Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1516 E. 2026/1771 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1516
Karar No
2026/1771
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1516

KARAR NO: 2026/1771

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/05/2026

ESAS NO: 2025/691

KARAR NO: 2026/451

DAVANIN KONUSU: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 24/09/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İlçe ... Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul ve kurumlar adına ... tarihinde ... ... Bankası ile ... tarihinden ... tarihine kadar 3 yıl süreli olarak 2021 Şubat ayından başlamak ve aylık kişi başı 104,00 TL olmak üzere 3' er aylık dönemler halinde kişi başı 312.00 TL ödenmek üzere maaş promosyonu sözleşmesi yapıldığını, iş bu akdin imzalandığı tarih ve günümüz koşulları arasında gerçekleşen ekonomik farklılıklar ve çeşitli kurumlar tarafından yapılan yeni maaş promosyonu anlaşma tutarları dikkate alınarak yeniden anlaşma yapılması ya da mevcut sözleşmenin revize edilmesi ile ilgi taleplerimiz ... ... Bankası tarafından kabul edilmediğiiden “mevcut sözleşme Müdürlüğümüzce ... tarihi itibarıyla feshedilerek sözleşmenin 22. maddesi gereğince bankaya 3.027.960,00 TL ceza bedeli ödendiğini, ... ... Bankası ile yapılan ... tarihli maaş promosyonu sözleşmesine göre başlangıçta nakit akışı 4.938.000,00 TL iken fesihten önce 24.000.000,00 TL yükseldiğini, Promosyon tutarı peşin alınmayıp 3'er aylık dilimler halinde ödendiğinden bankanın herhangi bir zararı da söz konusu olmadığını, sözleşme bitimine Yaklaşık 9 ay kala fesih gerçekleşmesinden dolayı Bankadan sözleşme akdine uyulmayan 9 aylik kalan süre için ceza bedeli ödenmesi konusunda talepte bulunulduğunu ancak bu taleplerinin de banka tarafından reddedildiğini, kurum olarak bankaya ödedikleri ceza tutarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 3 ayda bir verilen promosyon bedellerinin kalan süre için iadesinin yapılması yerine tamamının istenmesi ile hem idarelerinin hem bu promosyondan yararlanan personellerinin mağdur edildiğini, idareleri ile davalı banka arasında yazışmalar gerçekleştiğini, promosyon ödemelerine ilişkin güncelleme yapılması istenilmesine karşı taleplerinin banka tarafından reddedildiğini, bunun üzerine defaatle yazışma yapılıp promosyona ilişkin revizyon taleplerine ilişkin olumlu sonuç alınamayınca promosyona dair daha yüksek teklifler veren bankalar ile anlaşma yapmak için mecburen fesih sürecine girme kararı alındığını ve buna ilişkin yazışmalar yapıldığını, idareleri ile davalı banka arasındaki protokolün feshine ilişkin yapılan yazışmalarda idarelerinin ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ... Bankası ... ... Şubesi arasında feshe ilişkin anlaşma imzalandığını, bu anlaşmaya göre idareleri tarafından 3.027.960,00 TL ödenmesi kaydıyla başka herhangi bir hak ve alacağın kalmayacağının imza altına alındığını, sözleşmelerin kurulduğu esnada tarafların içinde bulundukları durum içerisinde oluşan, şimdiye ve geleceğe yönelik bir takım tasavvurlar ve öngörüler içeren metinler olduğunu, sözleşmelerin yapılması sırasında sözleşmenin tarafları bir takım menfaatleri koruma altına almakta ve sözleşme edimleri arasında bir menfaat dengesi oluşturmakta olduğunu, sözleşme ile taraflarca üstlenilen edimlerin yerine getirilmesinin ahde vefa ilkesi karşısında sözleşmenin bir nevi varlık amacı olduğunu, ancak meydana gelen bazı faylar karşısında tarafların sözleşme edimlerini yerine getirmelerinin tarafların mahvına sebebiyet verebildiğ görülmüş ve ahde vefa ilkesine sıkı sıkıya bağlılığın zaman zaman hakkaniyetle bağdaşmayan sonuçlar doğurduğunun tespit edildiğini, idarelerince feshi son çare olarak görmüş, defaatle değişen ekonomik şartlar ve verilen günümüz promosyon ücretleri göz önüne alınarak sözleşmenin yenilenmesi ve uyarlanması için davalı bankaya başvurulduğunu, ancak davalı banka her seferinde olumsuz yanıt vermiş olup İdarelerince sözleşmeyi feshetmekten başka çare bırakılmadığını, ayrıca sözleşme feshedildiği takdirde, 3 aylık periyotlar halinde alınan 3 yıllık promosyon sözleşmesi için son 9 ay yani son 3 ödeme kalmasına rağmen, davalı banka kalan ödemeyi değil sözleşmenin başından beri ödenen miktarı talep ederek hakkaniyete aykırı davrandığını, dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak arabuluculuk görüşmeleri sonunda da anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle sözleşmenin uyarlanması taleplerini reddederek sözleşmenin feshine idarelerini zorlayan davalı bankadan fazla ödenen miktarın bilirkişilerce hesaplanarak taraflarına iadesini talep ettiklerini, esasen idarelerini feshe zorlayan bankanın, yaptıkları ödemenin tamamının yasal faizi bile iade etmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, ancak mahkeme aksi kanaatteyse, 3 aylık periyotlar şeklinde ödenen promosyon ücretlerinden kalan 9 aylık dönem hariç ödenen ve vadesi geçmiş hakedilen tutarın bilirkişice hesaplanarak taraflarına yasal faizle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, o sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan 31.07.2025 tarihli dava dilekçesinde, müvekkil Banka ile davacı arasında ... - ... tarihleri arasında geçerli olacak şekilde imzalanan Maaş Ödeme Protokolü-Kamu Promosyon Ödemeli (Protokol)'nün davacı tarafça haksız şekilde feshi akabinde anılan Protokol ilgili maddeleri çerçevesinde ödediği cezai şarta ilişkin sözde fazla tutarın yasal faizleriyle birlikte davacıya iadesi talebi ile müvekkil Banka aleyhinde tümüyle dayanaksız, haksız, gerçeğe, bahsi geçen Protokol hükümlerine ve ilgili yasal mevzuata uygun olmayan iddialar ileri sürülerek dava açıldığının görüldüğünü, ancak huzurdaki dava ile talep konusu edilen hususların, müvekkil Banka ile davacı arasında ... -... tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ... tarihinde imzalanan Maaş Ödeme Protokolü-Kamu Promosyon Ödemeli (Protokol)'nün ilgili maddeleri ve ilgili yasal mevzuat kapsamında gerçekleştiğinden dava konusu edilen talep ve iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu itibarla söz konusu davanın gerek usul gerek esas yönünden reddi gerektiğini, işbu dava ... tarihinde "promosyon sözleşmesinin feshi sonrasında ödenen fazla miktarın işleyecek yasal faizleriyle birlikte rücuen ödenmesi" talebi ile ikame edildiğini, açık olduğu üzere davacının talepleri çerçevesinde, davası görülürken dikkate alınacak ve uygulanacak olan ilgili kanun hükümleri ile öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, huzurdaki davaya konu edilen tarih aralığı bakımından dolmuş/geçmiş bulunmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle herşeyden evvel davanın zamanaşımı gerekçesi ile yargılamasının esasına girilmeden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın protokolün revize edilmesi / uyarlanması taleplerinin kabul görmemesi nedeniyle, son çare olarak sözleşmeyi feshettikleri yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil Bankaca Protokole aykırılık teşkil eden davacı taleplerinin kabul görmemesi nedeniyle, davacı tarafından sözde "son çare" olarak Prorokol'ün feshinin görüldüğü, davacının müvekkil Bankaca sözleşmenin yenilenmesi ve/veya uyarlanması taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle Protokolü feshetmekten başka çaresinin kalmadığı iddialarının ise kabul edilemez olduğunu, davacı ve müvekkil Banka'nın mutabık kalarak imzaladığı Protokol'de, davacı tarafından başkaca bir neden veya gerekçe ile müvekkil Banka'dan ilave bir promosyon ödemesi yapması talebinde bulunulmayacağı kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, Tarafların mutabakatı ile imzalanan Protokole aykırı davacının haksız taleplerinin kabul görmemesi nedeni ile davacının sözleşmeyi feshinin haksız olup, Protokol uyarınca davacının uyarlama talebinde bulunma hakkı olmadığı gibi, TBK md. 138 gereği uyarlama talebinde bulunabilmesi için gerekli hiçbir şartın da gerçekleşmediğini, Nitekim dava konusu Maaş Ödeme Protokolü taraflarca sözleşme serbestisi kapsamında imzalandığını, izah edildiği üzere ... tarihinde imza altına alınan Maaş Ödeme Protokolü, davacı kurum personelinin maaş ödemelerine ilişkin ihalesine müvekkil Banka tarafından sunulan en yüksek promosyon teklifi neticesinde tarafların serbest iradeleri ile akdedildiğini, Protokolün 27 ay yürürlükte kalmış ve protokol hükümleri uyarınca müvekkil Banka taahhütlerini zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacının protokol ve borçlar kanunu ilgili hükümlerine aykırı şekilde, sözleşme akdine uyulmayan 9 aylık kalan süre için ceza bedeli ödenmesi gerektiği yönündeki talep ve iddialarının haksız, dayanaksız, protokol hükümlerine aykırı olduğu gibi borçlar kanunu ilgili amir hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında ceza koşulu kararlaştırılmış ve borçlu cezai şart ödemeyi kabul ederek sözleşmeyi imzalamışsa, alacaklı herhangi bir zararının varlığını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat istemek hakkına sahip olduğunu, başka bir ifade ile cezai şart taahhüdün ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin bir tazminat olduğunu, cezai şart için asıl borcun mahiyetinin önemli olmayıp, ifa borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabileceğini, izah edilen gerçek duruma, protokol hükümlerine ve ilgili kanun hükümlerine rağmen zamanaşamına uğramış alacak için davanın açılmasının TMK md. 2 anlamında dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiği gibi, hakkın kötüye kullanılmasına işaret ettiğini, davacının taleplerinin dürüştülük kuralına aykırı olduğu gibi ahde vefa ilkesine de aykırı olduğunu, bahse konu nedenlerle müvekkil Banka aleyhine açılmış bulunan haksız, hukuka, usul ve yasalara, hakkaniyete, iyi niyet kurallarına aykırı ve dayanaksız davanın; öncelikle zaman aşımından reddi ile huzurdaki davanın gerek usul gerek esas bakımından tüm talepler açısından reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Düzenlemeler ile birlikte somut olaya gelince, davacı tarafından, davalı banka ile yapılan promosyon protokolünün revize edilmesine yönelik talebin reddi üzerine ödenen cezai şartın iadesi için iş bu dava açılmış ise de, taraflar arasında imzalanan protokolün 20. maddesinde açıkça personel sayısında artış olması veya promosyon almayan personel bulunması hallerinde veya başka bir gerekçeyle bankadan ilave bir promosyon ödemesi talebinde bulunulmayacağının davacı kurum tarafından kabul ve taahhüt edildiği, Maaş Ödeme Protokolünün ihale sonucu yapılmış olması, davacı kurumun protokolün 20.maddesi gereğince, bankaya yatan maaş miktarının memur zammıyla artmış olması ve enflasyon oranı gerekçe gösterilerek davalı bankadan sözleşmenin revize edilmesi talebinde bulunamayacağı, bu halde davacı kurumun sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin kabul edilemeyeceği, Borçlar Kanununda sözleşme serbestisi ilkesinin geçerli olduğu, sözleşme serbestisinin, sözleşmenin içeriğini de belirleme serbestisini kapsadığı, ahde vefa ilkesinin diğer bir yönü gereği tarafların sözleşmeyi yaparken tüm ihtimalleri değerlendirmeleri ortaya çıkacak sürprizlere karşı kendilerini koruyan tedbirler almaları gerektiği aksi takdirde tedbirsizliğin sonuçlarına katlanmak zorunda oldukları, zira sözleşmenin gelecek üzerine bir bağlanma olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.maddesi gereği sözleşmenin feshi halinde davacı bankanın ödemiş olduğu promosyonun tamamının cezai şart olarak davalı bankaya ödeneceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle ilgili sözleşme maddesi tarafları bağlayacağından davacının ödemiş olduğu cezai şart bedelini davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul ve kurumlar adına ... tarihinde ... Bankası ile ... tarihinden ... tarihine kadar 3 yıl süreli olarak 2021 Şubat ayından başlamak ve aylık kişi başı 104,00 TL olmak üzere 3'er aylık dönemler halinde kişi başı 312,00 TL ödenmek üzere maaş promosyonu sözleşmesi yapıldığını, iş bu akdin imzalandığı tarih ve günümüz koşulları arasında gerçekleşen ekonomik farklılıklar ve çeşitli kurumlar tarafından yapılan yeni maaş promosyonu anlaşma tutarları dikkate alınarak yeniden anlaşma yapılması ya da mevcut sözleşmenin revize edilmesi ile ilgili talepleri ... ... Bankası tarafından kabul edilmediğinden mevcut sözleşme Müdürlüğümüzce ... tarihi itibarıyla feshedilerek sözleşmenin 22. maddesi gereğince bankaya 3.027.960,00 TL. ceza bedeli ödendiğini, ... ... Bankası ile yapılan ... tarihli maaş promosyonu sözleşmesine göre başlangıçta nakit akışı 4.938.000,00 TL. iken fesihten önce 24.000.000,00 TL yükseldiğini, promosyon tutarı peşin alınmayıp 3'er aylık dilimler halinde ödendiğinden bankanın herhangi bir zararı da söz konusu olmadığını, sözleşme bitimine yaklaşık 9 ay kala fesih gerçekleşmesinden dolayı Bankadan sözleşme akdine uyulmayan 9 aylık kalan süre için ceza bedeli ödenmesi konusunda talepte bulunulduğunu ancak bu talepleri de banka tarafından reddedildiğini, kurum olarak bankaya ödediği ceza tutarı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 3 ayda bir verilen promosyon bedellerinin kalan süre için iadesinin yapılması yerine tamamının istenmesi ile hem İdaremiz hem bu promosyondan yararlanan personelimiz mağdur edildiğini, idare ile davalı banka arasındaki promosyon miktarının revize edilmesine ilişkin yazışma silsilesi şu şekildedir, idarenin ... tarihli ve ... sayılı yazısında; ... tarihli maaş promosyonu sözleşmesinin imzalandığı tarihte nakit akışı 4.938.000,00 TL iken 2022 Temmuz ayı kat sayı artışından sonra 13.850.415,74 TL'ye yükseldiğini, müdürlüğe bağlı çalışanların 2022 Kasım döneminden itibaren sözleşme bitimine kadar maaş promosyonlarının yeniden belirlenmesi ya da ... tarihli maaş promosyon sözleşmesinin feshedilmesi istendiğini, bankanın ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla talepleri reddedildiğini, idare tarafından ... tarihinde hem... ... Bankası Şube Müdürlüğü'nden hem de ... Bankası Bölge Müdürlüğü'nden promosyon tutarının yeniden hesaplanması ya da sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi talep edildiğini, ancak Bankanın ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla talepleri reddedildiğini, daha sonra ... tarihli ve ... yazımızla yeniden promosyon ödemelerine ilişkin güncelleme yapılması istenilse de bu talebimiz de Banka tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazıyla reddedildiğini, bunun üzerine defaatle yazışma yapıp promosyona ilişkin revizyon taleplerine ilişkin olumlu sonuç alınamayınca promosyona dair daha yüksek teklifler veren bankalar ile anlaşma yapmak için mecburen fesih sürecine girme kararı alınmış ve buna ilişkin yazışmalar yapıldığını, idare ile davalı banka arasındaki protokolün feshine ilişkin yazışma silsilesi şu şekildedir, ... tarihli ve ... sayılı yazımızla fesih gereği sözleşmenin tamamlanmayan 9 aylık kısmına ilişkin promosyon iadesi yapılması talep edilse de, bu talebi banka tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazıyla reddedildiğini, ... tarihli ve ... sayılı yazımızla maaş anlaşması sözleşmesi gereği banka tarafından hesaplanan erken fesih nedeniyle tazminat ödemesinin yapılacağı ancak yasal yollardan bunun iadesinin talep edileceği bildirildiğini, bu yazıya cevaben ... Bankası ... tarihli ve ... sayılı yazısında; protokolün 22. Maddesi gereği fesih halinde tüm promosyon tutarının iadesinin sağlanacağı, bu miktarın da 3.027.960,00 TL olduğu, fesih tarihine kadar yapılacak ek promosyon ödemelerinin de bu tutara ekleneceğini belirttiğini, idare ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla ödemenin yapılacağı hesap numarasının bilgisini istediğini, bankanın ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla ödeme yapılacak iban numarası bildirildiğini, iş bu cezai şart yeni dönemde maaşların yatırılması için anlaşma sağlanan ... Bankası tarafından ödendiğini, idare ... tarihli ve ... sayılı yazıyla ... ... Bankasına, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bankanızdaki hesabından ... ... Bankasının anılan hesabına ödeme yapılması talep edildiğini ve gereği yapıldığını, ödemeye ilişkin dekont da mahkeme dosyasında mevcut olduğunu, sözleşmeler kurulduğu esnada tarafların içinde bulundukları durum içerisinde oluşan, şimdiye ve geleceğe yönelik bir takım tasavvurlar ve öngörüler içeren metinler olduğunu, sözleşmelerin yapılması sırasında sözleşmenin tarafları bir takım menfaatleri koruma altına almakta ve sözleşme edimleri arasında bir menfaat dengesi oluşturduğunu, sözleşme ile taraflarca üstlenilen edimlerin yerine getirilmesi, ahde vefa ilkesi karşısında sözleşmenin bir nevi varlık amacı olduğunu, ancak meydana gelen bazı olaylar karışsıında tarafların sözleşme edimlerini yerine getirmelerinin tarafların mahvına sebebiyet verebildiği görüldüğünü ve ahde vefa ilkesine sıkı sıkıya bağlılığın zaman zaman hakkaniyetle bağdaşmayan sonuçlar doğurduğu tespit edildiğini, edimler arası dengenin bozulması durumunda tarafların sözleşmeyle bağlı kalıp kalmayacağı, edimlerin yerine getirilip getirilmeyeceği veya ne biçimde yerine getirileceğinin belirlenmesi amacıyla hakime başvurularak, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasının talep edilmesi, Medeni Kanunun ikinci maddesi temelinde şekillenen claususla rebus sic stantibus ilkesinin ahde vefa ilkesinden üstün tutulması karşısında mümkün olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesiyle de kanun hükmü haline gelen sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması müessesesi, ekonomik krizlerin ve devalüasyonun sıklıkla yaşandığı ülkemiz hukuk uygulamasında oldukça önemli bir yere sahip olduğunu, sözleşmelerin uyarlanması sözleşmenin bozulan ekonomisini tekrar sağlama amacını güder ve sözleşmenin kurulmasından sonra gerçekleşen beklenmedik gelişmeler sonucu edimini ifa etmesi dürüstlük kuralı uyarınca beklenmeyen taraf sözleşmenin uyarlanması yoluyla hakkaniyete uygun bir çözüme ulaştırılmış olacağını, Kamu idareleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Anayasa'dan doğan "idarenin gözetim vı netim ödevi" gereği personellerini korumakla yükümlü olduğunu, idare; çalışanların yaşam, bedensel ve ruhsal bütünlüklerini korumak amacıyla gerekli her türlü önlemi almak, güvenli bir çalışma ortamı sağlamak ve personelini üçüncü kişilerin saldırılarına karşı savunmak zorunda olduğunu, bu noktada, Kamu idareleri kendilerine yasaların verdiği görevin yerine getirilmesi ve kamu hizmetinin gereklerini yerine getirilebilmek adına görevli ve yetkili olduğunu, idare de feshi son çare olarak gördüğünü, defaatle değişen ekonomik şartlar ve verilen günümüz promosyon ücretleri göz önüne alınarak sözleşmenin yenilenmesi ve uyarlanması için davalı bankaya başvurduğunu, ancak davalı banka her seferinde olumsuz yanıt vermiş olup İdaremize sözleşmeyi feshetmekten başka çare bırakmadığını, ayrıca sözleşme feshedildiği takdirde, 3 aylık periyotlar Tüm bu sebeplerle, sözleşmenin uyarlanması taleplerimizi reddederek sözleşmenin feshine İdareyi zorlayan davalı bankadan fazla ödenen miktarın tarafına iadesini talep ettiklerini, esasen İdareyi feshe zorlayan bankanın yaptığı ödemenin tamamının yasal faizi bile iade etmesi gerektiğini, ancak Mahkeme aksi kanaatteyse, 3 aylık periyotlar şeklinde ödenen promosyon ücretlerinden kalan 9 aylık dönem hariç ödenen ve vadesi geçmiş hakedilen tutarın tarafımıza yasal faizle birlikte ödenmesi gerektiğini, istinaf talebimizin kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/691 E. , 2026/451 K. sayılı kararının kaldırılarak idare lehine davanın kabülü hükmü tesis edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davacının haksız ve mesnetsiz başvurusunun herhangi bir gerekçesi bulunmadığından HMK m. 352/1-d uyarınca reddine, ilk derece mahkemesi kararı tümüyle hukuka, usul ve yasaya uygun olduğundan davacının (sözde) istinaf başvurusunun her halükarda tüm talepler bakımından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin istinaf eden davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.HMK'nın 1. maddesine göre; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."HMK'nın 114/1-c bendine göre; "mahkemenin görevli olması" dava şartlarındandır.HMK'nın 115/1. maddesine göre; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi (Nispi ticari dava) yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması (Mutlak ticari dava) gerekmektedir.Davacı Milli Eğitim Bakanlığı, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu olup TTK'nın 16/2. maddesi uyarınca tacir değildir. Uyuşmazlığın nitelğine göre TTK 4. Md yazılı mutlak ticari davalardan da değildir.Bu nedenle, mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmayan eldeki davanın/uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde HMK 2. Md uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Mahkemenin Görevli olması hususu ile ilgili düzenlemeler HMK 114/1-c ve 115. Md uyarınca kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında/istinaf aşamasında da resen gözetilir.(HMK 355). Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamanın yapılıp karara çıkarılması usul, yasa ve dosya kapsamına aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve kesin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının İstinaf Başvurusunun KABULÜ ile,

2-HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 13/05/2026 tarih ve 2025/691 E - 2026/451 K sayılı nihai kararının esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,

3-İstinaf edilen kararın esası ve davacının istinaf sebepleri incelenmeden HMK nun 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevsizliği yönünden kaldırılmış olmakla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve HMK nun 20. Maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflarına tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca Yerel Mahkemesine müracaat edilmesi halinde, dosyanın davanın yeniden görülmesi için görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine dair karar verilmek üzere KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne İADESİNE,

4-İstinaf eden tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,

5-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan istinaf harçlarıyla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına,

Davacının yaptığı istinaf posta/yargılama giderlerinin ise görevli ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

6-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1516, K. 2026/1771, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1516-e-2026-1771-k-5c1f33112a6e