Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1006 E. 2026/6002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1006
- Karar No
- 2026/6002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1471 Değişik İş, 2024/1452 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 25.08.2021 tarihinde yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 31.158,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 464.735,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 31.158,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 464.735,70 TL maddi tazminatın 04.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza nedeniyle davanın herhangi bir maluliyeti oluşmadığını, müvekkili tarafından alınan rapor ile davacı tarafından sunulan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan kusur oranının fahiş olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, teknik faiz oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 25.08.2021 tarihinde meydana gelmiş olup davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde maluliyeti hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Anılan maluliyet raporundan davacının antiepileptik ilaç kullandığı, psikiyatri polikliniğinde takip edildiği ve bu nedenle ilaç kullandığı anlaşılmakta ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in eki cetveller de "Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar"a ilişkin olarak bu gruptaki hastalıkların 1 yıl sonra kontrol gerektirdiği ve engellilik oranlarının belirtilere göre değil, işlevsellik düzeylerine göre verileceğinin belirtildiği, yine "Sinir Sistemi"ne ilişkin olarak da engellilik yüzdeleri belirlenirken hastalık tanısının değil, ortaya çıkan bozukluğun vücutta neden olduğu fonksiyon kaybının öncelikle dikkate alınacağı, epilepsi yönünden uygun ve yeterli tedavi şartının mevcut olduğu görülmektedir. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ve epilepsi tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” ve "epilepsi" olarak nitelendirilen rahatsızlıklar nedeniyle uygun ve yeterli tedavi görüp görmediği, davacının tedavisinin sona erip ermediği, davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını arttırıp arttırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı, beyin ve sinir cerrahi uzmanı ile nöroloji uzmanı bulunan davacının ikametgahına ek yakın yetkili sağlık kurulundan denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.