İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/974 E. 2026/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/974
- Karar No
- 2026/699
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/974 Esas KARAR NO : 2026/699
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında hastane tekstil ürünlerinin yıkanması, kuru temizlenmesi, ütülenmesi, paketlenmesi ve teslimi hususunda ticari bir anlaşma yapıldığını, müvekkil şirketin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen hizmet bedeli olan faturaların davalı tarafça ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının yetki itirazı üzerine ... İcra Müdürlüğüne gönderilerek 2024/... sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalı tarafın icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari defter ve cari hesap kayıtlarının incelenmesiyle borcun varlığının sabit olacağını, dava öncesinde gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı ... Sağlık Tesisleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ... Hospital Hastanesi'nin ruhsatının iptal edilmesi ve işletmeye kayyım atanması nedeniyle davalının malvarlığını kaçırma ve borçlarını ödeyememe riskinin doğduğunu, alacağın likit ve muaccel nitelikte olduğunu, bu nedenle davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine borca itiraz edildiğini, davacının itirazın iptali istemiyle açtığı davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını ve malın teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini, faturaya 8 günlük süre içinde itiraz edilmemiş olmasının faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının takibi kötüniyetle başlattığını ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin icap ettiğini, dava değeri ispat sınırından fazla olduğundan davacının tanık deliline muvafakat edilmediğini, davacının yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığından ihtiyat haciz talebinin reddi lüzumlu olduğunu, ayrıca usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, icra inkâr tazminatı ile ihtiyat haciz taleplerinin reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/06/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamındaki incelemeler neticesinde davacı tarafın davalı taraftan 31.10.2024 tarihi itibarıyla 1.389.962,06 TL tutarında alacaklı olduğunun belirlendiğini, alacağın kabulü halinde sözleşmeye göre 1.389.962,06 TL tutarındaki asıl alacak için 77.541,21 TL tutarında avans faizi hesaplandığını, alternatif olarak 35.961,14 TL tutarında yasal faiz hesaplaması yapıldığını ve tüm bu hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme vadelerine göre gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra takip dosyasına yönelik olarak yapılan incelemede; davacı vekilince, davalı aleyhinde 13/11/2024 tarihinde takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin 11/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde, 10/01/2025 tarihli dilekçe ile takibe, ödeme emrine, fahiş faiz orânı ve işlemiş faize, zamanaşımına, takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, icra memurluğunca takibin durdurulmasın yönelik karar verildiği görüldü. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası, 07/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.389.962,06 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın BA formunda bildirilmiş olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturalarır davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturayı vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, vicdani kanaatine varılarak davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 1.389.962,06 TL asıl alacak yönünden iptali le takibin belirtilen tutar yönünden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİ ile takibin takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20'si oranındaki (277.992,41- TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 94.948,30 TL harçtan peşin olarak alınan 23.737,08 -TL harcın mahsubu ile bakiye 71.211,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 21.250,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 -TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 212.594,69 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 23.737,08-TL peşin harç ile 732,00 başvuru harcı olmak üzere toplam 24.469,08 TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza