Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1111 E. 2026/1529 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1111
Karar No
2026/1529
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1111 - 2026/1529 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/1111 KARAR NO : 2026/1529

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/275E., 2026/221K. DAVA : Menfi Tespit (İİK 89/3) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 17/09/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı tarafından borçlu ... Şirketi aleyhine Ankara 8. Genel İcra Dairesi’nin 2025/42192 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine istinaden müvekkiline İİK 89 m. uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, UETS sistemindeki teknik sebeplerden dolayı tebligatlara ulaşılamadığından taraflarınca birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini, müvekkiline tebliğ edilen 3. haciz ihbarnamesi ile söz konusu borç miktarının müvekkilinin zimmetinde sayılmış olup, yasal 15 günlük süre içerisinde dava açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili ile takip borçlusu ... Şirketi arasında; geçmişe dönük veya halihazırda devam eden hiçbir ticari ilişki mevcut olmadığını, davalı alacaklının borçlu ... Şirketi'nin müvekkilinden alacaklı olduğu yönündeki iddiasını somut bir belgeye dayandırmaksızın, tamamen varsayımsal olarak süreci başlattığını, haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesinin, borcun fiilen var olduğu anlamına gelmeyip yalnızca usuli bir borcun zimmetinde sayılması karinesi yarattığını, bu karinenin kesin olmayıp, açılan menfi tespit davası ile aksinin ispatının her zaman mümkün olduğunu, borcun tarafı olmayan müvekkilinin, sırf usuli bir ihmal nedeniyle 1.108.028,28-TL gibi fahiş bir tutarı ödeme yükümlülüğü altına sokulmasının hakkaniyete ve sebepsiz zenginleşme yasağı ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek; icra takibinin teminatsız olarak müvekkili yönünden durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır. İlk derece mahkemesince "...taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476) Bu durumda, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: TTK m. 4/1-a bendi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının nispi ticari dava mahiyetinde olduğu, bu davada müvekkili ile davalının tacir sıfatına haiz olduğu, uyuşmazlığın bir icra takibi çerçevesinde gönderilen haciz ihbarnamesine dayansa da; davanın özünün müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında borçlu ... Şirketi'ne ait bir alacağın bulunup bulunmadığının tespiti olduğu, kayıtların incelenmesini gerektiren bu sürecin doğrudan doğruya ticari işletmeyi ilgilendirdiği, İİK 89/3 m. uyarınca açılan menfi tespit davalarında ispat külfetinin üçüncü kişi konumundaki müvekkili üzerinde olduğu, ilk derece mahkeme kararında İİK m. 89/3’te Ticaret Mahkemesi ibaresinin geçmediği gerekçesine dayanıldığı, oysa ki görevin; kanun koyucunun kelime tercihinden ziyade uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerektiği, görevsizlik kararı ile birlikte ihtiyati tedbir talepleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, İİK 89/3 madde uyarınca menfi tespit taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.c madde gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1111, K. 2026/1529, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1111-e-2026-1529-k-aebe4134d4a1