Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1085 E. 2026/1530 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1085
Karar No
2026/1530
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1085 - 2026/1530 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2026/1085 KARAR NO : 2026/1530

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2026 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 17/09/2026

Davalı ...Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin Ankara'da ... isimli kurumda Türkçe Edebiyat okutmanı olarak çalıştığını, davacı ile birlikte davacının eşi ve bir kısım daha çalışan okutman ve uzman ünvanlı personelin, işverenleri olan ...'nca "ekonomik tasarruf tedbirleri" gerekçesiyle Ağustos 2023 tarihinde işten çıkartıldığını, müvekkili ile eşi ve iki kurum personelinin daha Ankara'da serbest avukat olan davalı ...'a vekaletname verdiklerini, dava takibi için genel vekaletnamesi ile işverenleri ...'na karşı işe iade, işe iade kabul edilmez ise boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatının tahsili için gerekli hukuki yollara müracaat etmesini istediklerini, davalı Avukat ...'un Ankara Arabuluculuk Bürosu'na arabuluculuk başvurusu yaptığını ve 2023/184198 arabuluculuk dosya numarası ile dosya görüldüğünü ve müvekkilinin işe iade, işe iade kabul edilmez ise boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı taleplerinin ... tarafından kabul edilmediği için 16.08.2023 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, ancak müvekkilinin işe iade ve tazminat talepli davasını, davalının dava açma süresini geçirdiğini, bu nedenle davacının iş hukukuna taalluk eden haklarının da zayi olduğunu, durumun davalı avukat ile görüşüldüğünde meydana gelen maddi zarar için kendisinin mesleki sorumluluk sigortası bulunduğunu ve bu şekilde zararının giderilebileceğini söylediğini, davacı ile fiilen ve hukuken birebir aynı koşullarda iş akti feshedilmiş olan eşi ve diğer iki arkadaşının da açmış oldukları davaların bu şahısların lehine sonuçlandığını, iş akitlerinin haksız feshedildiğini ve işlerine iadelerinin gerektiği, bu yapılmazsa işverence tazminat ödenmesine karar verilerek kararların kesinleştiğini, yani davacının da davası süresinde açılmış olsaydı emsal kararlardaki gibi davasının lehine hüküm altına alınacağı anlaşılmış olduğundan davalı avukatın mesleki sorumluluk sigortası ile bu tür mesleki faaliyetleri nedeniyle meydana gelen zararların sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini bildirerek ödeme yapmaktan kaçınmış olduğundan davaya konu alacak için arabuluculuk süreci başlatılmadan önce davalı sigorta şirketine KEP üzerinden 19.03.2024 tarihinde başvuru yapılmış ve olumlu olumsuz dönüş alınamadığını, her iki davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığı için bu davanın açılması gerektiğini beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili özetle: Hak düşürücü süre sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin dava açmaya sebebiyet vermediğini faize karar verilemeyeceğini savunarak davanın esasın girilmeden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... özetle: 35 yıldır avukatlık mesleğini yaptığını, müvekkilinin davasını süresinde açamadığını, ilerleyen aşamada davacı ile fiili ve hukuki durumları birebir aynı olan davacının eşi ..., ... ve ... isimli arkadaşlarının davaları ilgili mahkemelerde lehlerine sonuçlanarak işe iade kararları çıkmasına rağmen davalı gösterilen işverenin işe başlatmadığından karar gereği iş hukuku, işe iade ve boşta geçen süre tazminatlarını tahsil ettiğini, davacının belirlenecek zararının davalı sigorta şirketi ile birlikte karşılanması şeklinde davadaki maddi olgu ve iddiaları kabul etmediğini, davacının kendisinden primlerinin tamamını tahsil eden ve poliçe ile davacıya ve kendisine karşı edimi belli olan davalı sigorta şirketine yönelmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... davacının, davalı ...'a Ankara 32. Noterliğin ... yevmiye numaralı vekaletname ve sunulan avukatlık sözleşmesi gereğince ile davacının eski iş vereni ...'na karşı işden haksız çıkartıldığı gerekçesi işe iade, işe iade kabul edilmez ise boşta geçen süre ve işe başlamama tazminatının tahsili için vekil kıldıkları, davalı asilin de ikrar ettiği üzere, işe iade davasını ihmali ve dikkatsizliği sonucu 4857 sayılı kanunun fesih bildirimine itiraz başlıklı 20.maddesine göre, fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuk yoluna başvurması gerekirken ,başvurmadığı, davacının dosya kapsamına göre ,04 iş kodu ile işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden iş akdinin fesh edildiği, hükme esa alının bilirkişi heyet raporuna göre davacının 16/09/2013-31.07.2023 tarihleri arasında toplam çalışma süresi 9 yıl 10 ay 16 gün olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre yapılan değerlendirmede: davalı avukat, davacı adına süresinde davının açılmadığını kabul ettiğinden davalı avukatın “davayı süresinde açmamak" eyleminin anılan içtihatlara göre kusurlu eylem olacağı, davacı ile aynı sebepten dolayı iş akdi haksız fesh edilip işe iade için dava dışı işverene karşı açtıkları Ankara 19. İş Mahkemesi 2023/426 E.-2024/218 K. Sayılı dosyasında; Davanın KABULÜ İLE; Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işyerine İŞE İADESİNE istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği, davalının istinaf başvurusunun Ankara BAM 9 H.D'nin 2024/2183 Esas 2024/2185 Karar sayılı 24/04/2024 tarihli ilamı ile esastan reddine karar verildiği, kararın 09/07/2024 tarihinde kesinleştiği ,Ankara 6. İş Mahkemesi 2023/431 E.-2024/507 K. Sayılı dosyasında; Davanın KABULÜ İLE; Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE, istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği, davalı vekilince kararın istinaf edildiği, Ankara BAM 34 H.D'nin 2024/2158 Esas 2024/2629 Karar sayılı 05/07/2024 tarihli karar ilamı ile esastan reddine karar verildiği, kararın 28/11/2024 tarihinde kesinleştiği,buna göre davacının da davası süresi içinde açılmış olsaydı ,işe iadesine karar verileceği davalı avukatın kusurlu eylemi ile davacı zararı arasında illiyet bağı olduğu ve işe başlatmama tazminatı olarak doğan zararın; (119.612,08 TL boşta geçen süre ücreti ve 149.515,10 TL işe başlatmama tazminatı olmak üzere) 269.127,18 TL olarak hesaplandığı rapor edildiği, davalı sigorta vekilinin sunduğu 17678020 nolu ve 25/08/2023 başlangıç ve 25/08/2024 bitiş tarihli mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı avukatı mesleki hatasının poliçe kapsamına alındığı,anlaşılarak, poliçe de uygulanacak olan muafiyet tutarı her bir tazminat talebi için asgari 10.000 TL olmak üzere sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminatın %10'udur'şeklendeki muafiyet kaydı nazara alınarak,davalı sigortanın sorumlu olduğu miktar mahkememizce resen hesaplanmış, son anlaşmama tutanağı tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek sonuç olarak, davanın kısmen kabulü ile davacının 4 aylık boşta geçen süre alacağı olan 109.612,08 TL'nin bu miktardan davalı sigorta şirketinin 107.650,87 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, arabuluculuk son anlaşamama tarihi olan 29/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı olan 139.515,10 TL'nin bu miktardan davalı sigorta şirketinin 134.563,59 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, arabuluculuk son anlaşamama tarihi olan 29/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir. Davalı ...Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Avukatlık Kanunu uyarınca belirlenen hak düşürücü süre sona ermekle davanın reddi gerekirken aksi yönde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında itirazları hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı, uyuşmazlık konusunun sigorta hukukundan kaynaklandığı, sigorta hukuku alanında uzman bir bilirkişinin heyete eklenmesi suretiyle ek rapor tesisini talep ettiklerini, ancak taleplerinin değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, muafiyete ilişkin özel şart dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiği, davacının ıslaha konu ek tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı, ıslah beyanının kabulü yönünde tesis edilen hükmün hatalı olduğu, zamanaşımı itirazları saklı kalmak kaydıyla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ıslah ile artırılan kısım bakımından ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, kabul anlamı teşkil etmemekle faiz başlangıç tarihinin de hatalı tespit edildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı ile davalı ... arasında akdedilen avukatlık sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasıyla tazminat taleplidir. Davacı ile avukat olan davalı ... arasındaki hukuki ilişki davacının iş hukukundan kaynaklı haklarına ilişkin davanın açılması ve takibini konu olan avukatlık sözleşmesidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince sözleşmeye konu hak mesleki faaliyetine kapsamında olduğundan, bu hukuki ilişkide davacı tüketici sıfatını haiz olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir (Yargıtay 13.HD, 21.01.2020 2016/20239 E- 2020/395 K). Eldeki davaya konu talep yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesinin uygulayacağı yargılama usullerinin farklı olduğu da gözetilerek, görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmek üzere davalı ... hakkındaki davanın tefrikine karar verilmek gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan istinaf nedenleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.3 madde gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.3 madde gereğince kabulüne, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/186E., 2026/261K. sayılı 17/04/2026 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1.a madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1085, K. 2026/1530, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1085-e-2026-1530-k-180d8aa8f44a