İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/165 E. 2026/70 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/165
- Karar No
- 2026/70
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/165 Esas KARAR NO : 2026/70
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2024 tarihinde .... ili ... İlçesi, ... mevkiinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ... marka ticari taksi şağ şeritte ilerleyen müvekkilinin ... plakalı aracına çarptığı, ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortalısı dava dışı ... olduğu, iş bu kaza nedeniyle müvekkilinin ... plakalı aracında değer kaybı meydana geldiği, meydana gelen kazada dava dışı sürücü ... asli ve %100 kusurlu olduğu, müvekkiline ait araçta kaza sonucunda oluşan hasar her ne kadar tamir edilmiş olsa da, araç 2. el olarak satılırken kazalı araç olarak değerlendirilmekte ve değer kaybına uğradığı aracın değeri düştüğü işbu nedenle bu değer kaybının davalıdan tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğu dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olduğu, dava açılmadan önce, 29.05.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. 'ne KEP üzerinden değer kaybı tazminatı ödemesi için başvuruda bulunulduğu, iş bu dava açıldığı tarihe kadar davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödeme yapılmadığı gibi taraflarına herhangi bir cevap da verilmediği, davalı ... Sigorta A.Ş, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(Trafik Sigortası) Genel Şartları B.2- Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi (b) bendi gereğince sekiz iş günü içinde ödeme yapması gerektiği halde ödeme yapmadığından 11.06.2024 tarihinde temerrüde düştüğü, 11.06.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine KEP üzerinden temerrüde düşmüş olmasından dolayı yapacağı ödemenin TBK md 131 gereğince öncelikle temerrüt faizinden mahsup edileceği ihtarında bulunulduğu belirtilmiş, HMK md. 107 gereğince 100 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketten temerrüt tarihi olan 11.06.2024 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle iş bu davanın belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığı, davanın gerekli şartları sağlamadığı, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde... sayılı ve 28.11.2023-2024 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğumuz bakiye teminat limiti hasar bedeline ilişkin dava dışı kasko sigortacısına rücu bedeli olarak ödenen 40.000 TL ile davacıya değer kaybına ilişkin ödenen 27.089,56 TL'lik tazminat dikkate alındığında 132.910,44 TL olduğu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, değer kaybından bahsedebilmek için aracın ilk ve tek hasarının olması gerekeceği. dava konusu aracın geçmiş hasarlarının da araştırılması gerektiği, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 03/02/2025 tarihli raporda özetle; dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler tetkik edildiğinde ve değer kaybı hesaplamasında “ 14.02.2023 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi 29/12/2022 tarihli ve E...., K.: ...sayılı somut norm denetimi iptal kararı uyarınca, bir kez daha İPTAL edilmiş ve kanundan diğer tüm formül hesaplamaları / hesaplama kriterleri çıkarılarak, tekraren değer kaybı tazminat talepleri ve destekten yoksun kalma, sürekli, geçici sakatlık tazminat taleplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu haksız fiil hükümleri ve diğer ilgili hükümlerine göre hesaplanması gerektiği ifade edilmekle” davaya konu ... plaka sayılı aracın 03.02.2025 tarihli kazasız piyasa rayiç değerinin 0rtalama 760.000,00.- TL olduğu , aracın gördüğü hasarı onarıldıktan sonra ki gercek piyasa rayiç değerinin 20.000,00.- TL değer kaybı ile 740.000,00.-TL den satılabileceği, bu değerin temerrüt tarihi olan 11.06.2024 deki parasal değeri hesaplandığında, 2025 Yılı Ocak Ayındaki TÜFE: 2.819,65 , 2024 Yılı Haziran Ayındaki TÜFE: 2.319,29 , TÜFE Değişim Oranı: %17,75 azalış ,2025 Yılı Ocak Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.861,33 , 2024 Yılı Haziran Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.483,25 Yİ-ÜFE Değişim Oranı: %9,79 azalış , TÜFE ve Yİ-ÜFE Ortalama Değişim Oranı: %13,77 azalış, sonuç kısmında, 2025 yılının Ocak ayında 20.000,00 TL olan parasal değer temerrüt tarihi olan 11.06.2024 tarihinde 2024 yılının Haziran ayında 17.246,31 TL olduğu, sonuç itibariyle, 12.05.2024 tarihli meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, davacı yan ... plakalı sayılı araçta oluşan hasar nedeniyle KDV dahil 03/02/2025 tarihli gerçek değer kaybının 20.000,00.-TL olduğu , 11.06.2024 temerrüt tarihinde 17.246,31 TL olduğu mütala olunmuştur. Dosya makine mühendisine ek rapor için tevdi edilmiş, bilirkişinin 27/05/2026 tarihli ek raporunda tüm itirazlar birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihi itibariyle 15.821,28 TL olduğu mütala edilmiştir. Bilirkişinin 16/07/2025 tarihli ikinci ek raporunda, değer kaybı yönünden kök rapor daki sonuç ve kanaatte bir değişikliğe neden olmadığı, kusur yönünden kaza tespit tutanağı incelendiğinde;2918 KTK nın KTK 46/2-c maddesini (şerit ihlali ) ile 52/1C (Diğer bir aracı izlerken, hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan Yönetmelikte belirlenen güvenli mesafeyi bırakmamak”) maddelerini ihlal etmekle ,meydana gelen kazada dava dışı sürücü ... asli ve %100 kusurlu olduğu, davacı yan yönünden meydana gelen kazada kusurunun olmadığı mütala olunmuştur. Bilirkişinin raporlarında yanlış kaza tespit tutanağına dayanması, tarafların itirazları değerlendirilerek, dosyanın İTÜ de görevli, 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişilerin 25/02/2026 tarihli raporlarında özetle; 12.05.2024 tarihinde saat 21:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari otomobili ... ilçesi ... Bulvarı üzerinden ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada aracının sağ yan kısmı ile aynı istikamette sağ şeritte seyir halinde olan sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 12.05.2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağının Kazanın Sürücü beyanlarından özetle: Sürücü ... beyanında: "Sol şeritte ilerlerken önümdeki araç yavaşlayınca sağa manevra yaptığım esnada sağ şeritte ilerleyen ... plakalı aracın sol kapı, sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısmına çarptım ve B araç sol tarafı boyadan boya hasarı aldı." Sürücü ... beyanında: "sağ şeritte ilerlerken ... plakalı araç aracıma sağ tarafsol taraftan çarptı.". ifadelerine yer verildiği görülmüştür. Olayın irdelenmesi kısmında, olayın gece vakti, yerleşım yeri içinde, meydana geldiği, kazanın cadde üzerinde meydana geldiği, sürücülerin yeterli sürücü belgeleri olduğu, kaza tespit tutanağında fren izi işaretlenmediği, somut olayda, sürücü ..., olay mahalline yaklaşırken , seyir halindeyken hızını yol durumuna ve görüş mesafesine göre, gece vakti far ışığı altında seyri sırasında yapacağı frenlemede durma mesafesinin ön görerek mahalde tedbirli olarak hızını azaltması ve görüş alanı içinde kalan önünde aynı istikamette seyreden araçları dikkate alması halinde kaza olayının önlenebilir nitelikte olduğu saptandığı, hasar dosyasının mevcut olduğu, değer ve hasar kaybı yönünden incelemeler yapıldığı beyan edilmiş raporun sonuç kısmında; ... plaka sayılı ticari otomobil sürücüsü ...'in olayda %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın olayda kusursuz olduğu, ... plakalı 2013 model ... marka otomobilin hasar bedelinin 40.000,00 TL olduğu, ... plaka sayılı otomobilin 14.05.2024 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde oluşan değer kaybı bedelinin ortalama 25.000,00 olduğu mütala olunmuştur. HSK 1. Dairesinin 30.06.2026 tarihli ve 1420 sayılı kararı ile İstanbul'daki tüm ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi'nde birleştirilmesi neticesinde ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının mahkememizin... Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Davalı vekilinin 12/02/2025 uyap havale tarihli beyan dilekçesinde; "müvekkili tarafından davacıya 27.089,56 TL ödeme yapıldığı ve davacının zararının karşılandığı" beyan edilmiştir. Davacı vekilinin 19/06/2026 uyap havale tarihli beyan dilekçesinde; "Huzurdaki dava 01/08/2024 tarihinde açılmıştır. Dava açıldıktan sonra 08.08.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. 27.089,56 TL tutarında ödeme yapmıştır. Ayrıca huzurdaki dava açılmadan önce tarafımızca 29.05.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. 'ne KEP üzerinden değer kaybı tazminatı ödemesi için başvuruda bulunulmuş olup davalı şirket 11.06.2024 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu nedenle davalı sigorta şirketine 11.06.2024 tarihinde KEP üzerinden gönderilen dilekçe ile temerrüde düşmüş olmasından dolayı yapacağı ödemenin TBK md 131 gereğince öncelikle temerrüt faizinden mahsup edileceğini ihtar edilmiştir. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırılan aracın 12.05.2024 tarihli kazası nedeniyle davacıya ait araçta kaza nedeniyle oluşan değer kaybı talep edilmiştir. Kaza tarihinde ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğu sabittir. Oluşan kazada taraflara atfı kabil kusur oranlarının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 25.02.2026 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün KTK nun 52 ve 84 maddelerini ihlal etmiş olduğundan %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun olmadığını ifade etmiştir. Hazırlanan raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan diğer delillerle uyumlu olduğu, olayın oluş biçimine de uygun olarak hazırlanmış olduğu değerlendirilmiştir. Davacıya ait araçta kaza nedeniyle değer kaybının oluşup oluşmadığı, oluşmuşsa miktarının belirlenmesi için aldırılan 25.02.2026 tarihli raporda ise, davacıya ait araçta kaza nedeniyle 25.000,00 TL değer kaybının bulunduğu mütalaa olunmuştur. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bütün bu açıklamalar dikkate alındığında, meydana gelen kazada davalı şirket tarafından ... sigortası yaptırılan aracın kusurun bulunduğu ve davacının da aracında bilirkişi raporunda tespit edilen miktar kadar değer kaybı oluşmuş olduğu anlaşılmışsa da, yargılama devam ederken 08.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 27.089,56 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Davadan önce, davacı tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı zararının ödenmesi talebiyle 29.05.2024 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının 11.06.2024 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü sabit olduğundan, mahkememizce resen davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle davacının faiz alacağı hesaplanarak, ödenen bedelin, borcun(asıl alacak+faiz) tamamını karşılayıp karşılamadığı tespit edilecektir. Buna göre, 25.000,00 TL değer kaybı tazminatının 11.06.2024(temerrüt tarihi) ile 08.08.2024(ödeme tarihi) arası işleyecek avans faizi(kazaya sebebiyet veren aracın ticari taksi olması ve davacının avans faizi talep etmiş olması nedeniyle avans faizine hükmedilmiştir) miktarı 2.055,82 TL olarak hesaplanmıştır. Şu halde davacının ödeme yapılan tarih itibariyle toplam alacağı (25.000,00+2.055,82) 27.055,82 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ise 27.089,56 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin borcun tamamını karşıladığı(27.089,56-27.055,82: 33,74 ) anlaşıldığından eldeki davanın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK’nun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak dava tarihindeki tarafların haklılık durumu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekir. Somut olayda, her ne kadar karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere dava açıldığı tarih itibariyle davacının haklı olduğu kanaatine varıldığından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalı aleyhine hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 304,40 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,2 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 171,00 tebligat, müzekkere gideri ve 26.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 26.171,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 100 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2026
Katip Hakim