Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/909 E. 2026/1254 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/909
Karar No
2026/1254
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2026/909 Esas

KARAR NO: 2026/1254

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 19.02.2026 (Ara karar) - 29.04.2026 (Ara karar)

NUMARASI: 2024/81 ESAS

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 23/09/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; Bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde elde edilecek delillere göre davalının ihlal, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebimize ilişkin olarak; İhtiyati tedbir isteminin öncelikle ve ivedilikle incelenip sonuçlandırılarak, davacı şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara tecavüz teşkil eden davalıya “...” ve “...” ibareli tüm kullanımların fiziki olarak ve yukarıda listelenen internet sitelerinde/sosyal medya hesaplarında, her türlü ortamda kullanılmasının durdurulması ve erişimin engellenmesi için TEMİNATSIZ İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri’ne müzekkere yazılmasına, davacı şirketin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, davalıya ait “...” ve “...” ibareli tüm kullanımlara ve markanın kullanıldığı tüm tanıtım materyallerine (tabela dahil) tedbiren el konulmasına, davalı şirket adına ... sayı ile tescilli ‘‘...’’ ... sayı ile tescilli “...” ... sayı ile tescilli “...” ... sayı ile tescilli “...” markalarının 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 19.02.2026 TARİHLİ ARA KARARI:

İlk derece mahkemesince 19.02.2026 Tarihli ara karar ile; "...Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporu ile de yaklaşık ispatın bu aşamada sağlandığı, rapora göre davalıya ait olduğu tespit edilen 4 adet internet adresinde davacının tescilli markaları ile benzer olduğu tespit edilen içeriklerin bulunması ayrıca dava dilekçesinde el koyma yönünden, hem tedbir talebinin bulunduğu hem esasa yönelik hükümle değerlendirilmesini gerektirir talebin bulunduğu, bu aşamada el koymaya yönelik talebin hükümle birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı hususunda kanaat getirildiğinden elde edilen bilgiler doğrultusunda tedbir talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. KARAR;Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ İLE; Kabul edilen talep yönünden 6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN taktiren 500.000,00 TL (beşyüzbintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE,

2-Davalının, mahkememizin 23/06/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde tespit edilen "..." ve "..." ibareli tüm kullanımlarının fiziki olarak ve her türlü ortamda kullanılmasının DURDURULMASINA, (Mahkememizin 23/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına infazda dikkate alınmasına), 3-6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince durdurma yönündeki tedbirin, İstanbul İcra Dairesi aracı kılınarak infazına, 4-"https://www...com/.../", "https://www...com/.../", "https://....com.tr/...-.../", "https://cmbilac.com.tr/#urunlerimiz" İsimli sosyal medya hesaplarında ve internet adreslerinde mahkememizce alınan 23/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit dava konusu davacıya ait tescilli marka ile benzer olduğu tespit edilen içeriklerin ilgili internet adresi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, kaldırılması için aleyhine tedbir talep edilen tarafa işbu ara kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA SÜRE VERİLMESİNE, (Mahkememizin 23/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına infazda dikkate alınmasına) verilen kesin süre içerisinde tespit edilen içeriklerin ilgili internet adresinden ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmaması halinde internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususunun talep halinde ayrıca değerlendirilmesine,..7-Fazlaya ilişkin tedbir talebinin reddine,..." karar verilmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:

Davalı vekili 26.02.2026 tarihli dilekçesi ile; 19.02.2026 tarihinde, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne dair karar verilmiş ise de yaklaşık ispatın varlığından bahsedilemeyeceği, yaklaşık ispata dayanak yapıldığı anlaşılan 23.06.2025 tarihli bilirkişi raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, itiraz sebeplerinin mahkemece yerinde görülerek 19.02.2026 tarihli ara kararı ile yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, 23.06.2025 tarihli bilirkişi raporuyla davacı taraf lehine yaklaşık ispatın sağlandığından bahsedilemeyeceğini, ihtiyati tedbirin uygulanması durumunda müvekkilinin uğrayacağı ticari itibar kaybı ve maddi kayıplar da gözden uzak tutulması gerektiğini, davaya konu markanın davalının çatı (umbrella) markası olduğunu ve söz konusu karar ile davalının pratikte tüm satış ve pazarlama faaliyetleri sonlandırılmış olacağını, bir önceki raporun sunulma süresi de göz önünde bulundurulduğunda, bir sonraki raporun dosyaya eklenmesinin 7-8 ayı bulabileceği aşikar olduğunu, bu süre boyunca hukuken tüm sonuçları ortadan kaldırılmış önceki rapora dayanılarak alınan bu tedbir kararı, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, Sosyal medya ve dijital mecralar hakkında verilen karar da göz önünde bulundurulduğunda, müvekkilinin tüm satış ve pazarlama faaliyetleri fiilen askıya alındığını, bu durumun ihtiyati tedbir sınırını fazlasıyla aşan ve doğrudan müvekkili şirketin iflasına yol açacak nitelikte bir karar olduğunu beyanla itirazlarımızın kabulüne, hukuki dayanaktan yoksun ve telafisi imkansız zararlar doğuran 19.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29.04.2026 TARİHLİ ARA KARARI:

İlk derece mahkemesince 29.04.2026 Tarihli ara karar ile; "...Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporu ile de yaklaşık ispatın bu aşamada sağlandığı, daha önce mahkememizin 19/02/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tedbir talep ettiği bir kısım linkler üzerinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, taraf beyanları ve yapılan mürafaa duruşması neticesinde davacı vekilinin itirazlarının haklı sebeplere dayandığı kanaati oluşmakla 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitlerde tedbir talep edilen;

- https://www...com/urun/...-hucre-yenileyici-ve-nemlendirici-...-30-gr- https://....tr/...-nemlendirici-hucre-yenileyici-cilt-bakim-kremi-30-gr-...isimli internet sitelerinin güncel durumda kapalı olduğu bildirildiğinden, tespit edilen diğer internet siteleri olan;

- https://www...com/.../cilt-bakim-kremi-...

- https://www...com/.../cilt-bakim-urunleri-...

- https://www...com/...-cilt-bakim-kremi-30-gr--...

- https://www.......com/...-...-30-gr-p-

- https://www...com/.../cilt-hucre-yenileyici-...-3-adet-...

- https://www.....com/...-cilt-bakim-seti-yuz-havlusu-ve-sac-bandi-hediye....

- https://www......com/guzellik/haber/...-...-cilt-bakim-kremi-ne-iseyarar-ve-nasil-kullanilir-...-kreminin-cilde-faydalari

- https://www....com/konu/...

İsimli internet sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesi gerekmiş, davacı vekilinin talebinin kabulüne yönelik ara karar tesis edilmiştir.

KARAR;Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile davaya konu ürünlerin 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporların belirtilen e-ticaret markalarında yer alan diğer linklere de erişimin engellenmesine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kararın, mahkemece yetersiz bulunarak yeniden bilirkişi incelemesine karar verilen tek bir rapora dayandığını, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğini, markaların ortak unsurunun, Dünya Sağlık Örgütü' nün listesinde yer alan uluslararası mülkiyete konu edilemeyen etken madde ismi olduğunu, bu temel unsurun bilirkişi raporunda hiç incelenmediğini, .... listesindeki isimlerin, ... tarafından tüm insanlığın ortak kullanımına açık tutulan, kimsenin tekeline verilemeyen jenerik etken madde adları olduğunu, 6769 sayılı SMK md. 5/1-c uyarınca mal veya hizmetin cinsi, çeşidi, niteliği, türü gibi özellikleri belirten işaretler marka olarak tescil edilemeyeceğini, tescil edilmiş olsalar dahi zayıf koruma alanına tabi olduklarını, .. listesinden türeyen etken madde kökleri bu kapsamda olduğunu, ihtiyati tedbir için aranan ivedilik koşulu somut olayda gerçekleşmediğini, davacının yıllarca süren sessizliği, ortada giderilemez bir zarar doğuran ivedi bir durumun bulunmadığını bizzat ortaya koyduğunu, altı yıl boyunca koruma talep edilmediğini, bir hak sahibinin, yargılamanın başında fiilen hükümsüzlük sonucu doğuran bir tedbir alabilmesinin, ihtiyati tedbir müessesesinin amacıyla bağdaşmayacağını, gecikmenin davacının kendi tutumundan kaynaklandığını, tedbirin kapsamının; dava konusunu, bilirkişi raporunun tespitlerini ve davacının talebini aştığını, davacının dayanak markasının tanınmış marka olmadığını, tüm sınıfları kapsayan tedbirin hukuki dayanağı bulunmadığını, dosyadaki tüketici araştırması raporunun değerlendirmeye alınmadığını, tescilli marka sahibinin kullanım hakkı ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini, üçüncü kişi satıcıların eylemlerinin davalıya yüklenemeyeceğini, belirlenen teminatın, muhtemel zararı karşılamaktan uzak olduğunu beyanla 29.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir kapsamını genişleten ara kararın kaldırılmasına, 19.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının da bütünüyle kaldırılmasına, aksi kanaate varılması halinde dahi, tedbir kapsamının; bilirkişi raporunda belirlenen ürün ve internet adresleri ile somut, belirli ve dava konusu sınıflarla sınırlı tutulacak biçimde daraltılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men'i ile marka hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.

Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; İlk derce mahkemesinin 19.02.2026 ve 29.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına ilişkindir.

Ara kararlara karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya incelendiğinde; Davacı tarafından, davalının “...” ve “..." ibareli kullanımlarının davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülerek, davalı kullanımlarının internet sitelerinde ve sosyal, medya hesaplarında kullanılmasının engellenmesi ve materyallere tedbiren el konulması, davalı adına tescilli markaların 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 19/02/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflara 25.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 10.03.2026 tarihli dilekçe sunduğu, davalı tarafından 26.02.2026 tarihinde ara karara itiraz edildiği, Mahkemenin 02/03/2026 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin itirazı yönünden mürafaa günü tayin edildiği, 11/03/2026 tarihli ara karar ile davacı vekilinin 10/03/2026 tarihli dilekçesindeki talepler yönünden de istinaf kanun yolunun açık olması nedeniyle davacı vekilinin talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, istinaf incelemesine konu 29.04.2026 tarihli ara kararda ise davacı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir karar kapsamının genişletildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVALI NAZARA ALINARAK YAPILAN İNCELEMEDE; Yukarıya özetlenen tarih silsilesinden anlaşılacağı üzere, davalı vekilince 19.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ara kararına itiraz edildiği ve ilk derece mahkemesince itirazı incelemek üzere 29.04.2026 tarihli mürafaa duruşma gününü tayin ettiği halde, 29.04.2026 tarihli duruşmada ve buna yönelik tesis edilen 29.04.2026 tarihli ara kararda davalı itirazına ilişkin hiçbir inceleme ve davalı itirazı hakkında olumlu/olumsuz bir ara karar bulunmadığı görüldüğü gibi, 29.04.2026 tarihli ara karar ile de 19.02.2026 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kapsamının genişletildiği ve dolayısıyla 29.04.2026 tarihli ara kararın nitelik itibariyle yeni bir tedbir kararı olduğu nazara alındığında, davalı yönünden 29.04.2026 tarihli ara karar aleyhinde öncelikle "itiraz kanun yolunun" tüketilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

İhtiyati tedbir kararının kabulüne ilişkin karar aleyhinde öncelikle itiraz kanun yolu tüketilmesi ve neticesine göre istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinden; 19.02.2026 tarihli ara karara karşı davalı tarafından yapılan itiraz kanun yolu başvurusu hakkında öncelikle ilk derece mahkemesince gerekçesi de açıklanarak olumlu/olumsuz bir ara karar verilmesi ve 29.04.2026 tarihli ara karara yönelik olarak da davalı istinafının "ara karara itiraz" olarak değerlendirilerek yine öncelikle ilk derece mahkemesince inceleme yapılarak "itiraz kanun yolu" aşamasının tamamlanması gerektiğinden, netice itibariyle Dairemiz huzurunda istinaf incelemesine konu bir ara karar bulunmadığı da anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile gerekçede belirtildiği şekilde 19.02.2026 ve 29.04.2026 tarihli ara kararlara karşı "itiraz kanun yolu" aşamalarının ilk derece mahkemesince usuli dairesinde yerine getirilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiş, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,

2-İhtiyati tedbir ara kararlarına yönelik "itiraz kanun yolu" aşamalarının ilk derece mahkemesince usuli dairesinde yerine getirilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,

3-Davalı vekilince 19.02.2024 ve 29.04.2026 tarihli ara kararlara yönelik ileri sürülen istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

6-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/909, K. 2026/1254, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-909-e-2026-1254-k-6842040590be