Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2156 E. 2026/1536 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2156
- Karar No
- 2026/1536
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2156 - 2026/1536 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2022/2156 KARAR NO : 2026/1536
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01.06.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/406 E., 2022/444 K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde hizmet veren davalının işçisi olarak çalışmaktayken emekli olan ...'a kurum bünyesindeki toplam çalışmasının karşılığı olarak ilgili mevzuat gereğince hesaplanan 43.979,55 TL kıdem tazminatı yasal kesintilerin yapıldıktan sonra 05.04.2021 tarihinde 43.645,75 TL ödendiğini, kurumca sözleşme imzalayan firmalarla yapılan yazışmalar sonucunda dava dışı ... ödemesi gereken 13.259,89 TL kıdem tazminatını ödediğini, zorunlu arabuluculuk süresi neticesinde dava dışı ... ...Şirketi tarafından da kısmi anlaşma sağlandığını, davalının sorumluluk payına düşen miktarın 19.255,53 TL olduğunu, işçi alacaklarında sözleşme gereğince dava dışı işçi çalıştıran davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın kabulü ile kurumca ödenmek durumunda kalınan 19.255,53 TL'nin ödeme tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin kesintisiz olarak uzun yıllardan beri davacı kurumda çalıştığını, asıl işverenin davacı olduğunu, kıdem tazminatınından 4857 sayılı kanunun 12. maddesine eklenen fıkra gereğince asıl işverenin sorumluluğu bulunduğunu, işçi alacaklarından sorumluluğa ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ve ücreti ile sorumlu bulunduğunu, ödeme tarihinden itibaren faize ve türüne itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Dava, ödenen işçi alacağının rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili, Hizmet Alım sözleşmesi gereği davalı taşeron firmada şöför olarak çalışan dava dışı ... 'un emekli olması nedeniyle ödenen Kıdem tazminatının sözleşme gereği davalının kendi dönemine düşen tutarı bildirime rağmen ödemediğini ileri sürererk eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ; zamanaşımının dolduğunu,dava dışı işçinin kendi dönemlerinde 3 yıl kadar çalıştığını ancak kendilerinden sonra farklı işverenlerle çalışmaya devam ettiğini, işçinin davacının işçisi olup davacı ile aralarındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu, asıl sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 5.4.2021 ödeme tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı görüşmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler, dava dışı işçinin SGK dan hizmet dosyası celp edilmiş, uzman bilirkişiden rapor alınmş; Sözleşmelerin 22. maddesi ile 36.7 maddesi uyarınca sorumluluğun yüklenicide olduğunun kararlaştırılmış olduğu, davalı dönemi için sorumlu olacağı miktarın hesaplandığı gözetilerek talep gibi , Davanın kabulüne, 19.255,53 TL'nin 05.04.2021 tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Zamanaşımı, husumet ve muvazaa itirazlarının değerlendirilmediği, 4857 sayılı kanunun 112. maddesine eklenen fıkra gereği kıdem tazminatından asıl işveren davacının sorumlu olduğu, dava konusu talepleri kabul etmemekle birlikte ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve faiz türünün avans faizi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu genel hükümler kapsamında düşünülecek olursa davacının dava dışı işçiye ve söz konusu yargılama kapsamında ödenen yargılama gideri ile vekalet ücretinin ancak ve ancak yarısını rücu edebileceği, öncelikle davanın reddi, aksi kanaat halinde ise yarı sorumluluğun davacı kurumda bırakılarak yapılan hesaplamının nazara alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki ücret üzerinden ödenmiş olduğu, işbu ödemenin alt işverenlere oranlanmak suretiyle rücu edilmesinin hatalı olduğu, zira her yüklenicinin sorumlu olacağı kısmın, kendi dönemlerine isabet eden hizmet süresi ve devir tarihindeki son brüt ücretle sınırlı olduğu, dava dışı işçinin müvekkili firmada çalışma yaptığı dönem ve müvekkil firmada en son almış olduğu ücret üzerinden hüküm kurulmamış olmasının açıkça hatalı olduğu nedenleriyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; Sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir. Bu durumda davalının miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia edilmediği ve ihtarname sunulmadığı gözetilerek, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2015 tarihli, 2015/3608 E. 2015/7299 K. Sayılı emsal ilamı) Bu durumda Dairemizce, davalı ... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili olarak yapılan değerlendirme neticesinde davalının istinaf başvuru dilekçesinde belirtmiş olduğu sair istinaf nedenleri kabul edilmeksizin sadece faiz başlangıcı yönünden istinaf başvurusunun kabulüyle, davacı kurum tarafından ödeme istem yazısının davalıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmadığından HMK 353/1.b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek faiz başlangıcı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine, 2-) Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/406 E., 2022/444 K. sayılı, 01.06.2022 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "Davanın kabulüne, 19.255,53 TL'nin dava tarihi 12/07/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, Alınması gereken 1.315,34 TL harçtan peşin alınan 328,84 TL harcın düşümü ile eksik kalan 986,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 388,14 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan toplam 893 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde artan avansın iadesine," 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine. 4-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 86 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026
Başkan Üye Üye Katip