Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/3319 E. 2026/10638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3319
- Karar No
- 2026/10638
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/716 E., 2019/501 K.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısı temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi gereğince yapılan indirimin yüksek hadden uygulanması gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik uygulaması yerinde olduğundan Tebliğname'de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ve uygulama oranına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4-son maddesine aykırı davranılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunmasının, 3. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/137 Esas, 2015/471 Karar sayılı ilâmı uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verildiği, bahse konu Suç Eşyasının Satın Alınması ve Kabul Edilmesi suçunun 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı ve UYAP'tan yapılan incelemeye göre uzlaşma sağlanarak Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydındaki Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/832 Esas ve 2012/1111 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4-son maddesine aykırı davranılması, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına ilişkin kısmından sonra gelmek üzere "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına," ibaresinin eklenmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkralarından çıkarılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması, 3. Tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafının hükümden çıkarılarak yerine "Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/832 Esas ve 2012/1111 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 1 yıl 5 ay 15 gün cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan ceza miktarının 10 ay hapis cezası olarak dikkate alınmasına" ibaresinin yazılması, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına ilişkin kısmından sonra gelmek üzere "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına," ibaresinin eklenmesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.