İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/548 E. 2026/775 K. – Kripto Para Alışverişin

Konu: Kripto Para Alışverişinden Kaynaklanan Alacak

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/548
Karar No
2026/775
Karar Tarihi
Konu
Kripto Para Alışverişinden Kaynaklanan Alacak

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/548 Esas KARAR NO :2026/775

DAVA:Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/05/2023 KARAR TARİHİ:06/10/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait "..." uygulaması üzerinden "..." (Soyunma Odası) yöntemiyle, ... (...) taraftar tokeni almak amacıyla 40.000 CHZ karşılığında yatırım yaptığını, davalı şirketin başlangıçta her 200 CHZ karşılığında 1 ... token verileceğini ve borsaya giriş paritesinin 50 CHZ olacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının bu taahhüdüne aykırı hareket ederek ... tokeni borsada 5 kat düşük değerle (10 CHZ paritesiyle) işleme soktuğunu, bu hileli ve akde aykırı işlem neticesinde müvekkiline 3.200 adet ... token eksik tanımlandığını ve müvekkilinin doğrudan zarara uğratıldığını ileri sürerek; HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak, eksik tanımlanan token miktar ve bedellerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ....com platformunun işleticisinin ve token satıcısının Malta merkezli "... ..." şirketi olduğunu, müvekkili şirketin platformla bir bağı bulunmadığını, nitekim emsal mahkeme kararlarında da müvekkili şirkete karşı açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini; mahkeme aksi kanaatte olsa dahi platformun kullanım koşulları uyarınca uyuşmazlıkların çözümünde Malta yasalarının ve ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin yetkili olduğunu; esasa ilişkin olarak ise davacının kabulünde olduğu üzere %15 bonus ve 4 kat fazla token tanımlanması taahhütlerinin yerine getirildiğini, kripto varlıkların doğası gereği yüksek volatilite ve risk barındırdığını, fiyat dalgalanmalarından platform işleticisinin sorumlu tutulamayacağını, davacının CHZ değer artışı ve bonuslar ile aslında kar elde ettiğini, herhangi bir zararın söz konusu olmadığını ve tazminat talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını savunarak; haksız açılan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/... E. Sayılı dosyası, Bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı ile davalı şirket arasındaki kripto para alışverişinden kaynaklanan alacak davasına ilişkindir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin “ihtisas kararları” 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı da ilgili Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulmuştur. HSK. Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararına göre; “26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği, Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği, Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği, Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ... f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir. 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, yukarıdaki madde hükmünde açıkça bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki iş dağılımından bahsedilmiş, iş dağılımını belirleme yetkisi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na verilmiş, dairelerin belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Buna göre; bir yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi var ise bunlar arasındaki ilişki “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi”’dir. Bir başka ifade ile mahkemeler arasındaki “iç ilişki” niteliğindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 29/03/2021 tarihli, 2021/857 E. ve 2021/4342 K. sayılı ilamı da açıkça vurgulandığı üzere; bir yerde aynı mahkemeden birden fazla sayıda bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişki “görev veya iş bölümü ilişkisi olmayıp”, “iş dağılımı ilişkisi”’dir. 2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; İstanbul 6.,7.,8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasında “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi” bulunduğundan ve eldeki davada uyuşmazlığın Sermaye Piyasası Kanunu’ndan kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve HSK. kararı gereğince İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne ait olduğu, öte yandan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğundan ve bu durumda görevsizlik kararı da verilemeyeceğinden, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; HSK. Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı ararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6., 7., 8. ve 9. nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, Esasın bu şekilde kapatılmasına dair karar verildi.06/10/2026

Katip ,... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/548, K. 2026/775, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-548-e-2026-775-k-bf4aa1030cdb