Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2013 E. 2026/1236 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2013
- Karar No
- 2026/1236
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2013 KARAR NO : 2026/1236
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2021/404 Esas, 2022/584 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 17/09/2026
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, davalıya ait ... plakalı kamyonun davacıya satımı konusunda mutabakata varılarak davacı tarafından araç bakımı ve cezaları için birtakım ödemelerde bulunulduğunu, davacı tarafça ... plakalı araç için yapılan harcamalar olduğunu, davacının yaptığı bu harcamaların davalı tarafından davacıya ödenmediğini ve davalının aracı davacı tarafa devretmediğini ve tekrar aracı satışa çıkardığını, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/11958 Esas nolu dosya ile icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeden dönmekle aracında meydana gelen değer artışını da davacıya iade etmediğini belirterek, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketle davalı arasında araç satışı konusunda hiçbir anlaşma yapılmadığını, davalının internet üzerinden aracını satışa çıkardığını, bunun üzerine dava dışı ...’ın telefon ile irtibat sağlayarak aracı almak istediğini ve 77.500,00 TL fiyat üzerinden anlaşma sağlandığını ve aracın anahtar ve ruhsatının ...’a teslim edilip davalının da şehir dışına çıktığını, davalının şehir dışından dönüşünde ise 28.08.2020 tarihinde ailesi ile birlikte covit karantinasına girdiğini ve bu süre zarfında da aracın davacı tarafça bir fiil nakliye aracı olarak ticari şekilde kullanıldığını, davalının davacıya; araçta muayene, sigorta gibi zorunlu unsurların olmadığı, aracın acil bir şekilde davalıya teslim edilmesi gerektiğinin ifade edildiğini ancak davacı tarafın aracı teslim etmeyerek kullanmaya devam ettiğini, davacının iddiasının aksine bu süre zarfında araca hiçbir bakım harcaması yapılmadığı gibi, davalıya ait aracın ... gibi bazı parçalarının davacının kullanımından kaynaklı bozulduğunun tespit edildiğini, 16.09.2020 tarihinde davacının davalıyı arayarak herhangi bir neden belirtilmeksizin aracı almaktan vazgeçtiğini, araç ve anahtarını Kahraman Kazan’da bir yere bıraktığını ifade ettiğini, davacı tarafın aracı bu zamana kadar kullandığı süre için de herhangi bir ödeme yapmadığı gibi araç üzerine birçok trafik cezası yazılmasına ve aracın birçok parçasının bozulmasına sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı tehine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini, aksi kanaat halinde araçtan mahrum kalınan süre, aracın kiraya verilmemesi halindeki günlük kira bedeli ve alacakların hesaplanması ile davacı tarafça talep edilen bedelden tenziline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin, 16/06/2022 tarih, 2021/404 E., 2022/584 K. sayılı kararı ile davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf talebinde; davacı şirket yetkilisi ...’ın 22/08/2020 tarihinde davalı ile ... plakalı kamyon tipi aracın satımı konusunda anlaştıklarını, davacının aracın kendisine devredileceğine güvenerek 19/09/2020 tarihinde aracın lastik ve jant takımı değişimi için 7.540,00 TL, 19/09/2020 tarihinde araç makas değişimi için 2.079,16 TL, 18/09/2020 tarihinde araç genel bakımı için 6.780,55 TL, 12/09/2020 tarihinde montaj için 4.543,00 TL, 01/09/2020 tarihinde araç egzoz muayenesi için 542,00 TL, 01/09/2020 tarihinde araç muayenesi için 462,56 TL, 31/08/2020 tarihinde araç plakasında bulunan 4 adet trafik cezası için toplam 792,55 TL araca harcamalar yaptığını, harcamaların aracın devrinden önce yapılmış olmasının sebebinin ise araç devrinin ertelemesinden kaynaklandığını, davalının aracı devretmekten imtina ettiğini ve davacının araç için yapmış olduğu harcamaları da iade etmediğini, hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemenin delilleri yeterince değerlendirmediğini, tanık ...'nın yalan tanıklık yaptığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, harici araç satımı nedeniyle araç için yapılan masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/11958 Esas sayılı takip dosyanın incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, toplam 28.141,63 TL alacak için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu vekiline 13/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 08/04/2021 tarihli itiraz dilekçesiyle borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Dairemizin 18/01/2023 tarih, 2021/899 E., 2023/103 K. sayılı ilamında; aynı taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesi gereğince ödenen kaparo bedelinin tahsili amacıyla davalı satıcı aleyhine başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali davasında, “davaya konu icra takibinde Ankara Batı İcra Dairelerinin yetkili olduğu, bu nedenle icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı, hususu dikkate alınmadan, mahkemece; davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun (diğer hususlar şimdilik incelenmeden) kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,4 maddesi gereğince, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin, 24/06/2021 tarih, 2020/654 E., 2021/495 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiş, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin, 17/02/2023 tarih, 2023/175 E., 2023/214 K. sayılı kararı ile “yetkili icra dairesinde takip yapılmasına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,” karar verilmiş, taraflar süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmadığından hüküm, 15/03/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Görüşüne başvurulan Makina Mühendisi bilirkişi 08/04/2022 tarihli raporunda; dosyaya sunulan faturalardaki hizmetlerin dava konusu ... plakalı aracın yaşı ve km.si dikkate alındığında gerekli olabilecek hizmetler olmakla birlikte yine aracın yaşı ve km.sine bağlı olarak daha önceleri de yapılabilecek ve belki de yapılan hizmetler olduklarını ancak yapılan hizmetlerin salt araç davacının kullanımındayken gerekli olup olmadıklarının somut olarak söylenemeyeceğini, makas değişimi gereksiniminin aracın kullanım ve aracın yük ve tonaj durumuna göre de aracın davacının elindeyken de oluşabilecek gerekli bir hizmet olabileceğini, keza makas değişiminin de gerekli olup olmadığının somut olarak tespit edilemediğini, faturalandırılan diğer hizmetlerin davacı tarafça sağlandığının da somut olarak kanıtlanır olmadığını dolayısıyla nihayetinde faturalandırılan hizmetlerin davacı tarafça yapıldığının somut olarak söylenemeyeceğini ancak araç muayenesi için yapılan 1.004,56 TL harcamanın davacı tarafça yapıldığının söylenebileceğini, aracın davacıda kaldığı süre boyunca aracın yakıt, amortisman vb. bedelleri değerlendirildiğinde aracın o tarihteki kiralama bedelinin günlük 415,00 TL ve davacıda kaldığı 19 gün için davalı kaybının toplam 7.885,00 TL olacağını, bu durumda davacının davalıdan alacağının bulunmadığı kanaatine varıldığını belirtmiştir. Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığı, belgeli olarak yaptığı araç muayenesi bedelinin ise aracın 19 gün davacıda kaldığı gözetildiğinde yararlanmasının çok üstünde olduğu, tüm bu hususlar gözetildiğinde davacının alacağından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi geçersiz olup, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taraflar bu sözleşme gereğince ancak aldıklarını karşı tarafa iade etmekle yükümlü olacaklardır. Bu nedenle, para faizsiz, araç kirasız ilkesi gereğince davalı satıcının davacı alıcıdan kullanım bedeli talebi sözkonusu olamayacağından, mahkemece; davacının ödemek zorunda kaldığı belgeli 462,56 TL Tüv-Türk için yapılan ödeme ile 542,00 TL'lik egsoz muayenesi ödemesi, 792,55 TL trafik cezası ve aracın lastik ve jant takımı değişimi için yapılan 7.540,00-TL’nin toplamı olan 9.337,11 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Diğer yandan; 2004 sayılı İİK'nun 67/2.maddesine göre; davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu aleyhine diğer tarafın talebi üzerine icra inkâr tazminatına hükmedileceği açıklanmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için dava konusu alacağın belirgin yani likit olması gerekir. Yargıtay HGK. 17/10/2012 tarih ve E: 2012/838 K: 2012/715 sayılı kararında "likit alacak" şu şekilde tanımlamıştır: “… Genel bir kavram olarak, “likid alacak”; “tutarı belli, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması, ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez …” Somut olayda, dava konusu olup kısmen kabulüne karar verilen alacağın yargılamayı gerektirmediği ve likit olduğunun yani likit olmadığının tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre, icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Belirtilen nedenlerle ve dosya kapsamına göre yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK'nun 353/1-b.3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin " davanın reddine" ilişkin kararının kaldırılarak, yerine " Davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/11958 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 9.337,11 TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 9.337,11 TL üzerinden devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20' si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde HMK.'nun 353/1-b,3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin, 16/06/2022 tarih, 2021/404 E., 2022/584 K. sayılı kararının kaldırılmasına, Bu itibarla HMK'nun 353/1-b-3. maddesi gereğince yeniden hüküm kurmak gerektiğinden, 1-Davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/11958 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 9.337,11 TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 9.337,11 TL üzerinden devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20' si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 480,59-TL harcın mahsubu ile kalan 251,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının peşin yatırdığı 480,59-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça sarfedilen 994,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi Uyarınca 9.337,11 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi Uyarınca 18.804,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-Gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, II)-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; 1)-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 2)-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafça yapılan 115,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır