Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/939 E. 2026/871 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/939
- Karar No
- 2026/871
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2024/939 KARAR NO : 2026/871
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2022/1287 Esas - 2024/445 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ADRES : VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... - Av. ...
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkilinin okul kıyafetleri ve iş elbiseleri ürettiğini, davalı ile okul kıyafetleri üretimi ve satışı hususunda 2017 yılı temmuz ayında sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme gereği davacının öğrenim kurumundaki öğrencilere göre okul kıyafeti ürettiklerini, yapılan sözleşmenin 30/04/2021 yılında sonlandırılacağının kararlaştırıldığını, bu tarihe kadar tarafların açık ve yazılı beyanı ile sözleşmenin sonlandırılacağının tebliğ edilmemesi halinde ve ek protokol yapılmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden iki yıl daha uzayacağına dair hüküm bulunduğunu ve bu hüküm gereği sözleşmenin iki yıl daha uzadığını, böylece sözleşme bitiş tarihinin 30/04/2023 tarihine uzadığını, 2021-2022 yılı eğitim öğretim yılının sonuna gelinmesine rağmen sözleşme kapsamında tek satıcı mahiyetinde olan müvekkili şirketten herhangi bir okul kıyafeti alımı gerçekleşmediğini, davalı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı olarak okul kıyafeti niteliğindeki ürünlerin üretimi ve satışı hususunda başka bir tedarikçi ile anlaşılmış olduğunu ve müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin tamamının elinde kaldığını, üretilen ürünlerin okul logosunu içeren nakış ve baskılı olduğunu ve yeniden değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yeniden değerlendirilmesi mümkün olmayan ürünlerden dolayı 95.185,00 TL zararının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 59.088,32 TL'ye yükselterek, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davacının ürettiği ürünlerin hatalı ve sözleşme kapsamında ebeveynlere sunulan niteliklere haiz olmadığını, ebeveynlerin üretilen okul ürünlerinden memnun olmadıklarını ve istenilen kalitede olmadığını, davacının sözleşme kapsamında ifaya hazır olmadığını, davacının pandemi koşullarında basiretli tacir gibi hareket etmediğini, davacının iddia ettiği zararın tespitinin gerektiğini savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, ticari sözleşmeden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava ile ilgili olarak mahalde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılmış ve tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında yapılan okul kıyafetleri alımına ilişkin sözleşme süresinin uzayıp uzamadığı, uzamış ise davacının davalı özel okul öğrencileri için kıyafet miktarı ve değerinin ne olduğu, davalının bu ürünleri almaması nedeniyle davacının oluşan zararın ne kadar olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Tekstil mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.05.2023 tarihli raporda özetle; davacı deposunda sayım sonucu ... logolu okul kıyafetlerinin 202 adet uzun kollu gömlek, 113 adet lakost kısa kollu tshirt, 0 adet uzun kollu lacost tshirt, 217 adet pantolon, 138 adet eşofman takımı, 46 adet tek alt eşofman, 44 adet mont, 120 adet logolu süveter, 99 adet logosuz süveter, 76 adet dry fit tshirt kaliteleri olduğu, değerlendirme bölümünde ayrıntı ve açıklamaları yapılan hali ile depoda bulunan 1055 adet ... okul kıyafetlerinin (99 adet süveterde logo bulunmamaktadır) imal edildiği 2021 yılı itibariyle kdv ve kar miktarı düşüldüğünde toplam üretim maliyetinin 59.088,32 TL olabileceği bildirilmiştir. Taraflarca yapılan ve tarafların kabulünde olan ... ile...Şti. Arasındaki Öğrenci Okul Kıyafetleri Sözleşmesinin 4.3 maddesinde "Sözleşme süre bitiminde sona erer. Ancak sözleşme süresinin biteceği yıl, 30/04/2021 tarihine kadar tarafların açık ve yazılı beyanı ile sözleşmenin sonlandırılacağının tebliğ edilmemesi halinde ve ek protokol yapılmaması halinde sözleşme kendiliğinden 2 yıl daha uzamış sayılır ve iş bu sözleşmenin şartları 2 yıl süre ile aynı yazılı olduğu şekilde devam eder. 2 yılın sonunda sözleşmenin uzaması bu sözleşmenin 4.3 maddesindeki şartlara bağlıdır" hükmüne yer verildiği görülmüştür. Dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacının, taraflar arasında imzalanan ve öğrenci okul kıyafetleri sözleşmesinin ihlali nedeniyle oluşan zararların talebi için işbu davayı açtığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği ve davamızda keşif yapıldığı ve bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği ve rapora göre davacının zararının 59.088,32-TL olabileceğinin bildirildiği, bilirkişi raporu, taraflarca sunulan deliller hep birlikte dikkate alındığında, sözleşmenin 4.3 maddesi gereğince taraflarca bir bildirimi yapılmadığından uzamış sayılması gerektiği, ayrıca davalının ürünlerin ayıplı olduğu ve belirtilen standartlarda olmadığı konusunda itirazları varsa da, buna dair dosyaya somut bir delilin sunulmadığı ve bu nedenle davalının bu savunmalarının sözleşmenin haklı nedenle feshini oluşturmayacağı ve yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmenin uzamış sayılması gerektiği, ayrıca davacının tek üretici ve tek satıcı olması nedeniyle de davacıya özel üretmiş olduğu ürünleri dava dışı başka bir kişiye satma durumunun da bulunmadığı ve davalının sözleşmeyi ihlali nedeniyle davacının bu zararlarını da karşılaması gerektiği görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle, davacının davasının kabulü ile 59.088,32-TL'nin 01/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş ve adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığı" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 59.088,32 TL nin 01/12/2021 tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece taraflar arasında aktedilen sözleşme ve hukuki ilişkinin hatalı değerlendirildiğini, bu hatalı değerlendirme neticesinde davacının üretimlerinin zarar olarak nitelendirildiğini, ve müvekkilinin sorumluluğu olmadığı halde, yerel mahkemece müvekkilinin dava konusu miktarı tazmin etmekle yükümlü kılındığını, taraflar arasındaki sözleşmenin bir mal üretimi ya da mal satışını içermediğini, müvekkili kurumun üretim ve satış adetlerine ilişkin bir bilgisi dahi olmadığını, üretim ve satış faaliyetleri ile bir bağlantısının da bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca velilere kıyafetleri davacı firmadan alabileceklerini belirtmekle yükümlü olduğunu, sözleşme süresince bu yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacı tarafın yaptığı üretimlerin satışının sözleşme konusu oluşturmadığını, davacının satış yapamamasının altında yatan nedenin basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi ve kalitesiz ürünler üretmesinden kaynaklandığını, davacının 2017-2021 yıllarında yaptığı gibi her yıl haziran ayında müvekkilden yaş aralığına göre öğrenci sayısını öğrenmesi ve bu bilgiyi değerlendirerek satış tahmini yapması, bu doğrultuda üretim aşamasına planlaması gerekirken, dava konusu dönemde müvekkilden hiçbir bilgi istemediğini, herhangi bir tahmin ya da hesaplama faaliyetinde bulunmadan kontrolsüz üretim yaptığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, zira davacının müvekkili ile iletişime geçmeden, bilgi almadan üretim yaptığı ve müvekkilini bir yıl sonra haberdar ettiği dava konusu dönemin halihazırda covid-19 pandemi dönemi olduğunu, bu dönemde zaten kesintisiz yüz yüze eğitim verilemediğini, pandemi tedbirleri nedeniyle öğrencilerin büyük bir bölümünün kayıt sildirdiğini ve nihayetinde okul forması almadıklarını, 2020 yılı Mart ayından 2021 yılı Şubat ayına kadar geçen süreç zarfında yüz yüze eğitim olmadığını, haliyle bu süreçte de uzaktan eğitime geçildiğini ve okul üniforması ihtiyacının ortadan kalktığını, böyle bir süreçte herhangi bir veri olmaksızın davacı tarafça üretim yapılmasının ticari hayatla bağdaşmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.036,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.009,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.027,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... E-imzalıdır
Üye ... E-imzalıdır
Üye ... E-imzalıdır
Katip ... E-imzalıdır