Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/516 E. 2026/1588 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/516
Karar No
2026/1588
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/516 - 2026/1588 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/516 KARAR NO : 2026/1588

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2025 NUMARASI : 2023/417 Esas - 2025/16 Karar

DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - .... Şişli/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... Üsküdar/ İSTANBUL DAVALI : ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... Adapazarı/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - .... Yusufeli/ARTVİN DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 23/09/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı sigortalı ... Adi Ortaklığı ile 07.07.2020 tanzim tarihli 07.07.2020 başlangıç, 01.12.2021 bitiş tarihli, 251128991/1 numaralı, İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi akdedildiğini, poliçe ile iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene yüklenilecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarının poliçede yazılı meblağlara kadar sigortalandığını, 19.08.2021 tarihinde sigortalı asıl işveren ... adi Ortaklığı'nın alt işvereni konumunda bulunan davalıya hizmet akdiyle bağlı bir şekilde betonarme kalıpçısı olarak görev yapan ...'ın inşaat esnasında viyaduk ayağının iç kısmından tabana düşmesi neticesinde vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde sigortalı asıl işveren ....- ... adi ortaklığı ile kazalının hizmet akdiyle bağlı çalıştığı davalı alt işverenin müştereken toplam %80 oranında asli kusurlu olduğu, (işbu toplam kusurun %20'sinin sigortalı asıl işveren üzerinde olduğu, %60'nın ise davalı alt işverenin üzerinde olduğu) mütevvefa işçinin ise %20 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen kusur oranları üzerinden müteveffanın desteğinden yoksun kalan kişilerin kimler olduğu ve ödenmesi gereken tazminat miktarının tespiti amacıyla aktüer raporu aldırıldığını, 17. Hukuk Dairesi'nin E.2019/5206 ve K.2020/8874 nolu kararı doğrultusunda, TRH 2010 mortalite tablosu ve %0 teknik faiz dikkate alınarak %80 kusur oranı üzerinden 378.609,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalanlara tazminat ödemesini yapan davalı alt işverenin de muvafakati alınarak 378.609,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve teminat limitinin tamamı olan 100.000,00-TL manevi tazminat ödemesi olmak üzere toplamda 478.609,90-TL tazminatın 29.08.2022 tarihinde sigortalı hesabına ödendiğini, ödenen tazminatın alınan kusur raporuna göre asıl işveren ve alt işverenin toplam %80 kusurunun %60'ı davalı alt işverenin üzerinde olması sebebiyle davalının kusuru nispetinde 358.957,42-TL'nin taraflar arasında mutabık kalınan sözleşme ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince davalı yana rücu edilmesi gerektiğini, poliçede yer alan "710 Taşeron Teminatı" başlıklı klozda alt taşeronların ve/veya alt işverenlerin kusurları oranında rücu işlemi yapılacağının öngörüldüğünü belirterek Sakarya 4. İcra Dairesi 2023/1039 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının üst işveren adına ... Sigortaya A.Ş (birleşme neticesinde Türkiye Sigorta AŞ) nezdinde 251128991/1 sayılı poliçe ile sigorta ettirdiğini, sigorta primlerinin üst işveren ... - ... adi ortaklığı tarafından davalının hak edişlerinden 26.641,05TL kesilerek yatırıldığını, dolayısıyla sigorta ettiren sıfatları sebebiyle sigorta poliçesinin kendileri açısından da teminat sağladığını, davacının kendilerine karşı ileri sürebileceği halefiyetinin bulunmadığını, davacı tarafından ölenin hak sahiplerine yapılmış ödeme bulunmadığını, davalının müteveffanın mirasçılarına 600.000,00TL ödeme yaparak Tokat ili Niksar ilçesi Noterliğinde düzenlenen 31.01.2022 tarihli ... yevmiye sayılı ibraname düzenlendiğini, ibranamenin üst işvereni de kapsadığını, ceza yargılamasının halen derdest olduğunu ve davacının ödemeye esas aldığı kusur tespitlerinin kesinleşmediğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, iş yerinin güvenliği hususunda ... Yapı Mimarlık Mühendislik İnşaat Sağlık Hizmetleri Nakliye ve Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ile anlaşmalarının bulunduğunu, davanın bu şirkete ihbarını istediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı davasının REDDİNE, 2-Alacak miktarı olan 358.957,42-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, mahkeme tarafında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından takdir edilen nispi vekalet ücretinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2025 tarih, 2023/417 Esas - 2025/16 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı ile dava dışı sigortalı ... Adi Ortaklığı arasında 07.07.2020-07.07.2021 tarihlerini kapsayan 251120991 poliçe numaralı “İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan poliçe kapsamında ek kloz olarak taşeron teminatının da eklendiği, anılan teminata göre davacının sigortalı nezdinde çalışan taşeron işçilerinin de zararlarını karşılayacağı, tazminat ödemesinden sonra kusuru olan taşeronlara rücu edeceğinin yazıldığı, sigortalının taşeronu olan davalı işçisi ...’ın 19.08.2021 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiği, bu kapsamda davacı nezdinde hasar dosyası açıldığı, davalının bu kazaya ilişkin olarak müteveffanın mirasçılarına 15.02.2022 tarihinde toplam 600.000,00 TL ödeme yaptığı, daha sonra davacının sigortalı adi ortaklığa destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olarak 478.609,90 TL ödeme yaptığı, meydana gelen kazada davalının %60 oranında kusurlu olduğundan anılan kusura tekabül eden miktarın tazmini için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için müteselsil borç ve ibra üzerinde durulması gerekmektedir. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Müteselsil borç, sözleşme veya kanun gereği birden fazla borçlunun alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, diğer bir deyişle alacaklının edayı her müteselsil borçludan talep edebildiği ve edanın tamamen yerine getirilmesine kadar bütün borçlularının sorumluluğunun devam ettiği, borçlulardan birinin borcu ödemesi halinde diğerlerinin de borçtan kurtulduğu borç ilişkisine denir. TBK'nın 162 ve devamına göre müteselsil borçta alacaklının hakkı birden çok borçluya karşı tek bir alacaktan ibaret olmayıp, borçluların her birine karşı ayrı ayrı yönelen alacaktan ibarettir. TBK'nın 132 "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." maddesi gereğince ibra, borcu sona erdirmesini sağlayan özel bir sona erme sebebidir. TBK'nın 166/3 maddesi gereğince müteselsil borçlarda alacaklının borçlularından biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde diğer borçluların borcu kural olarak devam eder ancak bazı istisnai hallerde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. Özellikle alacaklının ibra veya süre verme sözleşmesinde bunu açıkça belirtilmesi veya borç senedini iade etmesi ya da bütün borcun tahsil edildiğine dair makbuz vermesi halinde durum böyledir. (Prof. Dr. Fikret Eren Borçlar Hukuku Genel Hükümler 8. Baskı sh.1165; Andreas van Tuhr Borçlar Hukuku, sh.310) O halde ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde ibra edilen miktarın diğer borçlular içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/3097 esas 2017/5609 karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacı ile dava dışı sigortalı ... Adi Ortaklığı arasında 07.07.2020-07.07.2021 tarihlerini kapsayan .... poliçe numaralı “İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan poliçe kapsamında ek kloz olarak taşeron teminatının da eklendiği, anılan teminata göre davacının sigortalı nezdinde çalışan taşeron işçilerinin de zararlarını karşılayacağı, tazminat ödemesinden sonra kusuru olan taşeronlara rücu edeceğinin yazıldığı, sigortalının taşeronu olan davalı işçisi ...’ın 19.08.2021 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası ve dava dilekçesi içeriğine göre; meydana gelen kaza nedeniyle müteveffa ...’ın davalı işçisi olduğu, 19.08.2021 tarihinde davaya konu edilen kaza nedeniyle vefat ettiği, davalının düzenleyeni olduğu 31.01.2022 düzenleme tarihli, 15.02.2022 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli ve 17.02.2022 düzenleme tarihli, 27.02.2022 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 600.000,00 TL senedin müteveffanın mirasçılarına verildiği ve anılan senetlerin davalı tarafından ödendiği, ödemeye ilişkin dekontların davacı tarafından sunulan hasar dosyası içerisinde bulunduğu, anılan ödeme nedeniyle müteveffanın tüm mirasçılarının anılan kaza nedeniyle davalıyı ve davacının sigortalısı olan adi ortaklığı oluşturan şirketleri kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminatlar bakımından açıkça ibra ettiklerinin Niksar Noterliğinin 31.01.2022 tarihli ve 00764 yevmiye sayılı ibranamesinden anlaşıldığı, bu şekilde anılan kazaya ilişkin tüm borcun davalı tarafından ödendiği ve hem davalının hem de davacının sigortalısının açıkça ibra edildiği, bu şekilde kaza sonucu oluşan borcun 6098 sayılı yasanın 166 ve 132.maddesi gereği sona erdiği, bu şekilde borç sona erdikten sonra ve müteveffanın mirasçıları tarafından tazminat için bir başvuru da yapılmadığı halde davacının sigortalısına kazaya ilişkin maddi ve manevi tazminat için 29.08.2022 tarihinde ödeme yaptığı, bu şekilde davacının sona eren bir borç için yaptığı ödeme yönünden rücu imkanının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı tarafça davalının yaptığı ödemeden haberdar olunması, ödeme belgeleri, senetler ve ibranamenin hasar dosyasında bulunması, dava dilekçesinde ve 24.10.2024 tarihli duruşma ara kararı gereği dosyaya sunduğu yazılı beyanında da zarar görenlere ödemenin davalı tarafından yapıldığı yönündeki beyanları dikkate alındığında davacının rücu imkanı olmadığını ve kendisi tarafından yapılan ödemeden önce borcun ibra yoluyla sona erdiğini bilmesine rağmen davalı hakkında takip başlatması davacının kötüniyetli olduğunu da gösterdiğinden mahkemece kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi isabetlidir. Ancak; karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesine göre; “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” Eldeki davada da tazminat istemi olduğu ve davanın tamamının reddedildiği dikkate alındığında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesi hatalı olmuştur. Gerekçeli karar başlığında; davacının ve davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hükmünün vekalet ücretine yapılan itiraz yönünden kabulü ile kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının istinaf başvurusunun vekalet ücretine yapılan itiraz yönünden KABULÜNE, diğer istinaf istemlerinin reddine; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2025 tarih, 2023/417 Esas - 2025/16 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davacı davasının REDDİNE, b-Alacak miktarı olan 358.957,42-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, c-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.784,55-TL'nin yatıran tarafa iadesine, ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, f-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, g-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan 1.683,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 330,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.013,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/516, K. 2026/1588, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-516-e-2026-1588-k-68ebac5739cf