Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2081 E. 2026/1502 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2081
- Karar No
- 2026/1502
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2081 - 2026/1502 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/2081 KARAR NO : 2026/1502
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.03.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/169 E., 2022/187 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026
Taraflar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı ... Anonim Şirketi vekili özetle: Müvekkili şirketin sorumluluğu altında bulunan hizmet binaları ve tesislerin açık alanlarının temizlik ve destek hizmetlerinin sağlanması amacıyla davalı şirketlerle hizmet alım sözleşmesi yapılmış olup bu sözleşme kapsamındaki hizmetleri yerine getiren dava dışı işçi ...'e ait iş akdinin 31/08/2020 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiğini, iş akdi sona eren bu işçiye müvekkili tarafından 14/09/2020 tarihinde vergisi dahil kıdem tazminatı olarak toplam 46.439,25 TL ödeme yapıldığını ve taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi hükümleri uyarınca yapılan kıdem tazminatı ödemesinden yüklenici vasfındaki davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek yapılan ödemenin dava dışı işçinin her bir şirkette geçen hizmet süresi oranında davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Limited Şirketi ile ... Anonim Şirketi vekili özetle: Davacı ile müvekkillleri arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde iş akitlerinden doğan alacaklardan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığını, Anayasa Mahkemesinin 2019/58 Esas - 2019/44 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden asıl işveren niteliğindeki davacının sorumlu olup alt işverene rücunun söz konusu olamayacağını, bir an için sorumlu oldukları kabul edilse dahi, müvekkillerinin işçinin çalıştığı dönem itibariyle ödenen miktarın yarısından sorumlu olduklarını, dava dışı işçinin, alacakları yönünden doğrudan davacı kurum ... Genel Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu hususta bilgilendirilmediğini, dolayısıyla temerrüde düşürülmeyen müvekkilinden yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağını, ödeme tarihi ve miktarını bilmeyen müvekkilinden ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, davacı ile müvekkiller arasındaki sözleşme ve ekleri dikkate alındığında dava dışı işçinin çalışmakta olduğu iş yerindeki tüm emir ve talimatları doğrudan davacı kurumdan aldığını, yıllık izin kullandırma konusunda tek yetkili olan davacı kurumun, dava dışı işçiye kullandırmadığı izinler için yapmış olduğu ödeme için son yüklenici konumundaki müvekkillerine rücu edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili özetle: Alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ihbar edilmeyen alacak nedeniyle rücunun mümkün olmadığını, uyuşmazlığıın iş mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğunu, dava dışı işçinin müvekkili bünyesinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca 11/09/2014 tarihi sonrasında personel çalıştırılmasından dolayı alt işverenin işçilerine ödenen kıdem tazminatı için bu işverene rücu edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnamede yüklenicinin kıdem tazminatından sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığını, kıdem tazminatının davacı tarafından yapılan ihaleye ilişkin teklif fiyata dahil olmadığını, müvekkili ile düzenlenen sözleşmenin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren tip sözleşmelerden olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu 20. vd. maddelerine aykırı olan sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu, ödeme yapılan işçinin asıl işveren davacı olup davacının emir ve talimatları ile hareket ettiğini, işçinin işe alınmasına ve işten çıkarılmasına karar veren, çalışma esaslarını belirleyen, işçiye emir ve talimat veren taraf davacı olduğundan somut davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve kıdem tazminatın sorumlu tutulacak olsa dahi müvekkilinin sorumluluğun asıl işveren ile yarı yarıya olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "...Davacı kurum ile davalılara arsında yapılan hizmet alım sözleşmesinin 22. Maddesinde ve bu madde tarafından atıf yapılan Teknik Şartnamenin 10/4. Maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu İş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları: İlgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici aynen bunları uygulamakla yükümlüdür.” ve "personelin özlük hakları ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu bölge çalışma müdürlükleri, vergi daireleri ve sair ilgili mercilere karşı her türlü prim, vergi benzeri ödemelerden yüklenici sorumlu olacaktır. Yüklenici bu hususta ilgili mevzuat hükümleri tam ve eksiksiz uygulamakla yükümlüdür.” Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Buna göre sözleşmelerde işçi alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamakta olup, davacı kurumun dava dışı işçiye ödediği tazminatı davalılardan rücuan tahsilini talep edebilecektir. Bu bağlamda Mahkememiz’ce taraflar arasında yapılan ve yukarıda anılan sözleşme hükümleri ile Yargıtay 23. HD. nin içtihatları nazara alınarak, bilirkişi raporundaki alternatifli şekilde hesaplanan tablolardan da faydalanılarak toplam 46.439,25 TL rücu alacağının herbir davalı yönünden ayrı ayrı hesaplanan miktarlar ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair aşağıda şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda ... Limited Şirketi- ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığının sorumlu olduğu miktar bakımından maddi hata yapılarak anılan tarafın sorumluluk miktarı 1.510,45 TL TL yazılmış ise de buna ilişkin kısım tashih edilmiş tashih şerhi de karara düşülerek davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın kabulü ile birlikte müvekkili lehine her bir davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ... ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca kamuda 11/09/2014 tarihinden sonra alt işveren işçilerine kamu tarafından ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilemeyeceğini, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm yer almadığından müvekkilinin işçiye ödenen kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, kıdem tazminatı bedelinin sözleşme bedeline dahil olmadığını, müvekkilinin kıdem tazminatından sorumlu olduğu kabul edilse dahi, müvekkilinin sözkonusu kıdem tazminatından doğan sorumluluğunun 1475 sayılı Kanun'un 14/5 maddesi, 4857 Sayılı Kanun'un 2/6 maddesi ve Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi ile ve emsal nitelikteki Yargıtay kararları uyarınca brüt ücret tutarının yarısı ile sınırlı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşmede sorumluluk oranlarına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı için tarafların işçinin kıdem tazminatından yarı yarıya sorumlu olduklarını, istinafa konu karar ile işçi alacaklarının tamamından alt işveren niteliğindeki yüklenicilerin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve ödeme öncesinde temerrüde düşürülmeyen müvekkili aleyhine ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalılardan rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davacı ... Anonim Şirketi vekili ile davalılar ... ... ... Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ... Anonim Şirketi vekili ile davalılar ... ... ... Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-a) Davacı taraftan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, b) Davalı ... ... ... Şirketi'nden alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 794 TL harcın düşümü ile kalan 62 TL harcın davalı ... ... ... Şirketi'ne iadesine, c) Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınması gereken 848,24 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 793,10 TL harcın düşümü ile kalan 55,14 TL harcın ilgili davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026
Başkan Üye Üye Katip