Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1856 E. 2026/2037 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1856
Karar No
2026/2037
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

63. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1856

KARAR NO : 2026/2037

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/06/2025

NUMARASI : 2025/576 E. - 2025/602 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müşterek çocukları ... ...'ın, 02.08.2023 tarihinde, davalı ...Sitesi yönetiminin idaresi altındaki futbol sahasında arkadaşı ile oyun oynarken saha içinde bulunan ve davalı yönetim tarafından sabitlenmeyen kale direğinin üzerine devrilmesi sonucu ağır yaralandığını, davalı site yönetiminin, anagayrimenkule ait ortak alanları ... A.Ş. aracılığıyla sigortalamış olduğunu, taraflarınca 06.06.2024 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, bu başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından kısmi bir ödeme yapıldığını, bu kısmi ödemenin zararlarını karşılamadığını, yaşanan olay neticesinde ... ...’ın yüzünde ve kafa tasında parçalı kırıklar meydana geldiğini, derhal hastaneye kaldırıldığını ve uzun süreli bir tedavi sürecinin başlatıldığını, aradan yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen tedavi süreci halen devam ettiğini, ... ...’ın yüzünde kalıcı iz ve şekil bozukluklarının oluştuğunu, bu durum hem çocuğun fiziksel sağlığı hem de psikolojik gelişimi üzerinde derin etkiler yarattığını, olay anında üstüne düşen kale direği, ...’ın kafatasında ve yüz bölgesinde çok ciddi hasarlara yol açtığını, bu kaza sonucu ...’ın şakak kemiği, kafa tabanı ve yüz kemikleri birden fazla yerden kırıldığını, yüzünün tanınmayacak hâle geldiğini, kazanın hemen ardından başlayan tıbbi müdahaleler kapsamında, 05 Aralık 2023 tarihinde kafatası bölgesindeki kırıkların onarımı amacıyla vida ve plak yerleştirildiğini, aynı gün, kazaya bağlı olarak gelişen ve tüm yüzünü etkileyen felç durumu nedeniyle yüz sinirlerine mikroskopik düzeyde sinir nakli yapıldığını, müvekkilleri ... ve ..., oğulları ... ...’ın geçirmiş olduğu ağır ve kalıcı sakatlıklarla neticelenen elim kazası sonrası, derin bir maddi ve manevi yıkım yaşadıklarını, ...’ın sağlık durumu, geçirdiği çok sayıda ameliyat, fizik tedavi süreçleri, özel bakım ihtiyaçları, estetik ve rekonstrüktif cerrahi müdahaleler, işitme cihazları, özel eğitim destekleri ve psikolojik rehabilitasyonlar gibi çok yönlü ve sürekli gider kalemleri doğurduğunu, müvekkillerinin, bu harcamaları tamamen kendi imkânlarıyla karşılamaya çalıştığını, sağlık hizmetlerine erişebilmek adına borçlandıklarını ve temel ihtiyaçlarından feragat ettiklerini, söz konusu masrafların, ortalama bir ailenin sürdürebileceği ekonomik sınırları fazlasıyla aştığını, müvekkillerinin gelir-gider dengesinin tamamen bozulduğunu, çocuğun ihtiyaç duyduğu gelecek tedaviler ve eğitim desteğinin de halen devam ettiğini ve uzun yıllar süreceğini, beyanla adli yardım taleplerinin kabulüne, mahkemece TBK m. 76/1 uyarınca uygun bir geçici ödemeye hükmedilmesine, yargılama neticesinde davanın kabulü ile HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası hükmünde olmak üzere, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik, TBK m. 54 uyarınca müvekkilimin kaza nedeniyle, maruz kalacağı iş- güç kaybı için 7.000,00- TL., Ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar için 1000 TL, Bakıcı giderleri için 1000 TL, ... tarafından karşılanmayan paramedikal gider için 1.000,00- TL olmak üzere toplam 10.000,00- TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası hükmünde olmak üzere, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik, müvekkilinin eğitim hayatının sekteye uğramaması için yapılan giderler de somut ve gerekli harcamalar olup 1.000,00 TL tutarındaki eğitim giderinin de talep edilmesi hukuken haklılığı nazara alınarak yaşanan kaza neticesinde eğitiminden mahrum kalmaması adına yapılan giderler için 1000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Site Yönetimi'nden tahsiline, ... ... yönünden 500.000,00- TL., ... yönünden 250.000,00- TL, ... yönünden 250.000,00- TL olmak üzere toplam 1.000.000,00- TL Manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Site Yönetimi'nden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince; Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece dava şartı olan mahkemenin görevli olması şartı hakkında taraf teşkili sağlanmadan tensiben karar verildiğini, söz konusu durum yerleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2016 tarih, 2016/4405 E., 2016/6850 K. Sayılı ilamınında bu yönde olduğunu, davaya konu uyuşmazlık Kat Mülkiyeti ilişkisinden kaynaklanmadığını, davalı site yönetiminin gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu küçük yaştaki bir çocuğun ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle açıldığını, uyuşmazlığı, kat malikleri arasındaki iç ilişkiye, yönetim planına, ortak gider veya kullanım uyuşmazlığına ilişkin olmadığını, davalı site yönetimi, anagayrimenkule ait ortak alanları ... A.Ş. aracılığıyla sigortalamış olup dava dilekçesinde detaylandırıldığı üzere sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kısmi bir ödeme alınmış ise de; sigorta şirketi davacıların zararlarını tazmin etmediğini, sigorta hukuku boyutunu tamamen göz ardı eden kararının eksik ve hatalı olduğunu, doğrudan sigorta sözleşmesine dayanan ticari nitelikte bir uyuşmazlık içerdiğini, dava yalnızca site yönetimine karşı açılmamış olup aynı zamanda; Site yönetiminin sorumluluğunu teminat altına alan davalı ... A.Ş.' ye karşı da yöneltildiğini, Yerel mahkemenin yalnızca davalı site yönetimi yönünden değerlendirme yaparak görev tayin etmesi hukuki bütünlük ilkesine açıkça aykırı olduğunu, aynı maddi vakıaya dayanan,

birbirine sıkı şekilde bağlı taleplerin farklı mahkemelerde görülmesinin;

çelişkili kararlar doğuracağı usul ekonomisine aykırı olacağı

kabul edildiğini, bu nedenle doktrinde; ticari nitelik taşıyan talebin varlığı halinde, davanın tamamının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşü benimsendiğini, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, haksız fiile dayalı olarak site yönetimi ve sigorta şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacının, davalılardan tazminat talebi, davalı ...site yönetimi olması nedeniyle kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise davalılar arasında imzalanan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Ancak davalı sitenin tapu kayıtları dosyada bulunmadığından zararın gerçekleştiği tarih itibariyle kat mülkiyetinin yada kat irtifakının kurulu olup olmadığı belirlenememiştir. Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı konutun bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir. Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesi gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24538 Esas 2017/6908 Karar sayılı ve 2016/10303 Esas, 2019/8020 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.

Ayrıca davalı site yönetiminin Kat Mülkiyetine tabi olduğunun anlaşılması halinde Yargıtay Kararları doğrultusunda Kat Mülkiyetine dayalı davalarda Sulh Hukuk Mahkemelerince sadece maddi tazminat talepleri hakkında karar verebileceği, manevi tazminat talebi hakkında duruma göre tefrik yapılmak suretiyle Asliye Hukuk/Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığının değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

İlk derece mahkemesinin kararında yukarıda tespit edilen hatalar "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" niteliğinde görüldüğünden, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,

4-Davacıların işbu istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine,

5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1856, K. 2026/2037, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1856-e-2026-2037-k-f03b2e6b047d