İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/409 E. 2026/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/409
Karar No
2026/835
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/409 Esas KARAR NO : 2026/835

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25.09.2012 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca davacı müvekkilin davalı şirketin Bursa-Nilüfer bölgesindeki acenteliğini yürüttüğünü, sözleşme gereği ödenmesi gereken faaliyet giderlerinin davalı tarafından gerçek giderleri karşılamayacak şekilde eksik ödendiğini, tahsil edilemeyen kargo ücretlerinin ve vade farklarının davacı acentenin alacaklarından haksız şekilde mahsup edildiğini, davalının operasyonel hatalarından kaynaklanan müşteri portföy kayıplarının acenteye yansıtıldığını, anlık kontrollerde fatura ibraz edilememesi gerekçesiyle suistimal iddiasıyla haksız kesintiler yapıldığını, sözleşme dışı kapıda ödemeli kargo faaliyetleri için acenteye herhangi bir ücret ödenmediğini, hak edişlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle finansman zararı oluştuğunu, davalı tarafından yapılan kesintilere ilişkin fatura düzenlenmemesi sebebiyle davacının haksız yere fazla vergi ödemek zorunda kaldığını, tüm bu aykırılıklar nedeniyle .... Noterliği’nin 21.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin 05.03.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedilerek acenteliğin teslim edildiğini, işbu davanın ek dava olduğunu, asıl davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması ve işbu dava ile birleştirilmesinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 450.000 TL tutarındaki alacağın 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen alacakların .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan 2018/... Esas sayılı dava ile birebir aynı olduğunu, davacının esas davada ıslah hakkını kullanmış olmasına rağmen aynı hukuki ilişkiye dayanarak yeni bir dava açmak suretiyle davanın ikinci kez ıslah edilmesi yasağını aşmaya çalıştığını, bu durumun HMK 114/1-ı maddesinde düzenlenen derdestlik dava şartına aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 40. maddesi uyarınca müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının acentelik ilişkisini haklı bir neden olmaksızın kendi isteğiyle sonlandırdığını, basiretli bir tacir olan davacının sözleşme hükümlerini bilerek hareket etmesi gerektiğini, davacının tüm hakedişlerinin sözleşmeye uygun olarak zamanında ödendiğini, cari hesapta yapılan kesintilerin sözleşme hükümlerine dayandığını, fatura tahsilatlarının acentenin sorumluluğunda olduğunu, kasa açığı ve kaybolan kargoların tazmininin sözleşme gereği acenteye ait olduğunu, demirbaş ve personel kıyafetlerine ilişkin taleplerin sözleşme hükümleriyle çeliştiğini, davacının mal bedelli gönderiler üzerinden komisyon talebinin dayanaksız olduğunu, davacının müvekkil şirkete herhangi bir portföy sağlamadığını ve TTK 122/3 uyarınca denkleştirme talebinde bulunamayacağını, vergi mevzuatına aykırı bir fiilin bulunmadığını belirterek davanın öncelikle derdestlik nedeniyle usulden, aksi takdirde esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve ..., rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Somut olayda; eldeki davanın, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli ve ek dava şeklinde açıldığı, gelinen aşamada ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine ilişkin kararın İstanbul BAM 14. HD'nin 2022/2414 Esas, 2026/1346 Karar sayılı kesin kararı ile görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle kaldırıldığı, bu nedenle dosyanın görevsizlik nedeniyle İstanbul İş Mahkemelerine gönderildiği, .... İş Mahkemesi'ne tevzi olan dosyanın 2026/... Esasına kaydedilerek yargılamaya anılı dosya üzerinden devam olunduğu, bu durumda asıl davanın İş Mahkemesinde derdest olduğu, ek dava şeklinde açılan eldeki dosyada da yargılamaya İş Mahkemesince devam edilmesi gerektiği, zira davalının kendi çalışanı davacı ile yaptığı acentelik sözleşmesinin emsal kararlar uyarınca muvazaalı kabul edildiği, bu nedenle aslında uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisine dayandığı ve asıl dosyanın tevzi olduğu ... İş Mahkemesi'nin 2026/... Esası ile eldeki davanın birlikte görülmesi gerektiği , ancak Mahkemelerin sıfatı farklı olduğundan HMK 166 gereği birleştirme kararının görevsizlikle birlikte doğrudan verilemeyeceği anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine, 2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/409, K. 2026/835, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-409-e-2026-835-k-120d69f9372f