileri sürme hakkı mevcut olsa bile bu yönde davacıya karşı bir talep ileri sürmediğini, ürünleri ihtirazi kayıt olmaksızın teslim aldığını ve faturaları ticari defterlerine kaydettiğini, ifaya eklenen ceza koşulunun saklı tutulmaksızın ifanın kabul edilmesi halinde ceza koşulu talep hakkının kaybedileceğini, davalının teslim edilen ürünlere ilişkin faturalar kapsamında davacıya borçlu olduğunu ve davacının 15.841,83 TL yönünden talebinin yerinde bulunduğunu kabul ederek, davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 15.841,83 TL cari hesap alacağı üzerinden devamına, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 890,82 TL bakiye harcın davalıdan tahsiline, 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2.170,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar vermiştir.
Davalı vekili, İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/424 Esas ve 2021/812 Karar sayılı 16.11.2021 tarihli kararına karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, yerel mahkemenin hatalı ve hüküm vermeye elverişsiz bilirkişi raporlarına dayanarak ve davalı tarafın savunma ve delillerini dikkate almadan davayı kabul ettiğini, taraflar arasındaki 19.06.2019 tarihli Üretim Sözleşmesinin eki Üretim Tablosunda ürünlerin renk, ebat, sayı ve teslim tarihlerinin açıkça kararlaştırıldığını, 400 adet gri renkli antrenman ve maç formasının bir kısmının teslim tarihlerinden çok sonra teslim edildiğini ve büyük kısmının hiç teslim edilmediğini, 15.11.2019 tarihli elektronik postada 400 adet gri çubuklu formanın 50 adedinin teslim edildiğinin ve 381 adet ürünün halen davacı şirketin elinde bulunduğunun belirtildiğini, 19.11.2019 tarihli elektronik postada da teslim tarihi ikinci kez geciktirilen ürünlerin alınmayacağının davacıya bildirildiğini, 381 adet ürüne ilişkin faturanın ticari defterlere işlenmiş olmasının teslim olgusunu göstermeyeceğini, 19.11.2019 tarihli elektronik postanın 18.11.2019 tarihli faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin ihtirazi kayıt ve fatura içeriğine açık itiraz niteliğinde olduğunu, sözleşme konusu diğer ürünlerde de geç teslim bulunduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart alacağının doğduğunu ve bu alacağın davada mahsup defi olarak ileri sürüldüğünü, yerel mahkemenin ifanın çekincesiz kabul edildiği ve ceza koşulu talep hakkının kaybedildiği yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması gerektiğini, sözleşme konusu ürünlerden hangilerinin teslim edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacağın mahsup edilip edilemeyeceği konularının uyuşmazlık konusu olduğunu ve bilirkişi incelemesi gerektirdiğini, bu nedenle takip konusu alacağın likit olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın icrasının istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar tehir edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı, taraflar arasındaki 19.06.2019 tarihli üretim sözleşmesi kapsamında davalıdan 15.841,83 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalı, 400 adet gri renkli ürünün kararlaştırılan tarihten yaklaşık bir buçuk ay geç teslim edildiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesinde kararlaştırılan ifaya eklenen cezai şart nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkeme, ürünlerin ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığını, faturaların ticari defterlere kaydedildiğini ve davacının 15.841,83 TL alacaklı bulunduğunu kabul ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 15.841,83 TL üzerinden devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermiştir.
Taraflar arasında 19.06.2019 tarihinde imzalanan üretim sözleşmesi ile iş sahibi ... tarafından sipariş edilen spor malzemelerinin işi yapan ... tarafından Ek 1 Üretim Tablosunda belirtilen model, adet, özellik, bedel ve teslim tarihlerine uygun olarak üretilip teslim edilmesi, üretimi tamamlanan ürünlerin faturalandırılması, toplam bedelin sözleşmede belirlenen ödeme planına göre ödenmesi ve teslimat tarih ve koşullarına uyulmaması halinde her bir ihlal için 300.000,00 TL ifaya eklenen nitelikte cezai şart ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi heyeti, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının ticari defterlerinde 15.841,80 TL alacaklı göründüğünü, dava konusu 381 adet gri çubuklu formanın 18.11.2019 tarihli irsaliyeli fatura ile teslim edildiğini, davalının faturayı ticari defterlerine işlediğini ve iade etmediğini, ürün teslimlerinde gecikme bulunduğunu, ancak davalının ürünleri ihtirazi kayıt olmaksızın teslim aldığını, davacının 15.841,80 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 19.06.2019 tarihli üretim sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşme kapsamında üretilip teslim edilen ürünlerden kaynaklanan 15.841,83 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalının cevap dilekçesinde 400 adet gri renkli formanın kararlaştırılan tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra teslim edildiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesinde her bir ihlal için kararlaştırılan 300.000,00 TL ifaya eklenen cezai şart nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının kendi defterlerinde 15.841,80 TL alacaklı olduğunun, davalının ön muhasebe kayıtlarında ise davacı alacağının 15.841,83 TL olarak yer aldığının tespit edildiği, 26.09.2019 ve 27.09.2019 tarihlerinde teslim edilmesi gereken gri çubuklu formalardan dava konusu 381 adedinin 18.11.2019 tarihli ... numaralı irsaliyeli fatura ile davalıya teslim edildiğinin, irsaliyeli faturada teslim alan imzasının bulunduğunun, davalının bu faturayı ticari defterlerine kaydederek davacıyı alacaklandırdığının ve faturayı iade etmediğinin belirlendiği, 15.11.2019 tarihli elektronik postanın 381 adet ürünün bu tarih itibarıyla davacı elinde bulunduğunu göstermesine karşılık bu tarihten sonra düzenlenen 18.11.2019 tarihli imzalı irsaliyeli fatura ve ticari defter kayıtları karşısında ürünlerin hiç teslim edilmediğine ilişkin istinaf sebebinin dosya kapsamıyla doğrulanmadığı, davalının 19.11.2019 tarihli elektronik postasında teslim tarihinin ikinci kez geciktirildiğini bildirmekle birlikte ürünlerin adet başına 30,00 TL bedelle konsinye alınmasını ve satıldıkça ödeme yapılmasını teklif ettiği, bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında ürünlerin kararlaştırılan tarihlerden sonra teslim edildiğinin tespit edildiği, ancak davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin 16 ncı maddesindeki cezai şartı davacıdan talep etmediğini açıkça bildirdiği, ilk derece mahkemesince TBK 179 ve 131 maddeleri kapsamında ifaya eklenen ceza koşulunun ifanın çekincesiz kabulü halinde talep edilemeyeceği değerlendirilerek davalının dava konusu ürünleri cezai şart hakkını saklı tutmaksızın teslim aldığı ve faturayı ticari defterlerine kaydettiği sonucuna varıldığı, 19.11.2019 tarihli elektronik postanın teslimden sonra gönderilmiş olması karşısında davalının cezai şart alacağının saklı tutulduğuna ve mahsup defi nedeniyle takip konusu borcun sona erdiğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, takip konusu 15.841,83 TL alacağın davalının kendi ön muhasebe kayıtlarında da aynı miktarda yer aldığı gözetildiğinde alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki istinaf sebebinin de yerinde bulunmadığı, bu itibarla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 15.841,83 TL cari hesap alacağı üzerinden devamına ve asıl alacağın yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usul ve esas yönünden isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../11/2021 tarih ve 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.082,15 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 189,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 892,31 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.