İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/673 E. 2026/847 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/673
- Karar No
- 2026/847
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/673 Esas KARAR NO : 2026/847
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin annesi ...'ın 20.12.2021 tarihinde... üzerinde seyahat ederken davalı ... idaresindeki ... Ltd. Şti. 'ne ait ... plaka sayılı aracın, davalı ... idaresindeki ... Ltd. Şti. 'ne ait ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkillerin annesi ...'ın yaralanarak 11.01.2022 tarihinde vefat ettiğini, diğer davacı müvekkil...'ın ise ağır yaralandığını ve tedavi sürecinin halen devam ettiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücülerin kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı şirketlere ait araçların ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketlerine yapılan başvuruların reddedildiğini, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, müvekkillerin muris ...'ın hastane, cenaze ve defin işlemleri için yaptıkları 5.000 TL tutarındaki maddi zararın davalılardan tahsilini talep ettiğini, annelerini kaybeden davacıların duydukları acı ve keder nedeniyle her biri için 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediğini, ayrıca ağır yaralanan müvekkil...'ın tedavi giderleri için 10.000 TL maddi tazminat ile yaşadığı acı ve keder nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiğini, kazaya karışan araçların trafik kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını ve davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile ...vade tarihleri arasında teminat altına alınan ... plakalı aracın karıştığı kaza ile ilgili olduğunu, ... tarafından talep edilen tedavi giderlerinin belirsiz olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, manevi tazminattan sorumluluklarının olmadığını, davacı tarafın Sigortacılık Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince zorunlu başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, destekten yoksun kalma talebiyle ilgili daha önce yapılan başvurunun reddedildiğini, dava konusu diğer talepler için ise hasar başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, vefat bakımından talep edilen tazminatların ... poliçesi kapsamında bulunmadığını, ölüm teminatı ile sadece destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduklarını, ...'ın tedavi gideri talebinin teminat dışı olduğunu ve zararın ispatlanamadığını, geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında yer almadığını, bilirkişi raporunda maluliyetin niteliği ile kaza arasındaki illiyet bağının incelenmesi gerektiğini, 01.06.2015 yürürlük tarihli ... Genel Şartları'nın amir mevzuat olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 7. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin dikkate alınmaması gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti ile davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun zorunlu olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, koruyucu tertibat kullanımı hususunun araştırılmasının şart olduğunu, savcılık aşamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti ile CMK madde 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava öncesi yapılan başvurunun usulsüz olması nedeniyle temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesini ve uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin söz konusu kazada müvekkilleri ... ve Katamonu Plastik’in kusuru olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği ve müvekkillerine tazminat sorumluluğu yükletilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte olursa davacıların müvekkillerine karşı talep ettiği fahiş miktardaki manevi tazminat talebi Sayın Mahkemece tenkis edilmeli ve hakkaniyete göre karar verilmesi gerektiği ayrıca yukarıda bahsettikleri üzere ...’ın dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul görmemesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Belediyesi Belediyesi Başkanlığı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin hesaplanabilir olmasına karşın davasını belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davanın belirsiz alacak davası niteliği taşımaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde belirttiği hususlar ve sunduğu deliller ile somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Davacının İdaremize Husumet Yöneltmesi Haksızdır. Husumet İtirazında Bulunuyoruz.Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının haksız, usul ve yasaya aykırı davasının reddine, davanın Sağlık Bakanlığı’na ihbar edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. Davalı ... Sigorta Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğin,i davada alacaklı ve borçu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiğini, huzurdaki davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen /ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumunca tespit edilmesi gerektiğin,i kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin olarak kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın karayolları trafik kanunu'nun 90. maddesi çerçevesinde ... genel şartları'na göre aktüeryal yöntem ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise; SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, kaldı ki SGK tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğinden mükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun SGK'ya müzekkere yazılarak sorulması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizce davanın müvekkili firma açısından tefrikini ve husumet yokluğundan usulden reddini, sayın mahkemenizce aksi kanatte olunur ise husumet itirazlarının ve diğer usul itirazlarının kabulüyle öncelikle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacılar Mahkememiz nezdinde açmış oldukları dava ile; davalıların tamamının sorumlu olduğu trafik kazasında davacıların annesi ...'ın vefat ettiğini bu nedenle Müteveffa ...'ın vefatı sürecinde hastahane müdahalesi dahil defnedilmesine,mezarlık işlemleri, inancı gereği gerekli dini vecibelerin yerine getirilmiş olması sebebiyle müvekkillerin yapmış olduğu hastahane, cenaze giderleri, mezarlık işlemleri,defnedilmesi, inancı gereği gerekli dini vecibelerin yerine getirilmiş olması sebebiyle,müvekkillerin yapmış olduğu masrafların maddi tazminat olarak davalılardan tahsilini ve ...'ın vefatı sebebiyle davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesini ayrıca davacılardan...'ın da aynı kazada yaralandığını bu nedenle ağır ameliyatlar geçirdiğini, uzun süre hastahanede kaldığını ve halen de tedavi süreci devam etmekte olduğundan yaptığı hastahane giderleri sebebiyle maddi tazminatın ve ayrıca kendi yaralanması nedeniyle manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir: "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren sürücü ve zarardan işleten olarak kusursuz sorumlu olan aracın maliki zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış olup; 22.08.2025 tarihli raporda şu değerlendirmeler yapılmıştır: "Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 16.10.2024 tarihli rapor, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup müteveffa yolcu ...'ın kendi ölümüyle neticelenen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde kusur dağılımına varılmıştır. Mevcut bulgulara göre ; A)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile olay mahallinde seyir halindeyken dikkat ve özenini yola vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurup kendine ayrılan şerit içerisinde seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği dikkatsizce seyri sırasında emniyet şeridinde arıza sebebiyle duran diğer davalı sürücü idaresindeki kamyonete karşı etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan çarptığı kazada kusurludur. B)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahallinde arıza sebebiyle emniyet şeridinde durduğu esnada aynı yönde gerisinden gelen diğer davalı sürücü idaresindeki kamyonun çarpmasıyla meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)-Davalı sürücü ...'ün kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." Mahkememizce alınan rapor, dosya içerisindeki savcılık soruşturma dosyasında alınan raporlar, savcılık aşamasında alınan beyanlar ve tarafların beyanları, davaya konu trafik kazası hakkında kovuşturma yürütülen Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dava dosyasındaki beyanlar ve Adli Tıp Kurumu raporu bir arada değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun olayın oluş biçimine uygun olduğu, raporda esas alınan Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin olaya doğru uygulandığı, dosya kapsamındaki trafik kazasına ilişkin mevcut delillerin doğru değerlendirildiği ve kanun hükümlerine göre doğru uygulandığı, Mahkeme ile savcılıktaki taraf beyanları arasında Mahkememizce alınan raporda çelişki bulunmadığı ve ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dava dosyasındaki rapor ve Mahkememizce alınan dosya kapsamındaki raporlarda olayın oluş biçimine yönelik aynı değerlendirmelerin yapıldığı anlaşılmakla Mahkememizce alınan raporun hükme esas alınması gerektiği, raporun gerekçeli denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olay yerine ait kroki ve tutanaklar ile tanık beyanlarına uygun olduğu anlaşılmakla raporun hükme esas alınması gerektiği, davaya konu kazada davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ...'ün ise kusursuz olduğu tespitleri hükme esas alınmıştır. Bir kısım davalılarca itiraz edilerek, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'ün de kusurlu olduğu belirtilmiş ve kaza tespit tutanağı ile raporlar arasında çelişki olduğu iddia edilmiş ise de kaza tespit tutanağındaki kolluk ekiplerince yapılan tespitler sırasında delillerin tamamen toplanmadığı, Mahkememizce alınan raporlarda kovuşturma dosyası, taraf beyanları, tanık beyanları gibi çok yönlü değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmakla herhangi bir çelişki görülmemiş, kaza tespit tutanağının bilirkişi raporu olarak esas alınamayacağı ve çelişki bulunmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyasında da ... yönünden mahkumiyet hükmü verildiği, davalı ... yönünden beraat hükmü verildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacılar tarafından meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın kusurunun ispatlandığı anlaşılmakla bu davalı ve araç sahibi davalı Kastamonu Plastik Sanayi şirketi ve ... sigortacısı ... Sigorta yönünden zararın tespiti aşamasına geçilmiştir. Diğer davalılar ..., aracı kiralayan ve fiili işleten ... Belediye Başkanlığı ve ... sigortacısı ... Sigorta şirketi yönünden meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ün kusurunun olmaması nedeniyle davacıların tüm maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden bu davalılar bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ... Şirketi yönünden ise aracın ... Belediye'sine uzun süreli kiralandığı ... Belediyesi'nin cevap dilekçesi ve sunduğu deliller ile davalı ..'in sunduğu deliller kapsamında sabit olup, davalı sürücü ...'ün de ... Belediyesi çalışanı olduğu bir arada değerlendirildiğinde davalı kaydi araç sahibi ...'in uzun süreli kiralama ve fiili hakimiyetin ... Belediyesi'nde olduğu anlaşılmakla davacıların tüm taleplerinin davalı ...yönünden pasif husumet dava şartı yokluğundan usul yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...'ın Yaralanması Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davacılardan...'ın davaya konu trafik kazasında araç içerisinde bulunması nedeniyle yaralandığı anlaşılmakta olup, davacılardan... kaza nedeniyle meydana gelen yaralanması sonucunda ağır ameliyatlar geçirdiğini, uzun süre hastahanede kaldığını ve halen de tedavi süreci devam etmekte olduğundan yaptığı hastane giderleri sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Yukarıda da açıklandığı üzere haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zararı ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı zararları açıklamak, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını ve zarar miktarını ispatlamak ile yükümlüdür. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalı ...'ın ve araç sahibi şirket ile ... sigortacısı şirketin kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde bakıcı, hastane ve tedavi giderleri bakımından maddi tazminat talep edilmişitr.. Bu hususun araştırılması için Mahkememizce davacının meydana gelen kaza sebebiyle tüm tedavi evrakları delil olarak toplanmış ve maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 26.02.2026 tarihli raporunda davacı...'ın yaralanması yönünden şu değerlendirmeler yapılmıştır: "Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 23.09.1974 doğumlu, ...’ın 20.12.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması,...tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." Meydana gelen davaya konu trafik kazasının tarihi gözetildiğinde geçici ve kalıcı maluliyet yönünden esas alınması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu tarafından da söz konusu yönetmeliğe göre yapılan tespitler Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ...E., ...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir." Mahkememizce ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor sonucunda yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, meydana gelen kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin ATK tarafından doğru olarak tespit edildiği anlaşılmakla olay tarihi itibariyle yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde rapor sonucu hükme esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından rapora itiraz edilerek; ATK raporunda bakıcı ihtiyacı olmadığında dair tespit yapılmış ise de tanık beyanlarının davacının yardıma ihtiyacı olduğunu beyan ettiğini belirterek ve tedavinin 3 ayda sonuçlanmasının mümkün olmadığını iddia ederek yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de; davacının iddialarının somut delile dayanmadığı gibi ATK tarafından verilen tıbbi görüşe ve mevcut tedavi ve teşhis evraklarına göre düzenlenen rapora göre davacının itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının soyut beyandan ibaret itirazlarına itibar edilmemiştir. ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen hususlara göre davacının talepte bulunduğu tedavi giderleri yönünden aktüerya hesaplamalarının ve belgesiz tedavi gideri hesaplarının yapılması için aktüerya bilirkişisinden ve uzman doktor bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 07.06.2026 tarihli raporunda bütün olarak Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet tespitlerine ve tedavi evraklarına göre sonuç olarak şu tespitler yapılmıştır: "1) Sağlık kurumlarındaki tedavi giderleri Sağlık kurumlarında belgeli tedavi gideri ve talebi yoktur. 2) Bakıcı, pansuman, bakım için tıbbi malzemeler, ulaşım ve bu süreçteki temel giderler Belgelendirilmesi zorunlu olmayan giderlerdir. Kazada yaralanmasından dolayı tıbbi durumuna tedavisi süresince belgeli ve yapması olası belgesiz tedavi giderleri hekim olarak tarafımdan değerlendirilecektir. Belgeli tedavi gideri yoktur. a-Bakıcı ihtiyacı süresi ve gideri değerlendirmesi; ATK Adli Tıp 2. İhtisas kurulunun ... karar nolu raporunda, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, belirtilmiş. Bakıcı gideri olmamıştır. b-Pansuman, bakım için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik malzeme giderleri, Ameliyatları sonrası pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, bandaj, emboli çorabı, solunum eksersiz aleti gibi yardımcı malzemeler için dönemsel rayiç bedellerle 3.000,00 TL belgesiz gideri olacağı öngörülmüştür. c- Sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçte temel sosyal giderleri, Dosya içeriğindeki verilere göre, kazada yaralanmasından dolayı ikametinden tedavisi süresince sağlık kurumlarına ve medical firmalara ulaşım ve bu süreçteki beslenme gibi temel ihtiyaçları için dönemsel rayiç bedellerle 5.000,00 TL belgesiz gideri olacağı öngörülmüştür. 3) Kazada yaralanmasından dolayı; Dönemsel rayiç bedellerle, 8.000,00 ( 3.000,00 + 5.000,00) TL belgesiz tedavi gideri olacağı öngörülmüştür." Mahkememizce alınan aktüerya ve tıp doktoru bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun, alınan ATK raporlarındaki kusur ve maluliyet oranları ile davacının yaralanması ve tedavisine yönelik zaruri giderler yönünden belgesiz gider hesaplanması ve kaza ile tedavi tarihleri uyarınca makul ve piyasa rayiçlerine göre uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir. Davacı vekili tarafından 06.07.2026 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bu itirazın da somut delil ve belgeye dayanmadığı, herhangi bir yazılı belge veya somut delil sunulmadığı bu nedenle Mahkememizce piyasa rayiçleri ve kaza tarihine göre gerekli tedaviler gözetilerek belgesiz tedavi giderleri yönünden alınan rapordaki tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının itirazına itibar edilmemiştir. Davacı bakıcı masrafları talep etmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere Mahkememizce alınan ATK raporunda davacının yaralanması nedeniyle bakıcı ihtiyacının olmadığının tespit edilmesi ve tazminat davalarında davalının sorumluluğunun gerçek zarar ile sınırlı olduğu gözetildiğinde davacı tarafından subjektif olarak yapılan bakıcı giderinin gerçek zarar ilkesi kapsamında davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Davalılar ... ve ... ise tedavi giderlerinin yüksek belirlendiğini iddia ederek itiraz etmiş ise de; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından davacının 3 aylık tedavi iyileşme süreci karşısında davacının çeşitli tedavi masraf ve giderlerine, yol giderlerine, pansuman ilaç gibi çeşitli giderlere katlanmasının pek tabii ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, yaralanmanın boyutuna göre belgesiz tedavi giderleri talebinin afaki olmadığı ve fazla olmadığı anlaşılmakla davalıların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde tedavi giderleri yönünden 10.000,00-TL talep edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu kapsamında gerçek zarar ilkesine göre ispatlanabilen zarar miktarının 8.000,00-TL olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00-TL tedavi gideri maddi tazminatının davalılar ..., ...Şirketi ve ... sigortacısı ... Sigorta müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen tedavi gideri tazminat alacağına davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihi ve temerrüt tarihi olan 20.12.2021 tarihinden, ... Sigorta yönünden ise davacı tarafından başvuru evrakları ve başvurunun reddine dair sigorta cevabının sunulmadığı anlaşılmakla davalı sigortanın ancak dava tarihinde temerrüde düştüğü, sigortaya başvuru şartının ise dava dilekçesinin ekindeki 09.12.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile yerine getirildiği anlaşılmakla davalı ... Sigorta yönünden hükmedilen tazminat alacağına 26.12.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının bu davalılar bakımından fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ...'ın Yaralanmasına İlişkin Manevi Tazminat Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davacı tarafından ayrıca davalı sürücü ve araç maliki ve sigortacı yönünden manevi tazminata karar verilmesi de talep edilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun ... tarih, ... E.-K. sayılı kararı). Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki ve mevcut tarihteki paranın alım gücü, davalı sürücü ... ve davacının meydana gelen kazadaki kusur durumu, davacının kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve olay tarihindeki yaşı ve yaşadığı yaralanmanın niteliği, yaralanma nedeniyle davacının tedavi sürecinin uzunluğu, geçici maluliyet süresinin 3 ay olması ve ameliyat geçirmiş olması, ciğerlerinde yaşanan yaralanmanın boyutu ve oranı ile davacının sosyo ekonomik durumu ile davacının ve davalının kazadaki kusur durumu gözetilerek davacı...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren davacı... lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Kastamonu Plastik Sanayi Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından ... sigortacısı ... Sigorta şirketi'nden de manevi tazminat talep edilmiş ise de yaralanma nedeniyle manevi tazminatın ... sigortası kapsamında olmadığı anlaşılmakla ... Sigorta yönünden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ...'ın Vefatı Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davacılar anneleri ...'ın vefatı nedeniyle yapılan cenaze giderleri yönünden ayrı ayrı maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce ...'ne müzekkere yazılarak vefat tarihindeki cenaze giderlerine ilişkin tarifeler dosya arasına celp edilmiş olup, müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle davacıların herhangi bir cenaze giderinin olup olmadığı, cenaze giderlerinin kim tarafından karşılandığı müzekkere ile sorulmuş olup, Mahkememize verilen 23.09.2026 tarihli müzekkere cevabında; davacılaırn annesi ... yönünden 2.000,00-TL mezar yeri bedeli tahsil edildiği belirtilmiş ise de söz konusu mezar yeri ve tahsil edilen bedelin davaya konu kazadan önce satın alınmış olduğu, defin işleminden ise ücret alınmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacılar tarafından cenaze defin işlemleri için belediyeye işbu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından başkaca belgeli cenaze gideri yönünden herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacılar vekili 28.09.2026 tarihli celsede "cenaze giderleri yönünden gelen müzekkere cevabı doğrudur, sadece bu masraflar yapılmıştır, bununla yetinilmesini talep ediyoruz," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda yukarıda açıklandığı üzere davacılar tarafından Dolayısıyla davacılar tarafından cenaze defin işlemleri için belediyeye işbu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı ve defin yerinin kazadan önce satın alınarak bedelinin ödendiği anlaşılmakla davacıların cenaze giderlerine yönelik taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. ...'ın Vefatı Nedeniyle Manevi Tazminat Yönünden Yapılan Değerlendirme: Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih,... E.-K. sayılı kararı). Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki ve mevcut tarihteki paranın alım gücü, davalının meydana gelen kazadaki kusur durumu müteveffanın herhangi bir kusurunun olmaması, davacıların ve müteveffanın kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve müteveffanın olay tarihindeki yaşı gözetilerek müteveffanın çocukları davacılar yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile müteveffanın kazadan sonra hemen vefat etmediği, yaklaşık 2 haftalık hastane sürecinin olduğu ve bu süreçteki manevi zorluklar gözetilerek takdiren davacı ... için 60.000,00-TL, davacı... için 60.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... Ve ... Ticaret Ltd. Şti.'den 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar tarafından davalı ... Sigorta'dan da manevi tazminat talep edilmiş ise de manevi tazminatın ... sigortası teminat kapsamı dışında olduğu anlaşılmakla davacıların manevi tazminat talebinin ... Sigorta yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...'ın vefatı nedeniyle diğer davalıların meydana gelen kazada kusurlarının olmadığı ve ... yönünden işleten sıfatı nedeniyle husumet olmadığı anlaşılmakla diğer davalılar yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE Buna göre; davacılar ..., ... ve ...'ın cenaze giderlerine yönelik maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, -Davacı ... yönünden 8.000,00-TL tedavi masrafı maddi tazminat alacağının davalılar ... Ve ... Şti. ve ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen tedavi gideri tazminat alacağına davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. Yönünden 20.12.2021 tarihinden, ... Sigorta yönünden 26.12.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Diğer davalılar yönünden davacıların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, 3-...'ın vefatı sebebiyle davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre; takdiren davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -...'ın vefatı nedeniyle diğer davalılar yönünden davacıların manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, 4-Davacı ...'ın kendi yaralanması sebebiyle manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre; 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Davacı ...'ın kendi yaralanması sebebiyle manevi tazminat talebinin diğer davalılar yönünden REDDİNE, 5-Davalı ... yönünden davanın husumet yönünden dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 115/2. Maddesi gereğince usulden REDDİNE, 6-Maddi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti; a- Peşin alınan 341,55 TL harç ve 1.076,00 TL Tamamlama harcının toplamı olan 1.417,55 TL'den alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 685,55 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, b- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, c- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden tedavi giderlerine yönelik tazminat talebi yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, d-Davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde tedavi giderlerine yönelik tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak Davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, e-Davalılar ... Belediye Başkanlığı,...Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden tedavi giderlerine yönelik tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak Davalılar ..., ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, f-Müteveffa ...'ın cenaze giderlerine yönelik tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan; 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan, 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'ten, 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketine, ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... şirketine VERİLMESİNE, g-Davacılar tarafından yapılan 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 11.100,00 TL Adli Tıp rapor gideri ve 9.127,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 36.227,70 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 22.290,90 TL yargılama giderinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, h- Kabul red oranına göre belirlenen 2.018,18 TL Arabulucu ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.261,81 TL Arabulucu ücretinin davacılardan tahsiliyle hazineye irad kaydına, 7-...'ın vefatı sebebiyle davacıların manevi tazminat talebi yönünden yargılama ve vekalet ücreti; a-Davacı ... Yönünden; -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ...ve ...Sigorta ve ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, b-Davacı ...Yönünden; -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... ve ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, c-Davacı ... Yönünden; -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden... yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... ve ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, 8-Davacı ...'ın kendi yaralanması sebebiyle manevi tazminat talebi yönünden yargılama ve vekalet ücreti; -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden... yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak Davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... ve ... Sigorta şirketine VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/09/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.