Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2045 E. 2026/1261 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2045
Karar No
2026/1261
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2045 - 2026/1261 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2045 KARAR NO : 2026/1261

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2024 NUMARASI : 2022/487 E.2024/364 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ :24/09/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :02/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında Mobil Telefon Abonelik Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalıya telefon hatları tahsis edildiğini, davalının bu hatlara ilişkin fatura borçlarını ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara 33. İcra Müdürlüğünün 2020/56976 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu alacağın dayanağının açıkça ortaya konulmadığını, başlatılan takibin ve açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI : Mahkemece; davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf talebinde, ilk derece mahkemesince yalnızca davalı şirketin ticari defterleri esas alınarak değerlendirme yapıldığını, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bu incelemenin yapılmadığını, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davalının dava konusu faturaları ticari defterlerine kaydetmemiş olmasının tek başına borçlu olmadığını göstermeyeceğini, faturalara süresinde itiraz edildiğine veya bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, taraflar arasındaki abonelik sözleşmeleri, faturalar ve tek fatura detaylarının gereği gibi incelenmediğini, yalnızca son tarihli faturadaki kayıt esas alınarak alacağın bulunmadığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, mobil telefon abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 33. Müdürlüğünün 2020/56976 Esas sayılı takip dosyanın incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, toplam 314.944,13TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 28/06/2021 tarihli itiraz dilekçesiyle borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 24/04/2023 tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporunda özetle; "davacının 2018-2022 yılları aralığındaki ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, defterlerin usule uygun tutulduğu, delil vasfı taşıdığı, icra dosyasında borcun hangi faturadan kaynaklandığının belirtilmediği, davacı tarafça dosyaya sunulan toplam 218.521,90TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı" belirtilmiştir. 29/04/2024 tarihli Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Telekomünikasyon Uzmanı bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamına sunulan ve 20.12.2017 - 19.01.2018 döneminden 20.07.2020 - 19.08.2020 dönemine kadar olan her bir Mobil İletişim Hizmet Faturası için dönem sonu tarihleri itibariyle Tek Faturaya ait hatların toplam ödenmemiş fatura tutarının teker teker tespit edildiği, en son düzenlenen 20.07.2020 - 19.08.2020 dönemine ait 03.09.2020 son ödeme tarihi Faturadan anlaşılacağı üzere, 20.08.2020 tarihi itibariyle Tek Faturaya ait hatların toplam ödenmemiş fatura tutarının 17,10-TL bulunduğu, başka bir anlatımla davaya konu 175.444,24-TL asıl alacak bedeline veya tutarına ilişkin herhangi bir borcun tespit edilmediği" belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun ihtilaf çözücü, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2045, K. 2026/1261, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2045-e-2026-1261-k-33092c86326b