Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/962 E. 2026/1015 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/962
Karar No
2026/1015
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/962 - Karar No:2026/1015 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/962 KARAR NO : 2026/1015

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/08/2026 NUMARASI : 2026/180 D.İŞ-2026/180 K

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN : VEKİLİ : Av.

KARŞI TARAF :

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026

İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine açılan ihtiyati tedbir istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2026/46984 Esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin usulsüz tebligat sonucu kesinleştiğini ve bu konuda Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/573 Esas sayılı dosyası ile şikayet davası açıldığını, takibe konu 03/07/2026 tarihli, GIB2026000000003 numaralı ve 3.890.234,40 TL bedelli faturanın müvekkil şirketin sistemine ulaştığını ancak o hafta Ankara'da yapılan NATO zirvesi nedeniyle personelin izinli olması sebebiyle geç fark edildiğini, faturaya ve içeriğine Ankara 63. Noterliği'nin 23/07/2026 tarih ve 18668 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, taraflar arasında sözlü ya da yazılı hiçbir anlaşma olmadığını ve fatura konusu hizmetin davalı tarafından verilmediğini, davalının daha önce de 13/01/2026 tarihli, GIB... numaralı bir fatura düzenlediğini ve bu faturaya da itiraz edildiğini, bu durumun davalının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, usulsüz takip nedeniyle müvekkilin malvarlığına hacizler konulduğunu ve ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini ileri sürerek, açılacak menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması için, mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 14/08/2026 tarihli ara D.İş kararı ile HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin olduğu, İİK'nın 72/3. maddesinde ise "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." düzenlemesinin yer aldığı, bu hükümler çerçevesinde yapılan incelemede, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkil şirket aleyhine Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2026/46984 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığı, ilgili takibin fatura alacağına dayandığı, ilamsız takibin, usulsüz tebligat sonucu kesinleştiği, bu hususa ilişkin ayrıca Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/573 Esas sayılı şikayet davası açıldığı, takibe konu edilen GIB... numaralı 03.07.2026 tarihli 3.890.234,40 TL toplam tutarlı faturanın, müvekkil şirketin sistemine ulaştığı fakat o hafta Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeni ile izinde olan şirket personelinin faturayı geç fark ettiği ve fark ettiğinde ihtarname ile faturaya ve içeriğine itiraz edildiği, bu hususta menfi tespit davası açılacak olup bu dava zorunlu arabuluculuk şartına bağlandığından şirketin halihazırda haciz koyulan malvarlığını bu süreçte kullanamamasının telafisi imkansız zararlar doğuracağı, şirketin banka kredi ödemeleri, devam eden onlarca ticari ilişkisi ve ödemesi gereken borçları bulunduğu, usulsüz tebligat üzerine kesinleştirilen ve olmayan bir borca istinaden başlatılan Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2026/46984 Esas sayılı icra dosyasında müvekkilin alacakları üzerinde haciz işlemlerine başlanılmış olup menfi tespit davası sonuçlanıncaya dek öncelikle takibin ihtiyati tedbir kararı alınarak durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde, davalının olmayan bir borca yönelik başlattığı takip ve usuli hatalar silsilesi nedeni ile müvekkil açısından geri dönülemez zararlar doğacağı, şirketler arasında sözlü ya da yazılı hiçbir anlaşma olmayıp fatura konusu edilen hizmetin davalı ... tarafından görülmediği, müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı böyle bir hizmet bulunmadığı, faturada yazılı iş ve işlemlerin hiçbirinin ... tarafından gerçekleştirilmediği, aynı şirket tarafından daha önce de şirkete GIB... numaralı ve 13.01.2026 tarihli bir fatura tanzim edildiği, bu faturaya da sistem üzerinden itiraz ettiklerini, bu faturaya karşı davalı şirketçe yapılan bir takip bulunmadığı, bu faturanın da ilk derece mahkemesine sunulduğu, bu hususun da davacı şirketin tabiri caiz ise şansını denediğini gösterdiği, nitekim, müvekkilinin bu usulsüz tebligat ve hukuka aykırı yapılan takip sonucunda yapılan takip işlemleri, bloke ve hacizler nedeni ile ticari faaliyetine devam edemez ve kredi borçlarını ödeyemez duruma geldiği, bu nedenle, taraflarınca gerekir ise teminat yatırılması ya da teminat mektubu verilmesi adına tarafımıza süre ve teminat tutarı bildirilmesi ve akabinde takibin durdurulması ve akabinde koyulan hacizlerin kaldırılması için takibin ihtiyati tedbir ile açılacak menfi tespit davası sonuçlanıncaya dek durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, buna karşın ilk derece mahkemesince 14.08.2026 tarihinde verdiği karar ile "İİK'nın 72/3. maddesinde ise "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." düzenlemesinin yer aldığı belirtilerek icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden taleplerinin reddedildiği, İİK'nın 72/3 maddesinin devamında yer alan cümle nedeni ile ihtiyati tedbir talebinin kabulünün gerektiği, mahkemece verilen bu kararın nedeninin anlaşılamadığı, dilekçe lafzından dolayı ret kararı verildi ise bu durumun da hakkaniyete aykırı olduğu, teminat sunmayı kabul etmeleri ve akabindeki ihtiyati tedbir taleplerinin İİK 72/3'e dayandığının ispatı olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 72/3. maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesinin olduğu, açıklanan nedenlerle, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/180 Değişik İş ve 2026/180 Karar sayılı ve 14.08.2026 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/962, K. 2026/1015, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-962-e-2026-1015-k-64fcd955480b