İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/708 E. 2026/779 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/708
- Karar No
- 2026/779
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/708 Esas KARAR NO : 2026/779 Karar
DAVA : TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 16.11.2017 günü saat 15.30 sularında ... plaka sayılı halk otobüsünün sürücüsü davalı ..., ...üzerinde seyrederken yaya kaldırımından karşıya geçmek isteyen yaya müvekkiline çarparak sol ayağının ezilmesine ve sağ omzunun çıkmasına, taksirli hareketi ile neden olduğunu, olaydan sonra ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı kamu davasında verilen bilirkişi raporlarına göre şüpheli ...'nun, olayda, 1. derecede kusurlu bulunduğu, yine dosyaya sunulan 3.10.2018 tarihli Adli Tıp Raporuna göre davacının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığını, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, şahısta saptanan sağ plenohumenal omuz çıkığına neden olan yaralanmasının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun mütaala edildiğini, Mahkeme 11.12.2018 tarihinde sonuçlanarak şüphelinin neticeten, T.C.Y nin 61.maddesi ve 89/1.maddesi uyarınca, ceza artırım ve indirim maddeleri uygulanarak 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 3000-TL'ye çevrilerek 10 eşit taksitte ödenmesini ve Hükmün Açıkmlanmasının Geri Bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetim altında tutulmasına karar verdiğini, davalılardan ... ve ...'in araç sahibi olduğunu, Karayolları Trafik Yasasına göre olaydan sorumlu olduğunu, diğer davalı ...'nın ise zorunlu mesuliyet sigortasındaki poliçe hükümlerine göre sorumlu olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin sol ayağı üzerinden aracın tekerleğinin geçmesi nedeniyle ezildiğini, aracın çarpması sonucu sağ omuzunun çıktığını, uzun tedavi sürecinde acılar yaşadığını, manevi üzüntü çektiğini, bu süre içinde, aracı kullanan kişi kendisine bir 'geçmiş olsun' temennisinde bulunmadığı gibi manen ve maddeten ilgilenmediğini, müvekkilinin ev kadını olup hiçbir sosyal güvencesi olmadığını, emekli eşinin mali olanakları ile maddi ihtiyaçlarını karşıladığını, tedavi sürecinde eşinin, taksi ile hastaneye getirip götürdüğünü, üç ay gibi tutan iyileşme sürecinde 1.800,00 TL civarında taksi ücreti, 3.000,00 TL gibi bakım giderinin ödendiğini, tedavi giderlerinin, emekli eşinin sigortasından karşılandığını, iyileşme süresince müvekkilinin uzun süre iş ve güçten yoksun kaldığını, iş ve güçten yoksunluk tazminatının bilirkişi raporu ile mahkemece belirlenebileceğini, ... tarafından müvekkiline bugüne kadar bir ödeme yapılmadığını, davaya konu tazminatla ilgili ... A.Ş.' ye yazılı taleplerinin 30.12.2022 tarihinde mail yoluyla yapılmış olmasına rağmen bu talebe herhangi bir yanıt verilmediğini, dava şartı kapsamında zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmış olduğunu, bu nedenlerden ötürü, 40.000,00 TL manevi tazminatın ... dışındaki davalılardan, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ve yargılama giderleri ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin mağduriyetini önlemek için kaza yapan ... plaka sayılı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ve diğer davalı tarafların son tutanağın düzenlendiği gün hazır olduğukları halde, davacının bu toplantıya katılmadığını, uzlaşma için hiçbir öneri ve teklifte bulunmadığını ve arabuluculuk toplantısının başarısızlıkla sonuçlanmasına bizzat sebebiyet verdiğini, davacı tarafın zorunlu arabuluculuk başvurusu şartının yerine getirildiğine dair iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın taraflarınca maddi ve manevi tazminat talepleri altındaki istekleri objektiften uzak , nesnel olmayan talepler olduğunu, bilirkişi incelemesi ve düzenlenecek raporlarında yaralamalı kaza ile ilgili olarak davacı tarafın dava dilekçelerindeki anlatımlarının gerçekliği yansıtmadığını, taraflarına yöneltilen ve ileri sürülen kusurlarla ilgili hususların doğru olmadığını, davaya konu yaralamalı kaza ile ilgili olarak ... plakalı araç halk otobüsünün zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu, poliçe numarasının ... ... başlangıç tarihi ile ... Sigorta A.Ş = ... A.Ş şirketince ...kapsamında olduğunu, ayrıca ... plakalı araç kasko sigorta kapsamında ... Poliçe numarası ile 24.11.2016 başlangıç tarihli olarak genişletilmiş olarak sigorta kapsamında olduğunu, her iki sigortanın kapsam olarak, yaralamalı kaza sebebiyle maddi-manevi tazminatları kapsadığını, davacı tarafından talep edilen faiziz fahiş olduğunu, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki başvuru anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, başvuran tarafın hasar aşamasında eksik evrakla başvuru yaptığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen ve hesaplamaya konu edilen geçici bakıcı gideri tazminatının ve tedavi gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu sebeple bilirkişi tarafından hazırlanan raporda geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi gideri hesabının yapılması kabul edilemeyeceğini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılmasını, %1,8 teknik faiz uygulanmasını ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılmasını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve... uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, tedavi gideri, bakım gideri, kazanç kaybı ve geçici veya kalıcı iş göremezlik zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verildi. Açıklandı açık duruşmaya devam olundu. Adli Tıp Kurumu'nun 22.05.2025 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüsü ile yerleşim yeri içerisindeki seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, kaza mahalli kavşağa yaklaşırken hızını tedbir alabileceği uygun seviyeye düşürüp ilk geçiş hakkını kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen davacı yayaya vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla; meydana gelen kazada kusurlu olduğuna, davacı yaya ... kavşak başını kullanarak karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip olsa da kendi can güvenliği açısından kaplamaya girmeden önce yaklaşan araçların hız ve konumlarını dikkate alması gerekirken bu hususa riayet etmediği anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurlu olduğuna, davalı sürücü ...'nun %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğuna, davacı yaya ...'ün %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu'nun 19.01.2026 tarihli raporunda özetle; Davacının Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunların, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, üst ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile % (2-1-1-4)= %8 olup kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğuna, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceğine, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına dair görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 03.06.2026 tarihli raporunda özetle; Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.399,60 -TL TL olduğuna, ATK Raporunda davacının sürekli olarak bakıcıya ihtiyacının olmadığının belirtildiğine, geçici olarak bakıcıya ihtiyacı olup olmadığına dair bir tespitin bulunmadığına, hal böyle olunca bakıcı gideri hesabı yapılabilmesinin mümkün olamadığına, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.109,58 TL olduğuna, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 95.401,87 TL olduğuna, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 02.08.2024 dava tarihi davalı sürücü ve işleten yönünden 16.11.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğuna dair görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir. Davacı vekilinin 12.07.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ve 13.08.2024 tarihli beyan dilekçesinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla tedavi giderleri talepleri için 1.000,00 TL üzerinden, bakım giderleri talebimiz için 2.000,00 TL üzerinden, kazanç kaybı talebinin için 1.000,00 TL üzerinden, sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri için 1.000,00 TL üzerinden olmak üzere toplamda tüm taleplerinin için 5.000,00 TL üzerinden davanın açıldığını, bilirkişi heyeti raporuna göre toplam tazminat tutarının 99.911,05 TL olarak hesaplandığından dava miktarını 94.911,05 TL arttırdığını, manevi tazminat talebi dava dilekçesindeki taleplerin aynen devam etmekle, davalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun tespiti karşısında müvekkilinin manevi zarara uğradığı muhakkak olduğundan müvekkiline uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini, tüm alacak türleri için toplamda 5.000,00-TL üzerinden açtıkları davanın miktarı bilirkişi raporu doğrultusunda 94.911,00-TL arttırılarak toplam 99.911,00-TL’nin kaza tarihi tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan ve ihbar olunandan müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, manevi tazminat talebi hakkında dava dilekçesindeki taleplerinin aynen devam etmekle müvekkiline uygun miktarda manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 16/11/2017 tarihinde saat 15.30 sıralarında Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsü ile Atatürk Caddesini takiben Hastahane istikametinden Meydan istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada otobüsünün sağ ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan Davacı yaya ...'e çarpması sonucu davacının yaralanmış olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi 22.05.2025 tarihli raporu ile olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nun %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğuna, davacı yaya ..'ün %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu etken olduğu tespit edilmiştir. Yapılan tespit kazanın oluş şekline ve bilimsel esaslara uygun bulunmuştur. Davacı yönünden düzenlen Adli Tıp Kurumu'nun 19.01.2026 tarihli raporunda özetle; Davacının Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunların, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, üst ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile % (2-1-1-4)= %8 olup kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğuna, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceğine, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK kayıtları ve davacı vekilinin sunmuş olduğu bir kısım tedavi gideri dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış, buna göre davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.399,60 -TL TL olduğu, ATK Raporunda davacının sürekli olarak bakıcıya ihtiyacının olmadığı, geçici olarak bakıcıya ihtiyacı olup olmadığına dair bir tespitin bulunmadığı, hal böyle olunca bakıcı gideri hesabı yapılabilmesinin mümkün olamadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.109,58 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 95.401,87 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ... sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı aracın davalı ...'nun sevk ve idaresinde olduğu anlaşılmakla davalılar ..., ...'nun ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca, davalı sigorta şirketi yönünden 02.08.2024 dava tarihi davalı sürücü ve işleten yönünden 16.11.2017 kaza tarihi tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin kabulü ile davacı taraf için 2.109,58-TL geçici iş göremezlik, 95.401,87- TL kalıcı iş göremezlik ve 2.399,60-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 99.911,05-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 02.08.2024 tarihinden, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi ... tarihinde... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir. Tarafların maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1- Bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, 2- Geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin KABULÜ İLE davacı taraf için 2.109,58-TL geçici iş göremezlik, 95.401,87- TL kalıcı iş göremezlik ve 2.399,60-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 99.911,05-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 02.08.2024 tarihinden, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacı taraf için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Maddi tazminat talebi yönünden; Alınması gereken karar ve ilam harcı 6.824,92-TL olup, peşin alınan 427,60-TL ve 1.621,60-TL ıslah harcı toplamı olan 2.049,20-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan bakiye 4.775,72-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 1.621,60-TL ıslah harcı toplamı 2.476,80-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESEŞSİLEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4-Maddi tazminat talebi yönünden; davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA ÖDENMESİNE, 5-Manevi tazminat talebi yönünden; Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.049,30-TL olup harcın DAVALILAR ..., ... VE ...'DEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALILAR ..., ... VE ...'DEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 3.785,00-TL, ATK masrafı 11.850,00-TL ve bilirkişi ücreti 16.000,00-TL'den oluşan 31.635,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 31.014,16-TL'sinin DAVALILADAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 8-Davalı ... tarafından sarf edilen 345,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 6,77-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK BU DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN BU DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, tarafların haklılık durumuna göre 1.764,67-TL'sinin davalıladan müştereken ve müteselsilen, 35,33-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır