İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/809 E. 2026/657 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/809
Karar No
2026/657
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/809 Esas KARAR NO : 2026/657

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...plakalı aracın 08.05.2024 tarihinde park halindeyken davalı ...’nin maliki, davalı ...’un ise sürücüsü olduğu ... plakalı ... otobüsünün çarpması neticesinde hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 52/1-B maddesini ihlal ederek tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, hasar ihbarı üzerine yapılan incelemeler neticesinde 20.05.2024 tarihli ekspertiz raporu ile hasarın tespit edildiğini, sigortalı araca verilen hasar nedeniyle 07/06/2024 tarihinde ... A.Ş. ’ye 158.619,67 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından poliçe limitleri dahilinde 86.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 72.619,67 TL tutarındaki hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalılara 01.08.2024 ve 29.07.2024 tarihlerinde ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için ... 18.İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalıların bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, 05.03.2025 tarihli .... numaralı arabuluculuk son tutanağı ile tarafların anlaşamadığını belirterek, davalıların ... 18.İcra Müdürlüğü nezdindeki...E. sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri bulunduğunu, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen kusur iddialarının gerçeği yansıtmadığını, trafik kaza tespit tutanağında yer alan kanaatin somut olaydaki kusur durumlarını ortaya koymaktan uzak olduğunu, sigorta şirketleri tarafından re'sen belirlenen kusur oranlarının üçüncü şahıslar açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, bu sebeple mahkemece uzman bilirkişi marifetiyle oransal kusur tespiti yaptırılması gerektiğini, sigortalı araç için yapıldığı iddia edilen masrafların ve davacının zarar olarak ileri sürdüğü miktarların gerçeği yansıtmadığını, sigortacının rücu hakkının ödediği tazminat ölçüsünde ve gerçek zarar miktarını aşmamak kaydıyla geçerli olduğunu, davacının talep ettiği hasarlı parça, malzeme, onarım, montaj ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu ve piyasa değerlerinin çok üzerinde bulunduğunu, bu miktardaki hasar bedelinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile gerçek hasar durumunun tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle görev yönünden davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği tüm hususlara itiraz edildiğini, davacının talep ettiği haksız ve hukuksuz dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı definde bulunulduğunu ve davanın zamanaşımından reddinin talep edildiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin kusura ilişkin tek taraflı beyanlarının kabul edilmediğini, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, kaza tespit tutanağında müvekkile kusur atfedilse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, kazanın oluşumu ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığının tespiti için uzman bilirkişilerce inceleme yapılması gerektiğini, davacı sigortalısının aracını yanlış park etmesi ve kurallara riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, davacı tarafın sigortalısının aracını dörtlüleri yakarak park ettiğini iddia etse de bu durumun yanlış park halini değiştirmediğini, kamera görüntülerinden bu hususun anlaşılacağını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi kurumundan kusur raporu alınmasını ve araç içi ile dışı kamera kayıtlarının ..'den celbini talep ettiklerini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kurumunun 08.12.2010 tarihli ve ...K. sayılı ilamları uyarınca hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davacının talep ettiği tutarların haksız ve afaki olduğunu, eksper raporu ve kaza tespit tutanağının yeterli olmayıp detaylı araştırma yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği hasar bedeli kalemlerinin fahiş olup rayiç piyasa bedellerine uygun olmadığını, davacının gerçek zararının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 67. maddesi gereği müvekkilin kötü niyetli olduğunun kanıtlanması ve alacağın likit olması gerektiğini, oysa meydana gelen olayda kusur oranlarının belli olmadığını, haksız fiillerden kaynaklanan tazminat davalarında icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi kurumunun 28.06.2004 tarihli ve ... E. sayılı kararı uyarınca likit olmayan alacaklar için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, dava konusu kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddine ve yargılama harç ile giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, hasar, KTT ve Eksper rapor bilgisi, hasar dosyası tespit edilemediğine ilişkin bilgi dosyamız içerisine alınmıştır. ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğine; davacı tarafından davalı aleyhine 72.619,67-TL Asıl Alacak (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) , 7.162,49 TL diğer faiz olmak üzere toplam 79.782,16-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin 07/11/2024 tarihindre tebliğ edildiği, borçlu vekilince 07/11/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kusur ve hasar konusunda uzman ve sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 19/06/2026 tarihli raporda;dava konusu olayda davalı sürücü ...'un %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı şirketin talep edebileceği bakiye maddi zararının 72.619,67 TL olduğu, davacı şirketin talep edebileceği işlemi yasal faiz miktarının 7.162,49TL olduğu belirtilmiştir. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından ... no'lu ...Poliçesi ile dava dışı ...Şti. Adına sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 08.05.2024 günlü kaza olayı nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından tespit edilen 158.619,67-TL'lik hasar bedelinin ödenmesi akabinde rücu başvurusu sonucu karşı tarafın ... sigortacısı... A.Ş.' nin poliçe limitleri dahilinde 86.000,00-TL ödeme yaptığı, bakiye 72.619,67-TL'nin tahsili için ....18.İcra Müd.... E sayılı dosyası başlatılan takibe davalılarca itiraz edildiği işbu davanın vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1.maddesi uyarınca; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Kasko Genel Şartları B.4. Hasar ve Tazminatın Sonuçları maddesinde rücu hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir: "4.3.Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle haksız fiil tarihi(08.05.2024) zararın tutarı ve yükümlüsünün öğrenme tarihi(ekspertiz rp tarihi), ödeme tarihi , icra takip tarihi ve arabulucuk süreci ile dava tarihi arasında sürenin durduğu dikkate alınarak, TTK 1420, TBK 154-155 maddesi uyarınca zamanaşımı defi'i yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 04.11.2024, davalı şirkete ödeme emri 10.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği itiraz tarihinin 06.11.2024 olduğu, davalı sürücü ...'ya 07.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup itiraz tarihinin 08.11.2024 olduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla...üzerinde ... istikametine seyir halindeyken ... önüne gelindiği esnada aracının sağ arka kısımlarıyla No... önünde ikinci sırada dörtlüsü yanar vaziyette park halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanları neticesinde davalı sürücü ...n'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-B maddesini ihlal ederek aracının hızını yol ve trafik durumuna uydurmadığının tespit edildiğini, ...'in sevk ve idaresindeki aracın park halinde ve dörtlüleri açık vaziyette bulunduğunu, davalı sürücü ...'un yönetimindeki ...lakalı yolcu otobüsüyle seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek yerleşim yeri içinde kurallara uygun şekilde park halindeki araca çarptığının belirlendiğini, bu nedenle davalı sürücü ...'un olayda %100 oranında asli kusurlu olduğunun saptandığını, davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı ... marka ... tipi aracın park halinde olması sebebiyle sürücüsüne herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinin anlaşıldığını, araçtaki hasar miktarının kasko ekspertiz raporuna göre KDV dahil 162.978,86 TL olarak belirlendiğini, rapordaki parça ve işçilik bedellerinin kaza tarihi itibarıyla yetkili servis fiyatlarıyla uyumlu olduğunun görüldüğünü, davacı şirket vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde araçtaki hasar için 158.619,67 TL ödendiğinin belirtildiğini, davalı aracının zorunlu mali sorumluluk sigortacısının 86.000,00 TL ödeme yaptığı ve davacı şirketin bakiye alacağının 72.619,67 TL olduğu hususunun tespit edildiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca davalı sigortacının gerçek zarardan sorumlu olduğunun değerlendirildiğini, dosya üzerinde yapılan teknik inceleme neticesinde davacı şirketin davalılardan talep edebileceği bakiye maddi zararın 72.619,67 TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının 7.162,49TL olduğunun belirlendiği tespit edilmiş olup olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun değerlendirmelere Mahkememizce de itibar edilmiş olmakla neticeten davanın kabulü ile ... 18.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 18.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlular tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.456,07 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 963,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.492,50 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 963,57 TL peşin/nisbi harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 892,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.856,47 TL yargılama giderinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 21/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/809, K. 2026/657, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-809-e-2026-657-k-cb58659a6275