İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/679 E. 2026/660 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/679
- Karar No
- 2026/660
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/679 Esas KARAR NO : 2026/660
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan emtiaların ...'ten ...'a nakliyesi sırasında 1 numaralı davalı taşıyıcı şirkete ait araçla taşındığını, varış yerinde yapılan tahliyede ürünlerin brandadaki deliklerden sızan yağmur suyu nedeniyle ıslanarak hasarlandığını ve hijyenik özelliğini kaybetmesi sebebiyle imha edildiğini, eksper raporuyla davalının ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalıya ödenen 165.136,14 TL tutarındaki tazminatın halefiyet ve alacağın temliki hükümleri gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... 20. İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra takibine davalıların itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin ticari faizle devamını ve yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin Türk Ticaret Kanunu ve CMR Konvansiyonu uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresini aştığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun yazılı başvuru yapılmadığını, davacının delillerinin tarafına tebliğ edilmediğini, ... Şirketi adına düzenlenen ... numaralı poliçenin vasıta başı azami sorumluluk limitinin 1.500.000,00-TL olduğunu, hasarın nakliye aracının brandasının yırtık olması nedeniyle meydana geldiğini ve poliçedeki "..." gereği teminat dışı kaldığını, müvekkil şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, aksi kanaatte olunması durumunda poliçedeki %1,00 oranındaki tenzili muafiyetin uygulanması gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporlarının tek taraflı ve objektiflikten uzak olduğunu, hasarın oluş şekli ve kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin müvekkil şirket açısından bağlayıcı olmadığını, TTK 1429 uyarınca sigortalının ağır kusuru veya kastı durumunda tazminat borcunun doğmayacağını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının gerekli belgeleri sunmadan takip başlattığı için kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ...Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat taleplerinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, hasar tarihinin 19.10.2023 olarak belirtildiğini, davacının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin zamanaşımını kesse de itirazın iptali davasının kanuni sürelere tabi olduğunu, arabuluculuk sürecinin zamanaşımını durdurma iddiasının mahkemece titizlikle incelenmesi gerektiğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden reddinin talep edildiğini, müvekkil şirketin ağır kusurunun bulunmadığını, TTK m. 886'da düzenlenen ağır kusur tanımına uyan bir durumun mevcut olmadığını, aracın brandasında oluşan küçük yırtığın öngörülemez olduğunu, müvekkil şirketin basiretli bir taşıyıcı olarak üzerine düşen özeni gösterdiğini, ağır kusurun ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının sunduğu ekspertiz raporunun tek taraflı ve sübjektif olduğunu, müvekkil şirketin gıyabında hazırlanan raporun hükme esas alınamayacağını, gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin müvekkil şirket açısından bağlayıcı olmadığını, emtianın gerçek değeri ve sovtaj imkanlarının araştırılmadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın likit ve muayyen olmadığını, müvekkil şirketin itirazının en doğal hakkı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, İİK m. 67/2 uyarınca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taşıma işinin fiili taşıyıcı Taha Enes Aykut tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketin fiili taşıyıcıya rücu haklarının saklı olduğunu belirterek davanın usulden veya esastan reddini, fahiş tazminat ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 231.164,52 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya Sigorta Eksperi, Taşımacılık Uzmanı, Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 15/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı vekili tarafından, nakliyat blok abonman sigorta poliçesi (sözleşme) sunulmadığından, poliçedeki teminat kapsamı ve gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılamayacağı, dava konusu olayımızda Kast ve pervasızca bir olay görülemediği, taşıma işinin Ticari faaliyet olduğu, Taşımacının bir tüccar gibi davranması gerektiği, üstü (Brandası yırtık ) bir araçla taşıma yapmasının doğru olmadığı, taşımacının, Üstü (... yırtık ) bir araçla taşıma yapmasının doğru olmadığı tespit edildiğinden, sorumluluktan kurtulabileceğine dair vesaik de görülmediğinden kusurdan söz edilebileceği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 165.136,14 TL tutarındaki zararı ödediği, asıl taşıyıcı (ve ...'nın sigortalısı olan) ... firmasının, icra dosyasına 28.01.2026 tarihinde yaptığı ödeme ve bu ödeme neticesinde dosyanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkin nihai takdirin tümüyle Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Dava; davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...'te yerleşik ...Tic. A.Ş. Firması tarafından ...'da yerleşik... Ltd. Şti firmasına satılan Hijyenik Sağlık ve Temizlik Ürünleri cinsi emtiaların ...'ten ...'a nakliyesi için taşıma sözleşmesi akdedilen ....Ltd.Şti'nin tahliye işlemleri sırasında emtiaların ıslanarak hasarlanması nedeniyle ve emtiaya ilişkin hasarın davalı taşıycı sorumluluğundaki taşıma esnasında, davalının kusuru nedeniyle meydana geldiği iddiasına dayalı olarak TTK 1472.maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle, davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunulmuş olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dolayısıyla yetki şartının kararlaştırılmadığı, HMK 6.mad göre genel yetkili mahkeme olan davalılardan birinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ayrıca usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı dikkate alınarak yetki itirazının reddine, Haksız fiil tarihi, eşyanın teslim tarihi, zararın tutarı ve yükümlüsünün öğrenme tarihi(ekspertiz rp tarihi 20.12.2023), ödeme tarihi(11.01.2024), icra takip tarihi(02.08.2024) ve arabulucuk süreci ile dava tarihi arasında sürenin durduğu dikkate alınarak, TTK 1420, TBK 154-155 maddesi uyarınca zamanaşımı defi'i yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 02.08.2024, davalı sigorta şirketine ödeme emri 06.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup itiraz tarihinin 09.08.2024 olduğu, davalı Koç firmasına ödeme emrinin 19.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği borca itiraz tarihinin 19.08.2024 olduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, sigortalı, ...TİC. A.Ş firması tarafından 17.10.2023 tarihinde ...LTD. ŞTİ.'nin ...'da bulunan deposuna hijyenik sağlık ve temizlik ürünleri (... Ürünleri) emtiası sattığı, emtianın nakliyesi için ... Tic. Ltd. Şti firması ile anlaştığı, bu firma da fiili nakliye işini ... isimli firmaya taşere ettiği, konu emtia 17.10.2023 tarihinde göndericinin ..., Türkiye adresinden ...sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkuna yüklenerek ...'a sevk edildiği, nakliye aracının ...'da bulunan alıcı ....LTD. ŞTİ'nin 19.10.2023 tarihinde varışıyla birlikte ürünlerin teslimi esnasında tırın römorkunda bulunan ürünlerin ıslanarak hasarlandığı bilgisi ... sayılı irsaliye üzerine not edildiği, akabinde hasardan haberdar olan sigortalı yetkililerinin hasarın tespit ve tazmini için sigorta şirketine ihbarda bulundukları, ekspertiz raporunda; sigortalının,... tesisinde 01.11.2023 tarihindeki yapılan ekspertiz çalışmasında elde edilen bilgi ve bulguların; emtianın kontrolünde, kolilerin ıslanmasında kaynaklı ürünlerin dış paketlerinde açılmalar ve deformasyonlar görüldüğü, ıslanmış olan ürünlerin koli içerisinde kalmasına bağlı nemlenerek, dış paketlerinde küf benzeri kirlenmeler görüldüğü, ürünlerin dış paketlerindeki ıslanmaya bağlı açılma ve nemlenmeden kaynaklı emtia hijyenik özelliğini kaybettiği kanaatine varıldığı, ayrıca taraflarına iletilen bilgi ve belgelerde sigortalı, emtianın nakliyesi için ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti firması ile anlaştığı ve fiili nakliyeci olan ... firmaya taşere edilmesi neticesinde teslim edilen ürünlerin sevkiyatında, 307 koli, Net: 1.378,55 kg, Brüt: 1.423,75 kg ağırlığında (...Ürünleri) emtiasının ıslanarak hasarlandığı bilgisinin alındığı, ıslanarak hasarlanan emtia bilgilerinin ise; "... 2 li JMB XXL 28xâx 292 koli, ...Süper Normal 40x24= 9 koli, ... 24x90 = 1 koli, ... . Arap Sabunlu = 5 koli, Hasarlı koli 227 + 225 adet = 452 adet" şeklinde tespit edildiği anlaşılmıştır. TTK.'nın 875/1. maddesi uyarınca "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886) T.T.K.'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödeme nispetinde onun haklarına halef olduğu açıktır. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.(TTK 875,879) Somut olayda; ekspertiz raporuna göre nakliyat ekspertiz raporunda eksper tarafından taşıyıcının CMR konvansiyon hükümlerine göre sorumlu olması gereken SDR hesabının yapılmış olduğu, SDR Limitasyonu Değerlendirmesi sonucu SDR hesabının 29.5414 EUR/ 116.044,64-TL olarak hesaplandığı, net hasar tutarının 181.649,75-TL olarak sigorta kuruluşuna raporlandığı anlaşılmıştır. Davalı taşıyıcı tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...te yerleşik ... Tic. A.Ş. Firması tarafından ...'da yerleşik... Tic. Ltd. Şti firmasına satılan ...cinsi emtiaların taşınma hizmeti verildiği, hizmet faturasına göre konteynere yüklemenin davalı tarafından yapılmış olduğu, davalının emtianın tam ve eksiksiz olarak sevk edilmesini, ön görülen şekilde hava, deniz ve karayolu ile malın satıldığı noktaya kadar nakliyesinin yapılmasını, varış adresine tam ve eksiksiz olarak ulaşmasını, nakliye/ihracat işlemlerinin tamamlanmasını sağlamakla mükellef olduğu ve tüm sevk işlemlerinin gönderici firma adına davalı tarafından yapıldığı, davalı firmaca belge içeriklerine uygun olarak emtianın toplam koli/ağırlık miktarının kontrolü yapılmak suretiyle, konteynıra yükleme işlemlerinin yapıldığı ve sevkiyata dair tüm iş akışından sorumlu olduğu, aksinin dosya kapsamı ile davalı tarafından isbat edilemediği, taşıyıcının taşıma konusu emtiayı satıcıdan tam ve hasarsız teslim aldığı emtiayı nihai varış yerinde hasarlı olarak teslim ettiği, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olup davacı sigortacı tarafından sigortalı emtiada meydana gelen zarar dolayısıyla sigortalısına yapılan ödemenin TKK md. 1472 hükmü kapsamında davalılardan rücuen tahsilinin talep edilebileceği anlaşılmış olup, TTK m.882 madde "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. " ve Sorumluluk sınırları TTK. MADDE 1186- (1) Eşyanın uğradığı veya eşyaya ilişkin her türlü zıya veya hasar nedeniyle taşıyan, her hâlde, hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla, koli veya ünite başına 666,67 Özel Çekme Hakkına veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safî ağırlığının her bir kilogramı için iki Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarı aşan zarar için sorumlu olmaz; meğerki, eşyanın cinsi ve değeri, yüklemeden önce yükleten tarafından bildirilmiş ve denizde taşıma senedine yazılmış olsun. Özel Çekme Hakkı, fiilî ödeme günündeki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir." hükümleri uyarınca bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ile somut olayda taşımacının, Üstü (Brandası yırtık ) bir araçla taşıma yapmasının doğru olmadığı/kusurlu olduğu tespit edildiğinden, sorumluluktan kurtulabileceğine dair vesaik de görülmediğinden davacının rücu talebinde bulunabilmesi açısından bu şart sağlandığı, ikinci koşulu sağlayıp sağlamadığının tespiti noktasında ise davacı sigorta şirketinin sigortalısına 165.136,14 TL tutarındaki zararı ödediğinin söylenebileceği, asıl taşıyıcı (ve ...Sigorta'nın sigortalısı olan) ... Lojistik firmasının, icra dosyasına 28.01.2026 tarihinde yaptığı ödeme ve bu ödeme neticesinde dosyanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkin nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. .... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan kapak hesabı incelendiğinde; 49.515,52 TL + 181.649,00 TL alacak olmak üzere takipte kesinleşen toplam miktarın 231.164,52 TL, 21.035,97 harç miktarı (%91) - (%9.1), 126.146,52 toplam faiz, 36.986,32 vekalet ücreti (nispi)(tam), 2.036,70 masraf olmak üzere toplam 417.370,03 yekun alacak, 416.281,56 yatan para olmak üzere bakiye borcun 1.088,47 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; ... 20. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya üzerinden başlatılan takibe davalıların itiraz etmesi üzerine 26.09.2025 tarihinde davanın açıldığını, yargılama sürecinde dava dışı ... Şirketi tarafından 12.01.2026 tarihinde icra dairesi hesabına ödeme yapıldığını, bu ödeme neticesinde icra dosyasının infazen kapatıldığını, gelinen aşamada borç tamamen ortadan kalktığı için davanın konusuz kaldığını, esas hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığını, dava tarihi itibarıyla müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı ve haklılığı bulunduğunu belirterek davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... Şti.vekili 28/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile;davaya konu olan ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki alacağın dava dışı borçlu ...Ltd. Şti. tarafından 12.01.2026 tarihinde icra dairesi hesabına ödenmesi suretiyle davanın konusuz kaldığını belirttiğini, Sayın Mahkemenin 22.01.2026 tarihli ara kararı uyarınca davanın konusuz kalması hasebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin 1. fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerektiğini, davanın açılmasına bizzat davacının sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin borçlu olmadığını ve itirazında haklı olduğunu, davanın üçüncü bir kişinin ödemesiyle konusuz kalmasının davacının müvekkili haksız yere davalı konumuna soktuğu gerçeğini değiştirmediğini, bu nedenle hakkaniyet gereği tüm yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerektiğini, müvekkil lehine doğan vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilmesini talep ettiğini, davacının müvekkil şirketin borçlu olmadığını bilebilecek durumda olmasına rağmen sırf tahsilatı hızlandırmak amacıyla müvekkili hasım göstererek işbu davayı açmasının açıkça kötü niyetli olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istediğini, davanın esası hakkında bir karar verilmeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı dahil tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş.vekili 29/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile;davanın konusuz kalması halinde HMK 331. maddesi uyarınca açılış tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edildiğini, üçüncü kişinin ödeme yapmasının müvekkilini haksız konuma düşürmediğini, bu sebeple yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi gerektiğini beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesine göre davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumuna bakarak yargılama masraflarının haksız çıkan tarafa yüklenmesi düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dava konusu borcun haricen tahsille ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş, ödeme dekontu dosyaya ibraz edilmiş, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesi taleplerinin bulunmakta olduğunu belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğu beyan edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ile somut olayda dava konusu nakliye işleminin davalı taşıyıcının sorumluluğunda gerçekleştiği, hasarın meydana gelmesinden davalı taşıyıcının sorumluluğunda olduğu, dosyada mevcut ....Ltd.Şti. Adına düzenlenen ... numaralı 01.11.2023-27.04.2024 tarihleri arasında geçerli ... Taşıyıcının Sorumluluğu Blok Sigorta Poliçesi kapsamında "sigortalının yurtiçinde muhtelif illere taşımayı yazılı olarak taahhüt ettiği emtianın taşınması faaliyetlerinden kaynaklanabilecek taşıdığı emtianın hasar ve ziyanına ilişkin yasal sorumluluğuna teminat sağlamak amacıyla Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ile bu şartlara nazaran üstün olan yazılı ve/veya ekli özel şartlar ve klozlar çerçevesinde akdedilmiş" olduğu, poliçe limitinin 1.500.000,00-TL olduğu anlaşılmış olup, dava konusu hasarın davalı taşıyıcının sorumluluğu kapsamında ve poliçe limiti kapsamında sigorta poliçesi kapsamında olduğu değerlendirilerek, yargılama aşamasında mahkememizdeki işbu davaya konu edilen alacak talebi ile ilgili olarak davalının yüklenicisi tarafından 08/01/2026 tarihinde ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü bulunmakla birlikte somut olay bakımından her ne kadar davaya konu borç dava tarihinden sonra dava dışı ... Şirketi tarafından ödenmiş ise de; davalının hasardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunduğunun tespiti halinde zarar kalemleri ve miktarlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve bu hali ile davalının itirazında itiraz anında haksız olmadığı ve alacağın likit olmadığı dikkate alınarak şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli (2/3 oranına göre) 488,00 TL harcın peşin alınan 1.664,30 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 1.176,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ...Şti. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 21/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır