İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/892 E. 2026/904 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/892
- Karar No
- 2026/904
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/892 KARAR NO : 2026/904
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06.12.2025 KARAR TARİHİ : 12.10.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahsi kullanımına yönelik ...poliçe süresinin kalan kısmına ilişkin prim iadesinin yapılmadığını, bu yöndeki taleplerine de olumlu bir cevap verilmediğini, TTK'nın 1419. Maddesinde " Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir." şeklindeki hüküm gereğince davalı sigorta şirketinin prim iadesi yapması gerektiğini, feshin gerçekleştiği tarihten poliçe bitiş tarihine kadar olan süre için ödenen primin iadesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, ödenmesi gereken primin iadesi için ... 31. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, yasal dayanağı bulunmayan bir şekilde, sırf süreci uzatmak adına takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %40'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taleplerin zamanaşımına uğradığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararıyla; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettiğinin tevsikine kadar müvekkili ... A.Ş.'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaşanan gecikme kapsamında müvekkilini sorumlu tutmanın hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından faiz sorumluluğu bulunmadığını, aksi durumun kabulü ve aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sigorta poliçesinin iptalinden kaynaklı olarak iptal süresinden sonraki döneme ait ödenmiş primlerin iadesi amacıyla söz konusu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişkinin, sigorta poliçesinin varlığı ve "Kapsamlı Ekonomik Genişletilmiş Kasko İptal / Sigortalı Talebi İle İptal Belgesi" gereğince poliçenin 17.06.2025 - 19.03.2026 dönemine ilişkin olduğu, poliçenin kısmi iptal tarihinin 18.06.2025, belgede yazan ödenecek prim bilgisinin 30.140,74.-TL olduğu hususları tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği prim bedelinin davalının hukuki durumu karşısında talep edilebilir olup olmadığı, iadesi gereken prim bulunmadığı varsa miktarı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 19.06.2025 tarihinde, davalı aleyhine, 18/06/2025 Tarihinde İptal Edilen ... Poliçe Numaralı Ticari Genişletilmiş Kasko Kısmi İptal Ek Belgesi açıklamasıyla, 30.140,74.-TL asıl alacak, 19,82.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.160,56.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 26.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.06.2025 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek takibi durdurduğu, davacının da 06.12.2025 tarihinde 30.160,56.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalı/borçlu vekilinin ödeme emrine karşı verdiği borca itiraz dilekçesinde ve davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, bu def'inin yargılamada incelenmesi gerektiği (Emsal: Yargıtay HGK.nun 22.09.2021 tarih ve...) gibi cevap dilekçesinde de zamanaşımı def'inde bulunduğu, davalıya dava dilekçesinin 31.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği, 10.02.2026 tarihinde süre uzatım kararı verildiği, 28.02.2026 tarihinde davaya cevap verildiği, zamanaşımı def'inin süresi içerisinde yapıldığı, davanın sigorta poliçesinin iptalinden kaynaklı prim iadesi alacağına ilişkin olduğu, 18.06.2025 tarihli "KAPSAMLI EKONOMİK GENİŞLETİLMİŞ KASKO İPTAL / SİGORTALI TALEBİ İLE İPTAL BELGESİ" gereğince poliçenin 17.06.2025 - 19.03.2026 dönemine ilişkin olduğu, poliçenin kısmi iptal tarihinin 18.06.2025 olduğu, TTK.nun 1420.maddesi gereğince davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, alacağın 19.06.2025 tarihinde icra takibi başlatılarak talep edildiği, TBK.nun 154/2.maddesi gereğince zamanaşımının kesildiği, davanın da 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 06.12.2025 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 27.08.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında ... plaka sayılı araca ilişkin kasko poliçesi akdedildiği, iş bu poliçenin davacının talebi kapsamında davalı şirket tarafından 18.06.2025 tarihinde gün esası üzerinden iptal edilerek iptal zeyilnamesi düzenlendiği, iptal zeyilnamesinde davacıya iade edilecek prim tutarının 30.140,74.-TL olarak belirlendiği ve iş bu primin davacıya ödenmediği, davacının 30.140,74.- TL iade prim alacağına ilişkin dava ve talep hakkının bulunacağı yönünde görüş bildirilmiştir. TTK.nun 1401.maddesi kapsamında taraflar arasında ... no.lu kasko poliçesi düzenlenmiştir. Davacı tarafından police primlerinin tamamının ödendiğine ilişkin belgeler sunulmuştur. Bu poliçenin davacı sigortalının talebi üzerine 18.06.2025 tarihinde iptal edilerek davalı tarafından iptal zeyilnamesi düzenmiştir. İptal zeyilnamesinin incelenmesinde davacı sigortalıya iade edilecek brüt primin 30.140,74.- TL olarak belirlenmiştir. TTK.nun 1413. Maddesi gereğince sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptâl edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir. SDDK tarafından 09.04.2025 tarihinde davalı sigorta şirketinin poliçe tanzim yetkisinin kaldırılmıştır. Yine TTk.nun 1419. Maddesi gereğince sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primlerin sigorta ettirene geri verilmesi gerekir. Bu kapsamda İptal zeyilnamesinde de açıkça gösterilen 30.140,74.- TL iade primin davacı sigortalıya iadesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan ve taraflarca da iptal zeyilnamesi ile belirli olan asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 30.140,74.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (30.140,74.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 6.028,14.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.058,91-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.443,51-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 1.230,80-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 877,90-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.877,90-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12.869,43-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 30.140,74-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 19,82-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 4.596,97-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK, B) 3,03-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır