İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/983 E. 2026/857 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/983
Karar No
2026/857
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/983 Esas KARAR NO : 2026/857

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araç arasında 26.05.2025 tarihinde ... ili ... ilçesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalının asli kusurlu olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi komisyonunun davalının kusurlu olduğu hususunda oybirliğiyle mutabakata vardığını, davalının ters yola girerek park halindeki araca çarpması nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, ... model aracın kaza sebebiyle parça değişimi ve onarım gördüğünü, bu durumun aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüşe yol açtığını, araçta 175.964,72TL tutarında hasar oluştuğunu, hasar işlemlerinin ... A.Ş. üzerinden yürütüldüğünü, ilgili hasar dosyasının celbinin gerektiğini, müvekkilin 26.05.2025 ile 06.08.2025 tarihleri arasında geçen 73 günlük sürede aracından mahrum kaldığını, servis kayıtlarının sunulduğunu, araç mahrumiyet bedelinin davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını ve anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise haksız fiil tarihi olan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanı bulunmadığını, 26.05.2025 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirkete 19/12/2024 - 19/12/2025 tarihleri arasında geçerli ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, poliçeyi bildirmenin davayı kabul anlamı taşımadığını, müvekkil şirketin daha önce yapmış olduğu ödemeler dolayısıyla sorumluluğunun sona erdiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin alanında uzman bilirkişi kanalı ile incelenmesi gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın daha önce hasara uğramış olması halinde değer kaybına ilişkin talebin reddinin gerektiğini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin araştırılması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamında olmadığını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olmadığından avans faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı sonuç doğuracağını, müvekkilin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 121. maddesi gereğince dava dilekçesi ekinde bulunması gereken tüm delillerin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle esasa ilişkin cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu hususta itirazda bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, talep sonucunun rakam olarak ifade edilmesinin imkansızlığı ve kusur durumunun tespiti gerektiğini, ... plakalı araç için ... Sigorta nezdinde ... poliçe numarası ile 400.000,00 TL teminat limitli trafik poliçesi ve hukuksal koruma limiti bulunduğunu, aynı araç için .. Sigorta A.Ş. nezdinde .. numaralı poliçe ile 5.000.000,00 TL tutarında ... teminatı mevcut olduğunu, davacının ... plakalı aracının kasko sigortacısı nezdinde ikame araç hizmeti bulunduğunu, davanın ... Sigorta, ... Sigorta A.Ş. ve davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. 'ye ihbar edilmesini, Tramer kayıtlarında müvekkil şirket aracına tam kusur verilmiş olsa da davacıya ait aracın da kusurlu olduğunu, bu nedenle kusur durumuna itiraz ettiklerini, takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu, aracın değişen parçalarının hurda bedelinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aracın eksiksiz onarıldığını, Dava Konusu Taleplerle İlgili Sigorta Tahkim Komisyonu ve Derdest Dosyası Olup Olmadığı Sigorta Tahkim Komisyonu kurumlarından gerekli bilgilerin sorulmasını, davacının kendi kaskosundan ikame araç hizmeti alması sebebiyle araç mahrumiyet zararı oluşmadığını, aracın makul onarım süresinin tespiti ile zorunlu giderlerin mahsup edilmesini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının araştırılmasını, aracın daha önce hasar görmüş olması halinde değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirketin kasko poliçesindeki hukuksal koruma teminatı nedeniyle davanın ... Sigorta A.Ş. 'ye ihbarının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, müvekkil şirketin ticari merkezinin Beykoz İlçesi adli hudutları dahilinde olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebiyle yetkili mahkemenin .. Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın mahkemeye sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğ ettirmediğinden cevap ve itiraz haklarının saklı tutulduğunu, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, müvekkil şirkete hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığını tespite yarar evraklar ibraz edilmediğinden kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya kazandırılması ile kaza ve hasar uyumu bakımından teknik inceleme yapılması gerektiğini, davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve poliçede ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörüldüğünden müvekkil şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, davacının kazadan kaynaklanan gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli ile ikame araç bedelinin teminat dışında kaldığını, değer kaybı talebi bakımından da dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilerek hesaplamanın genel şartlar üzerinden yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davanın açılmasına müvekkil şirket tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını, ihbar dilekçesi sebebiyle atfedilen hukuki sorumluluğu kabul etmediklerini ve müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği sigorta mukavelesi mucibince mesuliyetinin ancak taraf olacakları dava neticesinde tespit edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının ve mahrumiyet tazminatının davalı ... sigortacısı ve davalı araç sürücüsü ile araç malikinden tahsiline ilişkin tazminat davası mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait aracın hasar kayıtları ve davaya konu hasar dosyasına ilişkin evraklar celp edilmiştir. ... Sigorta'ya müzekkere yazılarak davacının başvurusu ve hasar dosyaları celp edilmiştir. 3-Bilirkişi tarafından mahkememize 27/04/2026 tarihinde sunulan raporda özetle; "Bu Duruma göre ; A — Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile araçların girilmesi yasak olan tek yönlü yola ters yönden giriş yaparak bu mahalde tehlike arz edecek şekilde seyrini sürdürdüğü, karşı yönden gelen aracı gördüğünde ise sağa yöneldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında nizam ve kurallar içerisinde park halinde bulunan otomobilin sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk tarafına çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K.unun 84 maddesinin kod 2 (Taşıt giremez trafik işaretin bulunduğu yola veya bölünmüş karayollarına karşı yöne ait olan şerit, rampa ve bağlantı yoluna girmek) kuralını ihlal ettiği olayda asli derecede kusurludur. B — Davacı ... maliki ve sürücüsü bulunduğu... plakalı otomobilini meskun mahal içerisinde tek yönlü yolda trafiği engellemeyecek şekilde yolun sağında park ettiğinden dolayı, dava konusu trafik kazasında atfı kabil kusuru yoktur 2- DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE; 2023 model ve 12.777 KM bulunan “... “ hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta iki kaporta parçası onarım görüp boyanması sonucu aracın onarım gördükten sonraki ikinci el rayiç değerinin ortalama olarak ikinci el rayiç değeri üzerinden %5 oranında değer kaybetmiş olup ikince el rayiç değerinin 3.325.000 TL üzerinden alıcı bulduğu dikkate alındığında aracın olay tarihi itibari ile aracın 140.000.TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmiş olup tespit edilen değer kaybı tutarının piyasa şartları ile uyumlu ve KADRİ MARUF OLDUĞU kanaatine varılmıştır. 3- HAK MAHRUMİYETİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE ; 2023 model ve 12.777 KM bulunan “.. “ hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasarın giderilip onarılması için yetkili serviste 7 gün onarım için beklediği, bu süre içerisinde davacı tarafın aracını çalıştırmadığından dolayı hak mahrumiyeti zararı oluştuğu, yapılan piyasa araştırması ve rent car firmaları ile şifai görüşmeler sonucunda davaya konu olan aracın lüks sınıfı bir araç olması nedeni olay tarihi itibari ile günlük kiralama ücretinin 5.000.TL olduğu, serviste onarım için bulunduğu 7 gün içerisinde 7 Gün X 5.000 = 35.000. TL hak mahrumiyet zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 5-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesini sunmuş, arttırılan tutarın harcını Mahkememize yatırdığı gibi talep arttırım dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı sigortacı tarafından ... ile sigortalı bulunan ve diğer davalı ... sürücülüğündeki diğer davalının mülkiyetindeki aracın davacıya ait araca çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazasında davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybına ve aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet tazminatına yönelik zararının tazmini talebine ilişkindir. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Bu Duruma göre ; A — Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile araçların girilmesi yasak olan tek yönlü yola ters yönden giriş yaparak bu mahalde tehlike arz edecek şekilde seyrini sürdürdüğü, karşı yönden gelen aracı gördüğünde ise sağa yöneldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında nizam ve kurallar içerisinde park halinde bulunan otomobilin sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk tarafına çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K.unun 84 maddesinin kod 2 (Taşıt giremez trafik işaretin bulunduğu yola veya bölünmüş karayollarına karşı yöne ait olan şerit, rampa ve bağlantı yoluna girmek) kuralını ihlal ettiği olayda asli derecede kusurludur. B — Davacı ... maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı otomobilini meskun mahal içerisinde tek yönlü yolda trafiği engellemeyecek şekilde yolun sağında park ettiğinden dolayı, dava konusu trafik kazasında atfı kabil kusuru yoktur." şeklinde tespit yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve SBGM'den celp edilen sigorta eksper raporları bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalı sürücünün meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücü tarafından ters yönden sokağa girilmesi sonrasında yaşanan sıkışma neticesinde davalı sürücünün davacının park halinde duran aracına çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği davacıya ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru ve hatası olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespiti hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından kusur tespitine itiraz etmiş ve gerçeği yansıtmadığı iddia edilmiş ise de dosya arasındaki kaza tespit tutanağında da davalı sürücünün imzaladığı beyanında davacıya ait aracın park halinde olduğu ve davalı sürücünün ters yönden gelerek nizami park halindeki davacıya ait araca çarptığının imzalı kaza tespit tutanağında ikrar edildiği anlaşılmakla davalının kusura yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalı sürücünün kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı zararına ilişkin olarak; kaza tarihi itibariyle aracın hasarsız hali ve kaza sonrasında onarılmış hali ile ikinci el piyasa rayiçlerine göre değer kaybının 140.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen kaza sonrası değer kaybı raporda belirtildiği üzere usul ve yasaya uygun olarak aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten araç tamir edildikten sonra ikinci el piyasa değeri arasındaki fark olarak nitelenmiş ve davaya konu davacıya ait aracın markası, tipi, modeli km daha önce kazasının olmaması, dava konusu kazada hasar miktarı, parça değişikliği ve işçilikler dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında aracın muadillerinin yapılan inceleme ve araştırmalar değerlendirilerek hesaplama yapılmış, sahibinden.com sitesinden ve piyasadaki kurumsal satıcılardan alınan ilan örnekleri denetime elverişli olarak eklenmiş, ayrıca tespit edilen kasko değerleri de gözetilerek davaya konu davacıya ait aracın rapor tarihindeki hasarsız ve hasarlı piyasa değeri tespit edilerek bulunan aradaki farkın enflasyon rakamları ile güncellenmesi sonucunda kaza tarihi itibariyle geriye dönük gerçek değer kaybının 140.000,00-TL olarak tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından değer kaybının yüksek belirlendiği iddiası ile rapora itiraz edilmiş ise de daha düşük olması gerektiğine dair herhangi bir somut delil sunulmadığı bu suretle davalının itirazının soyut beyandan ibaret olduğu anlaşılmakla davalının değer kaybının yüksek belirlendiğine yönelik itirazına itibar edilmemiş, davacının aracının kmsi ve modeli, lüks araç segmentinde olması, daha önce hasar kaydının bulunmaması ve dosya içerisindeki eksper raporu, SBGM'den gelen yazı cevabı ekindeki rapor ve yapılan işlemlere ilişkin resimler gözetildiğinde değer kaybı tespitinin piyasa rayiçlerine ve kazanın boyutuna uygun olduğu %5 oranında tespit edilen değer kaybının makul ve rayiçlere uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından aracın kullanılamadığı süre için mahrumiyet tazminatı da talep edilmiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın piyasa şartlarında tamir süresinin 7 gün olduğu, davacının aracı ve segmenti gözetilerek günlük kaza tarihi itibariyle kiralama piyasa rayiç değerinin 5.000,00-TL olduğu ve mahrumiyet tazminatı miktarının 35.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz edilerek makul tamir süresinin tespiti gerektiği iddia edilmiş ise de bu sürenin zaten tespit edildiği, yine davalı tarafından itiraz edilerek ikame araç hizmeti alınıp alınmadığının sorulması talep edilmiş ise de ikame araç alınmasının mahrumiyet tazminatına yönelik gerçek zararı ortadan kaldırmayacağının yerleşik Yargıtay kararlarında kabul edildiği anlaşılmakla davalının itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalı...hasar dosyası gelmeden rapor alındığını iddia etmiş ise de Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar dosyasının celp edildiği ve bu suretle bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile dava değeri tüm davalılar yönünden değer kaybı tazminatı bakımından 140.000,00-TL'ye, mahrumiyet tazminatı 35.000,0-TL'ye arttırılmış olup, arttırılan tutara ilişkin harcın yatırıldığı ve davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ...'ya müzekkere yazılarak sigorta poliçesi celp edilmiş olup, davacıya kasko ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, ... Sigorta müzekkere cevabında davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirmiştir. Sonuç olarak davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 118.709,52-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 118.709,52-TL değer kaybı tazminatına davalılar ... Şti. ve ... yönünden kaza temerrüt tarihi olan 26.05.2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsil edilmesine, davalı Anadolu Sigorta yönünden ise dava tarihi olan 26.02.2026 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsil edilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalı ...'ya dava açılmadan öce KTK 97. Maddesi kapsamında başvuru yapıldığına ilişkin delil sunulmamış olmakla birlikte dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağında davalı ... sigortacısı ... Sigorta'nın da bulunduğu bu suretle sigortaya başvuru koşulunun yerine getirildiği ancak temerrüt tarihinin dava tarihinden başlaması gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda kaza tarihi 16.04.2011, başvuru tarihi ise 23.05.2019 olup davacı davalı kuruma başvurmadan doğrudan tahkime başvurmuş, davalı davacının davalı kuruma başvurmaksızın doğrudan doğruya dava açma hakkı olmadığını savunmuştur. İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı tarafın, davalı kuruma karşı tahkime başvurmadan önce başvuru dava şartını yerine getirmediği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin başvurunun kabulüne dair verilen kararına karşı davalının itiraz başvurusunun kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı zararın tazmini için davalıya yazılı olarak başvurmadan doğrudan doğruya tahkime başvurmuş ise de, davacı tarafın uyuşmazlığa konu edilen tazminatın ödenmesini sağlamak amacıyla öncesinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin arabuluculuk son tutanağı ile kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile başvuru şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden, davalının diğer itirazları incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." Davalı ... sigortacısı aleyhine hükmedilen 118.709,52-TL değer kaybı tazminatı ile davalı ... Sigortacı'sının daha önce davacının kasko sigortacısına rücuen ödediği bedel toplamının kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigortacı'sının limitini doldurduğu anlaşılmakta olup, davacı tarafından tüm davalılar yönünden aynı miktarda talep arttırımı yapıldığı anlaşılmakla Bakiye 21.290,48-TL değer kaybı tazminatının davalı Anadolu Sigorta yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Bakiye 21.290,48-TL değer kaybı tazminatının davalılar ... Şti.. ve ...'dan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalılar yönünden ayrım yapılmaksızın tüm davalılar yönünden mahrumiyet tazminatı talep edilmiş olup; 35.000,00-TL mahrumiyet tazminatının davalılar ... Şti.. ve ...'dan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta yönünden ise mahrumiyet tazminatının hem ZMMS teminat kapsamında olmaması hemde limit dolması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; 118.709,52-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 118.709,52-TL değer kaybı tazminatına davalılar ... Ltd. Şti. ve ... yönünden 26.05.2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsil edilmesine, davalı ... yönünden ise dava tarihi olan 26.02.2026 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsil edilmesine, Bakiye 21.290,48-TL değer kaybı tazminatının davalılar ...Ltd. Şti.. ve ...'dan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 21.290,48-TL bakiye değer kaybı tazminatının davalı ... yönünden REDDİNE, 2-35.000,00-TL mahrumiyet tazminatının davalılar ...Ltd. Şti.. ve ...'dan 26.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta yönündne mahrumiyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken tüm davalılar aleyhine hükmedilen değer kaybı tazminatı yönünden 8.109,04-TL'den peşin yatırılan 732,00 TL harç ve 2.985,15 TL ıslah harcının toplamının düşümü ile geri kalan 4.391,89-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davalılar ...Ltd. Şti.. ve ... aleyhine hükmedilen tazminat miktarı yönünden alınması gereken bakiye 3.845,20-TL harcın davalılar ... Şti.. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL Peşin harç, 2.985,15 TL ıslah harcı ve 732,00 TL başvurma harcı 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 980,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.429,95 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (...A.Ş yönünden kabul edilen ve red edilen tutarlar gözetilerek 13.187,92 TL yargılama gideri ile sınırlı olarak diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu) 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak alınarak davalı ...Sigorta A.Ş'ye VERİLMESİNE, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 9- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, (...Sigorta A.Ş yönünden 3.480,36 TL ile sınırlı sorumlu) Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/983, K. 2026/857, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-983-e-2026-857-k-d97758111d56