İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/887 E. 2026/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/887
Karar No
2026/647
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/887 Esas KARAR NO : 2026/647

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı şirketin uzun dönem kiralamış olduğu ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 16.05.2023 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle oluşan maddi hasar nedeni ile davacıya ait aracın serviste onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanılamadığını, davacı şirkete ait araç şirket kullanımına tahsis edilmiş olduğundan aracın kullanılamaması sebebiyle araç mahrumiyet bedeli oluştuğunu, kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedelinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, davalı şirket aleyhine 09.05.2025 tarihinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile işbu davadaki taleplerinin tahsili talepli olarak dava açtıklarını, ancak mahkemece verilen kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığından ispat edilemeyen davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, belirsiz alacak davası ikame edilmesi ile söz konusu alacak için zamanaşımı süresinin dava açılış tarihi olan 09.05.2025 tarihinde kesildiğini, ayrıca davalı sürücü ... yönünden de TBK MADDE 155 uyarınca zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur hükmü gereği zamanaşımı süresinin kesildiğini beyan ederek iş bu davada alacağın belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedeli alacağının şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, HMK m. 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazanın 16.03.2023 tarihinde meydana geldiğini, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, kazaya konu aracın ticari amaçla kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, bu nedenle ticari kazanç kaybından söz edilemeyeceğini, tazminata takdir edilmesi halinde uygun bir hakkaniyet indiriminin uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle dava konusu araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, ... 2. ATM'nin ... esas sayılı dosyası celbedilmiş, trafik bilirkişisinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya ibraz olunan 06/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Kusur durumu yönünden; - ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu – ... plakalı otomobil sürücüsü...’in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu trafik kazasında mahkeme ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespitinin hakim yetkisinde olduğu, Hak mahrumiyeti yönünden; davaya konu olan ... plakalı 2018 Model ve 107.511 km bulunan, ...otomobilin serviste onarımda kaldığı süre içerisinde davacı taraf aracının kullanamayacağı, bu süre içerisinde hak mahrumiyet zararının bulunacağı, olay tarihi 16/03/2023 olması itibari ile tespit edilen kiralama ücretinin günümüz fiyatları olduğu, Merkez Bankasının Enflasyon hesaplamasına göre olay tarihi itibari ile aracın günlük kiralama ücretinin yaklaşık 600.TL olduğu 7 iş günü içinde kiralama ücretinin olay tarihi itibari ile 600.TLx7 iş günü = 4.200.TL hak mahrumiyeti zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 15/05/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 100,00-TL olarak talep edilen araç mahrumiyet bedeli alacağını 4.100,00-TL artırarak kaza sebebi ile oluşan 4.200,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayın incelenmesinde; davacının iş bu davada müteselsilen sorumluluk esasına dayalı olarak iki davalı yönünden araç mahrumiyet bedeli talep ettiği, davalılardan Boen Şirketi yönünden davacının iş bu davanın açılmasından önce ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında dava açtığı, o davada da araç mahrumiyet bedeli talep ettiği, davacı tarafın Mahkemenin verdiği kesin sürede delil avansını yatırmadığı, davanın bu nedenle reddine karar verildiği, Emsal Adana BAM 3 Hukuk Dairesi'nin Dosya No:... Karar No:... sayılı ilamında da belirttiği üzere delil avansının yatırılmaması sebebiyle ilk davada kurulması istenilen hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olması halinde önceki davanın eldeki dava için kesin hüküm oluşturacağı, bu nedenle eldeki davanın 6100 Sayılı HMK.'nun 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince davalı Boen Şirket yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, Diğer davalı ... yönünden ise süresinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunulduğu, kaza tarihinin 16.03.2023 tarihi olduğu, davacı tarafın fiili ve faili öğrenmesinden itibaren iki yıllık kesin sürede dava açması gerektiği, TBK MADDE 155 uyarınca zamanaşımının müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilmesi halinde diğerlerine karşı da kesilmiş olacağı, davanın açılması ile zamanaşımının kesileceği, müteselsil borçlu davalı ... Şirketine karşı açılan davanın 09.05.2025 tarihli olduğu, iki yıl süre dolduktan sonra zamanaşımın kesildiği, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu değerlendirilerek bu davalı yönünden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verildi. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın davalı...AŞ yönünden n HMK 114/1-(İ) maddesi gereğince kesin hüküm bulunmamasına ilişkin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2- Açılan davanın davalı ... yönünden zamanaşımı süresi dolduğundan reddine 3-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 4.200,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın 2026 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 50.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/887, K. 2026/647, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-887-e-2026-647-k-055bff0287f8