İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/412 E. 2026/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/412
- Karar No
- 2026/66
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/412 Esas KARAR NO : 2026/66
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin ... kapsamındaki sigortalısına ait ... plakalı aracın 09/07/2024 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası müvekkiline ait aracın SBM kayıtlarında %0 kusurlu bulunduğu, davalı sigortalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğu, kaza sonrası müvekkile ait aracın onarım işlemlerinin gerçekleştirildiği, bu işlemler neticesinde aracın orijinal olma özelliğini yitirdiği ve tramer kayıtlarına hasar kaydı işlenmesi sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğu, KTK madde 97 gereği...Anonim Şirketi'ne yapılan başvuru neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasında 50.850,66 TL tutarında ödeme yapılmasına karar verildiği, ancak kaza tarihi itibariyle .... limitlerinin dolması ve hükmedilen tutarın değer kaybı tazminatını karşılamaması nedeniyle ... sigortacısı olan davalı tarafa başvurulduğu, 6253 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 17 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A düzenlemeleri çerçevesinde dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve 07/04/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağının dilekçe ekinde sunulduğu, haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen TBK 49/1 maddesi ve KTK 88/1 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ... kapsamında müteselsilen sorumlu olduğu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsilinin gerektiği, SBM kayıtlarındaki kusur oranının esas alınmasını veya mahkeme aksi kanaatteyse alanında uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK md. 107 uyarınca şimdilik 10-TL değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru ve 15 günlük bekleme süresi şartının yerine getirilmediği, ... plakalı araç sahibi tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde kesin hüküm oluştuğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri tükendikten sonra ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında doğabileceği, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, poliçe genel şartları gereği manevi tazminat ve kar kaybı gibi taleplerin teminat harici olduğu, değer kaybı hesaplamasında araç geçmişi ve kilometresi gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiği, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması ve KDV hariç hesaplama yapılması gerektiği, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıkta avans faizi yerine yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; kazanın meydana gelişi davalı yan sigortalı araç sürücüsü ...’ ın sevk ve idaresinde bulunan ...Plakalı aracın; davacı ... adına kayıtlı ...’ nun sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil aracın yan kısımlarına çarpması ile sonuçlanıp dava konusu taleplere neden olan maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği belirtilmiştir. Raporun sonuç kısmında; dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, davalı yan sigortalısı ...plakalı otomobil aracın şoförü olan ...’ ın 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu, davacı yan ... Plakalı otomobil aracın şoförü olan ...’ nun kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı, ... plakalı araç değer kaybı: 70.000 TL, dava konusu aracın 09.07.2024 tarihli kaza nedeni ile 168.848,31 TL hasara uğramış olduğu, kaza nedeni ile sağ ön kapı değişim boya, sağ orta sürgülü kapı değişim boya, sağ ön çamurluk onarım boya, sağ arka çamurluk onarım boya, sağ ön marşbiyel onarım boya, sağ kapı çerçevesi onarım boya işlemlerinin yapılmış olması nedeni ile Yargıtay İçtihatlarına göre değer kaybının 70.000 TL olabileceği, dava dışı sigorta şirketi olan ... A.Ş. tarafından ... poliçe limiti olan 200.000 TL üzerinden HASAR ONARIM BEDELİ yönünden 149.149,34 TL ödenmiş olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Kararınca DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN bakiye poliçe limiti olan 50.850,66 TL nin ödenmiş olduğu görülmüş olup, Bakiye Değer Kaybı Tazminatının 70.000 TL – 50.850,66 TL = 19.149,34 TL olduğu, davaya konu ... plakalı aracın piyasa rayiç bedeli, yargıtay yerleşik içtihatlarına göre nispi metotlar kullanılarak hesaplandığı, bu hesaplamada otomotiv alım satım piyasasında 2022 model ... marka ... aracın alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, Hazine ve Maliye Bakanlı tarafından faaliyetleri yürütülen ...Kasko Bedeli listesi dikkate alınarak hesaplandığı, (nisbi yönteme göre; Ödenecek Bedel=Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli) x(çarpı) Ayıplı Değer /(bölü) Ayıpsız Bedel şeklinde orantı kurularak bulunan rakamın, satış bedelinden mahsubu ile bulunan miktar olduğundan, bu şekilde hesaplama yapılmasının istenmesine, Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli ) = 1.000.000 TL Ayıplı Değer = 930.000 TL Ayıpsız Bedel , = 1.000.000 TL 1.000.000 TL * 930.000 TL / 1.000.000 TL = 930.000 TL 1.000.000 TL - 930.000 TL = 70.000 TL, dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile Yargıtay İçtihatlarına göre piyasa araştırmaları neticesinde oluşan değer kaybının 70.000 TL olduğu, Yargıtay tarafından uyuşmazlık durumlarında kullanılan nisbi hesap formülü ile yapılan hesaplamada da 70.000 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekili davasını ıslah etmiş, ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinde 10-TL tutarında talep edilen bakiye değer kaybı bedeline ilişkin 19.149,34 TL tutarındaki maddi tazminat taleplerini, temerrüt tarihinden itibaren (09.07.2024) avans faizi ile birlikte; mahkeme aksi kanaatte olması halinde yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini ıslah ettiği görülmüştür. HSK 1. Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile İstanbul'daki tüm ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi'nde birleştirilmesi neticesinde ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkememizin ...Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatına ilişkindir. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Sıralı sorumluluk esasına göre, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabilecektir. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk ön görmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. TBK 166/2 maddesine göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri için alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gerekir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine TBK 168 maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bunun sonuçlarına katlanacağı esastır (Yargıtay 17 HD ...E- ... K sayılı ilam). Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, celp edilen müzekkere cevapları, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı yan sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı aracın davacı ... adına kayıtlı ... nun sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil aracın yan kısımlarına çarptığı ve kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Oluşan kaza nedeniyle taraflara atfı kabil kusur oranının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 28.06.2026 tarihli raporda özetle, "davalı yan sigortalı sürücüsü...'ın 2918 Sayılı KTK'nun 84. maddesini ihlal ettiğinden(kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) asli kusurlu(%100) olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı ve kusurunun bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Hazırlanan raporun, kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü ve dosya kapsamında toplanan delillere uygun olduğu anlaşıldığından rapora itibar edilmiştir. Ayrıca aynı raporda "davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle değer kaybının 70.000 TL olduğu, daha önce yapılan 50.850,66 TL lik ödemenin mahsubu neticesinde davacının bakiye değer kaybının 19.149,34 TL kaldığı" ifade edilmiştir. Hazırlanan raporunun, usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu değerlendirildiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır. Yargılama devam ederken davalı vekilinin uyap üzerinden ibraz ettiği beyan dilekçesinde, "ara karar gereği bilirkişi tarafından yapılan inceleme kapsamında dava konusu araçta 70.000 TL – 50.850,66 TL ödemeden sonra bakiye değer bedeli 19.149,34 TL bakiye değer kaybı tazminatı bedeli ve ferileri beyan dilekçe ekinde sunulan ödemelere ilişkin faturalar doğrultusunda davacı vekiline ödendiği, davanın konusuz kaldığı bu doğrultuda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep ettiği" görülmüştür. Davacı vekilinin 11/092026 tarihli uyap üzerinden ibraz ettiği beyan dilekçesinde; "karşı tarafça yapılan ödemelerin kontrol edildiği ve yapılan ödemelerin uygun olduğu, davalı tarafça vekalet ücreti de ödendiği, bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, bununla birlikte dosyada alınan bilirkişi raporu ile davadaki haklılıkları sabit hale geldiğinden söz konusu arabuluculuk ücreti, harçlar ve hazineye irat kaydı yapılması gereken kalemlerin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği" görülmüştür. Bütün bu açıklamalar dikkate alındığında, meydana gelen kazada davalı şirket tarafından ... sigortası yaptırılan aracın kusurun bulunduğu ve davacının da aracında bilirkişi raporunda tespit edilen miktar kadar değer kaybı oluşmuş olduğu anlaşılmışsa da, yargılama devam ederken davalının bilirkişi raporunda tespit edilen bedeli davacıya ödediğini beyan ettiği, davacının ise yapılan ödemeleri kabul ettiği, şu halde eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,8 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL tebligat, müzekkere masrafı ile 7.500,00 TL bilirkişi masrafı toplamı 10.000,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf dilekçesinde vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan ettiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/09/2026
Katip
Hakim