İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/890 E. 2026/664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/890
- Karar No
- 2026/664
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/890 Esas KARAR NO : 2026/664
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un şahsi kullanımına yönelik... marka ve ... plakalı aracı için ... Şirketi'nden ... numaralı kasko sigorta poliçesi yaptırdığını, söz konusu poliçenin müvekkil talebi üzerine davalı şirket tarafından iptal edildiğini, davalı şirketin poliçeyi iptal etmesine rağmen poliçe süresinin kalan kısmına ilişkin prim iadesini gerçekleştirmediğini, bu yöndeki taleplerin sonuçsuz kaldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1419. maddesi uyarınca işlemeyen günlere ait ödenmiş primlerin sigorta ettirene geri verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, mülkiyetin sona ermesiyle rizikonun ortadan kalktığını ve davalının hizmet vermediği dönem için prim iadesi yapmamasının sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu düzenlemelerinin de prim iadesi kuralını desteklediğini, davalı şirketin haksız tutumu nedeniyle ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın süreci uzatmak amacıyla takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamadığını ve ... numaralı arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini belirterek davalının ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından müvekkil ...Şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapmaksızın dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu alacak tutarının 29.997,19-TL olup 2025 yılı için belirlenen 149.000,00-TL'lik zorunlu başvuru sınırının altında kaldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararı uyarınca müvekkil şirketin yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, ödemelerin kamu otoritesi iznine tabi olduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin prim iadesi konusunda karar alma yetkisinin bulunmadığını, müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından faiz sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde dahi faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilebileceğini, poliçelerin yargılama süresince yürürlükte kaldığını ve davacının bu süre boyunca korumadan yararlandığını, prim iadesine karar verilmesi durumunda hesaplamanın karar tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları, araç tescil bilgileri, kurul kararı, hasar, ekspertiz rapor bilgisi, dosya içerisine alınmıştır. Dosya sigorta / aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 04/06/2026 tarihli raporda; dosya kapsamındaki mevcut belge ve kayıtlar itibarıyla kesin prim iadesi tutarı 28.629,94 TL olabileceği, takip talebinde ayrıca 292,78 TL işlemiş faiz talep edilmiş olup, poliçe iptal belgesi düzenleme tarihi (17/06/2025) sonrası 8 iş günlük temerrüt süresi (27/06/2025) ile takip tarihi (02/07/2025) arasındaki 4 günlük süre için yıllık %24 faiz oranıyla yapılan teknik hesaplama sonucunda 75,29 TL işlemiş faiz tespit edildiği, bu durumda takip tarihi itibarıyla asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 28.705,23 TL olabileceği, davalı tarafın zamanaşımı, temerrüt, faiz ve karar tarihi esaslı hesap savunmaları yönünden, bu savunmaların özellikle faiz başlangıcı ve hukuki talep edilebilirlik bakımından tartışma yarattığı, ancak mevcut poliçe süresi ve iptal tarihi esas alınarak yapılan ana prim iadesi hesabını değiştirecek nitelikte yeni bir teknik veri ortaya koymadığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün ve yerinde olduğu, ... tarafından uygulanan idari tedbirler, şirketin hukuki kişiliğini ve sözleşmesel borçluluk sıfatını ortadan kaldırmayabileceği belirtilmiştir. Dava; İtirazın iptali (Genişletilmiş kasko kısmi iptal edilmiş olması nedeniyle poliçe süresinin kalan kısmına ilişkin prim iadesi kaynaklı itirazın iptali) davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Poliçe tanzim tarihi iptal tarihi, ödeme tarihi , icra takip tarihi ve arabulucuk süreci ile dava tarihi arasında sürenin durduğu dikkate alınarak, TTK 1420, TBK 154-155 maddesi uyarınca zamanaşımı defi'i yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 02.07.2025, davalı sigorta şirketine ödeme emri 04.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup itiraz tarihinin 10.07.2025 olduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu, alacağın prim iadesi niteliğinde olup olmadığı, poliçenin süresi ve prim tutarının ne olduğu, poliçenin hangi tarihte sona erdiği, kullanılmayan süreye isabet eden primin nasıl hesaplanacağı, ayrıca işlemiş faiz kaleminin dosyadaki veri setine göre nasıl değerlendirileceği, poliçedeki cayma/iptal hükümleri ile ilgili mevzuatın teknik açıdan prim iadesi ve temerrüde etkisi ve davalının husumet ehliyeti hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki poliçe incelenmiş olup, poliçenin başlangıç tarihinin 11/06/2025, bitiş tarihinin 25/12/2025, toplam sürenin 197 gün, brüt priminin 29.684,41 TL, iptal belgesi düzenleme tarihinin 17/06/2025 olduğu anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1419. maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesi sona erdiğinde, kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir. Bu hüküm, sigorta sözleşmesinin karşılıklı edim dengesine dayanır; sigortacı risk taşımadığı sürece prim almaya hak kazanamaz. Poliçenin "Cayma Hakkı Kullanımı Klozu"nda Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'a atıf yapılarak mesafeli sözleşmelerde 14 gün, taksitli satış sözleşmelerinde 7 gün içinde cayma hakkı kullanılabileceği belirtilmiştir. Ancak, dava konusu poliçe "Ticari Genişletilmiş Kasko" niteliğinde olup, sigorta ettiren ...'un vergi kayıtlarına göre "Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı" faaliyeti ile iştigal ettiği ve bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Bu durum, davacının tacir sıfatını taşıdığını ve uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'daki cayma hükümleri doğrudan uygulanmaz. Bilirkişi raporunda yapılan teknik inceleme ile; kesin prim hesabının iptal belgesi düzenleme tarihi 17/06/2025 esas alındığında; poliçe başlangıç tarihi: 11/06/2025, iptal tarihi: 17/06/2025, poliçe toplam gün sayısı: 197 gün, kullanılan süre: 7 gün (11.06.2025 dahil 17.06.2025 tarihine kadar), kullanılmayan süre: 190 gün (197 - 7), brüt prim: 29.684,41 TL olup hesabın "İade edilecek prim = 29.684,41 TL × (190 / 197) =İade edilecek prim = 28.629,94 TL" şeklinde yapıldığı, buna göre dosya kapsamındaki veriler ve iptal tarihi esas alınarak hesaplanan kesin prim iadesi tutarının 28.629,94 TL olduğu, 8 İş Günü Süresinin Hesaplanmasında ise; İptal belgesi düzenleme tarihi: 17/06/2025 (Salı) Buna göre, 8 iş günlük süre 26/06/2025 Perşembe günü sona erdiği, temerrüt 8 iş gününün bitimini takip eden ilk iş günü olan 27/06/2025 (Cuma) tarihinde başladığı belirtilmiştir. Dosyada yer alan ... Sigorta A.Ş. hakkında SEDDK/kurul kararı yazılarının ve özellikle... tarih ve ... sayılı Kurul Kararı, davalı sigorta şirketinin mali bünyesinin zayıflaması nedeniyle tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, ödemelerinin ise bir "ödeme onay komitesi" tarafından Kurumun onayıyla sınırlandırıldığını göstermekte olduğu anlaşıldığı, bu durumun sigorta şirketinin faaliyetlerini kısıtlayıcı nitelikte idari tedbirler uygulanmış olduğunu ortaya koyduğu ancak bu idari tedbirler, ... Sigorta A.Ş.'nin hukuki kişiliğini ortadan kaldırmaz ve mevcut sözleşmelerden doğan borç ve yükümlülüklerinin muhatabı olmaktan çıkarmadığı, şirketin hala bir tüzel kişilik olarak varlığını sürdürmekte ve sözleşmesel yükümlülüklerinin tarafı olmaya devam ettiği, SEDDK kararı, şirketin ödeme yapma yetkisini ve prosedürünü kısıtlamakta, ancak borcun varlığını ve borçlu sıfatını etkilemediği açıktır. Somut olayda; Davacı ... ile davalı ... Sigorta şirketi arasında 11.06.2025 tarihinde ... poliçe no'lu, 29.684,41-TL brüt prim tutarlı 11.06.2025-11.06.2025 vadeli "Ticari Genişletilmiş Kasko " poliçesi tanzim edildiği, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 09.04.2025 Tarih- 1038 Sayılı Kararı ile 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 20.Maddesi kapsamında gerekli sermayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettirildiğinin tevsik edilmesine kadar davalı ... Sigorta Şirketin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırılmasına karar verildiği, 6102 Sayılı TTK 1413.Maddesinde 'Sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptâl edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir.' hükmü gereği davacı Şirketin sigorta sözleşmesini fesih hakkının bulunduğu, 17.06.2025 Tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, İşlemeyen gün sayısının 190 gün olarak hesaplandığı, 6102 Sayılı TTK 1419.maddesinde '(1) Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir. ' hükmü gereği poliçe iade prim hesabı yapıldığı, iade edilecek tutarın bilirkişi tarafından hesaplandığı, davalı şirket tarafından tespit edilen ve davacı şirket tarafından tarafından asıl alacak takip konusu yapılan toplam 28.705,23-TL tutarın kadri maruf bulunduğu anlaşılmış olup davalının haksız itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebini reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... 23.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 28.629,94-TL asıl alacak ve 75,29-TL işlemiş faizi ile toplam 28.705,23-TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.960,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.345,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 28.705,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 1.271,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 560,40 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.175,80 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%95,76) dikkate alınarak; 5.913,76 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.404,96 TL'sinin davalıdan, 195,04 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 21/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır