Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16954 E. 2026/5827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16954
- Karar No
- 2026/5827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1337 E., 2025/2025 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/120 E., 2024/518 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı .... yanında işçi (sigotasız/çatı izolasyoncusu) olarak çalışmakta iken, 04.08.2012 tarihinde, .. İlçe Milli ... Müdürlüğü binasının çatı onarım işi ile iştigal etmekte iken, havanın yağışlı ve bu nedenle bulunduğu zeminin (çatı) kaygan olması nedeniyle ayağı kaydığını, çalışır vaziyette bulunan sprial'in üzerine düşerek sol elinden önemli ölçüde özürlü kalacak şekilde yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle sol el parmakları iş göremez hale geldiğini, davalı işvereninin kaza sonrasında, kısa süreli olarak davacı ile ilgilendiğini ve işin adli mercilere ve sigortaya iş kazası olarak yansıtılmasını engellemek amacı ile türlü vaatlerde bulunduğunu, davacıyı yanılttığını ve yönlendirdiğini, yürütülen soruşturmada müvekkilinin evinin önünde odun keserken kazanın meydana geldiğini, Savcılık makamınca 17.02.20 13... /75 E. 2013/50 K. sayılı karar ile KYO kararı verildiğini, kaza nedeniyle iş veren tarafından tarafından yasal yükümlülüğe rağmen SGK'ya iş kazası bildiriminde bulunulmadığını, bu bildirimde kazadan sonra ki evrede kendilerince bildirimde bulunulduğunu, davalının işveren olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatı ile) 2013/418 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu dosyanın yargılaması sırasında SGK dan (.. sayılı) gelen yazı cevabında davaya konu kazanın iş kazası olmadığı yönünde tespitte bulunulduğu beyan edildiğini, bu nedenlerde iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin, ağır özürlü kalmasına neden olan olayın iş kazası olduğunun tespiti ile bu statüden, geçmişe etkili olacak şekilde gelir/ aylık bağlanmasını, işletilecek yasal faizleri ile birlikte aylıkların/aylık farklarının ödenmesini, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilmesi gerektiği, fiili çalışması olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. 2.Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, Kuruma başvuru şartının gerçekleşmediği, davanın usulden reddinin gerektiğini, Kuruma yapılmış herhangi bir bildirim olmadığını belierterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusu yapılması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Kurum vekili temyiz başvuru dilkeçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, Kuruma davalı olarak husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararda geçen tarihler arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı çalıştığı şeklinde denetime elverişli olmayan raporuna istinaden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri ile tedavi evrakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.