İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/118 E. 2026/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/118
Karar No
2026/560
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/118 Esas KARAR NO : 2026/560

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 20/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: " Müvekkil tarafça, ... 46. Noterliğinin ... Y. Nolu ve 01.10.2024 tarihli,... A.Ş. İle müvekkil şirket arasında yapılan ve ... A.Ş.'nin borçlu taraftan 250.449,36 TL. Alacağın temlikine ilişkin sözleşme gereğince adı geçen tutarın borçlu taraftan tahsili zımnında , ... 36. İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Borçlu tarafça takibe ve borca itiraz edilmiş itiraz dilekçesinde " ... 32. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından ... Tic. A.Ş. Borcu için gelen haciz ihbarnamesi sebebi ile ... 32. İcra Dairesi ibanına borcun ödendiği, ve bunun icra takibini yapan şirkete bildirildiği , icra takibini yapan şirketin kötü niyetli olduğu , kendi aralarında müvekkil ile ... A.Ş. Arasında) temlikname yapılarak, noter onayı olmadan şirketinden para istendiği, noter kanalıyla tebliğ olmadığından ödeme yapılamayacağı ve borcu önceki alacaklıya ödediklerini " beyan etmişlerdir. İtiraz neticesinde takip durdurulmuş olmakla birlikte takibe vaki tüm itirazlar aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında haksız ve hukuka aykırı olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmektedir. Öncelikle Borçlu tarafça ileri sürülen kendi aralarında temlikname yapılarak, noter onayı olmadan şirketinden para istendiği, noter kanalıyla tebliğ olmadığı itiraz gerekçeleri tümüyle gerçek dışıdır. Zira, Müvekkilin dava dışı ... A.Ş.'den alacaklarının tahsil edilebilmesi zımnında ... A.Ş.'nin iş bu davada davalı olan şirketten olan 250.449,36TL alacağı, müvekkil şirkete ... 46. Noterliği'nin ... tarihli ve ... Yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile Noter huzurunda temlik edilmiş olduğundan Davalı /borçlu tarafın noter onayı olmadan itirazının bir geçerliliğinin bulunamayacağı açıktır. Ayrıca adı geçen temlik sözleşmesi ile alacağın müvekkil tarafça devralındığı, ... 32 İcra Müdürlüğünden davalı tarafa 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesinden evvel, ... 46. Noterliğinin... Yevmiye numarası ile keşide olunan ihtarname ile ... tarihinde Tebligat Kanunu...'ye göre tebliğ edilmiş olup borçlu davalı taraf ödeme yaptığı tarihte temlik sözleşmesinden haberdar ve olaya muttalidir. Zaten davalı tarafın itiraz dilekçesinde de borcun icra dosyasına ödendiği ve durumdan icra takibi yapan şirkete bilgi verilmiş olduğu açıkça beyan edilmiş olduğundan davalı tarafın ödeme yaptığında temlik sözleşmesinden haberdar olmaması söz konusu değildir. Bununla birlikte Davalı şirket ... A.Ş yetkilisi ... ile alacağı ... A.Ş. Arasında yapılan 01.10.2024 tarihli mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, 250.449,36TL. alacağın ...A.Ş.'ye devir ve temlik edildiği ve ödemenin ... A.Ş.'ye yapılması bilgisi 01.10.2024 tarihinde davalı şirkete bildirilmiştir. -Davalı tarafa tebligat yapılmasından önce 01.10.2024 tarihindeki mail ile alacağı temlik eden ... A.Ş. Tarafından temlikin davalı şirkete bildirimi üzerine, Davalı şirket yetkilisi ... tarafından ... A.Ş.'ye gönderilen 01.10.2024 tarihli mail cevabında devir evrakının talep edildiği görülecektir. ...'IN bu talebi üzerine ise yine 01.10.2024 tarihli bir başka mail ile Noter onaylı devir temlik sözleşmelerinin mail ekinde davalıya iletildiği, asıllarının ise Noter marifetiyle UPS sistemi üzerinden gönderildiği davalı tarafa bildirilmiş olduğundan; davalı tarafın aslında müvekkile yapılan temlikten 01.10.2024 tarihinde ekte sunulan mailler vasıtası ile haberdar olmuş olduğu açıktır. Ayrıca, ihtarname ile ödeme emrinin aynı adrese tebliğ edilmiş olduğu da dikkate alındığında, davalı tarafın temlikten haberdar olmadığı veya kendilerine resmi bir bildirimde bulunulmadığı iddialarının da tümden gerçek dışı ve kötü niyetli olduğu açıktır. 01.10.2024 tarihli temlik sözleşmesi davalı tarafa 07.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın, Davalının ödeme yaptığı ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı İcra dosyasına bakıldığında, Takip Talebi Tarihinin 02.10.2024, borçlu davalı tarafa icra dairesinden gönderilen haciz ihbarnamesinin tebellüğ tarihinin 05.11.2024 ve davalı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme tarihinin ise 11.11.2024 olduğu ve temlik sözleşmesi ve sözleşmenin tebliğinden 1 ay geçtikten sonra davalı tarafça icra dosyasına ödeme yapılmış olduğu görülmektedir. Bu minvalde, davalı tarafın kendilerine İst. 32. İcra dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle icra dosyasına ödeme yapmış olduğu itirazı, davalıyı müvekkile karşı borcunu ödeme sorumluluğundan kurtaramaz. Alacağın temliki (devri), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemi olup, Alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verilir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s.1248). Alacağın temliki ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. Kural olarak, bütün alacaklar temlik edilebilir. Böylece halen iktisap edilmiş (kazanılmış) bir alacak kadar ileride iktisap olunacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Ayrıca Alacağın hukuki muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur. Somut olayda, müvekkil tarafın dava dışı ... a.ş.'den olan alacağı kapsamında, ... A.Ş. müvekkile olan borcun ifasını temin etmek maksadıyla davalıdan olan alacağını müvekkile temlik etmiş olup, davalının bu ödemeyi temlik alacaklısına yapmamış olması müvekkil açısından zarara sebebiyet vermiştir. Nitekim(Yargıtay ...)'nin aşağıda belirtilen kararın ilgili bölümünde aynen, "Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki; alacaklı (yüklenici) ile ondan temlik alan üçüncü kişi (davacı) arasında borçlunun (arsa sahiplerinin) rızasını gerektirmeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Kuşkusuz, yüklenicinin yaptığı temlik işleminin hüküm ve sonuç doğurması temlik işleminin konusu olan alacağın gerçek bir alacak olmasına bağlıdır." denmektedir. Müvekkil şirketin dava dışı ... A.Ş.'den olan alacağı gerçek ve muaccel hale gelmiş bir alacak olup müvekkil şirket temlik eden ... A.Ş'den 15.000.000TL kadar alacaklıdır. Bu alacak ...A.Ş.'nin T-Bank , ... A.Ş. gibi bir takım bankalara olan kredi borçlarının tahsilatının müvekil şirket hesaplarından yapılan havaleler neticesinde gerçekleştirilmiş olup , ... A.Ş.'den olan alacak ve borç durumlarını gösteren Muavin defter dökümü ve cari hesap ekstrelerinin incelenmesi ile de bu husus Mahkeme tarafından da açıkça ve net olarak görülecektir.davalı tarafça temlik işleminden haberdar olunmasına rağmen icra dosyasına ödeme yapılmış olması ve yapılan icra takibine vaki itiraz haksız ve kötü ve niyetli olduğundan davalı tarafın ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmektedir. Zira , yukarıda da detaylı olarak izah olunduğu üzere, Davalı taraf icraya ödeme yaptığı tarihten çok önce temlik sözleşmesi Noterlik marifeti ile hazırlanarak, temlikname ile alacağın devralındığı ve ... A.Ş.'ye olan 250.449,36 TL. Borcun müvekkil şirkete ödenmesi talep ve ihtar olunmasına rağmen, hiç haberdar değilmişcesine temlik sözleşmesini hiçe sayarak icra dosyasına ödeme yapan davalının , sonrasında ise tebellüğ etmiş olduğu ödeme emrine karşı da temliknamenin müvekkil ile ... A.Ş. Arasında yapıldığı, noterlikçe hazırlanmadığı, taraflarına gönderilmediği için de kendilerini bağlamayacağı yönündeki itirazlarının hukuken geçerli olmayacağı ve iyi niyetli sayılamayacğı açık olup borca ve takibe haksız şekilde itiraz eden davalı tarafın bu sebeple Alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da mahkum edilmesini talep etmek gerekmiştir. Ayrıca, alacağımızın tahsilinde zorluk yaşamamak ve alacağımızın güvence altına alınması zımnında, geçerli bir temlik sözleşmesine rağmen buna uygun hareket etmeyerek alacağımızı , icra dosyasına hukuki bir haklılığı bulunmadığı halde ödeyen davalı tarafın mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir veya tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmek zarureti hasıl olmuştur. Davamızın kabulü ile Borçlu tarafça borca ve takibe ilişkin itirazın iptali ile ... 36. İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına Alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına Ve alacağımızın temini açısından davalı tarafın mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması veya tedbir amaçlı ihtiyati haciz kararı verilmesini" talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına dair davadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin... Esas...Karar sayılı ilamında özetle; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında; davacı tarafça davaya konu çekin düzenlenerek ticari ilişkide bulunduğu, ... A.Ş. 'ye verildiğini çekin bu şirketten çalındığını yada kaybolduğunu, davalı ... Şirketi tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince davaya bakma görevinin, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararıyla Finans Mahkemeleri olarak gönderilen mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... Şirketi'nin müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı ... Şirketi ("... Müşterisi") arasında 10.06.2022 tarihli ... Sözleşmesi (EK-1) imzalandığını ve çekin bu ... ilişkisi çerçevesinde kendisine ciro edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. ...tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla; 6361 Sayılı Finansal Kiralama, ..., Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nu ilgilendiren Uyuşmazlıkların, 15/12/2021 tarihinden itibaren ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemelerinde bakılacağı ve yirmi ve daha fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde, 6,7,8,9. Ticaret Mahkemelerinin finans mahkemeleri olarak görev yapacağı düzenlendiğinden, uyuşmazlığın çözümünde 6361 Sayılı Kanun hükümleri de uygulanacağından, ilk derece mahkemesince gönderme kararı ile, dosyanın ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi yerinde değilse de, bu husus sonuca etkili olmadığından işaret edilmekle yetinilmiş, sonuç olarak mahkemece dosyanın finans mahkemesine gönderilmesi yerinde olduğundan , davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı kararıyla; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,( TTK madde 4/-f: Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun , rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. Maddelerinden, 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan, (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, ..., Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun'dan 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkındaki Kanun'dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlerde kararda belirtilen mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından dava dışı şirket aleyhine yapılan icra takibinde davacının müdür olarak görev yaptığı dava dışı başka bir şirket iş yerinde icra edilen haciz işleminde, davacının, haciz ve muhafaza baskısı altında hile, ikrah ve tehdit ile borçlandırıldığı iddiasından kaynaklandığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, factoring işleminden kaynaklanmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın HSK kararında belirtilen davalardan olmadığı anlaşıldığından davanın ilk açıldığı mahkeme olan Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlığın; 6361 Sayılı Kanun madde 38 vd hükümlerine göre davacının dava dışı bir şirketin davalıdan olan alacağını temlikname ile devraldığını ileri sürerek takip başlattığı davalı ...'in ise dava dışı şirket ile davacının aile şirketi olduğu, davacının alelade ve geçerli olmayan temliknameye dayandığı, ... işleminin geçerli olmadığı savunulmuştur. Alacağı temlik eden davalı ... Kimya tarafından ise takip dayanağı faturalar nedeniyle davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği savunulmuştur. Yani bir başka deyişle taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde 6361 sayılı Kanun'un 38 vd maddelerinde düzenlenen ... şirketi tarafından alacağın temlik alınması işlemi ve buna bağlı icra takibi bulunmaktadır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için ... işleminin geçerli ve hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle somut uyuşmazlığın finans mahkemelerinin görev alanına girdiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Hakim ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı gereğince İstanbul 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri finans alanında ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemelerine ilk olarak 18/12/2025 tarihinde tevzi edildiği, tevzi tarihi itibarıyla finans mahkemelerinin münhasıran görevli olduğu anlaşıldığından, ayrıca bir görevsizlik kararına gerek olmaksızın esas kapatılarak dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Dosyanın, Finans Mahkemeleri sıfatıyla incelenmek üzere İstanbul 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 2-Mahkememiz Esasının bu şekilde kapatılmasına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/08/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/118, K. 2026/560, T. 20.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-118-e-2026-560-k-1bd847f1d276