Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1820 E. 2026/2096 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1820
Karar No
2026/2096
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1820 Esas KARAR NO : 2026/2096 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/373 KARAR NO : 2026/725 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 KESİNLEŞME TARİHİ: 14/07/2026 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : MANİSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/29 KARAR NO : 2026/113 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KESİNLEŞME TARİHİ: 03/03/2026 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi ile Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2026 tarihli, 2026/29 Tereke ve 2026/113 Karar sayılı kararıyla; davacının tacir olduğu ve dava dilekçesinde uyuşmazlığın ticari ilişkiye dayandığının belirtildiği, davalı ....'ın da ticaret siciline kayıtlı tek ortaklı bir limited şirketinin bulunduğunun tespit edildiği, fatura üzerindeki kaşenin işletmeye ait olduğu ve fatura konusu malların şahsi kullanım amacıyla alınmadığı gerekçeleriyle uyuşmazlığın her iki taraf yönünden de ticari dava niteliğinde bulunduğu kabul edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Manisa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2026 tarihli, 2026/373 Esas ve 2026/725 Karar sayılı kararıyla; Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davalının limited şirket ortağı olmasından hareketle tacir olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de limited şirket ortaklığının gerçek kişi ortağa kendiliğinden tacir sıfatı kazandırmadığı ve yapılan araştırmada davalının kendi adına tacir olduğunun tespit edilemediği gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliğine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Dosya kapsamı ve tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; davalının limited şirket ortağı olmasının tek başına gerçek kişi davalıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, davalının kendi adına ticari işletme işlettiği veya tacir sıfatını haiz olduğuna ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığı, Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 29.04.2026 tarihli yazısına göre....'ın 213 sayılı VUK 177/1 bendinin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitin yarısını aşmadığının bidirildiği, uyuşmazlığın tarafların tacir sıfatından değil, taraflar arasındaki somut hukuki ilişkiden kaynaklandığı anlaşılmakla, Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. KARAR: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1820, K. 2026/2096, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1820-e-2026-2096-k-08fc7605cdcc