İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/332 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/332
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/332 Esas KARAR NO : 2026/666

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Muş ilinde tekstil faaliyetleri yürüttüğünü, davalı İstinye Üniversitesi Rektörlüğü'ne hasta şortu ve hasta eteği ürünlerinin üretilip satıldığını, davalı tarafından ödemelerin düzenli yapıldığı dönemlerin ardından ..., ... ve ... seri numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 93.145,80-TL tutarındaki alacağın 2.680,80 TL kısmının ödendiğini, bakiye kalan borcun ise ödenmediğini, söz konusu faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlere işlendiğini, TTK hükümleri uyarınca 8 günlük yasal sürede faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bakiye alacak için ... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı üniversitenin bu takibe mesnetsiz ve haksız şekilde itiraz ettiğini, alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli davranıldığını, davacı şirket ile davalı üniversite arasında 14.07.2025 ve 30.06.2025 tarihli e-posta yazışmaları yapıldığını, bu yazışmalarda bakiye borçların hatırlatılmasına ve ödeme talep edilmesine rağmen davalı yetkililerinin herhangi bir dönüş yapmayarak müvekkil şirketi mağdur ettiğini, davalı üniversitenin muhasebe kayıtlarına giren e-faturalara karşı bir itirazın söz konusu olmadığını, ürünlerin sorunsuz teslim edilmesine rağmen borç bulunmadığı iddiasıyla ödemeden kaçınıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 90.465,00 TL tutarında bakiye alacak bulunduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ..., ... ve ... numaralı faturalardan kaynaklı 90.465,00 TL bakiye alacağı iddiasıyla ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının daha önce ödenmiş ve mahsup edilmiş faturalar üzerinden mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, davacının iddia ettiği alacak kalemlerinin müvekkilin cari hesap kayıtlarında usulüne uygun şekilde kapatıldığını, 90.465,00 TL tutarındaki ödemenin icra dairesi üzerinden yapıldığı için faturalardan mahsup edildiğini, davacının daha önce ... İcra Dairesi’nin... Esas sayılı dosyası ile ... nolu faturayı dayanak göstererek icra takibi başlattığını ancak davacı tarafın malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyelerini sunmadığını, ... numaralı ve 79.508,00 TL tutarlı faturanın 30.04.2025 tarihinde düzenlenen ... numaralı iade faturası ile iptal edildiğini, davacının iade faturasına konu alacağı haksız şekilde takibe koyması nedeniyle müvekkili şirketin icra tehdidi altında 14.07.2025 tarihinde 90.465,00 TL tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödeme ile müvekkili kurumun davacıdan alacaklı hale geldiğini, söz konusu faturaların toplam 93.145,80 TL tutarındaki kısmının, müvekkilin mükerrer ödediği ve iade faturasıyla alacaklı olduğu tutardan mahsup edilerek kapatıldığını, davacının dava dilekçesinde kabul ettiği üzere 24.10.2025 tarihinde yapılan 2.680,80 TL tutarındaki ödeme ile bakiye borcun tasfiye edildiğini, davacının iade faturası sürecini cari hesap ekstresine dahil etmeyerek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, sunulan e-mail içerikleri ve mutabakat taleplerinin müvekkili kurum tarafından onaylanmadığını, tek taraflı oluşturulan cari hesap ekstrelerinin borcun kabulü anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin icra takibine sebebiyet vermediği için icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacının zaten tahsil ettiği bir meblağı yeniden talep ederek kötü niyetli hareket ettiğini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasındaki tekstil işi kapsamında ödenmeyen açık hesap alacağının tahsili amacıyla davacının, davalı aleyhine giriştiği ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi...Esas, ... Karar, 17/06/2025 tarihli ilamında "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 16/2.maddesine göre Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısın dan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzelkişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2007 tarih ve... Esas ve ... karar sayılı ilamında da Vakıf üniversitelerinin tacir sıfatına haiz olmadıklarına işaret edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, aynı yasanın "Dava Şartlarının incelenmesi başlıklı 115/1.maddesinde; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." belirtilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davalı üniversitenin kamu kurumu niteliğine haiz bir vakıf üniversitesi olduğu anlaşılmıştır. Ticaret mahkemesinin görevi TTK 3. Maddesinde düzenlenmiş olmakla tarafları tacir olan ve niteliği itibari ile ticari iş olan vakıalara dair davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, bu şartlara haiz olmayan davalarda ise kanunda aksi hüküm bulunmadıkça genel mahkemelerin görevli olduğu belirtildiğinden mahkememizin görevsizliğine, eldeki davada yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/332, K. 2026/666, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-332-e-2026-666-k-ab79052cae7e