Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/453 E. 2026/1573 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/453
- Karar No
- 2026/1573
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/453 - 2026/1573 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/453 KARAR NO : 2026/1573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2025 NUMARASI : 2022/477 Esas - 2025/64 Karar
DAVACILAR : 1- .... (T.C. NO:...) -... İzmit/KOCAELİ : 2- ... (T.C. NO:...) -... İzmit/KOCAELİ : 3- ... (T.C. NO:...) - ... İzmit/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - .... zmit/KOCAELİ DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... Beşiktaş/İST. VEKİLİ : Av. ... - .... Beyoğlu/İSTANBUL DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 05/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; muris ...'un kredi sözleşmesi işlemis esnasında yapılan ... sigortası poliçesinin düzenlendiğini, murisin ölümünden sonra mirasçılarının bankaya borcu olmadığını ve bu bedelin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacıların 28.02.2022 tarihli cevap yazısında, murisin sağlık sorunlarının kredi sözleşmesiyle ilişkili olduğunu ve bu nedenle ödeme yükümlülüklerinin olmadığını, muris ...'un rahatsızlıkları ve tedavi süreçlerinin sigorta şirketinin çekinceleri ile ilgili olmadığını, sigorta şirketinin bu durumu dikkate alarak ödeme yapması gerektiğini belirterek, kredi taksitlerinin ödenmesinin durdurulmasını, fazla ödenen taksitlerin reeskont faiziyle birlikte iadesini, sigorta şirketinin bankaya olan borcu ödemesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın Tüketici Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, dava konusunun belirli bir miktar alacak davası olduğunu, bu nedenle kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve eksik harç yatırıldığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, sigorta tazminatının ödenmesi durumunda, bankaya olan borcun ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, sigortalının vefat tarihinde poliçesinin bulunduğunu ancak sigorta öncesinden gelen siroz hastalığı nedeniyle sigorta teminatının ödenmeyeceğini, sigortalının sağlık beyan formunda gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve bu durumun beyan yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiğini, Adli Tıp incelemesi ile siroz hastalığının poliçe düzenlenmeden önce var olduğunun tespitinin istenmesi gerektiğini, ayrıca, sigorta tazminatının poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu ve kredi borcundan sorumlu olunmadığını belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı sigorta şirketinin davacıların murisinin Halkbank İzmit E-5 Şubesi'nden kullandığı ... ve ...numaralı kredi sözleşmelerinden kaynaklanan banka alacağından 29918922 numaralı poliçe kapsamında 75.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunun TESPİTİNE, 3-75.000,00 TL'nin davalıdan 23/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacılara verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde her ne kadar yetkili mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğuna ilişkin itirazlar sunmuş olsa da itirazların kabul edilmediğini, davacılar murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle 2029918112 numaralı poliçesi bulunduğunu, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen siroz hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen siroz hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava dilekçesinde talep edilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca yazılı delillerin olduğu işbu davada tanık deliline muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece gerekli araştırmaların yapıldığı, bilirkişi incelemesinin konuya uygun şekilde gerçekleştirildiği ve bilirkişi raporunda ölüm ve siroz hastalığı arasında illiyet bağı tespit edilmediği göz önüne alındığında yapılan yargılamanın usul ve esasa uygun olduğu yani mahkemece doğru bir hüküm kurulduğu izahtan vareste olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 Tarih - 2022/477 Esas - 2025/64 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; muris ... tarafından kullanılan kredi nedeniyle ... sigortası poliçesi düzenlendiğini, murisin vefatından sonra kredi borcunun sigorta teminatı kapsamında davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, davacıların bankaya herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine ve kredi taksitlerinin ödenmesinin durdurulması ve sigorta bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise; muris ... adına kredi nedeniyle ... sigortası poliçesi düzenlendiğini, murisin vefatına neden olan siroz hastalığının sigorta sözleşmesinin düzenlenmesinden önce mevcut olduğunu, bu nedenle söz konusu hastalığın poliçe kapsamında bulunmadığını, murisin sağlık durumuna ilişkin olarak sigorta sözleşmesinde öngörülen yükümlülüklere aykırı davranıldığını ve mevcut hastalığın teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların murisinin kullandığı krediye bağlı olarak düzenlenen ... sigortası poliçesi kapsamında, murisin poliçe öncesinde mevcut olduğu ileri sürülen hastalığını beyan etmemesinin sigortacının tazminat ödeme borcunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı, murisin ölümü ile bildirilmeyen hastalık arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacıların poliçeden kaynaklanan vefat teminatını talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı ve talep edilen sigorta tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan 28/12/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; yapılan inceleme sonrasında ...’un 02.07.2021 tarihinde akciğer kanser, alkolik siroz tanılarının ortak etkisi ile ölümünün meydana gelmiş olduğu poliçe tarihi itibari ile kendisinde siroz hastalığının kesin tanısı bulunmakla kanser tanısının kesin olarak 21.01.2021 tarihinde konulmuş olduğu ve bu hastalığı öğrendiği değerlendirilmiş, olup klinik olarak da kanser hastalığının siroza nazaran daha hızlı ve öldürücü seyrettiği dikkate alındığında ölüme ana etken olan patoloji kanser hastalığı olduğu, siroz hastalığının kolaylaştırıcı patoloji olduğu bu sebeple ölümü ile siroz hastalığı tek başına illiyetli olmadığından bildirim yükümlülüğü ihlalinin ölümü ile tek başına illiyetli olmadığı, muris ...'un Sağlık Beyan Formu ve Sertifika Talebinde, poliçe tarihinden önce Karaciğer Sirozu tanısı olduğu, bu hastalığını bildirmeyerek beyan yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğu, 02.07.2021 tarihinde vefat ettiği, vefat tarihi itibarıyla 29918112 nolu Uzun Süreli ... Sigortası poliçesinde vefat teminat tutarının 75.000,00 TL olduğu, İlgili Poliçede; "Vefat Teminatı: Poliçede belirlenmiş olan vefat teminatı tutarı; sigortalının sigorta süresi içinde vefatı halinde poliçesinde dain-i mürtehin var ise borcu kadar olan tutar dain-i mürtehine, dain-i mürtehin ödemesinden sonra kalan teminat tutarları ise evvelce tayin edilmiş lehtarına veya lehtar tayin edilmemişse, kanuni varislerine ... Sigortası Genel Şartları dahilinde ödenir şeklinde olduğu, Akciğer Kanseri hastalığı ile ölümün gerçekleştiği, bildirimi ihlal edilen karaciğer sirozu hastalığı ile ölüm sebebi olan akciğer kanseri arasında illiyet bağı olmadığı kanaatinden dolayı ... Sigortası Genel Şartları C.2/2.2 maddesi gereği beyan yükümlülüğünün ihlali söz konusu olup, dava konusu vefatın poliçe teminatları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalılar murisi ...’un dava dışı ... Bankası A.Ş.’den, taraflar arasında akdedilmiş 06.08.2020 tarih 180.000,00-TL tutarlı ve 10.02.2021 tarih 66.000,00 TL tutarlı 2 adet Kredi Çerçeve Sözleşmesine dayalı olarak 2 adet Esnaf Kefalet Kredisi kullanmış olduğu söz konusu kredi taksitlerinin kredi borçlusu ...’un vefatından sonra da ödenmeye devam edilmekte olduğu anlaşılmış, huzurdaki dava tarihi itibariyle vadesi gelen taksitlerin ödenmiş olduğu gecikmede olan herhangi bir taksit bulunmadığı, söz konusu kredilerin ticari nitelikli krediler olduğu, dava konusu Sigorta Poliçesi’nin ‘’... Sigortası’’ niteliğinde olduğu, kredi alacaklısı ... bank İzmit E-5 Şubesi’nin ‘’Dain-i Mürtehin’’ olduğu şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Eldeki davada, dosya kapsamından murisin. 02/07/2021 tarihinde akciğer kanseri nedeniyle vefat ettiği, kredi sözleşmeleri ile davalı sigorta şirketince düzenlenen poliçelerin 21/ 08/2020 tarihinde akdedildiği, davalı sigorta şirketinin ise murisin poliçe düzenlenmesinden önce mevcut olduğu ileri sürülen siroz hastalığını bildirmediği gerekçesiyle sigorta teminatını ödemekten imtina ettiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1439. maddesinde: 'Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440 ıncı maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.' hükmü düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere, sigortalının ölümü ile beyan edilmeyen hastalık arasında bağlantı (illiyet bağı) yoksa ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alınarak (prosporsiyon hesabı yapılarak) tazminatın belirlenip ödenmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda dosya kapsamında alınan tıbbi bilirkişi raporlarıyla murisin ölüm nedeninin akciğer kanseri olduğu davalı sigorta şirketince ileri sürülen ve bildirilmediği iddia edilen siroz hastalığının ise ölüm nedeni oluşturmadığı tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin çekince gösterdiği siroz hastalığı ile gerçekleşen riziko olan ölüm arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır. Bu durumda murisin ölüm sebebi ile beyan edilmeyen/yanlış beyan edilen siroz tanısı arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, bu aşamada, mahkemece; aktüer bilirkişisinden tazminat ödenmesi gerekip gerekmediği ve ödenmesi gerekiyorsa ne kadar ödenmesi gerektiğine dair "proporsiyon" hesabını içerir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bunun yapılmayarak yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne şeklinde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında, taraf vekilleri ile davalının adresinin yazılmaması, dava alt başlığını "Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Kıymetli Evraktan Kaynaklanan" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 Tarih - 2022/477 Esas - 2025/64 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*