İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1281 E. 2026/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1281
- Karar No
- 2026/862
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1281 Esas KARAR NO : 2026/862
DAVA : Alacak (Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/05/2021 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ana davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile davalı ... A.Ş arasında, ... numaralı poliçe düzenlendiğini, bu poliçeye göre, sigortacının, sigorta ettirenin, ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 2. Etap 799 Adet Konut, 1’er Adet Ticaret Merkezi Sosyal Tesis ve Cami İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi Projesi’ndeki her türlü rizikoyu, inşaat tüm riskler (car) sigorta poliçesi ile güvence altına aldığını, projenin şantiye sahasında, 12.09.2018 tarihinde bir iş kazası olduğunu ve ... T.C kimlik numaralı kazazede ...'nin, müvekkili şirketler ve taşeron şirket olan ... Şti. aleyhine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde... Esas ... Karar nolu davayı açtığını, kaza sonucu, kazazedede %100 maluliyet oranı tespit edildiğini, açılan bu davadan ve kazadan sonra müvekkili şirketler ve taşeron şirketin maddi olarak zarara uğradığını, kazazedeye açmış olduğu bu davadan sebep, tazminat ve dava masrafları toplamı olarak 360.000,00 TL ödendiğini, bu meblağın, öncelikle taşeron şirket tarafından bir kısmı nakit bir kısmı çekle ödenmek suretiyle ödendiğini, buna ilişkin ibranamenin sunulduğunu, daha sonra, taşeron şirket ve müvekkil şirketleri arasındaki müşterek ve müteselsil sorumluluğa istinaden; müvekkili şirketler tarafından taşeron şirkete, ...'a ait, keşide yeri İstanbul olan, ... seri nolu 180.000,00 TL bedelli çekin ödendiğini, bu zararların tazmini ve ihbarı için sigorta şirketine, ... no ile başvuru yapıldığını; sigorta şirketinin ilgilenmediğini ve bir sonuç elde edilemediğini, nihai olarak, bahse konu tazminatın ve maddi zararın tazmin edilebilmesi amacıyla dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de netice alınamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile 180.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek Ticari Kredilere Uygulanan Avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ana davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket'in sorumluluğu ilgili poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, ... numaralı poliçenin işveren mali mesuliyet teminatı kapsamında teminat limitlerinin şu şekilde olduğunu, işverne mali sorumluluk şahıs başına bedelin 1.000.000 tl, 100.000 tl manevi tazminat olduğunu , poliçede sigortalı olarak "T.c.çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı" belirlenmiş olduğunu, bu nedenle söz konusu poliçenin lehdarının da işbu kurum olduğunu, dolayısıyla sigortalı kurum tarafından açılmayan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için, kazanın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve poliçe şartları da gözetilerek bunun sonucunda kazanın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek ve söz konusu poliçede teminat kapsamın alınmış bir hukuki sorumluluğun tespit edilmesi gerektiğini, davanın belirtilen kuruma ihbarına, davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilerek mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Birleşen davada Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkili şirket ile işveren ... İş ortaklığı arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu şantiye için davalı sigorta şirketi ile poliçe düzenlendiğini, poliçeye göre ilgili projedeki her türlü riziko için inşaat tüm riskler sigorta poliçesi ile güvence altına alındığını, ilgili projenin şantiye sahasında 12/09/2018 tarihinde bir iş kazası olduğunu ve kazazedenin müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, kaza sonucu kazazede de %100 maluliyet oranı tespit edildiğini, açılan bu davadan ve kazadan sonra müvekkili şirket ve işveren şirketlerin maddi olarak zarara uğradığını, kazazedeye açmış olduğu bu davadan sebep tazminat ve dava masrafları olarak toplam 360.000,00 TL ödendiğini, belirterek davanın kabulü ile 75.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE :Husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu iş kazasının davacı sigortalı işverenin ağır kusur ve ihmali ile meydana gelmiş olduğunu, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmasını ve dosyanın ...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas numaralı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Toplanan Deliller ve Yargılamanın Özeti: 1-Mahkememizce düzenlenen ara karar ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, iş güvenliği uzmanı ...'in 12/12/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı asıl işveren müessese (... ) ile kazalı işçinin hizmet akdiyle bağlı çalıştığı alt işveren müessesenin (... Şti.) müştereken toplam % 80 (Y. Seksen) oranında kusurlu oldukları (her birinin veya asıl işveren ile alt işverenin ayrı ayrı kusuru % 40( Kırk) olmak üzere kazalı ...’nin % 20 (Y. Yirmi) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 2-Bilirkişi ... ve Sigortacılık Uzmanı ...'nin 25/06/2022 tarihli heyet raporunda özetle; olay, 5510 sayılı Yasanın 13. maddesine göre, iş kazası olduğu, olayda; davacı asıl işveren müessese (.... ) ile kazalı işçinin hizmet akdiyle bağlı çalıştığı alt işveren müessesenin (... Şti.) müştereken toplam % 80 (Y. Seksen) oranında kusurlu oldukları, kazalı...’nin % 20 (Y. Yirmi) oranında kusurlu olduğu, ihbar olunan ... kusursuz olduğu, anılan iş kazası dolayısıyla ödenen / ödenecek maddi tazminat ile manevi tazminattan asıl işveren müessese (...ı) ile alt işveren müessesenin (...Ltd. Şti.) kusurlarından dolayı (sigorta ettirenlerin kusurlarından dolayı) davalı ... Sigorta A. Ş.’nin poliçe kapsamı ile sınırlı kalmak şartıyla sorumluluğunun bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 3-Mahkememizce Ana dava ve birleşen dava yönünden 12/09/2018 tarihinde Meydana gelen kaza nedeniyle dava dışı...'nin maddi zararlarının ne kadar olduğu hususunda hesaplama yapılması için dosyanın Aktüerya Bilirkişisi ...' dan rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi Aktüerya uzmanı ...'ın 14/03/2023 tarihli raporunda özetle; Dava dışı kazalının 31.08.2019 ödeme tarihindeki verilere göre ve varsa ... tenzili öncesindeki sürekli iş göremezlik maddi zararının 756.380,03 TL olduğu, SGK tarafından dava dışı kazalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış ise bağlanan gelirin...’nin yukarıda tespit edilen maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 4-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E.,... K. Sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır: "Davaya konu poliçenin incelenmesinde sigorta ettirenin asıl dava davacıları şirketler ise de sigortalının TC Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olduğu gerek dava açılırken gerekse yargılama sürecinde sigortalının açılan davaya muvafakatı aranmamıştır. 05.07.2021 tarihli duruşmada mahkeme: "...'ye davanın ihbar edilmesi" kararını vermiş ise de ihbarı bildirimine binaen İdare ..., mahkemeye sunduğu 01.09.2021tarihli dilekçesiyle: "...'nin ihale makamı olması sebebiyle alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, idareye bu sebeplerle husumet yönlendirilemeyeceğinden yapılan ihbarın haksız olduğunu" belirttiği anlaşılmaktadır. Söz konusu dava şartı sonradan tamamlanabilecek bir dava şartıdır.Davacıların aktif husumetlerinin bulunduğunun kabulü için sigortalıdan muvafakat alınması gerekir..(Yargıtay 11. HD'nin ...esas,... karar sayılı ve 02/05/2016 tarihli ilamı)poliçeye dayalı tazminat talep etme hakkı sigortalıya ait olduğu gözetilerek sigortalıdan açılan davaya ve davacılara tazminat ödenmesine muvafakat istenilmesi gerekirken davaya dava şartı yerine getirilmeden devam olunarak esasa bağlanması yerinde olmamıştır. Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeden kararın kaldırılmasına, sigortalının davacıların davasına ve tazminat ödenmesine muvafakat belgesini sunmak üzere davacılar vekiline mehil verilerek veya idareye sorularak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir." 5-Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ...E.,...K. Sayılı kararı doğrultusunda ...'na müzekkere yazılarak davacılara tazminat ödenmesine muvafakati olup olmadığı sorulmuş, tazminat ödenmesine muvafakatlerinin bulunduğu bildirilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Ana dava,12/09/2018 tarihinde şantiye sahasında meydana gelen iş kazası nedeniyle dava dışı ... 'ye ödenen tazminatın işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, tarafların kusur oranlarının tespiti dava dışı ...'nin var ise maddi zararının tahsili davasıdır. Birleşen davada; dava konusunun ise 12.09.2018 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle ...'ye maluliyeti nedeniyle ödenen tazminatın sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davaya konu somut olayımızda dava dışı işçi ... yönünden uğranılan zararların davacılar tarafından tazmin edilmesi neticesinde söz konusu zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu ve zarar miktarı ile davacılara isabet eden kusurun ispat yükü davacılar üzerindendir. Davalı sigortacı tarafından sunulan poliçe incelendiğinde; davacılar tarafından tazminat ödenen işçinin iş kazasına uğradığı adresin poliçede teminat altına alınan adres olduğu, söz konusu iş kazası hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı davasının açıldığı, SGK kayıtlarına göre dava dışı ...'nin ... Şirketi çalışanı olduğu ve kaza tarihinden önce işe giriş kayıtlarının bulunduğu, sigorta sözleşmesinin 14. Sayfasındaki teminat gereğince alt yüklenici ve taşeronlar yönünden de uğranılan zararların teminat kapsamında olduğunun açık bir şekilde belirtildiği bu suretle dava dışı işçi İmdat Güle'nin poliçe teminatı kapsamındaki iş şantiye adresinde uğradığı kaza nedeniyle zararın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacılar tarafından meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine davalı sigortacı tarafından meydana gelen iş kazasının davacıların ağır kusuru ile ortaya çıkması nedeniyle teminat kapsamında olmadığı iddia edilmiş ise de; Mahkememizce alınan kusura yönelik bilirkişi raporlarında davacılara %100 oranında kusur izafe edilmediği anlaşılmakta olup, olayın meydana geliş durumu ve kusur durumu gözetildiğinde ağır kusur olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. İddialar bakımından mahkememizce hem kusur oranlarının tespiti hem de maddi zararlar açısından muhtelif tarihlerde bilirkişilerden raporlar alınmış olup, alınan raporlar neticesinde meydana gelen kazada dava dışı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, üst işveren ana dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı olan alt işverenin dava dışı işçiye karşı müştereken ve müteselsilen %80 oranında kusurlu oldukları, Mahkememizce dava dışı işçinin gerçek zararı yönünden de bilirkişi raporu alınmış olup, dava dışı işçinin bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zararının toplamda 756.380,03 TL olduğu, davacılar ve birleşen dosya davacısı tarafından dava dışı işçiye ödemeler yapıldığının sabit olduğu, ödeme neticesinde davacıların ibra edildiği, davacılar tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemelerin dava dışı işçinin oluşan ve Mahkememizce tespit edilen gerçek zararından daha az olduğu dolayısıyla yapılan ödeme ve ibranın davalı sigortacı lehine de olduğu ve gerçek zararı aşan bir ödemenin rücusunun talep edilmediği anlaşılmakla, poliçe kapsamında rücu şartlarının da oluştuğu gözetilerek dava ve birleşen dava bakımından ayrı ayrı aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ESAS DAVANIN KABULÜ İLE; 1-180.000,00-TL'nin 31/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Adi Ortaklığı oluşturan DAVACILARA ÖDENMESİNE, 2-Mahkememiz dava dosyası ile birleşen ... 6. ATM'nin ... esas sayılı dava dosyası yönünden; A)DAVANIN KABULÜ İLE; 75.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile 10/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte BİRLEŞEN DOSYA DAVACISINA ÖDENMESİNE, 3-Esas dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti; a-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 12.295,80 TL harçtan, peşin yatırılan 3.073,95 TL harcın düşümü ile geri kalan 9.221,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, b-Davacılar tarafından yapılan 3.073,95 TL Peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 861,30 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.494,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, e- 1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, 4-Birleşen dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti; a-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.123,25 TL harçtan, peşin yatırılan 1.280,82 TL harcın düşümü ile geri kalan 3.842,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, b-Davacılar tarafından yapılan 1.280,82 TL Peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, e- 1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.