Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1211 E. 2026/1508 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1211
Karar No
2026/1508
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1211 KARAR NO : 2026/1508

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16.07.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/498 E. DAVA : Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili konut yapı kooperatifinin ... parselde kat karşılığı inşaat yapımı ve elde edilecek bağımsız bölümlerin ortaklara tahsisi amacıyla kurulmuş olup anılan parseller üzerinde yapılan inşaattan kendisine özgülenen 206 konutu ortaklarına tahsis ederek tapularını da devrettiğini, hali hazırda kooperatif üyesi olan ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen henüz konut edinemeyen 68 ortağın mevcut olduğunu, kooperatifin konut edinememiş bu üyelerin mağduriyetlerini gidermek için faaliyetlerine devam ettiğini, hal böyle iken kendilerine konut tahsis edilip tapularını alan bir kısım kooperatif ortağının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla istifa yoluna gittiğini, kooperatif üyesi olan davalının da ... Parsel C Blok 1. Kat 7 No'lu Bağımsız Bölüme kayıtlı taşınmazı edindikten sonra bu amaçla istifa eden ortaklardan olduğunu, kooperatiften konutunu aldıktan sonra borçtan kurtulmak amacıyla kooperatif ortaklığından çıkılmasının mümkün olmadığını, bu üyelerin kooperatifin amacının gerçekleştirilmesi bakımından parasal sorumluluklarının devam ettiğini, dolayısıyla ortaklıktan ayrılmak isteyen kooperatif ortağının, istifasıyla birlikte, kooperatiften edindiği konutu kooperatife iade yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek davalıya ait ... Parsel C Blok 7 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline ve bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalarak şimdilik 10.000 TL daire bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ayrıca yargılama süresinde üçüncü kişilere devredilmesi ihtimaline karşı dava konusu taşınmazın tapu kaydına tedbir şerhi konulmasını istemiştir. Davalı vekili özetle: 09.12.2004 tarihinde kooperatif üyesi olup ödemelerini eksiksiz olarak yerine getiren müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapuda malik olarak gözüken şirketten 30.10.2010 tarihinde satış yoluyla edindiğini, taşınmazı satın aldıktan sonra kooperatiften istifa ettiğini, bu istifanın kooperatif tarafından kabul edildiğini, istifa tarihinden 16 yıl sonra bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, kooperatif tarafından müvekkili ile birlikte bir kısım üyeye karşı açılan davanın halen derdest olduğunu ve TMK 712. maddesi uyarınca müvekkiline karşı tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "...Davanın öncelikle tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması hâlinde ise taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olmasına, uyuşmazlık konusunun davalı adına kayıtlı taşınmazın aynına ilişkin bulunmasına, ihtiyati tedbir uygulanmadığı veya kaldırıldığı takdirde taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi suretiyle uyuşmazlık konusunun elden çıkma ve ileride telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimalinin bulunmasına, davanın zamanaşımına uğradığı ve davacı tarafça sunulan emsal kararların somut olaya uygulanamayacağı yönündeki itirazlarının uyuşmazlığın esasına ilişkin olup yargılama sırasında toplanacak delillerle birlikte değerlendirilecek olmasına ve mahkememizce teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş bulunmasına göre, mahkememizce şu aşamada ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir bir durum oluşmadığından davalının ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yaklaşık 16 yıl boyuca dava konusu taşınmazı iyi niyetli malik ve zilyet olarak kullanan müvekkilinin taşınmazı devretmek gibi bir düşüncesinin bulunmadığını, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca ortaklık ilişkisinden doğan davaların 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 146. maddesindeki 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin dolduğunu, kooperatifin haklılığı konusunda yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin kooperatif üyesi iken tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 2011 yılında gerçekleşen istifanın üzerinden geçen uzun süre boyunca herhangi bir talepte bulunulmamasına rağmen eldeki davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil davasında verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararın istinafına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına gerek olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1211, K. 2026/1508, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1211-e-2026-1508-k-10d7e4995737