İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/665 E. 2026/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/665
- Karar No
- 2026/835
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/665 Esas KARAR NO : 2026/835
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada, müvekkilin aracında gerçekleşen değer kaybı zararının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, Dava konusu trafik kazası, davalı tarafından sigortalanan aracın yüzde yüz kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin hasara uğrayan aracı ilgili onarım servisinde onarılmış olup faturayı sunduklarını, faturada hasar dosya numarası ... olarak yazılmıştır. Tutanağa göre, ... plakalı araç yüzde yüz kusurlu olduğundan, araç değer kaybı bedeli ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmak zorunda olduğunu, Müvekkiline ait aracın onarım masrafları kasko poliçesinden tazmin edilmiş olsa da araç 2023 model orijinal araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, Bu kapsamda, ... Sigorta A.Ş.’ye başvurulmuş ve sigorta şirketi tarafından taraflarına 18.04.2025 tarihinde 54.079,84-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu miktar oldukça düşük kaldığından ve uğranılan değer kaybını karşılamadığından ... Sigorta A.Ş.’ye KEP üzerinden yeniden başvurulmuş ve 130.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminatı talep edilmiş fakat iki ay süre geçmesine rağmen dönüş yapılmadığını, arabuculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmayıp davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davacı hesabına ve tedarikçi firma hesabına hasar onarım bedeli; tüm bunların yanında dava konusu trafik kazası sebebiyle kazaya karışan dava dışı araç sahibi ve servis hesabına hasar ve değer kaybı ödemelerinin yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket tarafından sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluk yerine getirildiğini, bu nedenle iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aracında bakiye değer kaybı oluşmadığını, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta bakiye değer kaybı oluşmadığı tespit edilmediğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekitğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının davalı ... sigortacısından tahsiline ilişkin tazminat davası mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait aracın hasar kayıtları celp edilmiştir. ... Sigorta 'ya müzekkere yazılarak davacının başvurusu ve hasar dosyası celp edilmiştir. c-Davacının aracının tamir edildiği servise müzekkere yazılarak hasar dosyası celp edilmiştir. d- İlgili kolluğa müzekkere yazılarak kaza tespit tutanağı celp edilmiştir. 3-Bilirkişi tarafından mahkememize 12/05/2026 tarihinde sunulan raporda özetle; "Bu duruma göre ; A - Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet İle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, havanın karlı zeminin karlı ve buzlu olduğu mahalde seyrini hava, yol ve mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yolun sağında park halinde bulunan otomobile arkadan çarptığı, çarpma sonucunda bu otomobilin ötelenerek ön ilerisinde park halinde bulunan otomobile arkadan çarpmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T,K.unun sürücü asli kusurların belirtildiği 84/F ( doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma) ve yine aynı kanunun 52/1B ( sürücüler aracının yük ve teknik özelliklerine göre seyrini hava, yol ve mahal şartlara göre ayarlamak zorundadırlar) Maddesinin ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur. B — Davacı ... maliki bulunduğu ... plakalı otomobil ile meskun mahal içerisindeki sokakta normal yolun sağında park ettiği, taşıt trafiği engellemeyecek şekilde park yasağının mevcut bulunmadığı yolun sağında park ettiği, arkadan gelen ve seyrini mahal şartlara göre ayarlamayan otomobil sürücüsünün arkadan çarptığı, çarpma sonucu da ötelenerek önündeki park halindeki otomobile arkadan çarptığı olayda dolayı olayda atfı kabil kusurları yoktur. C — Dava dışı ...'in maliki bulunduğu ...plakalı otomobili ile meskun mahal içerisindeki sokakta normal yolun sağında park ettiği, taşıt trafiği engellemeyecek şekilde park yasağının mevcut bulunmadığı yolun sağında park ettiği sırada, arka tarafından ötelenerek gelen park halindeki otomobilin maliki bulunduğu otomobile arkadan çarptığı olayda atfi kabil kusuru yoktur. Dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 1.750.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin ( Modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (Araç km bilgisinin Ekspertiz Raporunda 14.795 km olarak belirtilmiş olduğu görülmüştür.) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 1.650.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 1.750.000,00 TL — 1.650.000,00 TL - 100.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, Bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından 18.04.2025 tarihinde 54.079,84 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğunun kabulü ile davacının bakiye 100.000,00 TL — 54.079,84 TL -45.920,16 TL Değer Kaybı alacağının bulunduğunu," şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 5-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalıya tebliğ olmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı tarafından ... sigortası ile sigortalı bulunan aracın davacıya ait araca çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazasında davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybına yönelik zararının tazmini talebine ilişkindir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde arabuluculuk yönünden dava şartı itirazında bulunulmuş ise de eldeki davanın davacının sıfatına göre arabuluculuğa tabi olmadığı gibi dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk tutanağının da bulunduğu anlaşılmakla davacının itirazına itibar edilmemiş, davanın esasına girilmiştir. Davalı tarafından belirsiz alacak davası açılması yönünden de usul bakımından itiraz edilmiş ise de davacı tarafından alacağın dava öncesinde belirlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davalının itirazına itibar edilmemiştir. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Bu duruma göre ; A - Sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet İle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, havanın karlı zeminin karlı ve buzlu olduğu mahalde seyrini hava, yol ve mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağa yönelerek yolun sağında park halinde bulunan otomobile arkadan çarptığı, çarpma sonucunda bu otomobilin ötelenerek ön ilerisinde park halinde bulunan otomobile arkadan çarpmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T,K.unun sürücü asli kusurların belirtildiği 84/F ( doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma) ve yine aynı kanunun 52/1B ( sürücüler aracının yük ve teknik özelliklerine göre seyrini hava, yol ve mahal şartlara göre ayarlamak zorundadırlar) Maddesinin ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur. B — Davacı ... maliki bulunduğu ... plakalı otomobil ile meskun mahal içerisindeki sokakta normal yolun sağında park ettiği, taşıt trafiği engellemeyecek şekilde park yasağının mevcut bulunmadığı yolun sağında park ettiği, arkadan gelen ve seyrini mahal şartlara göre ayarlamayan otomobil sürücüsünün arkadan çarptığı, çarpma sonucu da ötelenerek önündeki park halindeki otomobile arkadan çarptığı olayda dolayı olayda atfı kabil kusurları yoktur. C — Dava dışı ...'in maliki bulunduğu... plakalı otomobili ile meskun mahal içerisindeki sokakta normal yolun sağında park ettiği, taşıt trafiği engellemeyecek şekilde park yasağının mevcut bulunmadığı yolun sağında park ettiği sırada, arka tarafından ötelenerek gelen park halindeki otomobilin maliki bulunduğu otomobile arkadan çarptığı olayda atfi kabil kusuru yoktur. Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve celp edilen sigorta eksper raporları ve olay yerine ilişkin resimler bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalının sigortalısı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davalının sigortalısına ait aracın sürücüsünün nizami park halindeki davacıya ait araca çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği davacıya ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusursuz olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespiti hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının sigortalısının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı zararına ilişkin şu tespitler yapılmıştır: Dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 1.750.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin ( Modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (Araç km bilgisinin Ekspertiz Raporunda 14.795 km olarak belirtilmiş olduğu görülmüştür.) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 1.650.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 1.750.000,00 TL — 1.650.000,00 TL - 100.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, Bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından 18.04.2025 tarihinde 54.079,84 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğunun kabulü ile davacının bakiye 100.000,00 TL — 54.079,84 TL -45.920,16 TL Değer Kaybı alacağının bulunduğunu," şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen kaza sonrası değer kaybı raporda belirtildiği üzere usul ve yasaya uygun olarak aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten araç tamir edildikten sonra ikinci el piyasa değeri arasındaki fark olarak nitelenmiş ve davaya konu davacıya ait aracın markası, tipi, modeli km daha önce kazasının olmaması, dava konusu kazada hasar miktarı, parça değişikliği ve işçilikler dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında aracın muadillerinin yapılan inceleme ve araştırmalar değerlendirilerek hesaplama yapılmış, sahibinden.com sitesinden ve piyasadaki kurumsal satıcılardan alınan ilan örnekleri denetime elverişli olarak eklenmiş, ayrıca tespit edilen kasko değerleri de gözetilerek davaya konu davacıya ait aracın rapor tarihindeki hasarsız ve hasarlı piyasa değeri tespit edilerek bulunan aradaki farkın enflasyon rakamları ile güncellenmesi sonucunda kaza tarihi itibariyle geriye dönük gerçek değer kaybının 100.000,00-TL olarak değer kaybı tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporundaki tespite karşılık davacı tarafından değer kaybının düşük belirlendiği, davalı tarafından ise yüksek belirlendiği iddiası ile itiraz edilmiş ise de tarafların itirazlarının somut bir veriye dayanmadığı gibi soyut beyandan ibaret olduğu, davacı tarafından düşük belirlendiği iddiasına yönelik hiçbir delil sunulmadığı, davalı tarafından da değer kaybının daha düşük olduğuna dair herhangi bir somut delil sunulmadığı yine davalı tarafından önceki kayıtlar gözetilmemiş denilmiş ise de alınan raporda davacının aracında öncesinde hasar kaydı olmadığının SBGM kayıtları ile gözetildiği anlaşılmakla davalının bu itirazına da itibar edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile davalı tarafından yapılan önceki ödeme de mahsup edilerek dava değeri 45.920,16-TL'ye arttırılmış olup, davalı tarafından daha önce değer kaybı tazminatı olarak davacıya ödenen bedelin düşülerek talep arttırımda bulunulduğu, harcın yatırıldığı ve davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yine arttırılan bedelin ... limitleri kapsamında kaldığı da anlaşılmaktadır. (300.000,00-TL) Davalı tarafından ıslah gerekçeleriyle talep arttırım dilekçesine itiraz edilmiş ise de davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı, talebin ıslah değil 6100 sayılı Kanun'un 107. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamında talep arttırım dilekçesi olduğu anlaşılmakla davalının ıslaha yönelik ve kaza tarihi gözetilerek zamanaşımına yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 45.920,16-TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 06.05.2025 tarihinden itibaren (dava dilekçesinin ekindeki davacının davalıya başvurusunun 23.04.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve 8 iş günü gözetilerek belirlenmiştir) 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Buna göre; 45.920,16-TL değer kaybı tazminatının 06.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının temerrüt başlangıç tarihine ilişkin fazlaya yönelik talebinin REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 3.136,80 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ve 170,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 785,40 TL'den mahsubu ile bakiye 2.351,40 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 170,00 TL tamamlama harcı ve 615,40 TL başvurma harcı ile 17.000,00 TL bilirkişi ücreti, 285,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.685,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/09/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.