Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/244 E. 2026/1174 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/244
- Karar No
- 2026/1174
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/244 - 2026/1174 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/244 KARAR NO : 2026/1174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.12.2023 NUMARASI : 2023/10 Esas 2023/899 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
: 3- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dilekçesinde özetle; 29.06.2021 tarihinde davalı ...'a ait davalı...'ın idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken davacının kullanmakta olduğu motosiklete çarparak davacının ağır yaralanmasına neden olduğunu, davalının tam kusurlu olduğunu, davacının çarpmanın etkisiyle hayati fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte kırıkları nedeniyle çalışma gücü kaybı meydana geldiğini, efor kaybı oluştuğunu, bakım yol sağlık ve tedavi giderleri oluştuğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000-TL manevi, 1.000 00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketinin poliçe sınırlarında sorumlu olması koşulu ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 29.11.2023 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri olduğunu açıklamış, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağını 10.731,00-TL sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminatı 701.315,41-TL olacak şekilde arttırmıştır. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, maluliyet ve kusur raporunun alınması gerektiğini, aktüer hesap raporu alınmasını rücuya tabi ödeme varsa ödemenin düşülmesini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ceza dosyasında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ayrıca sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 17.11.2020-17.11.2021 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, ATK’dan alınan 09.03.2023 tarihli kusur raporunda davalı sürücü...’ın % 80, davacı sürücü...’nın % 20 oranında kusurlu bulunduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 22.08.2023 tarihli adli tıp raporunda engel oranının % 9 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 3 ay olduğunun tespit olunduğu, aktüer hesap bilirkişisi ile hekim bilirkişiden alınan 06.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 11.292,60 TL, SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığını, davacı ...'nın geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığı, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 701.315,41-TL olduğunun tespit ediği, her ne kadar tazminat hesaplaması yaparken davalı araç sürücüsü...’ın %80 kusurlu olduğu gözetilerek indirim yapmamış ise de basit hesaplama olması nedeniyle dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmemiş olup davacının kusur oranı da dikkate alınarak 9.034,08-TL tedavi gideri, 561.052,33-TL sürekli iş göremezlik, 8.584,8-TL geçici bakıcı gideri tazminatı isteyebileceğinin anlaşıldığı, kaza tarihinde ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 430.000,00-TL olduğu, sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile karşı yönden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki...motosikletin çarpması sonucu davacının yaralandığı, davalı sigorta şirketinin, davalı araç işleteni ... ve davalı araç sürücüsü olan...’ın davacının kaza nedeni ile oluşan dava konusu sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri alacağını tazminle yükümlü olduğu, davalı sigorta şirketine davadan önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belgenin sunulmaması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 18.10.2022 tarihinde temerrüt olgusunun gerçekleştiği, diğer davalılar... ile ... açısından ise kaza tarihi olan 29.06.2021 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, davacının, ... motosikletin sürücüsü olması nedeniyle hatır taşıması bulunmadığı, davacının kaza tespit tutanağına göre koruyucu ekipman takıp takmadığı hususunun belirsiz olduğu, kazanın oluş şekli ile davacının yaralanma şekline göre, belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması talebinin reddine karar verildiği, benimsenen kusur, maluliyet ile aktüer bilirkişi raporuna göre sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan 06.10.2023 tarihli aktüer ve hekim bilirkişi raporu, 09.03.2023 tarihli ATK kusur raporu doğrultusunda, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebi bakımından dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ile ATK kusur raporunda davalı araç sürücüsü...’ın kazanın oluşumunda % 80 oranında kusurlu olduğu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 561.052,33-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.584,8-TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 569.637,13-TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu gözetilerek) 18.10.2022 tarihinden, davalılar ... ile ...dan ise 29.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik talebinin reddine, manevi tazminat davası bakımından ise davacının davasının kısmen kabulüne, 25.000-TL manevi tazminatın 29.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kararın bu yönden kaldırılarak, teminat limitinin açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerektiğini, hükme esas alınan 22.08.2023 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunun şirkete tebliğ edilmediğini, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı ve 29.12.2022 tarihli ve 2021/82 E. 2022/167 K. sayılı kararının iş bu dosyamızda ilgili karar uygulamayacağını, tazminat hesabının genel şatlara göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu, 1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünü kullanılmak suretiyle poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesi gerektiğini, somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı talebi ile tedavi ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının sürekli ve geçici bakıcı tazminatı talebi yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1-Mahkemece davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranının ve tıbbi iyileşme süresinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 22.08.2023 tarihli raporda maluliyet oranının hesaplanması için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılması istendiği, söz konusu yönetmeliğin maluliyet oranı belirlenmesinde uygun bir yönetmelik olmadığı, belirtilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının sürekli ve geçici maluliyetlerinin tespit edildiği ve mahkeme tarafından da bu raporların hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda; "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki ölçüt kapsamında tam karşılığı bulunmamakla birlikte en yakın karşılık alınarak özürlü ve engelli ölçütlerine göre daha önce yapılan sekel oranında kıyasen indirim yapılarak" maluliyet oranı belirlenmiş ise de 20.02.2019 tarihinden sonraki kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 4. HD'nin 10.03.203 tarih ve 2023/3420 E. - 2023/10672 K. ) Buna göre açıklandığı üzere kaza tarihi olan 29.06.2021 tarihi itibariyle Yargıtay uygulamasına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmakta olup dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan maluliyet raporlarında kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirilip son durumunun değerlendirilmesi ve gerekli muayeneleri yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının mevcut yaralanmasına göre uzman hekim/hekimlerin de yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve varsa oranı, iyileşme süresi, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresi konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran açıklamalı maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. 2-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu olay tarihinde geçerli olan poliçe teminat limiti ile sınırlı olup tazminatın poliçe teminat limitini aştığı ve birden fazla zarara ilişkin talep bulunduğu hallerde davalı sigorta şirketinin her zarar kalemi yönünden sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında açıkça gösterilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde ve HMK'nın 297. Maddesine uygun hüküm oluşturulması gerekirken hüküm fıkrasında "davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu gözetilerek" şeklinde belirtilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, eksik husular tamamlanarak ve istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/8995 sayılı dosyasına yatırılan 1.015.000,00 TL bedelli Teminat Mektubunun talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n