İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/418 E. 2026/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/418
Karar No
2026/625
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/418 Esas KARAR NO : 2026/625

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi'nin maliki olduğu ve diğer davalı ...'in sürücülüğünü yaptığı ... plakalı araç ile müvekkil şirkete ait ... plakalı araç arasında 30.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları ile bu durumun sabit bulunduğunu, kazaya karışan aracın işleteni ve sürücüsünün meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkil şirkete ait aracın uzun süre onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanılamadığını, aracın kullanılmadığı dönemde müvekkilin araç mahrumiyeti zararına uğradığını, Yargıtay içtihatları uyarınca onarım süresi boyunca emsal araç kiralama bedeli üzerinden mahrumiyet tazminatı ödenmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası niteliğindeki bu davada alacağın belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini, ayrıca davalı tarafın ödeme yapmaktan kaçınması ve mal kaçırma ihtimali göz önünde bulundurularak İİK m. 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 20/05/2026 tarihli dilekçesi ile;davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığını, dava dilekçesinde şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli talep edildiğini, 13/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin arttırılmasının zorunlu hale geldiğini, başlangıçta talep edilen 100,00-TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin 2.375,00 TL oranında arttırıldığını, kaza sebebiyle oluşan toplam 2.475,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, talep artırım talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 30.04.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli talebiyle dava açtığını, ancak müvekkil şirketin ... plakalı aracın maliki olmasına rağmen işleteni olmadığını, aracın 23.08.2022 tarihli sözleşme ile ...A. Ş. 'ye kiralandığını, kazaya sebebiyet veren sürücü ...'in müvekkil şirket çalışanı olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işleten sıfatının kiracı şirkete ait olduğunu, bu nedenle müvekkil şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olması sebebiyle HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının ekspertiz incelemesi ile zararını tespit edebileceğini, bu nedenle davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu, müvekkil şirketin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davanın işleten sıfatını haiz Karel şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, davacı aracının kaza öncesinde ağır hasar kaydının bulunup bulunmadığının Sigorta Bilgi Merkezi'nden araştırılmasını talep ettiklerini, kusur durumu ve maddi zararın tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin köklü bir filo şirketi olup mal kaçırma riski bulunmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil ... cevap dilekçesinde özetle; 23.06.2025 tarihinde tebliğ edilen tazminat davasına karşı öncelikle yetki itirazında bulunulduğunu, haksız fiilin gerçekleştiği yerin ... olması, diğer davalı şirketin ...'da faaliyet göstermesi ve kendisinin ikametgahının ...'da bulunması nedeniyle davanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirttiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizliğine ve dosyanın ...'ya gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, esasa ilişkin olarak 30.04.2024 tarihinde meydana gelen kazada kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenmiş bir kaza tespit tutanağı bulunmadığını ifade ettiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde kendi kusurunun bulunmadığının, tali yoldan çıkan davacıya ait araç sürücüsünün ...plakalı araca çarparak tam kusurlu olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacının kusura ilişkin beyanlarını kabul etmediğini, dava dilekçesinde aracın tamir süresinin belirtilmediğini, kaza tarihi itibarıyla tamir süresi belli olan bir alacağın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasal olmadığını, davanın bu yönüyle de reddinin gerektiğini, sonuç olarak yetkisizlik itirazının kabulü ile davanın reddine, alacağın belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak açılan davanın reddine, kazada kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile masrafların karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, hasar ve kaza tespit tutanağı bilgisi dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya kusur ve hasar konusunda uzman, mali müşavir ve sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 13/03/2026 tarihli raporda; dava konusu olayda davalı sürücü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı şirkete ait aracın sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı şirketin talep edebileceği araç mahrumiyet zararının kusur oranına göre KDV dahil net 2.475,00 TL olduğu belirtilmiştir. Dava; Davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu dava dışı...Sigorta A.Ş.'nin ... sigorta poliçesi ile sigortalısı ... plakalı aracın davacıya ait ... plaka sayılı araçla 30.04.2024 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen kazanç kaybı bedelinin tahsili ilişkin (haksız fiilden kaynaklanan) alacak davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin kaza tarihi, zararın öğrenilme tarihi, ödeme tarihleri, davacı tarafça zararın tahsili için arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle KTK 109 md., TBK 154-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı yönünden davalının itirazının reddine, Davada alacak miktarının (kusur oranı tespiti, hasar tespiti, oranım süresi vs) bilirkişi incelemesini gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasına engel bir durum olmadığı gibi davanın HMK 109 mad uyarınca kısmi alacak davası şeklinde açıldığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazlarının reddine, HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda 30.04.2024 günü saat 09:10 sıralarında ... ilçesi Işık yılı caddesi ile .... Cadde kavşağında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla sürücü ... yönetimindeki ...plakalı aracın çarpıştığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile, dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyri sırasında kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, daha dikkatli ve tedbirli seyretmesi, kavşakta sağından gelen davacı aracına ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu kurallara uymadığından olayda %75 oranında asli kusurlu olduğu, buna karşın davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü İsmail Şimşir ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, daha dikkatli ve tedbirli seyretmesi, görüşün açık olduğu kavşakta solundan hızla gelen davalı aracına karşı sert fren tedbiri alması gerekirken bu kurallara uymadığından olayda %25 oranında tali kusurlu bulunmuş olup, somut olayın özelliklerine ve dosya kapsamına uygun kusur değerlendirmesine Mahkememizce de itibar edilmiştir. 6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları ... Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”, şeklinde ifade edilmiştir. Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 4.HD'nin ...E- ... -K sayılı kararında; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir. Davalılardan ... Şti.vekiline Mahkememiz celse ara kararı uyarınca uzun dönem araç kiralama sözleşmesi iddiası yönünden, uzun dönemli araç kira sözleşmesinin uygulandığına / yürürlüğe girdiğine dair faturanın, damga vergisi ödemesinin, teminat yazısının, teslim tutanağının dosyaya sunulması için 2 haftalık kesin süre verildiği ve süresi içerisinde herhangi bir beyan dilekçesi ibraz edilmediği takdirde dosyanın mevcut haliyle ek rapora gönderileceğinin ve karara çıkarılacağının ihtar edildiği ancak davalı tarafça bu hususta herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile; davalıların malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davacı şirkete ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davalı tarafın tam kusurlu olduğu, davacı aracının tamir süresince kullanılamaması nedeniyle araç mahrumiyet zararı oluştuğu belirtilerek tazminat talep edildiği, davalı şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, husumet yokluğu savunulduğu, aracın uzun dönem kiralandığı, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve davanın reddinin gerektiği ifade edildiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede 30.04.2024 günü saat 09: 10 sıralarında ... ilçesi... Caddesi ile 1674. Cadde kavşağında meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in kavşaklarda geçiş hakkı kurallarına uymadığı gerekçesiyle %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması ve gerekli tedbirleri almaması nedeniyle %25 oranında tali kusurlu bulunduğu, aracın marka ve modeli ile hasar durumu dikkate alındığında makul tamir süresinin 4 gün olarak belirlendiği, emsal araç kiralama bedelleri üzerinden yapılan hesaplamada günlük kira bedelinin KDV dahil 870,00 TL olduğu, 4 günlük toplam kira bedelinden amortisman ve sabit giderler gibi zorunlu tasarrufların düşülmesi neticesinde davacının gerçek araç mahrumiyet zararının 3.300,00 TL olarak hesaplandığı, davacının kusur oranına göre talep edebileceği nihai tutarın KDV dahil net 2.475,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporundaki değerlendirmelere Mahkememizce de itibar edilmekle neticeten davacının davasının kabulü ile, 30.04.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu dava dışı ihbar olunan ... Sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın kusuru (% 75) oranında mahrum kalınan süre için aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı bedeli olarak hesaplanan 2.475,00-TL alacağın haksız fiil tarihi olan 30.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, 1-a) 30.04.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu dava dışı ihbar olunan ... Sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın kusuru (% 75) oranında mahrum kalınan süre için aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı bedeli olarak hesaplanan 2.475,00-TL alacağın haksız fiil tarihi olan 30.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 658,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 73,91 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 2.475,00-TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 42,69 TL tamamlama harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 390,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.048,09 TL yargılama giderinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.14/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/418, K. 2026/625, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-418-e-2026-625-k-312b877181ea