Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/672 E. 2026/868 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/672
Karar No
2026/868
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/672 - 2026/868 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2026/672 KARAR NO : 2026/868

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2026 NUMARASI : 2025/192 Esas - 2026/220 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında ...ortaklığı arasında 19/08/2014 tarihli ekipman kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin 15 adet kamyon, 3 adet Ekskavatör, 6 adet silindir ve bir adet mazot tankerinin ... otoyol inşaatında kullanılmak üzere davalılara kiraladığını, sözleşmede kiralama süresi olarak belli süreler öngörülmüş ise de sözleşmenin 4/2. maddesinde işin süresinin kiracı tarafından uzatılabileceğinin kararlaştırıldığını ve buna dayanılarak kiracının insiyatifi doğrultusunda sürenin bitmesine rağmen iş ilişkisinin devam ettiğini, sürelerin uzatıldığını, müvekkilinin bu sözleşme gereğince davalılardan 2017 yılı sonu itibarıyla 236.175,17TL alacağının bulunduğunu, buna ilişkin mutabakat mektubu gönderildiğini ve 235.302,55TL üzerinden davalılar ile mutabık kalındığını, alacağın tahsili için Ankara 6. İcra Dairesi'nin 2019/12922 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını takibe itiraz üzerine takibin durduğunu, takibin durması sonrasında arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalılar ile kısmi uzlaşma sağlandığını ve 115.833,55 TL'lik kısmın ödenmesi konusunda anlaşıldığını ileri sürerek, bakiye 123.362,37TL'lik kısım yönünden takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı .... A.Ş. vekili; davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğünü 2019/2591 sayılı dosyasında müvekkili şirket ile diğer davalı şirket aleyhine takip başlattığını ve bu takibe itiraz edildiğini , takibin durduğunu . Yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bilahare Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/12922 sayılı dosyası ile ayni alacak için tekrar ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinde kısmı anlaşma sağlandığını, dava konusu takibin mükerrer takip olduğunu bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının taraflar arasında imzalanan Otoyol Güzergahı Yapım Sözleşmesinden dolayı müvekkili şirketten ve iş ortaklığından alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğünü 2019/2591 sayılı dosyasında müvekkili şirket ile diğer davalı şirket aleyhine takip başlattığını ve bu takibe itiraz edildiğini , takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bilahare Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/12922 sayılı dosyası ile ayni alacak için tekrar ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinde kısmı anlaşma sağlandığını, dava konusu takibin mükerrer takip olduğunu bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının taraflar arasında imzalanan Otoyol Güzergahı Yapım Sözleşmesinden dolayı müvekkili şirketten ve iş ortaklığından alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 08.11.2022 tarihli kararı ile; davaya konu alacak için 16.01.2019 tarihinde Ankara 17. İcra dairesinin 2019/2591 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği sonrasında aynı alacak için davaya konu Ankara 6. İcra dairesinin 2019/12922 esas sayılı dosyasını konu takibin başlatıldığı, anılan ikinci takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.hukuk dairesinin 13.02.2025 tarihli kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararında özetle mahkemece davacıya davaya konu olan Ankara 6. İcra dairesinin 2019/12922 esas sayılı dosyasındaki icra takibinin dayanağı açıklatılmadan karar verilmesini hatalı olduğu belirtilerek davacı tarafa icra takibinin dayanağı açıklattırılıp Ankara 17. İcra dairesinin 2019/2591 esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen faturaların bu davaya konu olup olmadığının ortaya çıkarılması, takip dayanağı belgelerin farklı olduğu sonucuna ulaşılması halinde, 01.7.2017 tarihli mutabakat belgesi incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı üzerine dosya yeni bir esasa kaydedilmiş ve davacı tarafa davaya konu icra takibi açıklatılmıştır. Davacı vekili 29.04.2025 tarihli duruşmada; 29.06.2025 tarihli dilekçe ile takibe konu fatura dökümlerini sunduklarını beyan etmiştir. Mahkememizce anılan beyan üzerine kaldırma kararı uyarınca değerlendirme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. 10.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; Ankara 17.icra dairesinin 2019/2591 esas sayılı dosyasında takip açıklamasında belirtilen 15.01.2019 tarihli faturaların düzenlenme tarihlerini 13.02.2017 ve 27.01.2017 tarihleri olduğu fatura tutarlarının 42.623,20 TL ile 218.443,81 TL olduğu, 27.01.2017 tarihli fatura alacağını davacının yasal defterlerine kayıt edilmesinden sonraki tarihlerde yani 25.09.2017 tarihine kadar taralar arasındaki ticari muamelelerin devam ettiği ve bu kapsamda 31.12.2017 tarihi itibariyle davacının davalıdan 236.175,17 TL alacaklı olduğu, takibin sadece 2 adet faturaya dayalı olmayıp cari hesap bakiyesine (236.175,17 TL ) dayalı olduğu; Ankara 6. İcra dairesinin 2019/12922 esas sayılı davaya konu icra dosyasında ise takibin 31.12.2017 tarihli bakiye alacak tutarı olan 236.175,17 TL den mutabakat tutarı 872,62 TL'nin mahsubu ile 235.302,55 TL üzerinden başlatılmış olduğu bu nedenle anılan takibin mükerrer nitelikte olduğu kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Mahkememizce toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve istinaf kararı uyarınca yapılan araştırma doğrultusunda; davaya konu icra takibinin, Ankara 17. İcra dairesinin 2019/2591 esas sayılı dosyasındaki aynı alacağa ilişkin olduğu ve aynı borçlara karşı takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Şu durumda, davaya konu icra takibi mükerrer nitelikte olup 6100 sayılı HMK'nın derdestliğe ilişkin düzenlemesinin kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.12.2021 tarih, 2018/(19) 11-360 esas, 2021/1751 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Derdestlik 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca bir dava şartı olup anılan şartın İİK'da bu konuda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle icra takibi bakımından uygulanması gerekir. Derdestlik icra takibi bakımından da usuli bir engel teşkil etmekte olduğundan davalılar hakkında usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı" gerekçesi ile, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu edilen alacağa ilişkin mükerrer bir icra takibi bulunmadığını, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/2591 Esas sayılı icra takibinde; 2017 yılı faturalarının değil, 2019 yılı faturalarının takibe konu edildiğini, takip talebinde de fatura tarihlerinin açıkça belirtildiğini, yine dava konusu alacağın dayanağı olan Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/12922 Esas sayılı dosyasındaki takip talebinde; alacak miktarının 235.302,55 TL asıl alacak olmak üzere toplam 242.970,83 TL ve takip sebebinin cari hesap alacağı ve muavin defter kayıtlarının gösterildiğini, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/2591 Esas sayılı dosyasındaki takip talebine konu miktarın 236.175,17 TL takip sebebinin ise, 15/01/2019 tarihli iki adet fatura olduğunu, her iki takibin de miktarları ve takip sebeplerinin ayrı olduğunu, bu itibarla aynı alacağa ilişkin mükerrer bir takipten bahsedilemeyeceğini, ayrıca mükerrer olduğu ileri sürülen alacağa ilişkin taraflar arasında kısmi uzlaşma bulunduğunu, dava konusu Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/12922 Esas sayılı dosyasındaki alacak için taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını, davaya konu alacak hususunda tarafların kısmi uzlaşmaya vardıklarını, uzlaşılamayan kısım için de müvekkilince itirazın iptali davasının açıldığını, bu yönü ile de derdest bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece mükerrer takip bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin ödendiğinden, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/672, K. 2026/868, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-672-e-2026-868-k-330b90550990