Diğer ·

2023/268 E. 2026/207 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2023/268
Karar No
2026/207
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/268 Esas KARAR NO : 2026/207

DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, önlenmesi, maddi manevi tazminat DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, önlenmesi, maddi manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ile ...Ltd arasında28.09.1999 Eylül tarihinde tek mümessillik ve distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, Tek mümessillik ve distribütörlük sözleşmesi uyarınca müvekkilinin münhasıran sözleşmede kararlaştırılan malların ülke sınırları içinde satışını ve dağıtımı yapacağını, markanın Türkiye'de kullanma hakkının davacıda olduğunu, taraflar arasında akdedilen Marka Lisan sözleşmesi uyarınca ... markasının ve lale çiçeği şeklindeki ... logosunun Türkiye sınırları içinde kullanmak ve markalarının haklarını Türkiye'de korumak ve gerekli hallerde yasal işlemlere başvurmak üzere yetkili kılındığını, ... 1. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı delil tespit dosyasında 04/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davalının ... ibareli ürünlerin ticari takdim şeklinin, kullanılan ambalajların ve bizatihi ürünlerin kendisinin benzer olduğunun değerlendirilebileceğinin bildirildiğini, bu nedenle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesine, şimdilik 50.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın tahsiline, ihtiyati tedbire hükmedilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 40 yıla yakın üretim ve ticari tecrübeye sahip olduğunu, yalnızca kendi adına tescilli ... markalı ürünleri üreterek ticari teamüllere ve yasal mevzuatın öngördüğü kurallara uygun şekilde satışını gerçekleştirdiğini, kimsenin mal ve markasıyla iltibas yaratmamak amacıyla kullandığı markaları öncelikle kendi adına tescil ettirdiğini; davacı şirketin sınırsız bir ticari alanın tekelini elde etmeye çalıştığını ve ticari platformda doğal rakiplerinin bulunmasını istemediğini; davacı tarafından Mahkemenin ... Değişik İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitin işbu davanın açılamayacağının ve müvekkili şirket ile yetkilileri tarafından herhangi bir marka ihlali gerçekleştirilmediğinin inkâr edilemez delili olduğunu; davacının doğrudan marka sahibi olmayıp lisans sözleşmesi ile satış yetkisini üstlenmiş satıcı konumunda bulunduğunu; taraflar arasında 13.10.1999 tarihinde yapılan lisans sözleşmesinin konusunun ... (Tescil No: ...) kelimesi ile renksiz olarak tescil edilmiş ... (Tescil No: ...) çiçeğini andıran figürden ibaret olduğunu, davacının davasına dayanak yapmaya çalıştığı hususların ise anonim olarak herkesçe kullanılabilen veya kullanılmasında davacıya aidiyet sağlayacak münhasır bir hak bulunmayan renk, şekil ve diğer detaylardan oluştuğunu, dolayısıyla söz konusu iki markanın tescil belgelerinde yer alan şekiller dışında davacıya lisans veren şirketin dahi münhasır hak tanıyan başka bir tescil ve korumasının bulunmadığını; müvekkilinin 23.10.2023 tarihinde kendisine ait ... ibareli markası için tescil başvurusunda bulunmasının davacı tarafından adeta bir kabahat gibi gösterilmeye çalışıldığını, oysa basiretli bir tacirin ticari faaliyetinde kullandığı markasını tescil ettirerek koruma altına almasından daha doğal bir durum bulunmadığını; dava dilekçesinin 5 ve 6. sayfalarında belirtilen ve müvekkili şirketin ürün satışını gösteren web uzantılarının tamamında, müvekkili şirket adına tescilli ... markalı ürünlerin satıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davacının tek mümessili distribütörü olduğu ''...'' ibareli markaya davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 50.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın tahsili, ihtiyati tedbire hükmedilmesi, hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. .... 1. FSHHM' nin ... D. İŞ DOSYASINDA ALINAN RAPORLAR; Bilirkişiler... ve ... tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli Raporlarından özetle: Tespit taleplerine konu alan adlarında yapılan bilişim incelemesi ile tespit edildiği kadarı ile ambalaj içerisinde bir satıştan ziyade ürün bazlı görsellerin kullanılması ile ticari faaliyetlerin sürdürüldüğü bu faaliyetlerin ise tespit talep eden yan adına tescilli herhangi bir tasarım tescili ya da tescilsiz tasarım korumasından bahsedilmediği için tespit talep eden yana ait herhangi bir hakkı ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği, Dosyaya talep eden tarafından herhangi bir markasal bir benzerlik bulunmamakla birlikte ürünlerin ticari takdim şeklinin kullanılan ambalajların ve bizatihi ürünlerin kendisinin benzer olduğunun değerlendirilebileceği ancak dosya münderecatında tespit talep eden tarafın ticari takdim şekli ile ilgili karşı yana karşın üstün hakkının varlığının tespit olunamadığı, Tespit talep eden yanın hak sahibi olduğunu iddia ettiği ... unsurlu markadan ziyade tespit talep eden yanın hak sahibi olduklarını iddia ettikleri ticari takdim şeklinin kullanımların benzerlik arz ettiği ancak arz edildiği üzere ilgili ticari takdim şekli bakımından tespit talep eden yanın hak sahibi olup olmadığının dosya münderecatından anlaşılamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. ... 1. FSHHM'nin ...Esas Değişik İş Dosyası Bilirkişiler ...ve ...'ın 04.09.2023 tarihli Ek Raporlarında özetle; Karşılaştırmaya tabi kullanımlarda markasal bir benzerlik bulunmamakla birlikte ,ürünlerin ticari takdim şeklinin kullanılan ambalajların ve bizatihi ürünlerin kendisinin benzer olduğunun değerlendirilebileceği, ancak gerek dosya münderecatında gerekse de talep eden yanın 31.08.2023 tarihinde sunduğu evrak üzerinden ilgili ticari takdim şekli bakımından tespit talep eden yanın öncelikli hak sahibi olup olmadığının dosya mündericatından anlaşılamadığını bildirmişlerdir. YARGILAMA AŞAMASINDA ALINAN RAPORLAR: Bilirkişiler ..., ..., ...tarafından düzenlenen 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil etmediği, yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler..., ..., ...'in 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporlarında; Tasarım yönünden: Davacı ve davalı tarafın aynı sınıfta yer alan içerikte ürünleri satışa sundukları, taraflara ait ürün ambalajları üzerinde kendilerine ait marka ibaresinin kullanılmış olduğu ancak diğer şekil, grafik, yazılar ve renk tonları bakımından oluşturulan kompozisyonu ile tasarım açısından benzer özellikler gösterdiği, farklılıkların küçük detaylarda bulunması nedeni ile dava konusu ve davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin ambalajının tasarımsal açıdan içerdikleri yazı, ve şekillerin bir arada kullanımı ile bu ürünlerin tüketici nezdinde markaların birbiriyle bağı olduğu algısını yaratabileceği ve bu yönüyle ambalaj tasarımı yönünden iltibasın oluşabileceği, taraflara ait ürünler üzerinde tarafların kendilerine ait marka ibaresinin kullanılmış olduğu ancak diğer malzeme, form/kalıp, şekil, grafik, yazılar ve renk bakımından dış görünümle oluşturulan genel görünümde benzerlik bulunduğu, farklılıkların küçük detaylarda bulunduğu, ürünler her ne kadar teknik zorunluluk nedeni ile benzer yapıda bulunsalar da tasarımla oluşturulan dış görünümde farklılık yaratma imkanı bulunmasına rağmen davalı tarafın tasarımını geliştirmede tasarımcının tasarım özgürlüğünü kullanmadığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzer algılanma ve karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu nedenle ürün tasarımı yönünden iltibasın oluşabileceği, davacı tarafın SMK Madde 151/2-a maddesi gereği tazminat talep ettiğini, ancak davacı ve davalı tarafa ulaşılmasına rağmen geri dönüş yapılmaması nedeni ile bir hesaplama yapılamadığını bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı taraf ...' ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımı ile davalı ...Şti.'ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımının birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı taraf ...' ne ait ... kelime ibareli tekli tığ ambalajı tasarımı ile davalı ...Şti.'ne ait ... kelime ibareli tekli tığ ambalajı tasarımının birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı taraf ...' ne ait tığ tasarımı ile davalı ... Şti.'ne ait tığ tasarımlarının raporda belirtilen şekli ile birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı taraf ...' ne ait tığ tasarımı ile davalı ... Ltd. Şti.'ne ait tığ tasarımlarının raporda belirtilen şekli ile birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı markalarıyla özdeşleşmiş ticari takdim şeklinin, davalı ürünleri tarafından büyük ölçüde tekrar edildiği, Davalı ürünlerinin ambalaj, etiket ve ürün görünümü yönünden ortaya çıkan benzerlik, ortalama tüketici bakımından karıştırılma ihtimalini doğurduğu ve bu kullanımın davacıya ait ... ve ... numaralı markaların sağladığı koruma alanına tecavüz teşkil ettiği, Davacı ürünlerinin ticari takdim biçiminden gereksiz yararlanılması ve iltibas yaratılması sebebiyle kullanımın haksız rekabet oluşturduğunu, dosya münderecatında hesap yapmak için belge ve bilgi bulunmaması nedeniyle SMK 151/2-a maddesi hesap yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mali Bilirkişi ...'nın 16/04/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle: Davacı tarafın 12.02.2026 tarihli dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin seçimlik hakkını SMK 151/2-b maddesi, diğer bir ifadeyle sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden kullandığını bildirdiğini; bu kapsamda tazminat hesabı yapılabilmesi için davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi gerektiği, ancak davalı tarafça bilirkişi incelemesine herhangi bir belge sunulmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığından celp edilen 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin karşılaştırmalı alış-satış listelerinin tazminat hesabına elverişli olmadığını, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin ise dosyaya celbi hâlinde hesaplamaya uygun veri sağlayabileceği, ... 1. FSHHM’nin ...Değişik İş sayılı dosyasında mahallinde yapılan incelemede 21.000 adet nihai ürün ve 800 kutu ambalaj metası tespit edildiğini; 21.000 adet ürün için önceki raporda farklı internet sitelerinden belirlenen 56,00 TL ortalama satış fiyatı esas alındığında toplam satış tutarının 1.176.000,00 TL olduğu, bu tutarın doğrudan yoksun kalınan kâr olarak kabul edilemeyeceği ve davalının gerçek kâr marjı bilinmediğinden sektörel olarak %10–%20 kâr marjı uygulanabileceğini, Buna göre yoksun kalınan kârın 117.600,00 TL ile 235.200,00 TL arasında olabileceği, nihai takdirin BK 50. madde uyarınca Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyaya celbedilen Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde; Davalı adına... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 26. sınıfta, marka sahibi ... adına 23.10.2023 tarihinde ...sınıf için tescil edildiği anlaxşılmıştır. Davacı tarafça dayanılan “...” şekil ibareli markanın ise ... tescil numarasıyla ... Ltd. adına ... Sınıflarda 31.08.1995 tarihinde ilk kez tescil edildiği markanın hali hazırda geçersiz olduğu, aynı şirket adına ... tescil numaralı lale çiçeği şekil markasının yine .... sınıflarda 31.08.1995 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller, marka tescil belgesi, Gelir İdaresi Başkanlığının yazıları, 28.9.199 tarihli distribütörlük sözleşmesi, ... 1.Noterliğinin ... yev nolu ... tarihli marka lisans anlaşması, HMK 266 madde kapsamında alınan bilirkişilerin kök ve ek raporları, 1. FSHHM'nin ...Esas Değişik İş Dosyasında düzenlenen kök ve ek raporlar , raporlarda yer alan ambalajlara ilişkin görseller bir arada incelendiğinde; Davacı ... ile dava dışı ... arasında 28.09.1999 Eylül tarihinde tek mümessillik ve distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, madde 2 uyarınca ... ibareli malların dağıtımında satışında davacının münhasir yetkili olduğunun belirlendiği, yine sözleşme uyarınca ..., Marka Lisans sözleşmesiyle, markasının Türkiye'de kullanma hakkını davacıya verdiği, Taraflar arasında akdedilen Marka Lisan sözleşmesi uyarınca ..., ile davacı arasında ... markasının ve lale çiçeği şeklindeki ... logosunun Türkiye sınırları içinde kullanmak ve markalarının haklarını Türkiye'de korumak ve gerekli hallerde yasal işlemlere başvurmak üzere yetkili kılındığı, ... 1.Noterliğinin ... yev nolu ... tarihli marka lisans anlaşması başlıklı sözleşmenin 4 maddesi uyarınca da markanın haklarının korunması için yasal yollara başvuru hakkının davacıya verildiği, sözleşmenin otomatik olarak uzayacağının öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının gerek marka gerek haksız rekabet hükümlerine göre talep de bulunma hakkı vardır. Somut olayda gerek değişik iş dosyasındaki görseller gerek internette yer alan ürünlerin bizatihi üzerinde yani tığ ürünleri üzerinde davacının ve davalının farklı ibareler içeren markalarının bulunduğu (... ve ... ) ve her iki markanın farklı ibareler içerdiği tartışmasızdır. Huzurda tartışma konusu ürünün paketlendiği ambalajın yani ürünün ticari takdim yoluyla bir marka ihlali ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı noktasındadır. Markalar arasında , ambalaj kullanımı yoluyla iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının, eylemin haksız rekabete neden olup olmadığı hususlarının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve ..., K... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğundan değişik iş dosyasındaki tespitler Mahkememizce hükme esas alınmış, diğer bilirkişilerin görüşleri İltibas yönünden res’en Mahkememizce incelenmiştir. KARIŞTIRMA VE TECAVÜZ İDDİALARININ İNCELENMESİ Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır. Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır. 6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir Huzurdaki uyuşmazlıkta taraf markaları birbirinden farklı olup, bilirkişi heyetlerince ambalaj kullanımı nedeniyle karıştırma ihtimali bulunduğu ve eylemin haksız rekabete neden olduğu belirlenmiştir.( Davacı taraf ...' ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımı ile davalı ... Şti.'ne ait 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımının davacı ile benzer olarak algılandıkları yönündeki bilirkişi görüşü Mahkememizce de benimsenmiştir) Bu etiket ve ambalaj yönünden ;Davacı yanca ticari takdim için kullanılan ambalajın tescilli olmadığı, keza davalının da bu ambalaj tasarımını davacıdan önce kullandığı yönünde dosyada bir delil bulunmadığı sabittir. Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında bilirkişilerce yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda davacı tarafa ait ambalajın ticari takdim şeklinin davalı tarafa ait ambalaj kullanımındaki ticari takdim şeklinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ,Öncelikle davacının, markası ile pazarlamış olduğu ürünün ambalajlarının şekli ve ambalaj üzerindeki tasarımların davacı adına tescilli tasarımlar olmadığı, bu nedenle SMK kapsamında tescilli tasarımdan kaynaklanan bir hakka tecavüz koşullarının mevcut olmadığı ,ancak davalının kendi markası adı altındaki (...) ürünlerinin sunumunun davacı sunumlarına yaklaştırdığı ve tüketici nezdinde karışıklığa neden olduğu, somut olayda davalının kendi ayırt edici markasını kullandığı, dolayısıyla markalar yönünden tüketici nezdinde bir marka ihlalilin varlığından söz edilemeyeceği, ancak davacının ambalajının birebir aynısının davalı tarafından kullanımının tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak şekilde gerçekleştiği, ambalajın her ne kadar tescilsiz olsa dahi davacı sunumuna yaklaşan bir tasarım formu ile satışa arz edildiği davalının 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımının davacı etiket tasarımı ile benzer olarak algılandıkları) ve eylemin haksız rekabete neden olduğu anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki; iltibas değerlendirmesinin hukuki bir konu olması sebebiyle bilirkişi raporları ile hakim bağlı olmayıp, teknik yönden alınan görseller ve kullanımlar Mahkememizce dikkate alınmış olup, iltibas hususunun hâkim tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönündeki 08.06.2016 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı HGK kararı dikkate alınarak son nihai karar mahkememizce incelenmiştir. Zira marka ihlalinin oluşması için işaretlerin bir bütün olarak oluşturdukları izlenim bakımından iltibas tehlikesine yol açıp açmayacaklarının değerlendirilmesi hukuki bir inceleme gerekir. Somut olayda davalıya ait marka ile davacının markası işitsel, görsel ve telaffuz yönünden aynı olmayıp , tüketicinin iki farklı marka karşısında olduğunu çok rahat öngöreceğinin bilindiği, taraf markalarındaki ... ve ... sözcüklerinin markalara yeterince ayırt edicilik sağladığı, ortalama tüketicinin salt bu benzerlikten dolayı markaları karıştırmayacak olsada , davalının ürününün ticari takdimindeki ambalaj renk ve tasarımdaki birebir benzerliklerin(Davacı taraf ...' ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımı ile davalı ... Şti.'ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımının ) tesadüf ile açıklanamayacağı, dolayısıyla tüketicinin ticari takdim şekline aldanarak daha önce bildiği tanıdığı ambalajı gördüğünde davalının ürününü tercih edebileceği, bu durumun ise iltibasa neden olması gözetildiğinde eylemin tipik haksız rekabet yaratacağı anlaşılmıştır. Somut olayda davalının ürün üzerindeki markası ve davacının markası tamamen farklı olduğundan somut olayda direkt bir marka ihlali söz konusu değildir, ancak , davalının ambalajını davacı ambalajına ayniyet derecesinde benzer seçmesi nedeniyle davalının dürüstlük kuralına aykırı davranarak, TTK.nın 55/1 (a)4 maddesinde “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” eylemine uygun davranmadığı, basiretli tacir olarak kendisinden beklenen şekilde davranmayarak haksız rekabete neden olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının haksız rekabetir tespiti ve önlenmesi talepleri yerinde görülmüştür. Davacı her ne kadar marka hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek her iki korumadan faydalanmak istemişse de, 6102 sayılı TTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacaktır. Diğer bir ifade ile bu kapsamda kümülatif koruma uygulanmayacaktır. Somut olayda da marka ihlali oluşmadığından davacının haksız rekabete göre koruma talep etmesi nedeniyle şartları bulunduğundan ve ambalaj tasarımı da tescilsiz olduğundan somut olayda sadece haksız rekabet hükümlerinin varlığı gözetilerek yargılama sonuçlandırılmıştır. Davalı yan her ne kadar davacının lisans alan olarak sadece marka hakkına dayalı olarak talepde bulunabileceğini, tasarım yönünden verilmiş bir lisans olmadığını, dayanak ambalaj tasarımın tescilli olmadığını, sektörde bu renklerin herkes tarafından kullanıldığını ileri sürmüş ise de; haksız rekabet koruması rakiplerin yanı sıra tüketicileri de koruduğundan hak ihlali halinde lisans alanın ticari takdimde kullandığı ambalaj yönünden bizatihi haksız rekabete göre dava açabileceği hatta rakiplerin yanı sıra tüketiciler ve meslek örgütlerinin dahi haksız rekabet hükümlerine göre dava açma hakkına sahip olacağı gözetildiğinde davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir. Toplanan delillere göre; Davacının delil tespit raporunun 13.sayfasında yer alan görselde 12 adet tığ ürünün şeffaf bir ambalaj içinde davacı ürünün tığlarının sap rengi sarı ve üzerinde görünür olarak ... markasının yer aldığı, davalının ürünün tığlarının sap rengi yeşil ve üzerinde görünür olarak ... markasının yer aldığı, markasal bir benzerliğin bulunmadığı, ancak ambalajların üstünde yer alan ETİKET kısmı incelendiğinde; her iki taraf ambalajın etiketlerinin zemin kırmızı, yeşil, sarı, beyaz renk ile oluşturulduğu, davacının ürününün ve davalının ürünün tığ olması nedeniyle tığ şeklinin etiketin yeşil ile olan kısmında sola doğru tığ başı yatık olacak şekilde ve tığın baş rengi sarı olarak her iki ambalaj da da aynı biçimde konumlandırıldığı, davacının tığ şeklinin içinde yer alacak şekilde ... İbaresinin yer aldığı, davalının tığ şeklinin içinde yer alacak şekilde ... İbaresinin yer aldığı, davalının bu kullarımda markasının daha büyük olacak şekilde ... ibaresini öne çıkararak etikette yer aldığı, tığ şeklinin üstünde yer alan yeşil rengin birebir aynı tarzda etikete konumlandırıldığı ve üzerinde aynı yazı karakteri ve yerleştirilmesi ile ... yazısı daha büyük olarak altında ise daha küçük harfler ile ... ibaresinin ortak olarak her iki etikette de yer aldığı, davacı etiketinde ayrıca Japan ibaresinin etikette yer aldığı, etiketlerin yerleşim tarzının neredeyse birebir aynı olduğu, davacının etiketinde ayrıca yuvarlak içinde kırmızı bir gül ibaresinin küçük punto ile yer aldığı, davalı da bu gül ibaresinin yer almadığı, etikette altta yer alan davacı etiketinde alt kısımda yer alan kırmızı alanda ise ... ibaresinin yer aldığı, davalı etiketinde ise ... ibaresinin yer aldığı , dolayısıyla etiketlerdeki renk etiketlerin grafik tasarımlarında kullanılan renklerin kırmızı-beyaz-yeşi-sarı kombinasyon ile aynı renk olduğu, etiketlerin benzer şekilde ambalajın üzerinde konumlandırıldıkları, davalının özellikle davacı ürünlerinde yer alan renkleri aynı konumlandırmayı neden seçtiğini açıklayamadığı, her iki taraf ürününün aynı mecrada satışa arz edildiği, tığ gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan ve önemli bir unsur olan ambalaj(etiket) açısından ürünleri aynı rafta gören ortalama seviyedeki tüketicinin ürünler arasında bağlantı kurma ihtimalinin olabileceği ve bu durumun TTK md.55/1-a.4 kapsamında haksız rekabet teşkil edebileceği anlaşılmıştır. Etiket üzerinde iki tarafın kullandığı markaların sözcük olarak birbirinden farklı olduğu, davalının kullandığı markanın "... olduğu, davacının ise markasının ... olduğu, iki tarafın markaları arasında markasal yönden bir karıştırma riski bulunmadığı, ancak ambalaj üzerine uygulanan etiketin yer aldığı ticari takdim şeklinin benzerlik arz ettiği, bu benzerliğin bir marka ihlali olmamasına rağmen, haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının ambalaj yönünden özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın etiketi ile ayırt edilmesi ortalama tüketici açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, ambalaj benzerliğinin zorunluluktan kaynaklanmadığı, özellikte tığ gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında(Davacı taraf ...' ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımı ile davalı ... Şti.'ne ait ... kelime ibareli 12'li tığ ambalajı ve ambalaj üstü etiket tasarımının) iltibas-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu bu haliyle eylemin haksız rekabete neden olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan davacı dava dilekçesinde tığ ürününün bizatihi kendi ürün tasarımının davalı tığı ürününü tasarımı ile bir ihlal oluşturduğu yönünde talebi olmadığı halde 13.4.2025 tarihli raporda ürünün bizatihi tığ ürünlerinin karşılaştırmasının yapılması sonuca etkili değildir. Zira tığ ürünü görünüm olarak yıllardır bilinen yapısı (sap ve ucundaki başlık ile) üretilmektedir. Öte yandan tekli ambalaj kullanımlarının da ihlal teşkil etmediği çok açıktır. Davalı tekli üründe ... ibaresini yeşil kırmızı renkler ile kullanmış, yeşil renk ve kırmızı renk aynı dikdörtgen şekil hali ile ambalaj üzerinde yer almış ortada siyah bir nokta kullanılmış ve davalı markası büyük punto ile ... ibaresi ile etikette yer almışken; davacı ise ... İbareli markası ile çiçek logosunu kırmızı kısım üstte olacak şekilde, Mind ibaresini tekli ambalajda yeşil kısım altta olacak şekilde ve adeta hayalet görseli izlenimi verecek şekilde insan görseli gibi kolları açık şekilde beyaz bir çizgi ile oluşturmuştur. Dolayısıyla bilirkişilerin tekli ambalajın karıştırma yarattığı yönündeki görüşü yerinde olmadığından mahkememizce dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla tekli ambalaj kullanımlarında görsel açıdan bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında iltibas yaratacak şekilde bir benzerlik bulunmadığı, salt kırmızı yeşil renkler üzerinde kimsenin tekel hakkında sahip olmadığı, ürün ambalajında tarafların tescilli markalarının kullanıldığı, markaların yeterli ayırt ediciliği sağladığı gibi, renklerin yerleşim kompozisyonunun farklı olduğu tüketicinin her iki işareti algısında ve genel izleniminde ortaya çıkan açık farklılık nedeniyle aldanma /karıştırılma ihtimali bulunmadığı gözetilerek tekli ambalajlar yönünden gerek marka gerekse haksız rekabetin oluşmadığı anlaşıldığından bu yöndeki aleyhe bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir. TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ Davacı vekili 9.12.2024 tarihli dilekçesiyle SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep etmiş, Ancak 13.2.2026 tarihli dilekçesiyle bu kez SMK 151/2-b kapsamında , delil tespit dosyasında ele geçen ürün miktarı da gözetilerek inceleme yapılmasını talep etmiştir. Haksız rekabete maruz kalan tüzel kişiliğin isteyebileceği şeylerden birisi de maddi tazminattır. Bu isteğin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, böyle bir zararın, özellikle de miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, haksız rekabetin varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için, TTK'nın 56/1-e maddesinde hakime, maddi tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Davacı da ilk talep dilekçesinde SMK 151/2-a kapsamında talep de bulunmuştur. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında hakim, TTK'nın 56/1-e maddesine göre tazminatı belirler, yine Türk Borçlar Kanunun 50. maddesi gereğince de uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Somut olayda, davacı şirketin, davalının haksız rekabeti nedeniyle aktiflerinde ne şekilde azalma olduğuna dair bir tespit yapılamamıştır, mahalde 21.000 adet tığ tespit edildiği ancak üzerinde davacının markasının değil davalının kendi markasının yer aldığının değişik iş dosyasındaki görsellerden anlaşıldığı, keza 800 kutu ambalaj metasının bulunduğu ancak ticari dolaşıma çıkmadığı, kaldiki tüm ambalaj ve etiketlerin değil sadece kök rapordaki 13. Sayfada yer alan etiket kullanımının ihlal teşkil ettiği, dolayısıyla 16.4.2026 tarihli mali raporda yer alan incelemenin hükme esas alınamayacağı,21.000 ürünün salt üzerinde davalı markası yazdığı halde farazi olarak tamamı satılmış kurgusu üzerine hesaplandığı, keza diğer raporlarda da mali bilirkişilerin bir inceleme yapılamadığına dair beyanları dikkate alındığında maddi tazminatın mahkememizce BK hükümlerine göre takdir edilmesi gerekmiştir. Zira Değişik iş dosyasında ek rapor tanzim eden bilirkişinin 4.9.2023 tarihli raporunda davalı yanın tek başına tığ işi yapmadığı, çengelli iğne, çuvaldız, örgü şişi, raptiye, çivi vb gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterdiği anlaşıldığından davalı şirketin elde ettiği gelirin tamamını haksız rekabet nedeniyle elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle TBK'nun 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminat belirlenmesi gerektiği, davalının kusur derecesi, haksız rekabetin süresi, davacı ve davalı şirketlerin bu dönemdeki ciroları, davalının ve davacı şirketin kendi tedarikçilerinin kendisine ait bir müşteri çevresinin mevcut olması , her iki firmanın kendi farklı markasını ürün üzerinde kullanması, davacının ... ibareli markanın ülkemizde tek satıcı ve dağıtıcı olması hususları dikkate alındığında, davalının etiket kullanımı yoluyla bir kısım tığ satışlarında tüketicinin aldanarak davalı ürününü tercih edebileceği varsayımından hareket ile davalının basiretli tacir olarak kusurlu olduğu dolayısıyla BK hükümlerine göre 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ,fazlaya ilişkin istemin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yan ayrıca 150.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan gerçek yada tüzel kişinin yaşadığı haksızlık karşısında zarara uğratan olay nedeniyle oluşan tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar dikkate alındığında tarafların mali verilerine göre (tarafların sosyo ekonomik durumları ) ve manevi tazminat ile elde edilebilecek manevi tatmin gözetilerek takdiren 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan ilan isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı yan ihtiyati tedbir de talep etmiştir. İncelenen ürün ve ambalaj içerikleri dikkate alındığında; Davalı tarafça, ... ibareli ürünlerin ticari takdim şeklinin ambalaj(etiket) kullanımı nedeniyle haksız rekabet yaratığı gözetilerek Mahkememizin 2023/106 diş sayılı dosyasında alınan 22.8.2023 tarihli bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalajdaki(etiketlerdeki) kullanım ile sınırlı olmak üzere davalının haksız rekabete neden olduğu gözetilerek ; ambalajların (etiketlerin) dış sunumları ile sınırlı olarak ambalajlara(etiketlere) el konulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Ancak ambalaj içindeki ürünler (tığ ürünleri) üzerinde bizzat davalının ... ibareli markası yer aldığından ürünün kendisi bizzat ihlal teşkil etmediğinden yani ürünlerin kendisi bizatihi marka ihlali yaratmadığından ürününde TOPLATILMASINA VE YEDİEMİNE ALINMASINA yönelik istemin reddine, hükmün infazında Mahkememizin ... diş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalaj(etiket) kullanımı dikkate alınarak tedbirin uygulanmasına, sair ambalajlar /etiketler ihlal teşkil etmediğinden tedbirin sadece Mahkememizin ...diş sayılı dosyasında 22.8.2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalaj(etiket) görseli ile sınırlı şekilde uygulanmasına , keza erişimin engellenmesi talep edilmişse de , alınan teknik raporlarda alan adları ile davalının bağlantısı tespit edilememiş, ...Tic AŞ firmasının yazıları, Alan adları içinde marka ihlali teşkil etmeyen ürünlerin görsellerinin dava dışı firmalara ait olduğu, dolayısıyla erişim talep edilen siteler ile davalının bağlantısı tespit edilemediğinden Erişimin engellenmesi isteminin reddine,karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalının haksız rekabet eyleminin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Marka hakkını ihlal yönündeki istemin reddine, 3-Haksız rekabet nedeniyle BK hükümlerine göre ve somut olayın özelliklerine göre 20.000 TL maddi , 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 5- Davalı tarafça, ... ibareli ürünlerin ticari takdim şeklinin ambalaj(etiket) kullanımı nedeniyle haksız rekabet yaratığı gözetilerek ; Mahkememizin 2023/106 diş sayılı dosyasında alınan22.8.2023 tarihli bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalajdaki(etiketlerdeki) kullanım ile sınırlı olmak üzere davalının haksız rekabete neden olduğu gözetilerek ; ambalajların (etiketlerin) dış sunumları ile sınırlı olarak ambalajlara(etiketlere) el konulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Ancak ambalaj içindeki ürünler (tığ ürünleri) üzerinde bizzat davalının ... ibareli markası yer aldığından ürünün kendisi bizzat ihlal teşkil etmediğinden yani ürünlerin kendisi bizatihi marka ihlali yaratmadığından ürününde TOPLATILMASINA VE YEDİEMİNE ALINMASINA yönelik istemin reddine, hükmün infazında Mahkememizin 2023/106 diş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalaj(etiket) kullanımı dikkate alınarak tedbirin uygulanmasına, sair ambalajlar /etiketler ihlal teşkil etmediğinden tedbirin sadece Mahkememizin... diş sayılı dosyasında 22.8.2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunun 13. Sayfasında yer alan ambalaj(etiket) görseli ile sınırlı şekilde uygulanmasına 6-Alan adları içinde marka ihlali teşkil etmeyen ürünlerin görselleri dava dışı firmalarca değişik internet sitelerinde yer aldığından Erişimin engellenmesi isteminin REDDİNE, 7-2.390,85 TL ilam harcının yatırılan 3.416,0 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.026,0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 8-Kabul edilen Haksız rekabet eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Red edilen Marka hakkına ihlal yönündeki istemin reddi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 15.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına(Anayasa Mahkemesi’nin 25/12/2024 tarih ve...E.-... K. sayılı kararı göz önünde bulundurularak) 14-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 269,85 TL başvuru harcı, 3.416 TL peşin harç 358,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 45.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.044,35 TL yargılama giderinin taktiren 1/3 ünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 15.500 TL 'nin taktiren 1/3 ünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 16-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı, hazır olanlara duruşma zaptı verildi. 22/09/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Diğer, E. 2023/268, K. 2026/207, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2023-268-e-2026-207-k-7e46d2629236