Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/468 E. 2026/1114 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/468
- Karar No
- 2026/1114
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/468 KARAR NO : 2026/1114 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2026 (Karar) NUMARASI : 2025/... Esas, 2026/... Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Sigorta arasında düzenlenen, ... tarihli ... numaralı poliçe ve ... tarihli ... numaralı poliçe ile ... Mah. ... Cad. Üzerinde bulunan ... ...Şubesi, ... adres kodlu taşınmazın sigorta ettirildiği, sigorta kapsamında emniyeti suistimal hasarının meydana gelmesi halinde ... numaralı poliçe ile 100.000,00-TL' ye kadar (... tarihine kadar), ... numaralı poliçe ile 150.000,00-TL' ye kadar müvekkili şirketin zararının karşılanacağı anlaşılmış olup prim ödemeleri müvekkili şirketçe tamamlandığını, sigortalı mahalde ... tarihinde müvekkili şirket çalışanı ... tarafından ... Market ... ... Şubesinde saat 05.00 sularında güvenlik kameralarının görüntü alması engellenerek sigara çalındığını, yapılan incelemede davalının bu işlemi uzun süredir yaptığını, aynı gün olayla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu fiil nedeniyle ... ve çaldığı sigaraları sattığı kişi olan ... hakkında Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/... Esas - 2021/...Karar sayılı karar ile mahkumiyet hükmü verildiğini, müvekkili şirket, emniyeti suistimal riskinin gerçekleştiği yönünde ... Sigorta'ya başvuruda bulunulduğunu, ... sayılı hasar dosyası açıldığını, teminatın ödenmesi taleplerinin söz konusu hasarın riziko adresinden farklı bir adreste olduğu iddiasıyla reddedildiğini, hasarın gerçekleştiği adres ile rizikonun gerçekleştiği adresin aynı olduğunu, ilgili fiil nedeniyle zarara uğrayan müvekkili şirket zararın ... Sigorta'dan ve ...'ten tahsil edilebilmesi amacıyla zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın tazmini için dava açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmaması için davalının malvarlığına tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... bakımından rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi bakımından başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi limit ile sorumlu olmak kaydıyla müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçe özel ve genel şartları kapsamında emniyeti suistimal klozu koşullarının oluşmadığını, şüphelinin hasar tarihinde hasarın meydana geldiği şubede SGK kayıtlı çalışan olmaması nedeniyle emniyeti suistimal klozu şartlarının sağlanmadığını, muafiyet klozunun dikkate alınması gerektiğini, haksız ve hukuk dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosya kapsamı ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi 2023/... Esas, 2025/...Karar ve 17/04/2025 tarihli ilamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile sigorta şirketi davalı arasında ...-... tarihlerini kapsayacak şekilde ''... Market Sigorta Poliçesi'' imzalandığı, akdedilen poliçede Emniyeti Suistimal Teminatı olarak; "Sigortacı, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişi veya kişilerin, sigortalıya ait para ve kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı maddi zararı yasal faizi ile birlikte, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydıyla poliçede yazılı teminatı geçmemek üzere Hırsızlık Sigortası Genel Şartları çerçevesinde temin eder" hükmünün yer aldığı, davalı ...'in hırsızlık olayını gerçekleştirdiğini kabul ettiği, ceza yargılamasında davalının marketten sigara aldığı günlerin adedi, tek seferde alabileceği sigara sayısı değerlendirildiğinde davacının o tarihlerdeki satışlarında meydana gelen tüm zararının hırsızlık olayına atfedilemeyeceği, davalının da kabulünde olan hırsızlık olayının belirli günlerde yapıldığı, hırsızlığın yapıldığı her gün için de çalınan sigara sayısının belirlebilir olduğu, davacı tarafa kaldırma kararı doğrultusunda hırsızlığın gerçekleştiği ...- 30/06/2019- 07/03/2019- 12/07/2019 tarihlerdeki ticari defterleri, faturaları, satış belgeleri, varsa şubedeki stokları gösterir evrakları sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde hırsızlık olayı ile bağdaştırılabilecek yeterli kanıtın dosyaya sunulmadığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında da hırsızlık yapılan sigara miktarının net tutarının tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, zararı ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dosyada mevcut delillerle zararın miktarının tam olarak tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ceza yargılamasında sanık olan davalı ...'in beyanı nazara alınarak davalının çalmış olduğu sigaraların bedelinin ortalama 5.500TL olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek" gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 27/07/2020 tarihinden, davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'in hırsızlık fiili hakkında yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkili şirketin davalı sigorta şirketine başvurduğunu ancak talebinin reddedildiğini, hırsızlık fiili sabit olup, gerçekleşen rizikonun da teminat kapsamında olduğu mahkemece kabul edildiğini, zararın varlığı sabit olduğu halde miktarın tam olarak ispat edilmemesi durumunda hakimin TBK'nın 50/2 hükmü uyarınca olayın olağan akışı ve somut olguları dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir tazminat belirlemesi yapması gerekirken zararın kapsamın objektif gerçeklik çerçevesinde takdir etmek yerine soyut ve denetime elverişsiz bir miktara hükmetmesinin ispat kurallarının dar yorumlamasının zarar gören aleyhine hakkaniyete aykırı bir sonuca ulaştırdığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davanın 216.000,00-TL olarak ıslah edilmesi nedeniyle 216.000,00-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın başvuru sırasında gerekli belgeleri sunmadığını, poliçe özel ve genel şartları kapsamında emniyeti suistimal klozunun oluşmadığını, hasarın meydana geldiği adresin poliçede belirtilen riziko adresinden farklı olduğunu, hasarın meydana geldiği şubede diğer davalının SGK'ya kayıtlı çalışan olmaması nedeniyle zararın emniyeti suistimal teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul etmemekle birlikte muafiyet klozunun dikkate alınması gerektiğini, 19/11/2021 tarihli kök raporda da ilgili hasarın suistimal kapsamında ödenmeyeceğinin bilirkişi tarafından belirtildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı ve davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen ... Market Paket Sigorta Poliçesi ...-... tarihlerini kapsamaktadır. ... ve ... tarihlerinde davacının ... Şubesinde işyeri çalışanı olan davalı ... tarafından hırsızlık olayı gerçekleştirilmiş, hırsızlık olayından sonra düzenlenen eksper raporuna göre; şüphelinin hasar tarihinde hasarın meydana geldiği şube de SGK kayıtlı çalışan olmaması nedeniyle emniyeti suistimal klozu şartlarını sağlamadığından, zarar teminat kapsamı dışında değerlendirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde hırsızlık sonucu meydana gelen zararın poliçe kapsamında olduğu kabul edilerek zararın ortalama 5.500,00-TL olduğu kabulü ile hüküm tesis edilmiş, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurması üzerine Dairemizin 2023/... Esas, 2025/...Karar sayılı ilamında; "Poliçe de Emniyeti Suistimal klozunda; " Sigortacı, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişi veya kişilerin, sigortalıya ait para veya kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile veya dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı maddi zararı yasal faizi ile birlikte, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydıyla, poliçede yazılı teminatı geçmemek üzere, hırsızlık sigortası genel şartları çerçevesinde temin eder." denilmektedir. O halde, hırsızlık olayını gerçekleştiren davalı ...'in davacının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişi olduğunun sabit olması, hırsızlık olayının poliçe de belirtilen adreste gerçekleşmesi, davacının 11 ayrı şubesi bulunup emrinde çalışan davalı ...'i kendine ait işyerlerinde görevlendirebileceği, poliçede de bununla ilgili bir kısıtlama bulunmaması nedeniyle, gerçekleşen zararın poliçe teminatı kapsamında olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, davalı ... gerçek zarar miktarı ile, davalı sigorta şirketi ise gerçek zarar miktarından poliçe limiti ile sorumlu olup, 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda dolap kapasitesi, her sigara bedelinin ortalama 15 TL olacağı ve 4 kez gerçekleşen hırsızılık olayında dolabın tamamen boşaltılmış olmasının kabulü ile zarar hesaplaması yapılmış, ilk derece mahkemesince de davacının gerçek zararının tam olarak ispatlanamadığı kanaati ile davalı ... 'in ceza yargılamasındaki beyanı dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kururmuştur. Gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılan inceleme yeterli görülmemiştir. Bu durum da, mahkemece, davacının hırsızlığın gerçekleştiği tarihlerde ki ticari defterleri, faturaları, satış belgeleri, varsa şubedeki stokları gösterir evraklar incelenip işyerinde bulunan sigara sayısı, markası, satılan miktar, oluşan açık, ceza dosyası ve ekspertiz raporu birlikte dikkate alınarak gerçek zararın tespiti için sigorta hukuku ve mali müşavir bilirkişi raporu alınarak gerçek zarar belirlenip, muafiyet klozu da dikkate alınıp, uğranılan zarar miktarının tam olarak ispat edilemediği takdirde de 6098 sayılı TBK'nın 50/2. maddesi değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası bilirkişi heyetinden alınan ek ve kök raporda neticeten; hırsızlık yapılan sigara miktarının net tutarının tespitinin hesaplanmasının mümkün olamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışanı olan ...'in davacıya ait iş yerinde hırsızlık yaptığı sabit olup, söz konusu zararında davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe teminatı kapsamında olduğu, ancak davalıların gerçek zarardan sorumlu olup davacı tarafça meydana gelen zararın ispatlanması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın zararın hükmedilen miktardan daha fazla olduğu yönünde somut bir veri sunulmadığı, eldeki dava tazminat davası olup AAÜT 13/3. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi lehine belirlenen vekalet ücretinin usulüne uygun olduğu tespit edildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında davacı ve davalı sigorta şirketinden yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.