Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/240 E. 2026/1178 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/240
Karar No
2026/1178
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/240 - 2026/1178 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/240 KARAR NO : 2026/1178

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.11.2024 NUMARASI : 2022/317 Esas 2024/827 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

VEKİLİ : Av.

İHBAR OLUNAN : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.06.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.11.2021 tarihinde davalı ...'ya ait olup, davalı ...AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı davalı ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacıya yaya geçidinde çarptığını, sürücünün kazada %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının vücudunda kesikler ve kırıklar meydana geldiğini, kalıcı izler oluştuğunu, asgari ücret ile çalışmakta olduğunu, bedensel olarak, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları oluştuğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak cevap verilmediğini belirterek, şimdilik 80.000,00-TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek en yüksek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek en yüksek faizi ile birlikte müteselsilen işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 03.05.2023 tarihli dilekçesiyle davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını beyan ederek davalı sigorta şirketine karşı açtığı davadan feragat ettiğini bildirmiş, yine 22.07.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 870.190,68-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maddi tazminat talebi açıklanarak kuruşlandırılmadığını, öncelikli olarak kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenmesi için iyileşme süresinin ardından en az 1 sene stabilizasyon süresinin geçmesi gerektiğini, sigorta genel şartları ekine uygun olarak TRH ve teknik faiz yöntemi ile davacının da kabulü ile asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalının tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve davacıya ödemenin yapılmadığı ve poliçe limitinin 430.000,00-TL olduğu, 14.04.2023 tarihli ATK raporunda davacının kusursuz olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü davalı ......'ın % 100 oranında kusurlu bulunduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.01.2023 tarihli raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince davacının kaza nedeni ile % 21 oranında sürekli ve 6 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 2 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun belirtildiği, aktüer hesap bilirkişisi asıl ve ek raporlarında davacı lehine 11.868,05-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.155,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatı, davacı lehine 953.564,15-TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplandığı, davacıya yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından 430.000,00-TL ödeme yapıldığı ve davacının davalı sigorta şirketine karşı açtığı davadan feragat ettiği, kaza tarihi itibariyle davalılardan ...'nın işleten sıfatına sahip olduğu, aksi beyanlara dava dosyasındaki deliller sebebiyle itibar edilemeyeceği, davalı gerçek kişiler yönünden temerrüdün kaza tarihi olan 12.11.2021 tarihinde oluştuğu, sigortalı aracın hususi olması da gözetilerek yasal faiz işletilmesi gerektiği, davalı işleten ve sürücüye karşı açılan manevi tazminat istemli dava bakımından ise manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği belirtilerek, davacı tarafından davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat sebebi ile reddine, davacı tarafından davalılar ... ve ...aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın kabulü ile 7.155,00-TL bakıcı gideri, 11.868,05-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 851.349,63-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 870.190,68-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından davalılar ... ve ...aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ......'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya kusur atfının hukuka aykırı olduğunu, davalının ... plakalı aracın satın alınması işlemi için eşinin erkek kardeşi ... ...'a Yüksekova 1. Noterliği'nin 10.11.2021 tarih ve 12167 yevmiye numaralı vekaletnamesini verdiğini, vekaletname süreli olup süresinin 11.11.2021 tarihinde bittiğini, vekaletnamede tevkil yetkisi de tanımlanmadığını, aracın kullanılması hususunda davalının bilgisinin ve rızasının bulunmadığını, vekalet sözleşmesi sınırları dışına çıkarak aracın sevk ve idaresini üçüncü kişiye bırakan ... ...'ın dava konusu zarardan diğer davalı ile birlikte müştereken sorumlu olduğunu, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarı belirli olduğunu, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporları doğrultusunda kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, olayda, davacı ...’nın müterafik kusurlu olduğunu, ancak davacının kusurlu davranışı bilirkişi raporlarında eksik ve hatalı şekilde hiç değerlendirmeye tabi tutulmadığını, davacının haksız zenginleşmesine sebep olacak şekilde verilen tazminat hükmü hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranı, bir trafik kazasının ardından yaşanabilecek olağan bir oran olarak gerçeği yansıtmadığını, bu oranın tedaviler sonucu önemli ölçüde azalabileceğini, bilirkişi raporundaki hesaplamalar hatalı olup, davacının zenginleşmesine, davalıların haksız şekilde çok ağır maddi külfet altında kalmasına yol açabilecek tutarlar hiç bir düzeltme yapılmaksızın hükme konu edilerek hakkaniyete aykırı karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat sebebi ile reddine, davalı sürücü ve işleten araç maliki aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın ise kabulüne, karar verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararları ile bakıcı giderine dayalı maddi ve manevi tazminat davasında, maluliyet durumunun, iyileşme süresinin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekir. Ayrıca, TBK'nın 54. maddesinde düzenlenen "çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine" yönelik zararların tespitinde alınacak maluliyet/engellilik raporu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatları ile benimsediği Yönetmelik hükümlerine göre alınmalı, geçici iş göremezlik (iyileşme) süresi, maluliyet/engellilik oranı ve dava dilekçesince bakıcı giderine yönelik talebi var ise geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacının olup olmadığı usulüne uygun, denetime elverişli ve gerekçeli rapor ile belirlenmelidir. Alınan rapora somut olarak itiraz edilmesi halinde de, itirazlar değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmemesi gerekir. Somut olayda, 12.11.2021 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacının, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda adli tıp uzmanları tarafından muayenesi yapılarak ve tedavi evrakları incelenerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlenmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edilen raporda, davacının yüz bölgesinde tariflenen yaralanmalarının yüzde sabit iz niteliğinde skar olduğu, belirtilen lezyonların vücut yüzeyinin % 1'ini kaplamadığı, ancak yüz bölgesinde yer alan sabit iz niteliğindeki bir yaralanmanın vücutta yer alan herhangi bir ameliyat skarı ya da yara izinden farklı değerlendirilmesi gerektiği, davacının yüz bölgesindeki mevcut sekelin kişide engel oranının “Deri, hipertrofik skar ve keloid, Hafif (Vücut yüzeyinin % 1-9'unu kaplayan)" maddesi hastanın mevcut klinik durumuna göre oranlandığında % 3, sekel halini aldığı ve kalıcı olduğu, davacıdaki rotator cuff tendon yaralanmasına bağlı operasyona üst ekstremite engel oranının % 12, kişide tespit edilen L5 vertebra seviyesinde transvers proses fraktürü nedeniyle % 8 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında 12.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin engellilik oranının % 21 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin iki ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin altı aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Söz konusu rapor, adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten alınmış olup, rapora davalı tarafından itiraz edilmiştir. Takdire dayalı maluliyet raporu tanzim eden heyette, davacının mevcut yaralanması konusunda uzman doktor olmaksızın rapor düzenlenmiş olup, engel oranı da takdiri olarak belirlenmiş olduğundan Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, davacının mevcut yaralanmasına göre, alanında uzman doktorlarında bulunduğu heyetten "Erişkinler İçin Engellilik Değerlenmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre rapor alınarak; davacının geçici iş göremezlik süresinin ve kaza nedeniyle maluliyeti/engeli meydana gelmiş ise oranın ve bakıcı ihtiyacı olmuş ise süresinin belirlendiği, rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabul şekline göre,TBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. Davacı vekili tarafından yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragat edilmiş mahkemece davacının feragatinin davalı sigorta şirketi ile davalılardan talep edilen diğer zarar kalemleri yönünden sirayeti değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından yukarıda yapılan açıklama ışığında, maluliyet raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilmesini müteakip, gerekiyorsa dosyanın aktüerya hesap bilirkişine de tevdi ile davacının talebine konu tazminat kalemlerine yönelik yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslara göre belirlenerek davalı sigorta şirketi yönünden açılan davadan feragat edilmesinin diğer davalıya sirayeti de değerlendirilerek sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infaza elverişli bir karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/240, K. 2026/1178, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-240-e-2026-1178-k-bde624627c48