Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/7332 E. 2026/5822 K. – Sigorta Başlang

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7332
Karar No
2026/5822
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/402 E., 2026/19 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce 22.06.2023 tarihli ve 2023/6960 Esas, 2023/7337 Karar sayılı kararla Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.12.1988 - 20.12.1988 arası döneminde davalı şirkette çalıştığı, bildirge verildiği, Yargıtay'a göre bildirge verilmesi ile hak düşürücü sürenin kesildiği, ancak bordroda adı olmadığından davalı Kurumun davacının sigortalılığını kabul etmediği iddiasıyla davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.12.1988 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre ve husumet itirazında bulunarak savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 12.10.2022 tarihli ve 2018/269 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararla davacının .. Reji Gayrimenkul Ltd.'ye karşı açtığı davanın müracaata bırakıldığı 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150/5 madde gereği açılmamış sayılmasına, davacının SGK' ya karşı açtığı davanın kabulü ile davacının 01.12.19 88... gün süre ile asgari ücret ile ... sicilde ...Ltd firmasına ait iş yerinde çalıştığı ve sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olduğunun tespitine, primlerin işverence yatırılmasına dair işlem idari işlem olmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2018/269 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından 09.02.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/278 Karar sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/278 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizin 22.06.2023 tarihli ve 2023/6960 Esas, 2023/7337 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Davacı adına davalı iş yerinden 01.12.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin büro konulu .. sicil no.lu işyerinden verildiği, davacının beyanına göre davalı iş yeri değişik devlet kurum ve kuruluşlarının bankaların ve özel firmaların temizlik işlerini üstelenen bir işyeri olduğunu, bu kapsamda kendisinin de .. Hastanesi, .. .. Genel Müdürlüğü ve TKİ'deki temizlik işlerinde çalıştığını beyan etmiş olup buna göre, mahkemece, .. sicil no.lu iş yerinin 1988/1-3. dönem arası bordrosunda çalışması bildirilmiş olan bordro tanıkları dinlenilmeli, özellikle davacı ile aynı iş yerinde çalışmış olabilecek olanlar belirlenerek dinlenilmeli, bordro tanığına ulaşılamaması halinde yöntemince komşu işyeri ve çalışanları tespit edilerek dinlenmeli, .. .. Hastanesi ve ..'de davacının çalışma iddiası ile ilgili olarak ilgili olarak adı geçen kuruluşlar nezdinde de davalı şirketin dava konusu dönemdeki sözleşme, puantaj kayıtları ve diğer çalışma kayıtları celbedilmeli, böylelikle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 3.Öte yandan hakkında hüküm kurulan davalı şirket davadan önce, 23.10.2014 tarihinde ... sicilinden terkin edilmiş olup esasen Kurum işleminin iptali niteliğinde olan davada yasal hasım SGK olduğundan davalı işverene husumet düşmediği de gözetilip hukuki varlığı ortadan kalkmış, taraf ve dava ehliyeti bulunmayan anılan davalı şirket hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup husumetin sadece SGK 'na düştüğü gözetilmeksizin hüküm tesisi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile kısmen uyulan bozma ilamı gereği ilave bordro tanıkları dinlendiği, esasen dosyanın niteliği ve çalışmanın geçtiği iddia edilen yerin .. nın en büyük hastanelerinden birisi olması, kapladığı alanın genişliği, çalışan sayısının fazlalığı dikkate alındığında komşu iş yeri araştırmasının sonucunda elde edilebilecek dosyanın çözümüne katkı sağlayıcı yeni delil elde edilemeyeceği, daha önce bu konuda araştırma yapıldığı, davacının da hastanenin çevresinde bulunan iş yerlerinde tanıdığı kimse olmadığını beyan ettiği, yine davalı firmanın aynı dönem birden çok kamu Kurumundan ihale ile temizlik işi aldığı, ancak buralarda çalıştırdığı işçileri tek bordro ile Kuruma bildirdiği, dolayısıyla bordroda adı geçenlerin hangilerinin davacı ile birlikte ... hastanesi temizlik işinde çalıştığının anlaşılamadığı, bu sebeple rastgele tanık seçilerek bordro tanığı dinlendiği, bunlarında bir kısmının .. da yada başka kamu kurumlarındaki temizlik işlerinde çalıştığını beyan ettiği, davacının da birlikte çalıştığı kişileri çalışma süresinin kısa olduğu gerekçe göstererek açıklayamadığı, isim vermediği anlaşılmakla dinlenen tanıkların yeterli olduğu, davacının çalışmasının sabit olduğu, HMK gereği dava açma ehliyeti olan herkesin taraf sıfatına sahip olan herkese karşı istediği davayı açabileceği, dava dilekçesinde davalı gösterilmekle ilgilinin davalı sıfatını kazandığı ve hakkında da mutlaka bir karar verilmesi gerektiği, verilecek kararın ehliyet yönünden ya da husumet yönünden ayrıca değerlendirilebileceği ancak bu davalı gösterilen hakkında karar verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, başlangıç ya da 1 günlük tespit davalarında işçinin isterse sadece SGK ya husumet yönelterek davayı sürdürebileceği, ancak bu durumun işverene husumet yöneltme hakkını ortadan kaldırmadığı, işçinin isterse hem SGK yı hem de işvereni davalı gösterebileceği, bugüne kadar ki tüm uygulamanın da böyle olduğu, sadece işverenin davalı gösterildiği durumlarda SGK nın da davalı olması gerekmekle bu durumun yasal hasım olması sebebiyle sağlanması zorunlu olduğu, işverenin davalı gösterilmemiş olmasında ise davacıya işverene husumet yöneltme konusunda zorlama yapılamayacağı, ancak işverende davalı gösterilmiş ise de davalı sıfatını kazanmış olup mahkemece mutlaka hakkında bir karar verileceği firmanın ... sicilden silindiği anlaşıldığı için davacıya işvereni davalı göstermiş olması sebebiyle firmayı ihya etmesi için süre verildiği, ihya için dava açıldığı, bu aşamada davacı bu noktada işlemin uzamaması için yasal hakkı olduğu üzere işverene karşı açtığı davayı takipsiz bıraktığı, 3 aylık süre içinde yenilenmemiş olmakla bu davalı için davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulması yasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle direnilerek davacının ...gayrimenkul ltd ye karşı açtığı davanın müracaata bırakıldığı 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150/5 madde gereği açılmamış sayılmasına, davacının sgk ya karşı açtığı 1 günlük tespit davası bakımından açılan davanın kabulü ile davacının 01.12.19 88... gün süre ile asgari ücret ile ... sicilde ...ltd firmasına ait iş yerinde çalıştığı ve sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olduğunun tespitine, primlerin işverence yatırılmasına dair işlem idari işlem olmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin öncelikle 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, dava dilekçesinde birden fazla gün için hizmet tespiti talep edilmesine rağmen talebin rıza dışı daraltılarak 1 gün üzerinden kabul edilmesinin ve Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, Yargıtay bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, davacının .. Hastanesi, .. Genel Müdürlüğü ve TKİ nezdindeki temizlik işlerinde çalıştığına yönelik beyanları karşısında, uyuşmazlık konusu döneme ait bordro tanıklarının dinlenmediği, komşu iş yeri araştırması yapılmadığı ve bahse konu Kurumlar ile davalı şirket arasındaki sözleşme, puantaj ve çalışma kayıtlarının celbedilmediği, kamu düzenine ilişkin olan hizmet tespiti davalarında re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu, 38 yıl boyunca talepte bulunmayan davacının fiili ve sürekli çalışmasını kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı, salt işe giriş bildirgesinin verilmesinin çalışmanın kanıtı sayılamayacağı, bildirgenin verildiği yerin küçük bir büro olması karşısında çok sayıda kişinin burada fiilen çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının incelenmediği, davacının tespit edilen dönemde askerde olup olmadığının araştırılmadığı, dinlenen tanıkların ise davacıyı tanımadığı, Kurumun yasa gereği fer'i müdahil konumunda olması ve sigortalılığı bildirme yükümlülüğünün işverene ait bulunması nedeniyle Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; 3. Direnme kararı yerinde bulunarak, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin (1) numaralı ve 373. maddesinin (5) numaralı fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/7332, K. 2026/5822, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-7332-e-2026-5822-k-487667e47d57